Halefiyet ilkesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13310 E. 2012/7051 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi↗ davaların birleştirilmesi↗ usul ekonomisi↗ kazanç kaybı↗ makul süre↗ işyeri sigorta poliçesi↗ halefiyet↗ tacirler arası dava↗ işyeri sigortası↗ ticari dava niteliği↗ işbölümü↗ denetime elverişlilik↗ olumsuz oy↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/316 Esas, birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/312 Esas ve birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/27 Esas sayılı davalarının kısmen, diğer birleşen davaların tamamen kabulü ile karar altına alınan tazminatların yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dört ayrı dava, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan tazminat, birleşen altı ayrı dava ise, işyeri sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatların rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan kazanç kaybı zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Zararların aynı su patlması sonucu meydana geldiği ve aynı haksız fiilden dolayı zarara uğrayanlarla bu nedenle tazminat ödeyen sigorta şirketinin rucu davalarının birlikte görülmesinde yarar görülerek tüm davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili birleşen bir kısım davalar itibariyle süresinde işbölümü itirazında bulunarak, davaların ticaret mahhkemesinde görülmesi gerektiğini bildirmiştir. Davaların tarafları tacirdir. Ayrıca, uyuşmazlık da tacirler arası haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacı ... şirketi de eldeki davalarını TTK'nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayandırmıştır. O halde, uyuşmazlıkların ticari nitelik taşıdığı tartışmasızdır. Bu durum karşısında, her ne kadar asıl ve birleşen bir kısım davada süresinde işbölümü itirazında bulunulmamış ise de tüm davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirildikleri, birlikte görülmelerinde doğru sonuca ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu ve tüm davaların ticari nitelik taşıdıkları dikkate alınarak, işbölümü itirazının kabulü ile davaların ticaret mahkemesinde görülmesi yönünde gönderme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, bazı davalar işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak halefiyet ilkesi uyarınca açılmış olsalar da temel uyuşmazlıkların tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığı, tarafların tacir bulundukları dikkate alınarak, 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca talep gibi ticari işlerde uygulanması mümkün avans oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas sayısında kayıtlı davanın davacısı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sigortalısına uyuşmazlık konusu olaydan dolayı makine, emtia ve bina hasarı olarak toplam 6.635.000.00 TL ödeme yaptığını, zarar sorumlusu davalıdan bunun rucuan tahsilinin gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak, işbu dava bakımından salt bina hasarının karar altına alınması, diğer istemlerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın davacı Euroka Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davacı ... Tic. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkilinin su basması nedeniyle kazanç kaybının olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde kazanç kaybının tahsiline karar verilmiştir. Ancak, bu kalem istem bakımından hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davacı ... Tic. A.Ş.'nin dava dilekçesinde, rutin işler bakımından aylık kazancın brüt 400.000.00 TL tutarında bulunduğu, bunun 250.000.00 TL'sının gider, 150.000.00 TL'sının ise, net kazanç olduğu açıklanmış, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan ihale dolayısıyla zararın bulunduğu belirtilerek kazanç kaybının buna göre hesaplanması istenmiştir. Bilirkişi raporunda davacı ... A.Ş'nin işyerinin su basmasından önceki hale gelebilmesi için gerekli süre 11 ay olarak belirlenmiştir. Ancak, yapılacak çalışmalarda en uzun zamanı gerektiren makinelerin yeniden faaliyete geçirilmesi işinin 7 ay süreceği kabul edilmesine, diğer bir çok işin daha önce tamamlanabileceği açıklanmasına rağmen bu sürenin dayanakları açıklanmadan 11 ay olarak kabulü doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı ... A.Ş. dava dışı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan aldığı kitap basılması ihalesini zamanında tamamlamak için bir çok işi başka firmalara yaptırdığını, bu nedenle ilave harcamalar gerçekleştirdiğini belirterek bu yönünle de kazanç kaybının tespit edilmesini istemiştir. Anılan davacının su basması nedeniyle bastığı kitapların bir kısmının zarara uğradığı, zamanında tamamlamak için başka firmalara iş yaptırdığı ve bu nedenle ayrıca harcamada bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bilirkişi raporunda bu kalem iş nedeniyle davacı ... A.Ş.'nin uğradığı kazanç kaybı, su basması olmaması halinde elde edeceği kâr ile başka matbaalarda bastırması nedeniyle ayrıca yaptığı giderin toplamı olarak belirlenmiştir. Ancak, bilirkişi raporundaki anılan değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Davacı ... A.Ş.'nin almış olduğu kitap basma ihalesindeki edimlerini başka matbaalara iş yaptırmak suretiyle de olsa yerine getirdiği sabittir. Davacının bu kalem iş nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, su basması nedeniyle anılan işten elde edeceği kârı aynen elde etmek için yaptığı ek giderlerine tekabül edecektir. Başka bir anlatımla, davacının su basması olmasaydı zaten elde edeceği kârın kazanç kaybı olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, bilirkişinin davacı şirketin ilgili yıllara ait gelir tablosu değerlendirmeleri de denetime elverişli değildir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları, hukukçu bilirkişi raporunun ayrık görüşü de dikkate alınarak, davacı ... A.Ş.'nin işyerinin eski hale gelmesi için gerekli makul süre tespit edilip, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde kazanç kaybının belirlenmesi yönünde denetime uygun şekilde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
6- Öte yandan, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı ...Mat. Yay. A.Ş.'nin de kazanç kaybına hükmedilmiştir. Ancak, temel alınan bilirkişi raporunda anılan davacının işyerinin ne kadar sürede eski hale geleceği, kazanç kaybının nasıl hesaplandığı denetime uygun şekilde açıklanmamış, genel ifadelerle yetinilmiştir. O halde, davalı vekilinin bu davacı yönünden bilirkişi raporuna yaptığı itiraz da dikkate alınarak, kazanç kaybı zararının denetime uygun şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13681 E. 2012/21429 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaDavalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde «işyeri sigorta poliçesiyle» sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan «kazanç kaybı» zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkilinin su basması nedeniyle «kazanç kaybının» olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde «kazanç kaybının» tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davacı ... vekili asıl ve birleşen davasında müvekkilinin su basması nedeniyle «kazanç kaybının» olduğunu ileri sürmüştür.
A.Ş'nin uğradığı «kazanç kaybının» su basması olmaması halinde elde edeceği kar ile işi başkalarına yaptırmak suretiyle yaptığı fazladan ödemenin toplanması suretiyle belirlenmesinde teorik olarak somut olay açısından bir hata bulunmadığından Dairemizin 02.05.2012 tarih ve 2011/13310 E,2012/7051 K sayılı bozma ilamında bu hesaplama şeklinin yanlış olduğu yolundaki belirleme doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü
Benzer bu karardaEsasen hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da hesaplama tarzının bu olmaması karşısında bozma ilamının (5)numaralı bendinde kısmen yer alan bu «bölümün» sonuca bu aşamada etkisininde olmamasına göre kararın diğer gerekçelerle bozulmasında bir usulsüzlük bulunmadığından Dairemiz bozma ilamının sadece bu yöne ilişen kısmının kaldırılarak kararın ilamımızda yer alan diğer gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1469 E. 2011/10437 K.
Ortak:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Asıl ve birleşen dört ayrı dava, «tacirler arası» haksız fiilden kaynaklanan tazminat, birleşen altı ayrı dava ise, «işyeri sigorta poliçesi» uyarınca ödenen tazminatların rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde «işyeri sigorta poliçesiyle» sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan «kazanç kaybı» zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
3- Ayrıca, bazı davalar «işyeri sigorta poliçesine» dayalı olarak «halefiyet ilkesi» uyarınca açılmış olsalar da temel uyuşmazlıkların «tacirler arası» haksız fiilden kaynaklandığı, tarafların tacir bulundukları dikkate alınarak, 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca talep gibi ticari işlerde uygulanması mümkün avans oranı üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» «dahili» su basması için «teminat» verip vermediğinin poliçede belirli olmadığı, apartman yönetim kurulunun usulüne uygun kararı olmaksızın yönetici imzası ile sigortalı yeri kiralayan sigortalının …
Zira, davacı tarafından tanzim olunan «sigorta poliçesinin» «dahili» su ve su basması «teminatı» verdiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmayıp, mahkeme gerekçesinin aksine poliçenin ikinci sayfasında teminatın hangi «rizikoları» kapsadığı açıkça belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · illiyet bağı · riziko · rücuen tazminat · kusur · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaZira, davacı tarafından tanzim olunan «sigorta poliçesinin» «dahili» su ve su basması «teminatı» verdiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmayıp, mahkeme gerekçesinin aksine poliçenin ikinci sayfasında teminatın hangi «rizikoları» kapsadığı açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» «dahili» su basması için «teminat» verip vermediğinin poliçede belirli olmadığı, apartman yönetim kurulunun usulüne uygun kararı olmaksızın yönetici imzası ile sigortalı yeri kiralayan sigortalının …
