6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kötü yönetim iddiasına dayalı yönetim kayyımı talebinde yaklaşık ispat

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1977 E. 2022/1401 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir (Yönetim Kayyımı Talebi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürünün haklı sebeple azli davasında, dava sürecinde müdürün yönetim/temsil yetkisinin tedbiren kısıtlanması ve şirkete yönetici kayyım atanması istenmesi halinde, TTK 630'da özel düzenleme bulunmadığından HMK 389 vd. genel hükümleri uygulanır; talep eden taraf HMK 390 uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Şirketin zarar etmesi veya borca batık olması, tek başına ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde kötü yönetimden kaynaklandığını göstermiyorsa, yaklaşık ispat şartı yerine gelmemiş sayılır ve kötü yönetimin varlığı yalnızca esas hakkındaki tahkikatla belirlenebileceğinden, bu aşamada tedbiren yetki kısıtlaması ve kayyım atanması talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davalı müdürlerin temsil/yönetim yetkisinin tedbiren kısıtlanması ve yönetici kayyım atanması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, dava dışı şirketin borca batık olduğunu, bu durumun davalıların kötü yönetiminden kaynaklandığını, davalıların şirket kaynaklarını kendilerine ait başka şirketlere aktardıklarını, olağan genel kurulları yapmadıklarını ileri sürerek, davalıların yönetim hakkı ve temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasını ve şirkete yönetici kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 630. maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanır. HMK 390 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yürütülmesi esas olup, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemelidir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı edemez. Somut olayda, şirketin bilançoları, e-posta yazışmaları, idari-ceza tebligatları gibi belgeler sunulmuş olsa da, şirket bilançolarında zarar bulunmasının davalıların kötü yönetimi sonucu meydana geldiğine duraksamadan varılacak bir delil bulunmamaktadır. Şirket zararının her zaman kötü yönetim sonucu meydana geldiği kabul edilemez; kötü yönetimin varlığı ancak yapılacak tahkikatla belirlenebilir. Haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı, delillerin toplanıp değerlendirilmesini ve esasa ilişkin yargılama yapılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle temsil ve ilzam yetkilerinin tedbiren kısıtlanması talebini reddetmesinde ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket müdürünün haklı sebeple azli davasında, yargılama sırasında müdürün yetkisinin tedbiren kısıtlanması ve kayyım atanması taleplerinde, şirketin salt zarar etmesi veya borca batık olmasının kötü yönetimin yaklaşık ispatı için yeterli olmadığı, kötü yönetimin ancak esasa ilişkin tahkikatla belirlenebileceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple azil yönetici kayyım yaklaşık ispat ihtiyati tedbir limited şirket müdürü geçici hukuki koruma borca batıklık

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 630/2TTK 625TTK 626 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1977

KARAR NO 2022/1401

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/09/2022 (Ara Karar)

NUMARASI 2022/461 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2022

Yönetici kayyumu atanması talebinin reddine ilişkin 01/09/2022 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, davalıların, ... İşl. Ltd. Şti'ndeki müdürlük görevlerinden azledilmelerini, davalıların şirket müdürlüğü yaparak daha fazla zarar vermemesi ve telafisi imkansız zararlar oluşmaması adına, dava sürecinde davalıların yönetim hakkı ve temsil yetkisinin tedbiren durdurulması ile şirkete yönetici kayyım atanmasına karar verilmesini, dava dışı şirketin 200.000-TL sermayeli bir şirket olduğunu müvekkilinin ise 1.200 pay karşılığı 30.000-TL sermaye ile şirkete %15 oranında hissedar olduğunu, davalıların ise şirketin münferit imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürleri olduğunu, davalılar aynı zamanda kardeş olduklarından, birbirlerinin denetimini yapmak bir yana fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini, dava dışı şirketin ...

markasıyla bilinen restoranlardan ... restoranın sahibi olduğu, davalı şirket müdürlerinin müvekkilinin bilgi alma inceleme hakkının kullandırmadığını, olağan genel kurullarını yapmaktan kasten imtina ettiğini, şirketi borca batık hale getirerek şirketi SGK ve vergi borçlarına maruz bırakmış, benzer işletmelerinin bulunması nedeniyle ... şirketiyle ilgilenmediklerini rekabet yasağına aykırı hareket ettiklerini, şirketi fiktif olarak kendilerine borçlu hale getirdiklerini davalıların dava dışı ... şirketindekiı yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin tedbiren durdurulmasına ve şirkete Yönetici Kayyımı atanmasına, davalıların azillerine karar verilmesini talepetmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece, davacının, davalı ... İşl.Ltd. Şti'nin kötü yönetildiği ve bu sebeple zarara uğrandığı yolundaki iddiasının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği anlaşıldığından bu aşamada şirkete yönetim kayyumu atanması taleplerinin HMK'nun 389. maddesine göre reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dışı şirketin 2018-2021 yılları kurumlar vergisi beyannamelerinde borca batık olduğu ve bu batıklığın özkaynağının on katı kadar olduğu, davalıların şirkete ait nakit parayla şirketi kendilerine borçlandırdığını, kendilerine ait şirketleri ... gıda şirketinden finanse ettikleri, olağan genel kurullarını yapmadıkları, mahkemeye başvurusu ile yapılmasını sağlamaya çalıştığı, yargıtayın yerleşik kararları ile borca batıklığın kötü yönetimden kaynaklandığı olarak kabul edildiği davalıların yönetim hakkı ve yetkisinin tedbiren kaldırılarak yönetim boşluğu oluşacağından tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İstinafa konu ara karar, TTK 630/2.maddesi uyarınca açılan, haklı sebeplerle limited şirket müdürünün azli davasında davalıların müdürlük yetkisinin kısıtlanması ve tedbiren davalı şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir. TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd.maddeleri uygulanmalıdır. 6100 Sayılı HMK nın 390 Maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.

Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava dilekçesi ile birlikte şirketin bilançoları taraflarca yapılan e-posta yazıları, idari -ceza tebligatı vs.

belgeler ibraz edilmiş şirketin bilançolarında zarar var ise de bu zararın davalıların kötü yönetimi sonucu olduğu sonucuna duraksamadan varacak bir delil bulunmamaktadır. Şirket zararının her zaman kötü yönetim sonucu meydana geldiği sonucuna varılamaz.Kötü yönetimin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir. Bu aşamada haklı sebeble azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin, şirket yöneticisinin temsil ve ilzam yetkilerinin tedbiren kısıtlanması talebinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/94081 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.