Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1469 E. 2011/10437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi↗ gerçek zarar↗ işyeri sigortası↗ illiyet bağı↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinin dahili su basması için teminat verip vermediğinin poliçede belirli olmadığı, apartman yönetim kurulunun usulüne uygun kararı olmaksızın yönetici imzası ile sigortalı yeri kiralayan sigortalının ve halefi olarak davacı ... şirketinin kat maliklerine müracaat haklarının bulunmadığı ve bu şekilde işyeri kiraladığı için sigortalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkeme gerekçesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, davacı tarafından tanzim olunan sigorta poliçesinin dahili su ve su basması teminatı verdiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmayıp, mahkeme gerekçesinin aksine poliçenin ikinci sayfasında teminatın hangi rizikoları kapsadığı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, sigortalı işyerinin kiralanmasındaki prosedür nedeniyle sigortalıya yazılı gerekçeyle kusur izafe edilerek tazmini gereken hasar miktarında indirime gidilmesinin de hiçbir hukuki dayanağı ve davanın konusuyla illiyet bağı mevcut değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalının halefi olan davacının zararın oluşmasından sorumlu olan kat maliklerinden rücuen tazminat talep etme hakkı bulunduğu nazara alınarak aralarında sigorta hukuku ve inşaat konularında uzman bilirkişilerin bulunduğu kurul vasıtasıyla alınacak denetime imkan veren raporla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4733 E. 2013/4625 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaAyrıca, sigortalı işyerinin kiralanmasındaki prosedür nedeniyle sigortalıya yazılı gerekçeyle «kusur» izafe edilerek tazmini gereken «hasar» miktarında indirime gidilmesinin de hiçbir hukuki dayanağı ve davanın konusuyla «illiyet bağı» mevcut değildir.
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile sigortalı işyerinde meydana gelen su basması «hasarının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, temyiz aşamasında, davacı ... şirketi vekilinin temyize cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 30.11.2011 tarihli «ibranameye» göre, tarafların dosya borcunun ödenmesi konusunda anlaştıkları ve borcun tamamının tahsil edildiğinden davacı tarafça davalıların «ibra» edildiği ve böylece eldeki davanın konusuz kaldığı iddia edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · ibra · sulh
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile sigortalı işyerinde meydana gelen su basması «hasarının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, temyiz aşamasında, davacı ... şirketi vekilinin temyize cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 30.11.2011 tarihli «ibranameye» göre, tarafların dosya borcunun ödenmesi konusunda anlaştıkları ve borcun tamamının tahsil edildiğinden davacı tarafça davalıların «ibra» edildiği ve böylece eldeki davanın konusuz kaldığı iddia edilmiştir.
Bu nedenle borcu söndüren «sulh» ve ödeme ile ilgili bu hususların değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1922 E. 2010/7905 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · sigorta tazminatı · pasif husumet · temsil · husumet
Benzer bu kararda… n sonuç kısmında, dava konusu alacağın kat maliklerinden arsa payları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, bu nedenle mahkemece, davacının «temsilcide» yanıldığının kabulü ile tüm kat maliklerinin davaya katılımlarının sağlanarak taraf «delilleri toplanıp» oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, apartman yöneticisinin kat maliki olmadığı, kat maliki olmayan kişiye dava açılması halinde diğer maliklerin davaya katılımlarının sağlananarak davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» kat maliklerinden rücuan tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1469 E. , 2011/10437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2007/331-2009/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince dahili su ve su baskını teminatı içerir işyeri sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinde üst katlardan gelen atık su borusundan kaynaklanan hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumunda davalı kat maliklerinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.598,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddi istemiş, diğerleri davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinin dahili su basması için teminat verip vermediğinin poliçede belirli olmadığı, apartman yönetim kurulunun usulüne uygun kararı olmaksızın yönetici imzası ile sigortalı yeri kiralayan sigortalının ve halefi olarak davacı ... şirketinin kat maliklerine müracaat haklarının bulunmadığı ve bu şekilde işyeri kiraladığı için sigortalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkeme gerekçesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, davacı tarafından tanzim olunan sigorta poliçesinin dahili su ve su basması teminatı verdiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmayıp, mahkeme gerekçesinin aksine poliçenin ikinci sayfasında teminatın hangi rizikoları kapsadığı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, sigortalı işyerinin kiralanmasındaki prosedür nedeniyle sigortalıya yazılı gerekçeyle kusur izafe edilerek tazmini gereken hasar miktarında indirime gidilmesinin de hiçbir hukuki dayanağı ve davanın konusuyla illiyet bağı mevcut değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalının halefi olan davacının zararın oluşmasından sorumlu olan kat maliklerinden rücuen tazminat talep etme hakkı bulunduğu nazara alınarak aralarında sigorta hukuku ve inşaat konularında uzman bilirkişilerin bulunduğu kurul vasıtasıyla alınacak denetime imkan veren raporla tazmini gereken gerçek zarar miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
30.09.2011 - SK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031526800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz