6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temsil ve ilzam yetkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6695 E. 2023/1263 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil ve ilzam yetkisi münfesihlik resen terkin ttk 547 ihya davası ek mehil hukuki menfaat aktif husumet yokluğu bekletici mesele ticaret sicilinden terkin şirketin ihyası tasfiye memuru atanması aktif husumet ticaret sicili müdürlüğü vekâlet ücreti münhasırlık ara karar sicilden terkin rücuen tazminat dava şartı yokluğu tazminat davası yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru alacak davası husumet yokluğu usulden reddi hukuki yarar yargılama gideri ticaret sicili esastan ret yetki ek tasfiye terkin ilk derece kararının kaldırılması kusur cy/cy kaydı vekalet ücreti temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 15TTK 547TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/468 E., 2020/499 K.

Taraflar arasındaki şirkete temsilci atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından Promob İthalat İhracat Mob. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı rücuen tazminat davası açıldığını, şirketin resen terkin olması sebebiyle Mahkemenin ara karar ile verdiği yetki doğrultusunda şirketin ihyası için dava açıldığını ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye memuru atanmamış olması nedeniyle istinaf edildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyası üzerinden 10.04.2019 tarihli ara kararı ile şirkete temsilci atanması bakımından mahkemeye başvurmak üzere taraflarına süre verildiğinden ara karar gereğince bu davanın açıldığını, şirketin son temsilcisinin ... olduğunu ileri sürerek Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı davasında davalı şirketi temsil etmek üzere temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağı bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verildiğini, hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava konusu şirket aleyhine iş mahkemesinde açılan davanın yargılaması sırasında davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olması nedeniyle iş mahkemesince verilen yetki üzerine şirketin ihyası için dava açıldığı, mahkemelerince dava konusu şirketin ihyasına karar verildiği, davacı tarafından iş mahkemesinde açılan davada davalı şirketi temsil etmek üzere temsilci atanması talebiyle derdest davanın açıldığı, şirket hakkında verilen ihya kararının kesinleştiği, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun 529 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiyesine karar verilerek tasfiye memuru atanıp işlemler tamamlandıktan sonra terkin edilen şirket olmayıp 6102 sayılı Kanun geçici 7 nci madde uyarınca resen terkin edilen şirket olduğu, bu nedenle davalı şirketin münfesih sayılan şirketlerden olmayıp tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, ayrıca 6102 sayılı Kanun 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki temsilcilerinin temsil ve ilzam yetkilerinin devam ettiği anlaşıldığından davacının şirkete temsilci atanması talebinde bulunmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kurumlarının dava açılmasına sebep olmadığını, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyası üzerinden verilen ara kararı yerine getirdiklerini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi ve aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan verilen karar ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı kararı henüz istinaf aşamasındayken ve kesinleşmemişken taraflarınca açılan davalı şirkete temsilci atanmasına yönelik işbu davada davanın açıldığı tarih itibariyle hukuki yararın olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle 6102 sayılı Kanun 7 nci kapsamında kesinleşmiş bir ihya kararı bulunmadığını İstinaf mahkemesinin hukuki yarar değerlendirmesi bu açıdan hatalı olduğunu müvekkili kurumun dava açılmasına sebep olmadığı gibi, dava açılmasında kusuru da bulunmadığından, davanın aktif husumet yokluğu gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan verilen karar ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve resen gözönüne alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirkete temsilci atanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 ve 547 maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, 6102 sayılı TTK Geçici 7 maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilen şirket aleyhine SGK tarafından açılan alacak davasında mahkemece verilen mehil üzerine başka bir davada ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.

Davacı SGK tarafından, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyasında alacak davası açılmış olup davalı ... İth. İhr. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece davacıya ihya davası açmak üzere süre verilmiş, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı dosyasında açılan davada şirketin TTK Geçici 7 maddesi gereğince ihyasına karar verilmiştir.

Şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle iş mahkemesince davacıya bu kez tasfiye memuru tayin edilmek üzere dava açması için mehil verilmiş, eldeki dava açılmıştır.

6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7/15 maddesinde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiş olup, SGK, açtığı iş davasının sonuçlandırılabilmesi için ihya davasını açmış tasfiye memuru atanmasını istemiştir.

Davacı SGK, şirket ve ortaklarına göre 3. kişi durumunda olup şirketin ihya edilmesindeki hukuki yararı sadece iş mahkemesindeki davanın sonuçlandırılmasına münhasırdır. Yoksa SGK'nın, şirketin hiç terkin edilmemiş gibi ihyasını talep etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

Kaldı ki şirket ve ortakları tarafından şirketin tamamen ihyasının istenmesi de söz konusu değildir.

Yasa'da "ihya" terimi kullanılmakla birlikte, 3 kişi olan davacı SGK'nın talebinin niteliği gereği dava, 6102 sayılı TTK 547 maddesinde ifade edilen "ek tasfiye" niteliğindedir (Limited ortaklıklar Hukuku Prof. Dr. O.Hami Şener Syf.1169 vd.).

Bu halde, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı davasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere, ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirkete TTK 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerekirken 6102 sayılı TTK Geçici 7 maddesinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğrul görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6695 E.  ,  2023/1263 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1470 Esas-2021/682 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/468 E., 2020/499 K.

Taraflar arasındaki şirkete temsilci atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından Promob İthalat İhracat Mob. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı rücuen tazminat davası açıldığını, şirketin resen terkin olması sebebiyle Mahkemenin ara karar ile verdiği yetki doğrultusunda şirketin ihyası için dava açıldığını ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye memuru atanmamış olması nedeniyle istinaf edildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyası üzerinden 10.04.2019 tarihli ara kararı ile şirkete temsilci atanması bakımından mahkemeye başvurmak üzere taraflarına süre verildiğinden ara karar gereğince bu davanın açıldığını, şirketin son temsilcisinin ...

olduğunu ileri sürerek Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı davasında davalı şirketi temsil etmek üzere temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağı bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verildiğini, hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava konusu şirket aleyhine iş mahkemesinde açılan davanın yargılaması sırasında davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olması nedeniyle iş mahkemesince verilen yetki üzerine şirketin ihyası için dava açıldığı, mahkemelerince dava konusu şirketin ihyasına karar verildiği, davacı tarafından iş mahkemesinde açılan davada davalı şirketi temsil etmek üzere temsilci atanması talebiyle derdest davanın açıldığı, şirket hakkında verilen ihya kararının kesinleştiği, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun 529 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiyesine karar verilerek tasfiye memuru atanıp işlemler tamamlandıktan sonra terkin edilen şirket olmayıp 6102 sayılı Kanun geçici 7 nci madde uyarınca resen terkin edilen şirket olduğu, bu nedenle davalı şirketin münfesih sayılan şirketlerden olmayıp tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, ayrıca 6102 sayılı Kanun 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki temsilcilerinin temsil ve ilzam yetkilerinin devam ettiği anlaşıldığından davacının şirkete temsilci atanması talebinde bulunmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kurumlarının dava açılmasına sebep olmadığını, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyası üzerinden verilen ara kararı yerine getirdiklerini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi ve aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan verilen karar ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı kararı henüz istinaf aşamasındayken ve kesinleşmemişken taraflarınca açılan davalı şirkete temsilci atanmasına yönelik işbu davada davanın açıldığı tarih itibariyle hukuki yararın olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle 6102 sayılı Kanun 7 nci kapsamında kesinleşmiş bir ihya kararı bulunmadığını İstinaf mahkemesinin hukuki yarar değerlendirmesi bu açıdan hatalı olduğunu müvekkili kurumun dava açılmasına sebep olmadığı gibi, dava açılmasında kusuru da bulunmadığından, davanın aktif husumet yokluğu gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan verilen karar ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve resen gözönüne alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirkete temsilci atanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 ve 547 maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, 6102 sayılı TTK Geçici 7 maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilen şirket aleyhine SGK tarafından açılan alacak davasında mahkemece verilen mehil üzerine başka bir davada ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.

Davacı SGK tarafından, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı dosyasında alacak davası açılmış olup davalı ... İth. İhr. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece davacıya ihya davası açmak üzere süre verilmiş, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 E. sayılı dosyasında açılan davada şirketin TTK Geçici 7 maddesi gereğince ihyasına karar verilmiştir.

Şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle iş mahkemesince davacıya bu kez tasfiye memuru tayin edilmek üzere dava açması için mehil verilmiş, eldeki dava açılmıştır.

6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7/15 maddesinde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiş olup, SGK, açtığı iş davasının sonuçlandırılabilmesi için ihya davasını açmış tasfiye memuru atanmasını istemiştir.

Davacı SGK, şirket ve ortaklarına göre 3. kişi durumunda olup şirketin ihya edilmesindeki hukuki yararı sadece iş mahkemesindeki davanın sonuçlandırılmasına münhasırdır. Yoksa SGK'nın, şirketin hiç terkin edilmemiş gibi ihyasını talep etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

Kaldı ki şirket ve ortakları tarafından şirketin tamamen ihyasının istenmesi de söz konusu değildir.

Yasa'da "ihya" terimi kullanılmakla birlikte, 3 kişi olan davacı SGK'nın talebinin niteliği gereği dava, 6102 sayılı TTK 547 maddesinde ifade edilen "ek tasfiye" niteliğindedir (Limited ortaklıklar Hukuku Prof. Dr. O.Hami Şener Syf.1169 vd.).

Bu halde, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2018/78 E. sayılı davasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere, ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirkete TTK 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerekirken 6102 sayılı TTK Geçici 7 maddesinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğrul görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/939067500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.