6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7263 E. 2023/1629 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret ilk derece kararının kaldırılması ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 5

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/203 E., 2019/195 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "...'' markası ile ilgili olarak başvuruda bulunduğunu ve davalı tarafından ilanda yayınlanmasına karar verildiğini, yayına itiraz üzerine ''...'' markasının ilandan çıkarıldığını, davalının bu kararına karşı itirazda bulunulduğunu, ancak Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK YİDK'nın 2018 M-2333 sayılı kararı ile bu itirazın da reddedildiğini, oysa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulların bulunmadığını, müvekkilinin ''......'' markasının tescilli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptal edilmesine, 2017/54013 başvuru nolu "..." markasının 5 inci ve 30 uncu sınıflar yönünden tesciline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan “...” ibaresinin reddedilen emtianın tümü bakımından marka olma özelliğine haiz bir işaret olmadığı, emtia dikkate alındığında “...” ibaresinin direkt olarak tasvir edici niteliğinin bulunduğu, emtia üzerinde “...” ibaresi ile karşılaşan tüketicinin bu ibareyi vasıf bildirici olarak göreceği, markasal anlamda algılayamayacağı, diğer bir deyişle “...” ibaresi söz konusu emtia bakımından tüketiciler nezdinde bir mal veya hizmetin kaynağını somutlaştıracak ve onu diğerlerinden farklı kılabilecek güce ve ölçülere sahip olmadığı, “..." İngilizce adıyla “...-...leme” anlamına geldiği, bunun bir teknik olduğu ve ağırlıklı olarak kahve için kullanıldığı, ancak davacı firma vekilinin bahsettiği gibi ilk defa kendilerince bulunmadığı, kahve için geçerli olan bir yöntemin çay için de kullanılabilmesinin mümkün olduğu ve bu hakkın kendisine tanınan özel bir hak olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yanılgılı değerlendirme ile hatalı sonuca ulaştığını, "demlemek" kavramı ile "dem" kavramlarının farklı kavramlar olduğunu, öte yandan "..." kavramının bir çay demleme yöntemi olduğu algısının da hiçbir bilimsel karşılığının bulunmadığını, ..." ibaresinin bir çay demleme yöntemi olmadığı, "..." ibaresiyle, demlenmiş ürünün soğuk hali, yani soğuk tüketilecek çayın ifade edildiğini, vurgulanan ürünün üretim aşaması ile alakalı değil tamamen tüketimi ile alakalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Bilirkişi ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7458 E. 2011/17604 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6231 E. 2022/9350 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4315 E. 2024/313 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2799 E. 2015/3753 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7263 E.  ,  2023/1629 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1594 Esas, 2021/817 Karar

DAVA TARİHİ 24.05.2018

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/203 E., 2019/195 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "...'' markası ile ilgili olarak başvuruda bulunduğunu ve davalı tarafından ilanda yayınlanmasına karar verildiğini, yayına itiraz üzerine ''...'' markasının ilandan çıkarıldığını, davalının bu kararına karşı itirazda bulunulduğunu, ancak Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK YİDK'nın 2018 M-2333 sayılı kararı ile bu itirazın da reddedildiğini, oysa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulların bulunmadığını, müvekkilinin ''......'' markasının tescilli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptal edilmesine, 2017/54013 başvuru nolu "..." markasının 5 inci ve 30 uncu sınıflar yönünden tesciline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan “...” ibaresinin reddedilen emtianın tümü bakımından marka olma özelliğine haiz bir işaret olmadığı, emtia dikkate alındığında “...” ibaresinin direkt olarak tasvir edici niteliğinin bulunduğu, emtia üzerinde “...” ibaresi ile karşılaşan tüketicinin bu ibareyi vasıf bildirici olarak göreceği, markasal anlamda algılayamayacağı, diğer bir deyişle “...” ibaresi söz konusu emtia bakımından tüketiciler nezdinde bir mal veya hizmetin kaynağını somutlaştıracak ve onu diğerlerinden farklı kılabilecek güce ve ölçülere sahip olmadığı, “..." İngilizce adıyla “...-...leme” anlamına geldiği, bunun bir teknik olduğu ve ağırlıklı olarak kahve için kullanıldığı, ancak davacı firma vekilinin bahsettiği gibi ilk defa kendilerince bulunmadığı, kahve için geçerli olan bir yöntemin çay için de kullanılabilmesinin mümkün olduğu ve bu hakkın kendisine tanınan özel bir hak olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yanılgılı değerlendirme ile hatalı sonuca ulaştığını, "demlemek" kavramı ile "dem" kavramlarının farklı kavramlar olduğunu, öte yandan "..." kavramının bir çay demleme yöntemi olduğu algısının da hiçbir bilimsel karşılığının bulunmadığını, ..." ibaresinin bir çay demleme yöntemi olmadığı, "..." ibaresiyle, demlenmiş ürünün soğuk hali, yani soğuk tüketilecek çayın ifade edildiğini, vurgulanan ürünün üretim aşaması ile alakalı değil tamamen tüketimi ile alakalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936352400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.