Ayrıca, sigortalı işyerinin kiralanmasındaki prosedür nedeniyle sigortalıya yazılı gerekçeyle «kusur» izafe edilerek tazmini gereken «hasar» miktarında indirime gidilmesinin de hiçbir hukuki dayanağı ve davanın konusuyla «illiyet bağı» mevcut değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalının halefi olan davacının zararın oluşmasından sorumlu olan kat maliklerinden «rücuen tazminat» talep etme hakkı bulunduğu nazara alınarak aralarında sigorta hukuku ve inşaat konularında uzman bilirkişilerin bulunduğu kurul vasıtasıyla alınacak denetime imkan veren raporla tazmini gereken «gerçek zarar» miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4733 E. 2013/4625 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas sayısında kayıtlı davanın davacısı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sigortalısına «uyuşmazlık konusu» olaydan dolayı makine, emtia ve bina «hasarı» olarak toplam 6.635.000.00 TL ödeme yaptığını, zarar sorumlusu davalıdan bunun rucuan tahsilinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Ancak, işbu dava bakımından salt bina «hasarının» karar altına alınması, diğer istemlerle ilgili olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın davacı Euroka Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile sigortalı işyerinde meydana gelen su basması «hasarının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, temyiz aşamasında, davacı ... şirketi vekilinin temyize cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 30.11.2011 tarihli «ibranameye» göre, tarafların dosya borcunun ödenmesi konusunda anlaştıkları ve borcun tamamının tahsil edildiğinden davacı tarafça davalıların «ibra» edildiği ve böylece eldeki davanın konusuz kaldığı iddia edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · ibra · sulh
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile sigortalı işyerinde meydana gelen su basması «hasarının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, temyiz aşamasında, davacı ... şirketi vekilinin temyize cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 30.11.2011 tarihli «ibranameye» göre, tarafların dosya borcunun ödenmesi konusunda anlaştıkları ve borcun tamamının tahsil edildiğinden davacı tarafça davalıların «ibra» edildiği ve böylece eldeki davanın konusuz kaldığı iddia edilmiştir.
Bu nedenle borcu söndüren «sulh» ve ödeme ile ilgili bu hususların değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10916 E. 2013/12796 K.
Ortak:olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde «işyeri sigorta poliçesiyle» sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan «kazanç kaybı» zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas sayısında kayıtlı davanın davacısı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sigortalısına «uyuşmazlık konusu» olaydan dolayı makine, emtia ve bina «hasarı» olarak toplam 6.635.000.00 TL ödeme yaptığını, zarar sorumlusu davalıdan bunun rucuan tahsilinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Ancak, işbu dava bakımından salt bina «hasarının» karar altına alınması, diğer istemlerle ilgili olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın davacı Euroka Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından konut sigorta ve yangın «sigorta poliçeleriyle» sigortalanan taşınmazın davalıların malik ve kiracı bulunduğu taşınmazda çıkan yangın sonucu «hasara» uğradığı, davacının bina ve eşya zararı nedeniyle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, açtığı işbu rucu davasında da ödemiş olduğu 54.000 TL bina hasarı tazminatı ile 29.538.02 TL eşya hasarı tazminatını talep ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2-Dava, yangın ve konut «sigorta poliçeleri» uyarınca ödenen «sigorta tazminatının» rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, davacının «sigorta ettirene» ödemiş olduğu eşya zararı kalemiyle ilgili olarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda5-Davalı ...'nın kusurunun kanıtlanmadığı kabul edilerek hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiş olması karşısında lehine «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın bu yönüyle ... yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacının yarı oranda pay sahibi taşınmaz maliki davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının aynı nedenle kısmen reddine karar verilmesine rağmen kendilerini vekille «temsil» ettiren taşınmaz maliki