YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5730 E. 2023/510 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/466 E., 2019/291 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007/32835 ve 2013/60855 sayılı “...” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren, 2013/29479 ve 2013/29468 “...” ibareli 29, 30, 32, 35 inci sınıf ürünleri içeren, 2013/29392 sayılı “... X” ibareli 29, 30, 35 inci sınıf hizmetleri içeren, ... ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren 2000/4524 (Müddet) sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 07.10.2017 tarihinde 2017/88815 sayılı "F..." ibareli, 30 uncu sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun resmi marka bülteninde ilânı üzerine yaptıkları itirazın önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2018/M-9071 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin ... esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının tescili istenen 30 uncu sınıf için iptali ile davalı adına tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...”, “...”, “... X” ibareli markalarıyla davalının "F..." ibareli başvuru markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ... ibaresinin gıda sektöründe yer alan mal ve hizmetler bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanılmasının, bu yargıya varılmasını zorunlu kıldığı, 29, 30 ve 35 inci sınıf hizmetleri içeren davacı markalarında ... ibaresi yanında başka bazı ayırıcı ekler de olduğu, bunun yanında başvuruda da ... ibaresi yanında başka bazı unsurların da yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davacının ..., ..., ... X markalı ürünlerini satın almak isterken "F..." ibareli başvuru konusu işareti taşıyan ürünleri satın alma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının yerinde olmadığını, "..." markasının zayıf/ tanımlayıcı marka statüsünde olmadığını, ilgili markanın yanına eklenen ekler ile herkesin kullanımına açık olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, "..." markasının yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik kazandığını, bu hususun pek çok yerel mahkeme kararında da tespit edildiğini, markalar arasındaki benzerlik incelemesinin farklılıklardan ziyade benzerliklere odaklanılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, mevcut olayda "..." ibaresinin davalı şirket markasında herhangi bir değişikliğe uğramadan markanın asli unsuru olarak yer aldığını, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, taraf markalarının benzer olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin "F..." olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda başlangıç kısmında yer aldığı, Yargıtay kararlarında da belirtiği üzere karıştırma ihtimali değerlendirilirken markaların ilk kısımlarının son kısımlarına göre daha çok göze çarpacağı ve tüketicileri etkileyeceği, bu kapsamda davaya konu başvuru markasında ibare "F..." olmakla birlikte, tüketicilerin bir bütün olarak anlamı olmayan bu ibareyi "..." şeklinde algılayacaklarından davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibareye eklenen “...” ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalı başvurusunun 30 uncu sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtianın bulunduğu, marka başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TPMK'nın 2018-M-9071 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2017/88815 sayılı "f..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ve ortalama tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6243 E. 2023/1170 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ibareli markalarıyla davalının "F..." ibareli başvuru markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ... ibaresinin gıda sektöründe yer alan mal ve hizmetler bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori i …
… e olmadığını, ilgili markanın yanına eklenen ekler ile herkesin kullanımına açık olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, "..." markasının yoğun kullanım sonucu yüksek «ayırt edicilik» kazandığını, bu hususun pek çok yerel mahkeme kararında da tespit edildiğini, markalar arasındaki benzerlik incelemesinin farklılıklardan «ziyade» benzerliklere odaklanılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, mevcut olayda "..." ibaresinin davalı şirket markasında herhangi bir değişikliğe uğramadan markanın asli unsuru olarak yer aldığını, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun «iltibas» ihtimalini arttırdığını, taraf markalarının benzer olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
… ın davalının başvurusunda başlangıç kısmında yer aldığı, Yargıtay kararlarında da belirtiği üzere karıştırma ihtimali değerlendirilirken markaların ilk kısımlarının «son» kısımlarına göre daha çok göze çarpacağı ve tüketicileri etkileyeceği, bu kapsamda davaya konu başvuru markasında ibare "F..." olmakla birlikte, tüketicilerin bir bütün olarak anlamı olmayan bu ibareyi "..." şeklinde algılayacaklarından davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibareye eklenen “...” ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalı başvurusunun 30 uncu sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamın …
Benzer bu kararda… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… li markalarıyla davalının "SHAKE&FİT+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında FİT ibaresinin yalnız bulunmadığı, "SHAKE&FİT+şekil" ibaresinin bütün olarak bulunduğu, "FİT" ibare …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15010 E. 2015/4489 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde sigorta poliçe ve ekleri de getirtilerek poliçe hükümlerinin de değerlendirilecek bulunmasına, mahkeme kararında davalı ...Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin isminin ...olarak gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4209 E. 2013/6761 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5730 E. , 2023/510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1324 Esas, 2021/512 Karar
DAVA TARİHİ 20.12.2018
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/466 E., 2019/291 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007/32835 ve 2013/60855 sayılı “...” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren, 2013/29479 ve 2013/29468 “...” ibareli 29, 30, 32, 35 inci sınıf ürünleri içeren, 2013/29392 sayılı “... X” ibareli 29, 30, 35 inci sınıf hizmetleri içeren, ... ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren 2000/4524 (Müddet) sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 07.10.2017 tarihinde 2017/88815 sayılı "F..." ibareli, 30 uncu sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun resmi marka bülteninde ilânı üzerine yaptıkları itirazın önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2018/M-9071 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin ...
esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının tescili istenen 30 uncu sınıf için iptali ile davalı adına tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...”, “...”, “... X” ibareli markalarıyla davalının "F..." ibareli başvuru markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ... ibaresinin gıda sektöründe yer alan mal ve hizmetler bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanılmasının, bu yargıya varılmasını zorunlu kıldığı, 29, 30 ve 35 inci sınıf hizmetleri içeren davacı markalarında ... ibaresi yanında başka bazı ayırıcı ekler de olduğu, bunun yanında başvuruda da ...
ibaresi yanında başka bazı unsurların da yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davacının ..., ..., ... X markalı ürünlerini satın almak isterken "F..." ibareli başvuru konusu işareti taşıyan ürünleri satın alma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının yerinde olmadığını, "..." markasının zayıf/ tanımlayıcı marka statüsünde olmadığını, ilgili markanın yanına eklenen ekler ile herkesin kullanımına açık olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, "..." markasının yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik kazandığını, bu hususun pek çok yerel mahkeme kararında da tespit edildiğini, markalar arasındaki benzerlik incelemesinin farklılıklardan ziyade benzerliklere odaklanılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, mevcut olayda "..." ibaresinin davalı şirket markasında herhangi bir değişikliğe uğramadan markanın asli unsuru olarak yer aldığını, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, taraf markalarının benzer olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin "F..." olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda başlangıç kısmında yer aldığı, Yargıtay kararlarında da belirtiği üzere karıştırma ihtimali değerlendirilirken markaların ilk kısımlarının son kısımlarına göre daha çok göze çarpacağı ve tüketicileri etkileyeceği, bu kapsamda davaya konu başvuru markasında ibare "F..." olmakla birlikte, tüketicilerin bir bütün olarak anlamı olmayan bu ibareyi "..." şeklinde algılayacaklarından davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibareye eklenen “...” ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalı başvurusunun 30 uncu sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtianın bulunduğu, marka başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TPMK'nın 2018-M-9071 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2017/88815 sayılı "f..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ve ortalama tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936334600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz