6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/628 E. 2023/3965 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ayrılma akçesi haklı nedenle fesih satış vaadi sözleşmesi limited şirket ortağı limited şirket ortaklığı temsil yetkisi ortaklıktan çıkarılma şirket müdürlüğü aktif husumet ehliyeti şirketin feshi mutabakat aktif dava ehliyeti mükerrerlik şirket müdürü aktif husumet husumet ehliyeti vekâlet ücreti şirket zararı yargılama giderleri ihtiyati tedbir garantörlük fesih bono temlik protokol taraf ehliyeti limited şirket kâr payı esastan ret yetki yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 3TTK 640

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2017/256 E., 2020/11 K.

Taraflar arasındaki limited şirket ortağının şirketten çıkarılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının Alanya Partners Emlak İnşaat Turz. İth. İhrc. Tic. Ltd. Şti'nin %50'şer ortakları olduklarını, şirketin 04.07.2005 tarihinde kurulduğunu, davalının 5 yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiğini, halen de şirketin yetkili müdürü olduğunu, davalının şirketin hesabındaki paraları kendi hesabına aktardığını, şirketin içini boşalttığını, kendi akrabalarına şirket adına bono düzenleyerek şirket aleyhine yüklü miktarda icra takibi yaptırdığını, şirketin taşınmazlarını eşinin üzerine geçirerek mal kaçırdığını, inşaatları bitirmediğini, şirketi borca batık hale getirdiğini, şirketi açıkça kötü yönettiğini, Alanya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının şirketi temsil yetkilerinin kaldırılması talepli dava açtıklarını, davalının şirketi kötü yönettiğinin ve şirketi 12.000.000,00 TL zarara uğrattığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini ileri sürerek davalının şirket hisselerine 3 üncü kişilere devir ve temliki önleyecek tarzda ihtiyati tedbir konulmasını ve şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalının Alanya Partners şirketinin %50'şer ortağı olduklarını, şirketi temsil ve imzaya davalının yetkili olduğunu, davacının, Danimarka'daki taşınmaz malları satarak elde edeceği paraları şirketin finansmanı için tahsis edeceği, başkaca finansman ihtiyacı olduğunda yine Danimarka'daki kuruluşlardan kendi nam ve hesabına temin edeceği kredileri şirketin inşaat yatırımı için şirket hesabına aktaracağı, hatta lüzumu halinde doğrudan şirket adına ve hesabına kredi bulması halinde de kendisine bu konuda gereken yetkinin verileceği, şirketin üreteceği konutları davacıya ait olan emlak ofisleri aracılığı ile satacağı, bunun dışındaki tüm işlerin, faaliyetlerin, alım-satım, inşaatın gerçekleştirilmesinin davalı tarafından yürütüleceği, şirketin davalı tarafından temsil edileceği hususunda anlaştıklarını, davacının bir çok kişiye taşınmaz satış vaadi ile sözleşme imzaladığını, bir çok taşınmazı mükerrer olarak birden fazla kişiye sattığını, toplamda 11.000.000,00 euro para topladığı bilgisine ulaştığını, 275.000,00 euro parayı Garanti Bankası Alanya şubesinde bulunan şahsi hesabına aktardığını, davacının şirket hissesini devrederek ortaklıktan çekileceği hususunda tarafların anlaştıklarını ancak davacının bu anlaşmaya da uymadığını, taraflar arasında yapılan 23.02.2009 tarihli protokol ile şirketin kimlere ne miktarda borcunun olduğu, borçların ne kadarlık tutarının kimler tarafından ne zaman ve ne şekilde ödeneceği, şirket müdürülğü görevinin kimler tarafından ne şekilde yürütüleceği, davalının şirket ortaklığındaki payının kime ne şekilde ve neye karşılık devir edileceğinin mutabakat altına alındığını, bu nedenle eldeki davanın dinlenmesi olanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmünde haklı sebeplerin varlığı halinde ortağı şirketten çıkarma davası açma hakkının şirkete tanındığı, iki ortaklı bir limited şirkette şirketin devamı ortakların tutum ve davranışları sonucu çekilmez hale gelmişse ortakların ancak muhik sebeplerle şirketin fesih ve tasfiyesini talep edebileceği, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında ortağın mahkeme kararıyla haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması davasını açma hakkı şirkete ait olduğundan davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeni Kanun'da ortak sayısındaki sınırın ortadan kaldırıldığını, iki kişilik limited şirkette ortaklara diğer ortağa çıkarma davası açma hakkı tanındığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklı sebeplerin varlığı halinde şirket ortağının şirketin feshini isteyebileceği ve ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirketten çıkmayı dava edebileceği, ancak limited şirketlerde bir ortağın diğer ortağı şirketten dava yoluyla çıkarma hakkı bulunmadığı, şirket ortağının şirketten çıkarılması hakkının genel kurula ve şirkete tanındığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eski Türk Ticaret Kanunu'nda tek kişilik limited şirkete izin verilmediği için iki kişilik limited şirketlerde ortağın haklı nedenle ihracının kabul görülmemesinin kanunun ruhuna uygun bir yaklaşım olduğunu, ancak yeni 6102 sayılı Kanun ile limited şirketlerin ortak sayısını bir ila elli olarak düzenlendiği için iki kişiden oluşan limited şirketlerde de ortaklar arası uyuşmazlık halinde haklı nedenle fesih yerine ortağın çıkarılmasına olanak tanındığını, 6103 sayılı ve 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca tek kişilik limited şirketin varlığını kabul eden 6102 sayılı Kanun'un işbu hükümlerinin yürürlükten önceki olaylara uygulanması mümkün olduğunu ve bu nedenle davalının şirket ortaklığından çıkarılması şeklindeki talebinin anılan yasa hükümleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, alınan bilirkişi raporlarında davalının şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde şirketi zarara uğratan işlemler yaptığının anlaşıldığı ve bu işlemlerin 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinde belirtilen haklı nedenler olduğu kanaatinin bildirildiğini, davanın kabulü gerektiğini, aksi halde 6102 sayılı Kanun'un düzenlemesinin amacına aykırı olarak belli bir potansiyele ve dinamiğe sahip bir şirketin ortakları arasındaki uyuşmazlık yüzünden feshedilerek ticari hayattan silinmesine sebep olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, limited şirket ortağının şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3658 E. 2015/11650 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/628 E.  ,  2023/3965 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1026 Esas, 2021/1642 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Alanya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2017/256 E., 2020/11 K.

Taraflar arasındaki limited şirket ortağının şirketten çıkarılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının Alanya Partners Emlak İnşaat Turz. İth. İhrc. Tic. Ltd. Şti'nin %50'şer ortakları olduklarını, şirketin 04.07.2005 tarihinde kurulduğunu, davalının 5 yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiğini, halen de şirketin yetkili müdürü olduğunu, davalının şirketin hesabındaki paraları kendi hesabına aktardığını, şirketin içini boşalttığını, kendi akrabalarına şirket adına bono düzenleyerek şirket aleyhine yüklü miktarda icra takibi yaptırdığını, şirketin taşınmazlarını eşinin üzerine geçirerek mal kaçırdığını, inşaatları bitirmediğini, şirketi borca batık hale getirdiğini, şirketi açıkça kötü yönettiğini, Alanya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının şirketi temsil yetkilerinin kaldırılması talepli dava açtıklarını, davalının şirketi kötü yönettiğinin ve şirketi 12.000.000,00 TL zarara uğrattığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini ileri sürerek davalının şirket hisselerine 3 üncü kişilere devir ve temliki önleyecek tarzda ihtiyati tedbir konulmasını ve şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalının Alanya Partners şirketinin %50'şer ortağı olduklarını, şirketi temsil ve imzaya davalının yetkili olduğunu, davacının, Danimarka'daki taşınmaz malları satarak elde edeceği paraları şirketin finansmanı için tahsis edeceği, başkaca finansman ihtiyacı olduğunda yine Danimarka'daki kuruluşlardan kendi nam ve hesabına temin edeceği kredileri şirketin inşaat yatırımı için şirket hesabına aktaracağı, hatta lüzumu halinde doğrudan şirket adına ve hesabına kredi bulması halinde de kendisine bu konuda gereken yetkinin verileceği, şirketin üreteceği konutları davacıya ait olan emlak ofisleri aracılığı ile satacağı, bunun dışındaki tüm işlerin, faaliyetlerin, alım-satım, inşaatın gerçekleştirilmesinin davalı tarafından yürütüleceği, şirketin davalı tarafından temsil edileceği hususunda anlaştıklarını, davacının bir çok kişiye taşınmaz satış vaadi ile sözleşme imzaladığını, bir çok taşınmazı mükerrer olarak birden fazla kişiye sattığını, toplamda 11.000.000,00 euro para topladığı bilgisine ulaştığını, 275.000,00 euro parayı Garanti Bankası Alanya şubesinde bulunan şahsi hesabına aktardığını, davacının şirket hissesini devrederek ortaklıktan çekileceği hususunda tarafların anlaştıklarını ancak davacının bu anlaşmaya da uymadığını, taraflar arasında yapılan 23.02.2009 tarihli protokol ile şirketin kimlere ne miktarda borcunun olduğu, borçların ne kadarlık tutarının kimler tarafından ne zaman ve ne şekilde ödeneceği, şirket müdürülğü görevinin kimler tarafından ne şekilde yürütüleceği, davalının şirket ortaklığındaki payının kime ne şekilde ve neye karşılık devir edileceğinin mutabakat altına alındığını, bu nedenle eldeki davanın dinlenmesi olanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmünde haklı sebeplerin varlığı halinde ortağı şirketten çıkarma davası açma hakkının şirkete tanındığı, iki ortaklı bir limited şirkette şirketin devamı ortakların tutum ve davranışları sonucu çekilmez hale gelmişse ortakların ancak muhik sebeplerle şirketin fesih ve tasfiyesini talep edebileceği, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında ortağın mahkeme kararıyla haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması davasını açma hakkı şirkete ait olduğundan davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeni Kanun'da ortak sayısındaki sınırın ortadan kaldırıldığını, iki kişilik limited şirkette ortaklara diğer ortağa çıkarma davası açma hakkı tanındığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklı sebeplerin varlığı halinde şirket ortağının şirketin feshini isteyebileceği ve ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirketten çıkmayı dava edebileceği, ancak limited şirketlerde bir ortağın diğer ortağı şirketten dava yoluyla çıkarma hakkı bulunmadığı, şirket ortağının şirketten çıkarılması hakkının genel kurula ve şirkete tanındığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eski Türk Ticaret Kanunu'nda tek kişilik limited şirkete izin verilmediği için iki kişilik limited şirketlerde ortağın haklı nedenle ihracının kabul görülmemesinin kanunun ruhuna uygun bir yaklaşım olduğunu, ancak yeni 6102 sayılı Kanun ile limited şirketlerin ortak sayısını bir ila elli olarak düzenlendiği için iki kişiden oluşan limited şirketlerde de ortaklar arası uyuşmazlık halinde haklı nedenle fesih yerine ortağın çıkarılmasına olanak tanındığını, 6103 sayılı ve 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca tek kişilik limited şirketin varlığını kabul eden 6102 sayılı Kanun'un işbu hükümlerinin yürürlükten önceki olaylara uygulanması mümkün olduğunu ve bu nedenle davalının şirket ortaklığından çıkarılması şeklindeki talebinin anılan yasa hükümleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, alınan bilirkişi raporlarında davalının şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde şirketi zarara uğratan işlemler yaptığının anlaşıldığı ve bu işlemlerin 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinde belirtilen haklı nedenler olduğu kanaatinin bildirildiğini, davanın kabulü gerektiğini, aksi halde 6102 sayılı Kanun'un düzenlemesinin amacına aykırı olarak belli bir potansiyele ve dinamiğe sahip bir şirketin ortakları arasındaki uyuşmazlık yüzünden feshedilerek ticari hayattan silinmesine sebep olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, limited şirket ortağının şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936657800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.