Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/367 E. 2023/749 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/-7', '6102/7']
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ zorunlu hasım↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ yasal hasım↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/424 E., 2021/88 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Metal İnşaat ve Makina San. Tic. Ltd. Şti. hakkında davacı tarafından Ankara 13. İş Mahkemesi’nde 2012/707 E. sayılı davanın açıldığını, kurum lehine 30.233,46 TL alacağa hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, kurum alacağının tahsili için şirket aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü 2020/1834 E. sayılı icra takibi başlatılmış ise de takibin semeresiz kaldığını, ayrıca şirket aleyhine Ankara 25. İş Mahkemesi’nde 2019/10 E. sayılı dava açıldığını, mahkemece taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edilmesinden dolayı davacı kurumun alacaklarına kavuşamadığını, hukuki yararı bulunduğunu, terkinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ... Metal İnşaat ve Makina San. Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına, şirketin fesih tarihinden önceki ortağı ve sorumlusu olan ..., ... ve ...’ün şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kendisine bildirilen 2 aylık sürede münfesih olmadığını belgeleyen evrak ibraz etmediğinden 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, zorunlu hasım olunması nedeniyle ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunarak ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasına, tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca şirketin kayıtlı adresine 03.07.2014 tarihinde tebligat çıkarıldığı, ancak bahsi geçen şirketin 17.10.2012 - 03.05.2018 tarihleri arasında Ankara 13. İş Mahkemesinde davalı sıfatıyla bulunduğu bir davanın devam ettiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış şirketlerin ticaret sicil kaydının silineceği düzenlenmiş ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanamayacağı düzenlenmiş olup, bu yönüyle terkin işleminin usulüne uygun olmadığı ne var ki ihya talebinin ek tasfiye amacına yönelik olduğu, ihyası istenen şirketin davalı olduğu dava ve takip dosyaları bakımından şirketin ihyasının talep edildiği, bu amaca uygun olarak şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı ihyası istenen ... Metal İnş. ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve şirket ortaklarından ... ve ...'ün tasfiye memuru olarak atanmalarına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, taraflarının herhangi bir kusuru olmadığından aleylerine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edilmiş olduğunu, dava tarihinin ise 15.09.2020 olduğunu, zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip şirketin ihyası gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müdürlüğe karşı açılan davalarda müdürlük yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın İlk Derece Mahkemesince kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davacı kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2020/1834 E. sayılı icra takip dosyası ve Ankara 25. İş Mahkemesinde açtığı 2019/10 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere istem konusu limited şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği mahkeme gerekçesinde kabul edildiği halde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde gözetilmeksizin yazılı şekilde şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verilmesinin doğru görülmediği, bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği, bununla birlikte sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği dikkate alınarak 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına ve usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesinin de yerinde olduğu davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalının öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına Ankara Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın kabulü ile ... Metal İnş. ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin derdest Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2020/1834 E. sayılı icra takip dosyası ve Ankara 25. İş Mahkemesinde 2019/10 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye amacıyla ihyasına, ek tasfiye amacıyla ihyasına, şirket ortaklarından ... ve ...'ün tasfiye memuru olarak atanmalarına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını,şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaması nedeniyle yapılan terkinin usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, şirketin terkin tarihinde, şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının taraflarından bilinmesinin mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yasal hasım olunduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve resen göz önüne alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:resen terkin · yasal hasım · derdestlik · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» işleminin hukuka uygun olduğunu, taraflarının herhangi bir «kusuru» olmadığından aleylerine «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini, şirketin 03.02.2015 tarihinde «resen terkin» edilmiş olduğunu, dava tarihinin ise 15.09.2020 olduğunu, «zamanaşımı» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip «şirketin ihyası» gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, müdürlüğe karşı açılan davalarda müdürlük «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kendisine bildirilen 2 aylık sürede «münfesih» olmadığını belgeleyen evrak «ibraz» etmediğinden 03.02.2015 tarihinde «resen terkin» edildiğini, «zorunlu hasım» olunması nedeniyle ve davanın açılmasında «kusurlarının» bulunmaması nedeniyle tarafları aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasına», tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin ihyasına, şirketin «fesih» tarihinden önceki ortağı ve sorumlusu olan ..., ... ve ...’ün şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14498 E. 2013/18526 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · limited şirket · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» işleminin hukuka uygun olduğunu, taraflarının herhangi bir «kusuru» olmadığından aleylerine «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini, şirketin 03.02.2015 tarihinde «resen terkin» edilmiş olduğunu, dava tarihinin ise 15.09.2020 olduğunu, «zamanaşımı» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip «şirketin ihyası» gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, müdürlüğe karşı açılan davalarda müdürlük «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
İş Mahkemesinde açtığı 2019/10 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere istem konusu «limited şirketin» ihyasına karar verilmesi gerektiği mahkeme gerekçesinde kabul edildiği halde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde gözetilmeksizin yazılı şekilde şirketin ek «tasfiye» amacıyla ihyasına karar verilmesinin doğru görülmediği, bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği, bununla birlikte sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği dikkate alınarak 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına ve usulsüz «terkin» ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesine karar verilmesinin de yerinde olduğu davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalının öteki istinaf sebepleri …
Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, davacının «hukuki yararı» bulunmadığını,şirketin yetkili temsilcilerine «ihtar» yapılmaması nedeniyle yapılan «terkinin» usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, şirketin terkin tarihinde, şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının taraflarından bilinmesinin mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, «yasal hasım» olunduğundan «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini ve resen göz önüne alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirket hakkında açılmış ve «derdest» olan bir davanın bulunduğu ve «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile İl Metal Sanayi ve Ticaret Ltd.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ...
Sicili Müdürlüğü'nün, «yasal hasım» konumunda bulunduğu ve bu suretle «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alınmaksızın, hakkında «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri
Benzer bu karardaSicili Müdürlüğü'nün, «yasal hasım» konumunda bulunduğu ve bu suretle «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alınmaksızın, hakkında «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8655 E. 2021/6877 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · ihya · ticaret sicili · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» işleminin hukuka uygun olduğunu, taraflarının herhangi bir «kusuru» olmadığından aleylerine «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini, şirketin 03.02.2015 tarihinde «resen terkin» edilmiş olduğunu, dava tarihinin ise 15.09.2020 olduğunu, «zamanaşımı» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip «şirketin ihyası» gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, müdürlüğe karşı açılan davalarda müdürlük «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesi’nde 2019/10 E. sayılı dava açıldığını, mahkemece taraflarına «şirketin ihyası» için dava açmak üzere süre verildiğini, ihyası talep edilen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edilmesinden dolayı davacı kurumun alacaklarına kavuşamadığını, «hukuki yararı» bulunduğunu, terkinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ...
Benzer bu karardaDava, dava dışı «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
1-Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair 17/06/2021 tarihli kararın «kesin» olduğundan bahisle 14/09/2021 tarihli ek karar ile davalının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Yasa'nın 547. maddesine göre açılan «ihya» davasında «yasal hasım» olması ve açılan davada da ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından davalı ... vekilinin 14/09/2021 tarihli e …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince 14/09/2021 tarihli ek kararla, kararın «kesin» olarak verildiği, bu kararın temyizinin mümkün olmadığı gerekçesi ile temyiz başvurusunun reddine karar vermiş, ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair 17/06/2021 tarihli kararın «kesin» olduğundan bahisle 14/09/2021 tarihli ek karar ile davalının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Yasa'nın 547. maddesine göre açılan «ihya» davasında «yasal hasım» olması ve açılan davada da ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından davalı ... vekilinin 14/09/2021 tarihli e …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/367 E. , 2023/749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1575 Esas, 2022/1274 Karar
DAVA TARİHİ 15.09.2020
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/424 E., 2021/88 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Metal İnşaat ve Makina San. Tic. Ltd. Şti. hakkında davacı tarafından Ankara 13. İş Mahkemesi’nde 2012/707 E. sayılı davanın açıldığını, kurum lehine 30.233,46 TL alacağa hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, kurum alacağının tahsili için şirket aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü 2020/1834 E. sayılı icra takibi başlatılmış ise de takibin semeresiz kaldığını, ayrıca şirket aleyhine Ankara 25. İş Mahkemesi’nde 2019/10 E. sayılı dava açıldığını, mahkemece taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edilmesinden dolayı davacı kurumun alacaklarına kavuşamadığını, hukuki yararı bulunduğunu, terkinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ...
Metal İnşaat ve Makina San. Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına, şirketin fesih tarihinden önceki ortağı ve sorumlusu olan ..., ... ve ...’ün şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kendisine bildirilen 2 aylık sürede münfesih olmadığını belgeleyen evrak ibraz etmediğinden 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, zorunlu hasım olunması nedeniyle ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunarak ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasına, tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca şirketin kayıtlı adresine 03.07.2014 tarihinde tebligat çıkarıldığı, ancak bahsi geçen şirketin 17.10.2012 - 03.05.2018 tarihleri arasında Ankara 13. İş Mahkemesinde davalı sıfatıyla bulunduğu bir davanın devam ettiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış şirketlerin ticaret sicil kaydının silineceği düzenlenmiş ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanamayacağı düzenlenmiş olup, bu yönüyle terkin işleminin usulüne uygun olmadığı ne var ki ihya talebinin ek tasfiye amacına yönelik olduğu, ihyası istenen şirketin davalı olduğu dava ve takip dosyaları bakımından şirketin ihyasının talep edildiği, bu amaca uygun olarak şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı ihyası istenen ...
Metal İnş. ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve şirket ortaklarından ... ve ...'ün tasfiye memuru olarak atanmalarına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, taraflarının herhangi bir kusuru olmadığından aleylerine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edilmiş olduğunu, dava tarihinin ise 15.09.2020 olduğunu, zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip şirketin ihyası gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müdürlüğe karşı açılan davalarda müdürlük yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın İlk Derece Mahkemesince kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davacı kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2020/1834 E. sayılı icra takip dosyası ve Ankara 25. İş Mahkemesinde açtığı 2019/10 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere istem konusu limited şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği mahkeme gerekçesinde kabul edildiği halde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde gözetilmeksizin yazılı şekilde şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verilmesinin doğru görülmediği, bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği, bununla birlikte sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği dikkate alınarak 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına ve usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesinin de yerinde olduğu davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalının öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına Ankara Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın kabulü ile ...
Metal İnş. ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin derdest Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2020/1834 E. sayılı icra takip dosyası ve Ankara 25. İş Mahkemesinde 2019/10 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye amacıyla ihyasına, ek tasfiye amacıyla ihyasına, şirket ortaklarından ... ve ...'ün tasfiye memuru olarak atanmalarına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını,şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaması nedeniyle yapılan terkinin usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, şirketin terkin tarihinde, şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının taraflarından bilinmesinin mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yasal hasım olunduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve resen göz önüne alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936515100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz