Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2399 E. 2023/4940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantısız bileşik ikrar↗ ticari defter delili↗ cari hesap ekstresi↗ ticari defter ibrazı↗ tacir sıfatı↗ denetime elverişli rapor↗ yazılı delille ispat↗ delil başlangıcı↗ ticari defter incelemesi↗ sevk irsaliyesi↗ teamül↗ delil tespiti↗ irsaliye↗ yazılı delil↗ cari hesap↗ ikrar↗ denetime elverişlilik↗ ispat yükü↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ havale↗ esastan ret↗ fatura↗ taşıyan↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/68 E., 2019/1181 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye husumet yönelterek açtığı davanın dava dilekçesinde; kuyumculuk faaliyeti gösteren müvekkili ile İstanbul Altın Rafineri A.Ş. arasında yapılan alışverişte müvekkilinin 1.516,798 gram altın verdiğini, davalının ise 135.467,731 TL ödediğini, müvekkilinin kendi hesaplamasına göre davalı nezdinde 11.601,00 gram has altının veya karşılığının verilmesini istediğini, davalının ödeme yapmadığını, kuyumculuk sektöründeki alış verişlerin güvene dayalı olup evrak alınmadığını, Mahkemeye yapılan tespit başvurusu sonucu davalının kayıtlarının incelendiğini, bilirkişilerin davalı nezdinde 12.314,50 gram has alacağının bulunduğunu tespit ettiklerini, tespitin yapıldığı yerin davalının Kahramanmaraş şubesi olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’de olan 12.314,5 has altın alacağının dava tarihindeki kuru üzerinden Türk lirası (TL) cinsinden toplam miktarının tespiti ile alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 30.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile harici araştırmada tespite konu yerde İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye bağlı şirketlerden Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin faaliyet gösterdiğini tespit ettiklerini, iş yerinde İAR tabelasının bulunması, İAR’ın internet sitesinde iş yerinin mağaza olarak belirtilmesi, çalışanların kendilerini İAR personeli olarak tanıtması nedeniyle hataya düşüldüğünü belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’nin taraf sıfatının sonlandırılması ile yerine Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin eklenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen İstanbul Altın Rafineri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; madenden ve hurdadan elde edilen altınları saflaştırmak üzere rafinasyon faaliyeti vermek üzere kurulan müvekkilinin Kahramanmaraş’ta şubesi ya da irtibat bürosunun bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir sözleşmenin kurulmadığını, tespit dosyasına sunulan raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, davacının alacak iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesi uyarınca davalı olarak eklenen Gram Altın paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’nin grup şirketlerinden olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması, usulüne uygun fatura ve sevk irsaliyesi sunması gerektiğini, nereden geldiği ve ne olduğu bilinmeyen bilgisayar çıktıları ile kanıtlayamayacağını, yazılı sözleşme, delil başlangıcı ibraz edemediğini, müvekkiline ve davacıya ait defterlere dayandıklarını, dayanılan raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğini, bu raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, çıktıları imzaladığı iddia edilen kişinin müvekkilini temsil ve imza yetkisinin bulunmadığını, tespit adresinde davalıya ait muhasebe ya da bilgisayar kaydının yer almadığını, bu bilgisayar çıktıları ile cari hesap denilen kağıtların nasıl temin edildiğinin bilinmediğini, bilirkişilerin program hakkında bilgilerinin olmadığını, kayıtlara aykırı rapor hazırladıklarını, programa göre de herhangi bir borç alacak bakiyesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir sıfatını haiz davacının iddia edilen meblağı defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispat edemediği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacıya borçluluğuna dair bir kaydın bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın- döviz- TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin ibrazına gerek olmadığını, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve oluşa uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın- döviz- TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, programı davalının kullanıp dökümlerin davalının elinde bulunduğunu, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, dökümanların tespit mahallindeki bilgisayara ait olduğuna dair şüphe olmadığını, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin delil mahiyeti taşımadığını, gerekçeye konu edilemeyeceğini, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, istinaf aşamasında ileri sürdükleri iddiaların kabul edilmemesine yönelik gerekçe ortaya konulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekili, davalı iş yerinde yapılan tespitte davalının bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme ile müvekkilinin alacağının bulunduğunun belirlendiğini ileri sürmüş, davalı vekili de müşteriler ile olan ticaretin "ERP Gold" adı verilen bir bilgisayar programında tutulduğunu, bu program kayıtlarının online olarak merkez ve şubelerde birbiri ile bağlantılı çalıştığını, kayıtlara göre 13.02.2015 tarihinde TL miktarında bulunan 34.650,86 TL'nin davacıya ödenerek hesap bakiyesinin sıfırlandığını ifade etmiştir. Mahkemece, davacının iddiasını defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemenin ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu yönündeki kabulü yerindeyse de davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde bilirkişi heyeti cari hesap ekstresini incelemiş ve davacının alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim etmiştir. Davalı yanca sunulan Erp Gold Program Değerlendirmesi başlıklı uzman görüşünde ise taraflar arasında herhangi bir bakiyenin bulunmadığının tespit edildiği, programın veri güvenliğinin silme ve değiştirmeye karşı korumalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi raporları alınmışsa da davalının ERP Gold isimli programı ve bu programın kayıtları yerinde incelenmemiştir. 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda ERP programı verilerinin bulunduğu bilgisayarda yerinde inceleme yapılarak rapor tanziminin daha sıhhatli olacağı da belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrasında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki verilerin ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarının 6100 sayılı Kanun'a göre belge olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda Mahkemece mali müşavir, sektör bilirkişisi ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden davalı şirketin bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacağının olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13324 E. 2011/16511 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · haksız rekabet · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… kullanmakta olduğu internet sitesinde “MEPSAN CANİAS ERP'Yİ bıraktı” başlıklı bir yazı yayınlandığı, bu yazıda kullanılan ifadelerin TTK'nun 57/1. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, BK'nun 49. ve TTK'nun 58. maddeleri uyarınca manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının web sitesinde yer alan yazının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin menine, 6.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «ilan» talebinin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalının «haksız rekabet» teşkil eden açıklamasını internet sitesinde yayınlamış olmasına, 20.01.2006 tarihinde yapılan tespitte bu yayını devam ettirdiğinin anlaşılmasına, eldeki davanın 15.02.2006 tarihinde açılmış bulunmasına, TTK'nun 62. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin geçmediğinin sabit olmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14701 E. 2011/7792 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · ilan · haksız rekabet · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kullanmakta olduğu internet sitesinde “MEPSAN CANİAS ERP'Yİ bıraktı” başlıklı bir yazı yayınlandığı, bu yazıda kullanılan ifadelerin TTK'nun 57/1. maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, BK'nun 49. ve TTK'nun 58. maddeleri uyarınca manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının web sitesinde yer alan yazının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin menine, 6.000 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, TTK'nun 56 vd. maddelerine dayalı «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı vekili, 20.03.2008 tarihli oturumda davalı şirketin internet sitesindeki yayınları kendisinin durdurduğunu ve yalnızca manevi tazminat istemine yönelik olarak davaya devam edilmesini beyan ettiğine göre, bu durumda konusu kalmayan rekabetin tespiti ve men’i davası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, mahkemece, istek aşılarak haksız rekabetin tespiti ile menine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4549 E. 2021/7126 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · takas-mahsup · takas · mahsup · kâr kaybı
Benzer bu kararda… nışından söz edilemeyeceği, bankanın olayda kusurunun da bulunmadığı, meydana gelen sonucun davalı bankadan bağımsız gerçekleştiği, davalı bankanın iptal işlemi ile «takas mahsup» işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rkı talep edildiğinden işbu açılan davada artık davacı tarafın müvekkilinin müşteri pozisyonunu kayıp ettiği, altının takribi fiyatının 146.00 TL/gram olduğu ve %75 «kar kaybına» uğradığına yönelik iddiaları incelenemeyeceği, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun gerekçesiyle istinaf iste …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10040 E. 2011/4166 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu karardaGoldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Gold ” ibareli markalarının davalı iş yerinde tanıtıcı işaret olarak kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini talep etmiştir.
Aksi takdirde, bu kullanım başkasının tescilli markasına «iltibas» oluşturduğundan bahisle, 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri uyarınca tescilli marka hakkı sahibinin dava açma hakkı mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2399 E. , 2023/4940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/691 Esas, 2022/128 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/68 E., 2019/1181 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye husumet yönelterek açtığı davanın dava dilekçesinde; kuyumculuk faaliyeti gösteren müvekkili ile İstanbul Altın Rafineri A.Ş. arasında yapılan alışverişte müvekkilinin 1.516,798 gram altın verdiğini, davalının ise 135.467,731 TL ödediğini, müvekkilinin kendi hesaplamasına göre davalı nezdinde 11.601,00 gram has altının veya karşılığının verilmesini istediğini, davalının ödeme yapmadığını, kuyumculuk sektöründeki alış verişlerin güvene dayalı olup evrak alınmadığını, Mahkemeye yapılan tespit başvurusu sonucu davalının kayıtlarının incelendiğini, bilirkişilerin davalı nezdinde 12.314,50 gram has alacağının bulunduğunu tespit ettiklerini, tespitin yapıldığı yerin davalının Kahramanmaraş şubesi olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’de olan 12.314,5 has altın alacağının dava tarihindeki kuru üzerinden Türk lirası (TL) cinsinden toplam miktarının tespiti ile alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 30.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile harici araştırmada tespite konu yerde İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye bağlı şirketlerden Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin faaliyet gösterdiğini tespit ettiklerini, iş yerinde İAR tabelasının bulunması, İAR’ın internet sitesinde iş yerinin mağaza olarak belirtilmesi, çalışanların kendilerini İAR personeli olarak tanıtması nedeniyle hataya düşüldüğünü belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’nin taraf sıfatının sonlandırılması ile yerine Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin eklenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen İstanbul Altın Rafineri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; madenden ve hurdadan elde edilen altınları saflaştırmak üzere rafinasyon faaliyeti vermek üzere kurulan müvekkilinin Kahramanmaraş’ta şubesi ya da irtibat bürosunun bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir sözleşmenin kurulmadığını, tespit dosyasına sunulan raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, davacının alacak iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesi uyarınca davalı olarak eklenen Gram Altın paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’nin grup şirketlerinden olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması, usulüne uygun fatura ve sevk irsaliyesi sunması gerektiğini, nereden geldiği ve ne olduğu bilinmeyen bilgisayar çıktıları ile kanıtlayamayacağını, yazılı sözleşme, delil başlangıcı ibraz edemediğini, müvekkiline ve davacıya ait defterlere dayandıklarını, dayanılan raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğini, bu raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, çıktıları imzaladığı iddia edilen kişinin müvekkilini temsil ve imza yetkisinin bulunmadığını, tespit adresinde davalıya ait muhasebe ya da bilgisayar kaydının yer almadığını, bu bilgisayar çıktıları ile cari hesap denilen kağıtların nasıl temin edildiğinin bilinmediğini, bilirkişilerin program hakkında bilgilerinin olmadığını, kayıtlara aykırı rapor hazırladıklarını, programa göre de herhangi bir borç alacak bakiyesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir sıfatını haiz davacının iddia edilen meblağı defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispat edemediği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacıya borçluluğuna dair bir kaydın bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın- döviz- TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin ibrazına gerek olmadığını, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve oluşa uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın- döviz- TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, programı davalının kullanıp dökümlerin davalının elinde bulunduğunu, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, dökümanların tespit mahallindeki bilgisayara ait olduğuna dair şüphe olmadığını, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin delil mahiyeti taşımadığını, gerekçeye konu edilemeyeceğini, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, istinaf aşamasında ileri sürdükleri iddiaların kabul edilmemesine yönelik gerekçe ortaya konulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekili, davalı iş yerinde yapılan tespitte davalının bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme ile müvekkilinin alacağının bulunduğunun belirlendiğini ileri sürmüş, davalı vekili de müşteriler ile olan ticaretin "ERP Gold" adı verilen bir bilgisayar programında tutulduğunu, bu program kayıtlarının online olarak merkez ve şubelerde birbiri ile bağlantılı çalıştığını, kayıtlara göre 13.02.2015 tarihinde TL miktarında bulunan 34.650,86 TL'nin davacıya ödenerek hesap bakiyesinin sıfırlandığını ifade etmiştir. Mahkemece, davacının iddiasını defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemenin ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu yönündeki kabulü yerindeyse de davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde bilirkişi heyeti cari hesap ekstresini incelemiş ve davacının alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim etmiştir.
Davalı yanca sunulan Erp Gold Program Değerlendirmesi başlıklı uzman görüşünde ise taraflar arasında herhangi bir bakiyenin bulunmadığının tespit edildiği, programın veri güvenliğinin silme ve değiştirmeye karşı korumalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi raporları alınmışsa da davalının ERP Gold isimli programı ve bu programın kayıtları yerinde incelenmemiştir.
09. 05.2019 tarihli bilirkişi raporunda ERP programı verilerinin bulunduğu bilgisayarda yerinde inceleme yapılarak rapor tanziminin daha sıhhatli olacağı da belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrasında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki verilerin ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarının 6100 sayılı Kanun'a göre belge olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda Mahkemece mali müşavir, sektör bilirkişisi ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden davalı şirketin bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacağının olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/943365500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz