İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/134 E. 2023/3567 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin sözleşmesi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ itirazın iptali davası↗ rehin↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ iptal davası↗ temlik↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/298 E., 2019/418 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Temlik eden banka vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen çeşitli kredi, kart ve rehin sözleşmeleri ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan tüm ödemelerin mahsup edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının 100.000,00 TL'ye yönelik icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hesap kat ihtarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, alacağın muaccel olmadığını, teminatta bulunan çeklerin cari hesaptan düşülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile takipten sonra davadan önce davalı tarafından teminat olarak verilen çek ve senetlerden tahsil edilen tutarlar ile davacının tüm alacağının tahsil edildiğinin tespit edildiği, davacı tarafın borç miktarına ilişkin tespitlere itirazının bulunmadığı, uygulanan temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davacının itirazın iptali davası açmasının kendisine sağlayacağı bir fayda bulunmadığı, ödemenin takipten sonra gerçekleşmesi ve bankanın kötü niyetinin ispatlayamaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik eden eski davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik eden eski davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla ve halen müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, çelişkili bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, raporda müvekkilinin alacaklı olmadığının belirtilmediğini, aksine raporda takip sonrasında yapılan tahsilatların borçlunun borcundan düşüldüğünün belirtildiğini, bankanın takip talebinde belirtilen şekilde alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu, dava tarihi itibarıyla davalıdan toplam 263.625,77 TL alacak bulunmasına rağmen davanın 100.000,00 TL üzerinden kısmi olarak açıldığını, bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, bilirkişinin reddi talebinin mahkemece yok farzedildiğini, raporun kendi içinde çeliştiğini, mahkeme gerekçesinin gerçeğe aykırı olduğunu, dava tarihinde ve halen müvekkilinin alacağı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip ve dava tarihi arasındaki ödemeler takip konusu borçtan düşüldüğünde davalının alacaklı bulunduğu, bilirkişinin finansal uzman olduğu, faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, dava tarihi itibariyle davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle temlik eden eski davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının takip, dava tarihi ve işbu temyiz başvuru tarihi itibariyle hala borçlu olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, temerrüt faiz oranının %40 alınması gerektiğini, istinaf gerekçelerinin doğru değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5802 E. 2013/20894 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaDAVA Temlik eden banka vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen çeşitli kredi, kart ve «rehin sözleşmeleri» ile «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan tüm ödemelerin «mahsup» edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının 100.000,00 TL'ye yönelik «icra takibine itirazının» iptaline, %20 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacının yatırdığı paranın davadan önce mi yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı Banka tarafından borca «mahsup» edildiği araştırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · vade · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rinde aynı neviden olan taksitlerini bankaya yatırmış olmaları ile diğer kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde banka tahsilat ekranının 15/09/2011 tarihli «vadede» açık olduğu ve müracaat eden borçluların paralarının tahsil edilebilmiş olması karşısında davacının iddiasının sübut bulmadığı ve davacının ilk taksitinin süresinde yatırılmamış olması nedeniyle yapılandırılmasının da devam etmiş sayılamayacağı, davacı her ne kadar süresinden sonra yatırılan bedelin borçtan düşülmesi gerektiğinin de tespitini talep etmiş ise de yargılama aşamasında söz konusu bedelin borçtan düşülmüş olması nedeniyle bu konuda açılan davanın konusuz kaldığı ve davacının söz konusu tespit talebi ile dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davacı tarafından davalı hakkında yapılandırmanın devam ettiğinin tespiti talebi ile açılan davanın reddine, yatırılan paranın borçtan düşülmesi talebi ile açılan dava hakkında ise esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalılar sorumlu tutulmuştur.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
2-Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde «terditli» talepte bulunmuş olup, terdit yaptığı 7.000,00 TL'nin borcundan düşülmesi talebi konusunda davalı Banka, davadan önce bu meblağın borçtan düşüldüğünü savunmuş olup, mahkemece bu savunma kabul edilmeyerek davacının yatırmış olduğu paranın dava esnasında borçtan düşüldüğü gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının yatırdığı paranın davadan önce mi yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı Banka tarafından borca «mahsup» edildiği araştırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1538 E. 2014/2921 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaDAVA Temlik eden banka vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen çeşitli kredi, kart ve «rehin sözleşmeleri» ile «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan tüm ödemelerin «mahsup» edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının 100.000,00 TL'ye yönelik «icra takibine itirazının» iptaline, %20 oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacının yatırdığı paranın davadan önce mi yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı banka tarafından borca «mahsup» edildiği araştırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · terditli dava · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… nci talebinin de konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk taksitin süresinde yattığının ve yapılandırmanın devam ettiğinin tespiti talebinin reddine, diğer talebine yönelik «davanın konusuz kalması» nedeniyle bu talebe ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde «terditli» talepte bulunmuş olup, terdit yaptığı 6.690,00 TL'nin borcundan düşülmesi talebi konusunda davalı banka, davadan önce bu meblağın borçtan düşüldüğünü savunmuş olup, mahkemece bu savunma kabul edilmeyerek davacının yatırmış olduğu paranın dava esnasında borçtan düşüldüğü gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının yatırdığı paranın davadan önce mi yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı banka tarafından borca «mahsup» edildiği araştırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/134 E. , 2023/3567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1464 Esas, 2021/1120 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/298 E., 2019/418 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Temlik eden banka vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen çeşitli kredi, kart ve rehin sözleşmeleri ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan tüm ödemelerin mahsup edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının 100.000,00 TL'ye yönelik icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hesap kat ihtarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, alacağın muaccel olmadığını, teminatta bulunan çeklerin cari hesaptan düşülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile takipten sonra davadan önce davalı tarafından teminat olarak verilen çek ve senetlerden tahsil edilen tutarlar ile davacının tüm alacağının tahsil edildiğinin tespit edildiği, davacı tarafın borç miktarına ilişkin tespitlere itirazının bulunmadığı, uygulanan temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davacının itirazın iptali davası açmasının kendisine sağlayacağı bir fayda bulunmadığı, ödemenin takipten sonra gerçekleşmesi ve bankanın kötü niyetinin ispatlayamaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik eden eski davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik eden eski davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla ve halen müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, çelişkili bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, raporda müvekkilinin alacaklı olmadığının belirtilmediğini, aksine raporda takip sonrasında yapılan tahsilatların borçlunun borcundan düşüldüğünün belirtildiğini, bankanın takip talebinde belirtilen şekilde alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu, dava tarihi itibarıyla davalıdan toplam 263.625,77 TL alacak bulunmasına rağmen davanın 100.000,00 TL üzerinden kısmi olarak açıldığını, bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, bilirkişinin reddi talebinin mahkemece yok farzedildiğini, raporun kendi içinde çeliştiğini, mahkeme gerekçesinin gerçeğe aykırı olduğunu, dava tarihinde ve halen müvekkilinin alacağı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip ve dava tarihi arasındaki ödemeler takip konusu borçtan düşüldüğünde davalının alacaklı bulunduğu, bilirkişinin finansal uzman olduğu, faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, dava tarihi itibariyle davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle temlik eden eski davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının takip, dava tarihi ve işbu temyiz başvuru tarihi itibariyle hala borçlu olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, temerrüt faiz oranının %40 alınması gerektiğini, istinaf gerekçelerinin doğru değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940532800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz