6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Arabuluculuk dava şartının görevsizlik sonrası tamamlanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1404 E. 2022/1433 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Ticari nitelikteki alacak davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu, davanın açıldığı andaki mahkemenin arabuluculuğa tabi olup olmadığına göre değerlendirilir. Dava görevsiz (arabuluculuğa tabi olmayan) bir mahkemede açılmışsa ve görevsizlik kararı üzerine dosya görevli mahkemenin esasına henüz kaydedilmeden arabuluculuk süreci başlatılıp tamamlanmışsa, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilir; dosyanın görevli mahkemede yeni esasa kaydından önce tamamlanan arabuluculuk süreci, dava şartı eksikliğini giderir.

Ele alınan sorunlar

Görevsiz mahkemede açılan davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemece arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin tamamlanması için süre verilmeden davanın usulden reddine karar verildiğini, görevsizlik kararı üzerine arabuluculuk sürecini başlatıp tamamladıklarını, dava şartının yerine geldiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiştir. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-2 maddesi gereği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredicidir; bu eksiklik HMK m.115/2 uyarınca giderilemez. Ancak somut olayda dava, görevsiz asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup bu mahkemede görülen davalar için arabulucuya başvuru şartı bulunmamaktadır. Görevsizlik kararı kesinleşmiş, dosya görevli asliye ticaret mahkemesinin esasına daha sonra kaydedilmiştir. Davacı, dosyanın görevli mahkemede yeni esas numarası almasından önce arabuluculuk sürecini başlatmış ve tamamlamıştır. Arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin, dosyanın görevli mahkemede yeni esasa kaydından önce tamamlanmış olması halinde, dava şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemenin arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Görevsiz mahkemede açılıp görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemeye gönderilen davalarda, arabuluculuk dava şartının hangi zamana kadar tamamlanabileceği (dosyanın görevli mahkemede yeni esasa kaydından önce) konusunda somut bir ölçüt koyması nedeniyle emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari nitelikteki alacak davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilir ve bu eksiklik HMK m.115/2 uyarınca sonradan giderilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı görevsizlik kararı dava şartı yokluğu usulden red ticari dava

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · HUAK — HUAK 18/A-2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1404

KARAR NO 2022/1433

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/12/2021

NUMARASI 2021/804 Esas - 2021/875 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili kurumun İşsizlik Sigortası Fonu Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) 29/06/2012 tarihiyle, Merkezi Kayıt Kuruluşu (...) nezdinde hak sahibi adına izlenmeye karar verildiğini, bu işlemle birlikte ... tarifesi doğrultusunda komisyon alınacağı ve ikincil piyasalarda yapılan işlemlerden de masraf alınacağının bildirildiğini, müvekkili kurumun hesaplarından kesinti yapılması üzerine yapılan yazışmalar sonucunda ücret tarifesi doğrultusunda ücretlendirme yapılacağının bildirildiğini, davacı kurumun tabi olduğu yasal düzenlemeler nedeniyle yapılan bu kesintilerin haksız olduğunu belirterek müvekkili kurumun hesaplarından komisyon ve masraf tahakkuk ettirilerek yapılan toplam 897.928,72 TL kesinti bedelinin avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalının üyelik, hesap açım hizmeti, ihraç hizmeti, saklama hizmeti gibi üyelerine vermekte olduğu hizmetler karşılığında sadece üyelerinden ücret/komisyon aldığını, davacı gibi ... üyelerinde hesabı bulunanlardan herhangi bir ücret komisyon almadığını, saklamaya konu varlıkların getirisinden bağımsız olarak verilen hizmet karşılığında üyeden alınan ücret niteliğinde olduğunu, ... tarafından fon gelirlerinden kesinti yapılmadığını, Banka'ya verilen hizmet karşılığında bankadan hizmet bedeli alındığını, davacının ... tarafından fon gelirlerinden kesinti yapıldığını gösterir bir belge sunmadığını, Bankanın, müşterisi davacıdan aralarındaki müşteri sözleşmesine veya mevzuata uygun olarak ücret/komisyon talep edip etmediği meselesinin ise davacı ile banka arasındaki bir hukuki ilişki olduğunu, bu konuda ...'ya husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın işbölümü ve dava şartı yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrası gereğince arabulucuya başvurmadan konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin ticari dava açılamayacağı gerekçesiyle 6102 sayılı TTK.na 7155 sayılı Kanunla eklenen 5/A maddesi gereği dava öncesi zorunlu arabuluculuğa tabi olan davada 6325 sayılı Kanuna yine 7155 sayılı Kanunla eklenen 18/A maddesi ikinci fıkrası gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin tamamlanmasına ilişkin taraflarına süre verilmeden davanın usulden reddine karar verildiğini,görevsizlik kararı üzerine arabuluculuk sürecini başlattıklarını ve sürecin tamamlandığını, dava şartının yerine geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafça, sermaye piyasası araçları alım satım işlemleri nedeniyle davalı tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemi ile açılan davada, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2020 tarihli 2019/58-2020/192 sayılı kararıyla davanın ticari dava olduğu, ticaret mahkemelerinin görevi içerisine girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine dair verilen kararına karşı yapılan istinaf başvurusu Dairemiz'in 01/09/2021 tarihli 2021/1339-1233 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiştir.

6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.

Somut olayda ise, dava görevsiz asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup anılan mahkemede görülen davalar için arabulucuya başvuru şartı bulunmamaktadır.Verilen görevsizlik kararı 01/09/2021 tarihli karar ile kesinleşmiş, dava görevli İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esasına 30/11/2021 tarihinde kaydedilmiştir. Davacı tarafından arabuluculuk süreci dosya görevli mahkemede yeni esas numarası almadan 11/11/2021 tarihinde başlatılmış ve yine 22/11/2021 tarihinde sona ermiştir. Arabululuculuk dava şartına ilişkin eksiklik, dosyanın görevli mahkemede yeni esasa kaydı yapılmadan önce tamamlandığına göre artık arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu yönüyle mahkemenin, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın usulden reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 Tarih 2021/804 - Esas 2021/875 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/94529 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.