davalılar yararına tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı «vekalet ücreti takdir» edilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuş, bu yönüyle de kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yangın ve konut «sigorta poliçeleri» uyarınca ödenen «sigorta tazminatının» rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından konut sigorta ve yangın «sigorta poliçeleriyle» sigortalanan taşınmazın davalıların malik ve kiracı bulunduğu taşınmazda çıkan yangın sonucu «hasara» uğradığı, davacının bina ve eşya zararı nedeniyle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, açtığı işbu rucu davasında da ödemiş olduğu 54.000 TL bina hasarı tazminatı ile 29.538.02 TL eşya hasarı tazminatını talep ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13310 E. , 2012/7051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2007/383-2011/127 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan asıl ve birleşen dava davacılarından ... İç Dış Tic.A.Ş. vekili Av. ..., A...Yay. Inş. Tic. A.Ş. vekili Av...., Euroka Sigorta A.Ş. vekili Av.... ile asıl ve birleşen dava davalısı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili Av.... ... Alan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalıya ait sulama borusunun patlaması sonucu matbaa olarak faaliyet gösteren müvekkili işyerinin zarara uğradığını ileri sürerek, 2.000.00 YTL inşaat hasarı, 2.000.00 YTL elektrik tesisatı hasarı, 2.000.00 YTL makine hasarı, 2.000.00 YTL emtia hasarı, 2.000.00 YTL kazanç kaybı ve 1.000.00 YTL makine söküm nakliyesi olmak üzere toplam 11.000.00 YTL’nın, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/316 Esas sayılı dosyasında, 5.000.000.00 YTL makine hasarı, 1.500.000.00 YTL emtia hasarı, 350.000.00 YTL elektrik tesisatı hasarı ve 6.500.000.00 YTL kazanç kaybı olmak üzere toplam 13.700.000.00 YTL tazminatın 04.08.2007 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/405 Esas sayılı davanın davacısı vekili, müvekkili işyerindeki 2.000.00 YTL makine hasarı, 2.000.00 YTL emtia hasarı ve 2.000.00 YTL kazanç kaybı olmak üzere toplam 6.000.00 YTL’nın, birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/312 Esas sayılı dosyasında 85.630.00 YTL, makine hasarı, 11.765.00 YTL emtia hasarı ve 750.000.00 YTL kazanç kaybının 04.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/27 Esas sayılı davanın davacısı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin davalıya ait su borusunun patlaması sonucu hasara uğradığını, inşaat işleri, mekanik tesisatlar toplamı, enkaz kaldırma masrafı, makine tesisat ve demirbaş hasarları ile emtia hasarı toplamı 6.635.000.00 YTL tazminatın, birleşen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/79 Esas sayılı dosyasında 109.290.00 YTL bina hasarının, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/125 Esas sayılı dosyasında 7.838.90 YTL hasar bedelinin, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/12 Esas sayılı dosyasında 30.072.00 YTL hasar bedelinin, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 124 Esas sayılı dosyasında 43.103.00 YTL’nın ve birleşen aynı mahkemenin 2008/126 Esas sayılı dosyasında 43.103.00 YTL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve işbölümü itirazında bulunarak tazminat istemlerinin yerinde olmadığını, davacıların zararının sigortalarınca karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/316 Esas, birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/312 Esas ve birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/27 Esas sayılı davalarının kısmen, diğer birleşen davaların tamamen kabulü ile karar altına alınan tazminatların yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dört ayrı dava, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan tazminat, birleşen altı ayrı dava ise, işyeri sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatların rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan kazanç kaybı zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Zararların aynı su patlması sonucu meydana geldiği ve aynı haksız fiilden dolayı zarara uğrayanlarla bu nedenle tazminat ödeyen sigorta şirketinin rucu davalarının birlikte görülmesinde yarar görülerek tüm davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili birleşen bir kısım davalar itibariyle süresinde işbölümü itirazında bulunarak, davaların ticaret mahhkemesinde görülmesi gerektiğini bildirmiştir. Davaların tarafları tacirdir. Ayrıca, uyuşmazlık da tacirler arası haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacı ... şirketi de eldeki davalarını TTK'nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayandırmıştır. O halde, uyuşmazlıkların ticari nitelik taşıdığı tartışmasızdır. Bu durum karşısında, her ne kadar asıl ve birleşen bir kısım davada süresinde işbölümü itirazında bulunulmamış ise de tüm davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirildikleri, birlikte görülmelerinde doğru sonuca ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu ve tüm davaların ticari nitelik taşıdıkları dikkate alınarak, işbölümü itirazının kabulü ile davaların ticaret mahkemesinde görülmesi yönünde gönderme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, bazı davalar işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak halefiyet ilkesi uyarınca açılmış olsalar da temel uyuşmazlıkların tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığı, tarafların tacir bulundukları dikkate alınarak, 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca talep gibi ticari işlerde uygulanması mümkün avans oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas sayısında kayıtlı davanın davacısı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sigortalısına uyuşmazlık konusu olaydan dolayı makine, emtia ve bina hasarı olarak toplam 6.635.000.00 TL ödeme yaptığını, zarar sorumlusu davalıdan bunun rucuan tahsilinin gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak, işbu dava bakımından salt bina hasarının karar altına alınması, diğer istemlerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın davacı Euroka Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davacı ... Tic. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkilinin su basması nedeniyle kazanç kaybının olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde kazanç kaybının tahsiline karar verilmiştir. Ancak, bu kalem istem bakımından hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davacı ... Tic. A.Ş.'nin dava dilekçesinde, rutin işler bakımından aylık kazancın brüt 400.000.00 TL tutarında bulunduğu, bunun 250.000.00 TL'sının gider, 150.000.00 TL'sının ise, net kazanç olduğu açıklanmış, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan ihale dolayısıyla zararın bulunduğu belirtilerek kazanç kaybının buna göre hesaplanması istenmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı ... A.Ş'nin işyerinin su basmasından önceki hale gelebilmesi için gerekli süre 11 ay olarak belirlenmiştir. Ancak, yapılacak çalışmalarda en uzun zamanı gerektiren makinelerin yeniden faaliyete geçirilmesi işinin 7 ay süreceği kabul edilmesine, diğer bir çok işin daha önce tamamlanabileceği açıklanmasına rağmen bu sürenin dayanakları açıklanmadan 11 ay olarak kabulü doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı ... A.Ş. dava dışı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan aldığı kitap basılması ihalesini zamanında tamamlamak için bir çok işi başka firmalara yaptırdığını, bu nedenle ilave harcamalar gerçekleştirdiğini belirterek bu yönünle de kazanç kaybının tespit edilmesini istemiştir. Anılan davacının su basması nedeniyle bastığı kitapların bir kısmının zarara uğradığı, zamanında tamamlamak için başka firmalara iş yaptırdığı ve bu nedenle ayrıca harcamada bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Bilirkişi raporunda bu kalem iş nedeniyle davacı ... A.Ş.'nin uğradığı kazanç kaybı, su basması olmaması halinde elde edeceği kâr ile başka matbaalarda bastırması nedeniyle ayrıca yaptığı giderin toplamı olarak belirlenmiştir. Ancak, bilirkişi raporundaki anılan değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Davacı ... A.Ş.'nin almış olduğu kitap basma ihalesindeki edimlerini başka matbaalara iş yaptırmak suretiyle de olsa yerine getirdiği sabittir. Davacının bu kalem iş nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, su basması nedeniyle anılan işten elde edeceği kârı aynen elde etmek için yaptığı ek giderlerine tekabül edecektir. Başka bir anlatımla, davacının su basması olmasaydı zaten elde edeceği kârın kazanç kaybı olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, bilirkişinin davacı şirketin ilgili yıllara ait gelir tablosu değerlendirmeleri de denetime elverişli değildir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları, hukukçu bilirkişi raporunun ayrık görüşü de dikkate alınarak, davacı ... A.Ş.'nin işyerinin eski hale gelmesi için gerekli makul süre tespit edilip, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde kazanç kaybının belirlenmesi yönünde denetime uygun şekilde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
6- Öte yandan, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı ...Mat. Yay. A.Ş.'nin de kazanç kaybına hükmedilmiştir. Ancak, temel alınan bilirkişi raporunda anılan davacının işyerinin ne kadar sürede eski hale geleceği, kazanç kaybının nasıl hesaplandığı denetime uygun şekilde açıklanmamış, genel ifadelerle yetinilmiştir. O halde, davalı vekilinin bu davacı yönünden bilirkişi raporuna yaptığı itiraz da dikkate alınarak, kazanç kaybı zararının denetime uygun şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/941278800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz