İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/440 E. 2023/3246 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra vekalet ücreti↗ bedel indirimi↗ sözleşmeden dönme↗ teslim tarihi↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ iade faturası↗ sevk irsaliyesi↗ ayıp↗ irsaliye↗ keşif↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ ihbar↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda dava konusu satışa konu incirlerin tüketilmemesi gerektiği, sağlığa zararlı olduğu, incirlerde bulaşıcı nitelikte ajan bulunduğu hususlarının belirtildiği, bu haliyle incirlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı, sağlığa zararlı olmasının ayıp mahiyeti taşıdığı, malların davalı alıcıya ne zaman teslim edildiğini gösteren davalının imzasını taşıyan bir sevk irsaliyesi veya başkaca bir delilin sunulmadığı, bu sebeple incirlerin daha önce teslim edildiği savunmasına itibar edilmediği, davalının mallardaki ayıp konusunda 26.12.2016 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiği, incirlerin 26.12.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalının teslim gününde ayıbı tespit ederek davacıya ihtar çektiği, 27.12.2016 tarihli belgede malın iade edilmeye çalışıldığı, ancak teslimden imtina edildiği, aynı tarihli iade faturasının düzenlendiği, böylelikle ayıbın aynı gün karşı tarafa bildirildiği, teslimden itibaren yasada aranan ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davalının ayıp sebebiyle sözleşmeden dönmekte haklı olduğu, davalının işbu incirlerin satışına ilişkin davacıya borcunun olmadığı, davadan sonra davalının 24.947,00 TL ödediği, davalının takip tarihi itibariyle 24.700,00 TL borcu olduğu gerekçesiyle 24.700,00 TL ödeme yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bu miktar alacak için icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden takibin devamına, borçtan fazla ödenen 247,00 TL'nin icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretinden mahsubunun icra müdürlüğünce yapılmasına, 24.700,00 TL' nin %20'si oranında (4.950,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının 178.276,67 TL alacak yönünden itirazın iptali davasının reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara karara, usul ve yasaya aykırı bilirkişi seçildiğini, bilirkişi raporlarının denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli olmadığını, Mahkemece de denetlenmediğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, incirlerin özürlü olmasının ayıp olduğu anlamına gelmeyeceğini, basiretli davranmayan davalının ayıp iddiasında bulunamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 24.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun malın teslim tarihi haricinde oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun bulunduğu, davalıya 20.12.2016 tarihinde teslim edilen incirlerden 23.660 kilogram dökme kuru incirdeki ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı, muayene ile ortaya çıkabileceği, 26.12.2016 tarihindeki ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri incelenmeden gerekçesiz karar oluşturulduğunu, bilirkişilerin incirleri yerinde görmediğini, incirlerde ayıp bulunmadığını, ürünü inceleyerek satın alan, koruma külfetini yerinde getirmeyen davalının ayıp iddiasını ileri süremeyeceğini, bir an için aksi düşünülse dahi davalının sözleşmeden dönme değil bedel indirimi isteyebileceğini, ayıp ve nitelik hususunda mutlaka keşif yapılması gerektiğini, ihraç aşamasında bile belirli bir seviyeye kadar aflatoksinli incirin kabul edildiğini, dava konusu incirlerin 20.12.2016 tarihinde teslim edildiğinin belirli olmasına rağmen teslim tarihinin 26.12.2016 tarihi olarak alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · fatura · teslim
İncelediğiniz kararda… ararlı olduğu, incirlerde bulaşıcı nitelikte ajan bulunduğu hususlarının belirtildiği, bu haliyle incirlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı, sağlığa zararlı olmasının «ayıp» mahiyeti taşıdığı, malların davalı alıcıya ne zaman «teslim» edildiğini gösteren davalının imzasını «taşıyan» bir «sevk irsaliyesi» veya başkaca bir delilin sunulmadığı, bu sebeple incirlerin daha önce teslim edildiği savunmasına itibar edilmediği, davalının mallardaki ayıp konusunda 26.12.2016 tarihinde davacıya «ihtarname» gönderdiği, incirlerin 26.12.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalının teslim gününde ayıbı tespit ederek davacıya «ihtar» çektiği, 27.12.2016 tarihli belgede malın iade edilmeye çalışıldığı, ancak teslimden imtina edildiği, aynı tarihli «iade faturasının» düzenlendiği, böylelikle ayıbın aynı gün karşı tarafa bildirildiği, teslimden itibaren yasada aranan «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, davalının ayıp sebebiyle sözleşmeden dönmekte haklı olduğu, davalının işbu incirlerin satışına ilişkin davacıya borcunun olmadığı, davadan sonra davalının 24.947,00 TL ödediği, davalının takip tarihi itibariyle 24.700,00 TL borcu olduğu gerekçesiyle 24.700,00 TL ödeme yönünden dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bu miktar alacak için icra «harç» ve «masrafları» ile «icra vekalet ücreti» yönünden takibin devamına, borçtan fazla ödenen 247,00 TL'nin icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretinden mahsubunun icra müdürlüğünce yapılmasına, 24.700,00 TL' nin %20'si oranında (4.950,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının 178.276,67 TL alacak yönünden itirazın iptali davasının reddine, «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 24.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun malın «teslim tarihi» haricinde oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun bulunduğu, davalıya 20.12.2016 tarihinde teslim edilen incirlerden 23.660 kilogram dökme kuru incirdeki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşıdığı, muayene ile ortaya çıkabileceği, 26.12.2016 tarihindeki «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri incelenmeden gerekçesiz karar oluşturulduğunu, bilirkişilerin incirleri yerinde görmediğini, incirlerde «ayıp» bulunmadığını, ürünü inceleyerek satın alan, koruma külfetini yerinde getirmeyen davalının ayıp iddiasını ileri süremeyeceğini, bir an için aksi düşünülse dahi davalının «sözleşmeden dönme» değil «bedel indirimi» isteyebileceğini, ayıp ve nitelik hususunda mutlaka «keşif» yapılması gerektiğini, ihraç aşamasında bile belirli bir seviyeye kadar aflatoksinli incirin kabul edildiğini, dava konusu incirlerin 20.12.2016 tarihinde «teslim» edildiğinin belirli olmasına rağmen «teslim tarihinin» 26.12.2016 tarihi olarak alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · çek · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/440 E. , 2023/3246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1802 Esas, 2021/1660 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen konusuz kaldığından yer olmadığına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sattığı kuru incirlerin bedeli ödenmeyince fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; küf ve puf sebebiyle ayıplı olduğu tespit edilen, bildirilen nitelikleri üzerinde bulundurmayan, Avrupa’ya ihraç şartlarını taşımayan kuru incirin aynı kamyonla derhal iade edildiğine dair ihtarnamenin 26.12.2016 tarihinde düzenlendiğini, davalının malları iade almadığını, kamyon sürücüsü ile iki tanığın buna ilişkin tutanak tuttuğunu, müvekkilinin de davacının daha fazla zarara uğramaması için ürünü kendi uhdesine aldığını, diğer bir tür olan 2.600 kilogram incirin bedeli 24.947,00 TL’nin ise ödendiğini savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda dava konusu satışa konu incirlerin tüketilmemesi gerektiği, sağlığa zararlı olduğu, incirlerde bulaşıcı nitelikte ajan bulunduğu hususlarının belirtildiği, bu haliyle incirlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı, sağlığa zararlı olmasının ayıp mahiyeti taşıdığı, malların davalı alıcıya ne zaman teslim edildiğini gösteren davalının imzasını taşıyan bir sevk irsaliyesi veya başkaca bir delilin sunulmadığı, bu sebeple incirlerin daha önce teslim edildiği savunmasına itibar edilmediği, davalının mallardaki ayıp konusunda 26.12.2016 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiği, incirlerin 26.12.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalının teslim gününde ayıbı tespit ederek davacıya ihtar çektiği, 27.12.2016 tarihli belgede malın iade edilmeye çalışıldığı, ancak teslimden imtina edildiği, aynı tarihli iade faturasının düzenlendiği, böylelikle ayıbın aynı gün karşı tarafa bildirildiği, teslimden itibaren yasada aranan ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davalının ayıp sebebiyle sözleşmeden dönmekte haklı olduğu, davalının işbu incirlerin satışına ilişkin davacıya borcunun olmadığı, davadan sonra davalının 24.947,00 TL ödediği, davalının takip tarihi itibariyle 24.700,00 TL borcu olduğu gerekçesiyle 24.700,00 TL ödeme yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bu miktar alacak için icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden takibin devamına, borçtan fazla ödenen 247,00 TL'nin icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretinden mahsubunun icra müdürlüğünce yapılmasına, 24.700,00 TL' nin %20'si oranında (4.950,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının 178.276,67 TL alacak yönünden itirazın iptali davasının reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara karara, usul ve yasaya aykırı bilirkişi seçildiğini, bilirkişi raporlarının denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli olmadığını, Mahkemece de denetlenmediğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, incirlerin özürlü olmasının ayıp olduğu anlamına gelmeyeceğini, basiretli davranmayan davalının ayıp iddiasında bulunamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 24.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun malın teslim tarihi haricinde oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun bulunduğu, davalıya 20.12.2016 tarihinde teslim edilen incirlerden 23.660 kilogram dökme kuru incirdeki ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı, muayene ile ortaya çıkabileceği, 26.12.2016 tarihindeki ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri incelenmeden gerekçesiz karar oluşturulduğunu, bilirkişilerin incirleri yerinde görmediğini, incirlerde ayıp bulunmadığını, ürünü inceleyerek satın alan, koruma külfetini yerinde getirmeyen davalının ayıp iddiasını ileri süremeyeceğini, bir an için aksi düşünülse dahi davalının sözleşmeden dönme değil bedel indirimi isteyebileceğini, ayıp ve nitelik hususunda mutlaka keşif yapılması gerektiğini, ihraç aşamasında bile belirli bir seviyeye kadar aflatoksinli incirin kabul edildiğini, dava konusu incirlerin 20.12.2016 tarihinde teslim edildiğinin belirli olmasına rağmen teslim tarihinin 26.12.2016 tarihi olarak alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940984500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz