6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpoteğin kaldırılması | İpoteğin fekki

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9118 E. 2023/3386 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eşin rızası aile konutu üst sınır (limit) ipoteği ipoteğin kaldırılması ipoteğin fekki ipoteğin paraya çevrilmesi kefalet sözleşmesi malvarlığına ilişkin dava basiretli tacir cy/cy şerhi eş rızası ipotek kefalet kefil esastan ret geçersizlik tacir yetkisizlik kararı yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 584 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun davacının eşinin davalı banka lehine verdiği taşınmaz ipotek sözleşmesinden kaynaklandığı, kefalet sözleşmesinden kaynaklı olmadığı, taşınmazın dükkan niteliğinde bulunduğu, tapu kaydında aile konutu olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığı, davacının eşinin aile konutu olmayan mal varlığında tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ...'nın evli olduğunu, davalı eşin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı ...A.O. lehine ipotek tesis edildiğini, dava konusu taşınmaz eşinin adına kayıtlı olsa da evlilik birliğinde davacı eşin de emeğiyle sahip oldukları mal varlığı olduğunu, davalı eşin hatır ilişkisine dayanarak başkasının borcu için ipotek tesis ettirdiğini, üstelik üst sınır ipoteği belirlendiğini, borçlusu dışında başka birisinin malvarlığına başvurabilme fırsatı yaratan ipotek sözleşmesinin temelini kefalet ilişkisinin oluşturacağını, davalı eşin beyanında diğer davalı bankanın ipotek tesisinden sonra kendisini sürekli arayıp eşini imza için getirmesi gerektiğini belirttiğini, bankanın bunu ipotek tesisinden önce yapması gerekirken sonradan aramasının hatasının farkına vardığını ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını gösterdiğini, ayrıca söz konusu taşınmazın evin geçimi için eşin çalıştırdığı iş yeri olup evin geçiminin bu dükkan sayesinde sağlandığını, başkasının borcu için ipotek verme keyfiyetinin ailenin ekonomik yıkımına sebep olacağını, karar aşamasında borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini, ipotek kişisel alacağı güvence altına almayı öngördüğünden ipoteğin varlığı ve geçerliliğinin alacağın varlığına bağlı olduğunu, bu itibarla alacağın mevcut olmaması veya ortadan kalkmasının ipoteğin maddi hukuk bakımından değer taşımaması anlamına geleceğini belirterek kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davacının eşi olan davalılardan ... tarafından diğer davalı banka lehine verilen taşınmaz ipotek sözleşmesinden kaynaklandığı, kefalet sözleşmesinden kaynaklı olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 584 ncü maddesinde kefalet için diğer eşin rızası aranmakta ise de davacının talebinin kefaletin hükümsüzlüğüne ilişkin olmayıp dava konusu taşınmazın da aile konutu vasfının bulunmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanunu'nun 582 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpotheğin Kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1543 E. 2019/3471 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9032 E. 2011/2325 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4534 E. 2021/4649 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9118 E.  ,  2023/3386 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1528 Esas, 2021/1656 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi olan davalı ...'nın maliki olduğu niteliği dükkan olan taşınmazın üzerinde dava dışı Avanos Kapadokya Otelcilik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Şaziye Tokmak'ın borçlarının teminatı olarak davalı ... lehine ipotek tesis edildiğinin öğrenildiğini, banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ipoteğe konu taşınmaz müvekkilinin eşi olan davalı adına kayıtlı olsa da evlilik birliği içinde alındığından müvekkilinin de emeğinin olduğunu, ipotek kurulurken müvekkilinden rıza alınmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi uyarınca somut olayda eş rızası alınmadan kefil olunması sebebiyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek hukuka aykırı olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; kural olarak ipotek tesisinde eş rızasının aranmadığının açık olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 582 nci ve devamı maddelerinde kefaletin koşullarının düzenlenmiş olduğunu, ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu ya da konut niteliğinde olmadığından eş rızası aranmasının zaten mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun davacının eşinin davalı banka lehine verdiği taşınmaz ipotek sözleşmesinden kaynaklandığı, kefalet sözleşmesinden kaynaklı olmadığı, taşınmazın dükkan niteliğinde bulunduğu, tapu kaydında aile konutu olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığı, davacının eşinin aile konutu olmayan mal varlığında tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ...'nın evli olduğunu, davalı eşin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı ...A.O. lehine ipotek tesis edildiğini, dava konusu taşınmaz eşinin adına kayıtlı olsa da evlilik birliğinde davacı eşin de emeğiyle sahip oldukları mal varlığı olduğunu, davalı eşin hatır ilişkisine dayanarak başkasının borcu için ipotek tesis ettirdiğini, üstelik üst sınır ipoteği belirlendiğini, borçlusu dışında başka birisinin malvarlığına başvurabilme fırsatı yaratan ipotek sözleşmesinin temelini kefalet ilişkisinin oluşturacağını, davalı eşin beyanında diğer davalı bankanın ipotek tesisinden sonra kendisini sürekli arayıp eşini imza için getirmesi gerektiğini belirttiğini, bankanın bunu ipotek tesisinden önce yapması gerekirken sonradan aramasının hatasının farkına vardığını ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını gösterdiğini, ayrıca söz konusu taşınmazın evin geçimi için eşin çalıştırdığı iş yeri olup evin geçiminin bu dükkan sayesinde sağlandığını, başkasının borcu için ipotek verme keyfiyetinin ailenin ekonomik yıkımına sebep olacağını, karar aşamasında borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini, ipotek kişisel alacağı güvence altına almayı öngördüğünden ipoteğin varlığı ve geçerliliğinin alacağın varlığına bağlı olduğunu, bu itibarla alacağın mevcut olmaması veya ortadan kalkmasının ipoteğin maddi hukuk bakımından değer taşımaması anlamına geleceğini belirterek kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davacının eşi olan davalılardan ... tarafından diğer davalı banka lehine verilen taşınmaz ipotek sözleşmesinden kaynaklandığı, kefalet sözleşmesinden kaynaklı olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 584 ncü maddesinde kefalet için diğer eşin rızası aranmakta ise de davacının talebinin kefaletin hükümsüzlüğüne ilişkin olmayıp dava konusu taşınmazın da aile konutu vasfının bulunmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanunu'nun 582 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940960300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.