6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1856 E. 2023/1712 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat bonosu sözleşme serbestisi resmi şekil teminat senedi borçlu olunmadığının tespiti yemin delili satış sözleşmesi yemin kambiyo senedi kötü niyet tazminatı ispat yükü komisyon bono istirdat kötü niyet geçersizlik iflas asıl alacak çek menfi tespit cy/cy kaydı eksik inceleme yükleten (shipper) teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Uyuşmazlık, icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 1086 Kanun’un 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454’üncü maddesi hükümleri,.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 52.500,00 TL kısmının davalı tarafından ödendiğinin kabul edildiğine göre, davalı tarafın ödediği bu miktar kadar icra takibine girişebileceği, geriye kalan miktar yönünden de takibe koyulduğundan, bu miktar üzerinden hesaplanacak kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kötü niyet tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5024 E. 2015/5868 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1856 E.  ,  2023/1712 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/135 Esas, 2021/13 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 12.09.2011 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye istinaden davacı tarafından 100.000,00 TL bedelli teminat senedinin düzenlenip davalıya verildiğini, senedin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek davacının davalıya senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya 100.000,00 TL'den fazla ödemede bulunduğunu ancak taşınmazın kendisine devredilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 02.10.2015 tarih, 2015/173 E. ve 2015/595 K. sayılı kararı ile tapu kaydının ancak resmi sözleşme ile karşı tarafa devrinin gerçekleşebileceği bu nedenle sözleşmeyle birlikte verilen senedin de geçersiz olduğu iddia edilmekte ise de davalı tarafın sözleşmenin yapılacağı inancıyla ödemede bulunduğu ve devrin yapılmaması üzerine davaya konu olan bonoyu icraya koyduğu, zaten teminat senedinin davalıya veriliş amacının da devrin gerçekleşmemesi halinde davalının zararının giderilmesi için olduğu, davacı tarafın bu davayı açmakta haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 02.10.2018 tarih, 2017/3727 E. ve 2018/4640 K. sayılı kararı ile ''..dava konusu bononun taraflar arasındaki adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca verildiği anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olmakla herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Ancak davalı davacıya alınan teminat bonosu karşılığı ödeme yaptığını belirtmiş olup bu durumda davalı tarafından davacıya yapılan bir ödeme var ise bu ödemeler teminat senedi icra takibine konularak tahsil edilebilir. Davacı, davalının 52.500,00 TL ödeme yaptığını kabul etmiş, kalan ödemeleri ise kabul etmemiştir. Bu durumda davacının kabul etmediği ödemeler konusunda ispat yükü davalı alacaklıya aittir.

Davalı ödeme yaptığını usulüne uygun delillerle ispatla yükümlüdür. Davacı ise almış olduğu 2.500,00 TL bedelli paraya karşılık 5000,00 TL çek verdiğini ileri sürmüş olup davacı da 5000,00 TL çek verdiğini ve bu çek bedelinin de ödendiğini ispatla yükümlüdür. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirdiği'' gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı

Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarih, 2019/342 E. ve 2020/121 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 52.500,00 TL'yi davalıdan aldığını kabul ettiğinden bu miktarı iade etmekle yükümlü olduğu, ancak kalan miktarın davacıya ödendiğine ilişkin davalı savunması kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı, ayrıca davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, davacının aldığı 2.500,00 TL'ye karşılık 5.000,00 TL çek verdiği hususu da davacı tarafça ispatlanamadığı, yargılamanın devamı sırasında icra takibine konu alacağın tamamı tahsil edildiğinden dava istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2011/3366 E. sayılı takibe dayanak bono nedeni ile davacının 47.500,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile yargılama aşamasında ödenen 47.500,00 TL asıl alacak ve ferilerinin davacıya geri ödenmesine (istirdatına), davacının %20 oranında kötü niyet tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, davalının geçersiz taşınmaz satışına ilişkin sözleşme kapsamında davacı müvekkilince 52.500,00 TL para verdiğini, bunun karşılığında sözleşme kapsamında 100.000,00 TL'lik teminat bonosu aldığını, daha sonra bu bonoda yazılı miktarın tümü üzerinden 100.000,00 TL olarak davacı müvekkili aleyhine icra takibinde giriştiğini, gerçekte 52.500,00 TL alacağı olduğu ve bunu bildiği halde, yapılan yargılama ile sabit hale geldiğini, bu nedenle davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, zira 100.000,00 TL alacaklı olmadığını sadece 52.500,00 TL alacaklı olduğunu bildiği halde, kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile müvekkili aleyhine haksız şekilde 100.000,00 TL'lik icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetle ve haksız olduğu halde tahsil ettiği 47.500,00 TL'lik miktara icra takibi kapsamında takip öncesi ve sonrası faiz işletildiğini, davacı müvekkilinden haksız yere tahsil edildiği tespit olunan bu miktarın davacı tarafından tahsil olunan faizi ile birlikte istirdadına hükmedilmesi adil ve ihtilafın hallinde isabetli olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme serbestliği çerçevesinde davacının evini satmak hususunda müvekkili anlaşıp sözleşme akdettiğini, davacının bir miktar para aldığını, hem evi devretmediği hem de bir miktar aldığı parayı iade etmediğinden senedin müvekkilince takibe konulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olan hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilinin vermiş olduğu paralar haricinde de zararları olduğunu, emlak komisyoncusuna da bu evin satışı için toplam 22.500,00 TL ödeme yaptığını bu bedeli de alamadığını, davacı taraf sözleşmdeki yükümlülüklerine yerine getirmemesine rağmen bu kararla haklı olan kişi haksızlığa uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 1086 Kanun’un 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454’üncü maddesi hükümleri,.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 52.500,00 TL kısmının davalı tarafından ödendiğinin kabul edildiğine göre, davalı tarafın ödediği bu miktar kadar icra takibine girişebileceği, geriye kalan miktar yönünden de takibe koyulduğundan, bu miktar üzerinden hesaplanacak kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kötü niyet tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/939064400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.