Hisse senetlerinin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/304 E. 2023/4409 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödemezlik defi↗ menkul rehni↗ takas mahsup defi↗ vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ hapis hakkı↗ rehin sözleşmesi↗ virman↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ takas-mahsup↗ rehin hakkı↗ infazda tereddüt↗ tefrik↗ takas↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ itirazın iptali davası↗ sermaye artırımı↗ bedelsizlik↗ rehin↗ hisse senedi↗ müteselsil kefil↗ eş rızası↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ garantörlük↗ mahsup↗ iptal davası↗ temlik↗ kefil↗ geçersizlik↗ iflas↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 06.12.2018 tarih, 2018/227 E., 2018/1219 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2019 tarih, 2019/927 E., 6572 K. sayılı kararıyla dava konusu hisse senetlerinin semerelerinden muradın ne olduğu, hangi senedin ne miktar sermayesi olduğu, kaç lota tekabül edeceği belirlenmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin son fıkrasının uygulanma imkanı olmadığı, hükmün infaza elverişliliğinin de bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak, infaza elverişli olmayan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının ıslah hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen takas ve ödemezlik defiine davacının muvafakat vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen rehin sözleşmesinin belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir rehin hakkının bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına rızası olmaksızın virmanlamasının lexcommisoria yasağının ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 2.147,98 Lot ALRK H hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.413 Lot AEFES hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 21.645,24 Lot AEFES hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.126.166 Lot DOHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 7.048.448,73 Lot DOHOL hissesinin, 06/03/2003 başlangıç tarihinde 126 Lot DYHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 319,54 Lot DYHOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 401 Lot EREĞLİ hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 7.631,03 Lot EREĞLİ hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 48.166 Lot GARANTİ hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 127.759,95 Lot GARANTİ hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 3.841 Lot İSCTR hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 13.059,68 Lot İSCTR hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 143.544 Lot KOÇ HOL hissesinin dava tarihi 04/03/2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 1.290.050,06 Lot KOÇ HOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 23.711 Lot KRDMD hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 279.395,17 Lot KRDMD hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 7 Lot MİGROS hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 17,67 Lot MİGROS hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 455 Lot PETKİM hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 455 Lot PETKİM hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.000 Lot PTOFS hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle emereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 3.898 Lot TOFS hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 135.294 Lot SAHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 243.529,20 Lot SAHOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 33.797 Lot ŞİŞECAM hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 112.586,33 Lot ŞİŞECAM hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 4.756 Lot TCELL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 20.928,02 Lot TCELL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 73.492 Lot YKBNK hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 185.588,75 Lot YKBNK hissesinin davacı ... Paşalar'a aynen iadesine, temlik alan ...'in hisse senetleri ve bu senetlerin 06.03.2003 başlangıç tarihinden dava tarihi olan 04.03.2008 tarihinde 120.000 Lot, DOHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü +bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 397.800,48 Lot DOHOL hissesinin 04.03.2008 tarihinde 50.000 Lot, KCHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 381.215,33 Lot KCHOL hissesinin davacı temlik alan ...'e aynen iadesine, hisse senetlerinin aynen iadesinin mümkün olmaması durumunda 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.04.2008 tarihli cevap dilekçesinde hisse senetlerinin satışının yapılarak kredi borcuna mahsup edildiğinin belirtildiğini, davacı vekilinin 04.11.2003 tarihli ihtarnamesi ile kredi borcunun kabul ve ikrarıyla kredinin kat’ini, hisse senetlerinin de borca mahsubunu talep ettiğini, bu nedenle mahsup işleminin yapıldığını, takas- mahsup definin yapıldığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/519 E., 2008/18 K. sayılı dosyasının işbu dava için emsal teşkil etmeyeceğini, müvekkili bankanın davacı aleyhine başlattığı icra takibine itiraz üzerine açtıkları itirazın iptali davası önce işbu dava ile birleştirilmişse de Mahkemenin tefrik kararının yerinde olmadığını, takas- mahsup defilerinin 04.03.2008 olan dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmelere göre bankanın davacıya açtığı kredinin diğer davalıda bulunan davacıya ait hesaba geçtiği ve oradan da davacı adına hisse senedi alındığını, SPK’nın da uygun bulduğu işlemle davacıya ait hisse senetlerinin borsada satılıp bedelinin borçtan mahsup edildiğini, halen bakiye alacaklarının bulunduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, ıslah ile ileri sürülen alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ve temlik alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta takas- mahsup, ödemezlik defilerini ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere itirazın iptali davası açtığını, rehin hakkının geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni hapis hakkını kullandığını, lex commissoria yasağına aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının geçersizliğinin yıllar sonra ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli sermaye artırımına katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla hisse senedi hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Düzenlenen kredi sözleşmelerine dayanan rehin sözleşmelerinde, menkul kıymetlerin hangi hesapta bulunduğu, türü, hesap numarası, menkul kıymet tevdi bordrosu düzenlenmediği için menkul rehninin geçersiz kabul edilmesinde bir usulsüzlük olmaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.05.2010 tarihli ve 2010/1881 E., 2010/4939 K. sayılı kararı)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/334 E. 2020/4760 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen «takas» ve «ödemezlik defiine» davacının «muvafakat» vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen «rehin sözleşmesinin» belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + «bedelsiz» ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 i …
Paşalar'a aynen iadesine, «temlik» alan ...'in hisse senetleri ve bu senetlerin 06.03.2003 başlangıç tarihinden dava tarihi olan 04.03.2008 tarihinde 120.000 Lot, DOHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü +«bedelsiz» ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 397.800,48 Lot DOHOL hissesinin 04.03.2008 tarihinde 50.000 Lot, KCHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 381.215,33 Lot KCHOL hissesinin davacı temlik alan ...'e aynen iadesine, hisse senetlerinin aynen iadesinin mümkün olmaması durumunda 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin «son» fıkrası hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, «ıslah» ile ileri sürülen alacak talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı ve «temlik» alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta «takas- mahsup», «ödemezlik defilerini» ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere «itirazın iptali davası» açtığını, «rehin hakkının» geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni «hapis hakkını» kullandığını, lex commissoria «yasağına» aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının «geçersizliğinin» yıllar sonra ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli «sermaye artırımına» katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla «hisse senedi» hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaPaşalar'a davalılar tarafından aynen iadesine, 120.000,00 DOHOL, 50.000,00 KCHOL LOT hisse senetlerinin 06.03.2003 tarihinden itibaren semereleri ile birlikte «temlik» alan davacı ...'e davalılar tarafından aynen iadesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/927 E. 2019/6572 K.
Ortak:hapis hakkı · virman · rehin hakkı · infazda tereddüt · rehin · hisse senedi · eş rızası · infaz · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen «takas» ve «ödemezlik defiine» davacının «muvafakat» vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen «rehin sözleşmesinin» belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + «bedelsiz» ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 i …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, «ıslah» ile ileri sürülen alacak talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı ve «temlik» alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta «takas- mahsup», «ödemezlik defilerini» ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere «itirazın iptali davası» açtığını, «rehin hakkının» geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni «hapis hakkını» kullandığını, lex commissoria «yasağına» aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının «geçersizliğinin» yıllar sonra ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli «sermaye artırımına» katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla «hisse senedi» hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… u, hangi senedin ne miktar sermayesi olduğu, kaç lota tekabül edeceği belirlenmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin «son» fıkrasının uygulanma imkanı olmadığı, hükmün «infaza» elverişliliğinin de bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak, infaza elverişli olmayan ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek …
Benzer bu karardaBankasının davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» oluşmadığı, davalı aracı kurumun 4306 nolu davacı hesabında bulunan hisse senetlerini davalı bankanın 2 nolu hesabına davacının «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlalini oluşturduğu, davalı bankanın dava konusu senetlere davacının rızası dışında «zilyet» olduğu, bu nedenle TMK'nun 950/1 maddesi uyarınca «hapis hakkı» savunmasının da yerinde olmadığı, Belgin Paşalar ile dava dışı Hasan Tali'ye ait olan hesapların aslında tek bir hesap olarak işlemlere konu edildiği, hisse senetlerinin borsaya kote edilmesi sebebiyle değerleri ve semerelerinin sürekli değiştiği, 4306 nolu hesaptan 2 nolu hesaba virman tarihi 06/03/2003 olduğu, dava tarihi olan 04/03/2008 tarihinde dava konusu hisse senetlerini semereleri ile birlikte portföy tutarının 21.270.332,75 TL olduğu, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesi hakkına sahip oldukları, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir rehin hakkının bulunmadığı, HMK'nun 125/2 maddesinde dava açıldıktan sonra davacının dava konusunu bir başkasına «temlik» etmesi durumunda, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacının yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceğinin düzenlendiği, bu düzenlemeye göre temlik alanın temlik aldığı tarihten önce davada yapılan işlemlerin tekrarlanmasını isteyemeyeceği, temlik alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip dava kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, Temlik alan ...’in 06/03/2013 tarihli dilekçesi ile temlik aldığı Doğan Holding'in 100 LOT, Koç Holding'in 100 LOT'luk kısımları da «dahil» olmak üzere Doğan Holding için davasını 120.000 LOT, Koç Holding için 50.000 LOT «hisse senedine» çıkartarak bu hisse senetlerinin 06/03/2003 tarihinden itibaren misli ve semereleri üzerindeki tüm hakları ile birlikte «temlik sözleşmesine» dayanarak kendisine aynen iadesine karar verilmesini talep ettiği, «ıslah harcını» da yatırdığı, davacı ...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «zamanaşımı» itirazının reddine dair kararına yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığına hükmedilmiş bulunduğundan, olayda uygulanması gerekli olan zamanaşımının 10 yıl olduğu, zamanaşımı itirazına yönelik temyiz itirazlarının da reddedilmiş olduğu, hükmün zamanaşımı itirazı yönünden kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davalıların zamanaşımı itirazlarının yeniden değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varıldığı, taşınır «rehininin» kurulmasında aranan koşulların rehine konu olan eşyanın belirli olmasına bağlı olduğu, tarafların hangi menkul kıymet üzerinde rehin kurulduğunu bilmeleri ve bunu belirtmeleri gerektiği, «kredi sözleşmesinin» 51. maddesinde menkul kıymetlerin açıkça belirlenmediği, rehin senedi ve «taahhütnamesinde» rehine konu kıymetlerin ekte olduğunun belirtildiği ancak ekte bir listenin görülmediği, davacının 4306 nolu hesabı üzerinde tasarruf ettiğine dair birçok işlem ve «virman» olduğu, davacının 4306 nolu hesabı üzerinde tasarrufunu engelleyen bir blokajının bulunmadığı, İstanbul 7.
Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiğinden dava tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak, «infaza» elverişli olmayan ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · zilyetlik · temlik sözleşmesi · taahhütname · dahili dava
Benzer bu karardaBankasının davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» oluşmadığı, davalı aracı kurumun 4306 nolu davacı hesabında bulunan hisse senetlerini davalı bankanın 2 nolu hesabına davacının «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlalini oluşturduğu, davalı bankanın dava konusu senetlere davacının rızası dışında «zilyet» olduğu, bu nedenle TMK'nun 950/1 maddesi uyarınca «hapis hakkı» savunmasının da yerinde olmadığı, Belgin Paşalar ile dava dışı Hasan Tali'ye ait olan hesapların aslında tek bir hesap olarak işlemlere konu edildiği, hisse senetlerinin borsaya kote edilmesi sebebiyle değerleri ve semerelerinin sürekli değiştiği, 4306 nolu hesaptan 2 nolu hesaba virman tarihi 06/03/2003 olduğu, dava tarihi olan 04/03/2008 tarihinde dava konusu hisse senetlerini semereleri ile birlikte portföy tutarının 21.270.332,75 TL olduğu, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesi hakkına sahip oldukları, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir rehin hakkının bulunmadığı, HMK'nun 125/2 maddesinde dava açıldıktan sonra davacının dava konusunu bir başkasına «temlik» etmesi durumunda, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacının yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceğinin düzenlendiği, bu düzenlemeye göre temlik alanın temlik aldığı tarihten önce davada yapılan işlemlerin tekrarlanmasını isteyemeyeceği, temlik alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip dava kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, Temlik alan ...’in 06/03/2013 tarihli dilekçesi ile temlik aldığı Doğan Holding'in 100 LOT, Koç Holding'in 100 LOT'luk kısımları da «dahil» olmak üzere Doğan Holding için davasını 120.000 LOT, Koç Holding için 50.000 LOT «hisse senedine» çıkartarak bu hisse senetlerinin 06/03/2003 tarihinden itibaren misli ve semereleri üzerindeki tüm hakları ile birlikte «temlik sözleşmesine» dayanarak kendisine aynen iadesine karar verilmesini talep ettiği, «ıslah harcını» da yatırdığı, davacı ...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «zamanaşımı» itirazının reddine dair kararına yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığına hükmedilmiş bulunduğundan, olayda uygulanması gerekli olan zamanaşımının 10 yıl olduğu, zamanaşımı itirazına yönelik temyiz itirazlarının da reddedilmiş olduğu, hükmün zamanaşımı itirazı yönünden kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davalıların zamanaşımı itirazlarının yeniden değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varıldığı, taşınır «rehininin» kurulmasında aranan koşulların rehine konu olan eşyanın belirli olmasına bağlı olduğu, tarafların hangi menkul kıymet üzerinde rehin kurulduğunu bilmeleri ve bunu belirtmeleri gerektiği, «kredi sözleşmesinin» 51. maddesinde menkul kıymetlerin açıkça belirlenmediği, rehin senedi ve «taahhütnamesinde» rehine konu kıymetlerin ekte olduğunun belirtildiği ancak ekte bir listenin görülmediği, davacının 4306 nolu hesabı üzerinde tasarruf ettiğine dair birçok işlem ve «virman» olduğu, davacının 4306 nolu hesabı üzerinde tasarrufunu engelleyen bir blokajının bulunmadığı, İstanbul 7.
Paşalar da ...'e «temlik» etmiş olduğu, 120.000 LOT Doğan Holding, 50.000 LOT Koç Holding'e ait hisseleri ayrı tutarak bakiye kalan hisselere yönelik davasını 04/04/2014 tarihinde «ıslah» ettiği ve «ıslah harcını» da yatırdığından, buu durumda davacı ve temlik alan ıslah haklarını ayrı ayrı kullandıklarından aynı davada birden fazla ıslah yapılmadığı gerekçesiyle, davanın ka …
-
Hisse senetlerinin iadesi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6042 E. 2024/2514 K.
Ortak:ödemezlik defi · takas mahsup defi · hapis hakkı · rehin sözleşmesi · virman · dürüstlük kuralına aykırılık · takas-mahsup · rehin hakkı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, «ıslah» ile ileri sürülen alacak talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı ve «temlik» alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta «takas- mahsup», «ödemezlik defilerini» ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere «itirazın iptali davası» açtığını, «rehin hakkının» geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni «hapis hakkını» kullandığını, lex commissoria «yasağına» aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının «geçersizliğinin» yıllar sonra ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli «sermaye artırımına» katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla «hisse senedi» hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen «takas» ve «ödemezlik defiine» davacının «muvafakat» vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen «rehin sözleşmesinin» belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + «bedelsiz» ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 i …
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.04.2008 tarihli cevap dilekçesinde hisse senetlerinin satışının yapılarak kredi borcuna «mahsup» edildiğinin belirtildiğini, davacı vekilinin 04.11.2003 tarihli «ihtarnamesi» ile kredi borcunun kabul ve ikrarıyla kredinin kat’ini, hisse senetlerinin de borca mahsubunu talep ettiğini, bu nedenle mahsup işleminin yapıldığını, «takas- mahsup definin» yapıldığını, İstanbul 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3326 E. 2015/12612 K.
Ortak:hisse senedi
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2003/519 E., 2008/18 K. sayılı dosyasının işbu dava için emsal teşkil etmeyeceğini, müvekkili bankanın davacı aleyhine başlattığı «icra takibine itiraz» üzerine açtıkları «itirazın iptali davası» önce işbu dava ile birleştirilmişse de Mahkemenin «tefrik» kararının yerinde olmadığını, «takas- mahsup defilerinin» 04.03.2008 olan dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmelere göre bankanın davacıya açtığı kredinin diğer davalıda bulunan davacıya ait hesaba geçtiği ve oradan da davacı adına «hisse senedi» alındığını, SPK’nın da uygun bulduğu işlemle davacıya ait hisse senetlerinin borsada satılıp bedelinin borçtan mahsup edildiğini, halen bakiye alacaklarının bulund …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, «ıslah» ile ileri sürülen alacak talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı ve «temlik» alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta «takas- mahsup», «ödemezlik defilerini» ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere «itirazın iptali davası» açtığını, «rehin hakkının» geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni «hapis hakkını» kullandığını, lex commissoria «yasağına» aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının «geçersizliğinin» yıllar sonra ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli «sermaye artırımına» katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla «hisse senedi» hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı yatırım kuruluşunda menkul kıymet alım «satım sözleşmesi» yaparak hesabına 6.200 TL para yatırdığı ve davalı şirketin «hisse senedi» işlemleri müdürü olan A.
Holding Hisse senedi alınmasına ilişkin talimat verildiği yönünden bir belgenin sunulmadığı, davacının 4000 lot DOHOL «hisse senedi» sahibi olduğuna ilişkin davalı çalışanı tarafından davacıya verilen belgenin altındaki bir imzanın sahte olduğu, ayrıca anılan hisse miktarı kadar davacı hesabında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı yatırım kuruluşunda menkul kıymet alım «satım sözleşmesi» yaparak hesabına 6.200 TL para yatırdığı ve davalı şirketin «hisse senedi» işlemleri müdürü olan A.
-
Ayni iade | Zilyetliğe saldırının men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6090 E. 2022/3197 K.
Ortak:rehin hakkı · infazda tereddüt · takas · sermaye artırımı · bedelsizlik · rehin · hisse senedi · infaz
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, «ıslah» ile ileri sürülen alacak talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı ve «temlik» alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta «takas- mahsup», «ödemezlik defilerini» ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere «itirazın iptali davası» açtığını, «rehin hakkının» geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni «hapis hakkını» kullandığını, lex commissoria «yasağına» aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının «geçersizliğinin» yıllar sonra ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli «sermaye artırımına» katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla «hisse senedi» hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının «ıslah» hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen «takas» ve «ödemezlik defiine» davacının «muvafakat» vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen «rehin sözleşmesinin» belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir «rehin hakkının» bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına «rızası» olmaksızın «virmanlamasının» lexcommisoria «yasağının» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + «bedelsiz» ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 i …
… u, hangi senedin ne miktar sermayesi olduğu, kaç lota tekabül edeceği belirlenmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin «son» fıkrasının uygulanma imkanı olmadığı, hükmün «infaza» elverişliliğinin de bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak, infaza elverişli olmayan ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek …
Benzer bu karardaHüküm bu haliyle «infazda tereddüte» sebebiyet verebileceğinden dava konusu olup anılan birleştirilen davaların davacılarına iadesine karar verilen rehinli hisse senetlerinin kaç adet ve kaç lot olduğu tespit edilip adet ve lot sayılarının hükümde tereddüte mahal vermeyecek şekilde gösterilmesi, «bedelsiz» «sermaye artırımı» sebebiyle meydana gelen hisse artışlarının da belirlenip bu yolla artmış hisselerin de iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamı …
… rkişi raporları, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, aracı kurum nezdinde hiç kredi kullanmadığı halde hisse senetleri aracı kurum menfaatine, bankalara «rehin» verilen müşterilerin yanında, aracı kurumdan kredi kullanan ancak kullanmış olduğu kredi tutarına göre bankalara «teminat» verilmesi gereken «hisse senedi» miktarından daha fazla hisse senedini bankalara rehin verilen müşteriler olduğunun tespit edildiği, Tekstilbank A.Ş.’nin kullandırdığı kredinin tutarını bir kaç katı değere sahip hisse senedini teminat olarak rehin olarak tutmak istediği, 26 adet müşterinin hisse senetlerini, müşterilerinin hiç bir kredi borcu olmamasına rağmen bankalara kullanılan krediyi teminat olarak gönderildiği, bilirkişi ek raporunda bu 26 müşteriden çoğunu hiç kredi kullanmadığı geri kalan kısmının ise kredi kullanmakla birlikte daha sonradan ödemesi sonucu ya da takastan satış bedellerinin dönüşü ile borçlarının kapandığı, hatta alacaklı duruma geçtiklerinin tespit edildiği, nakit ödeme ya da hisse senetlerinin satışı suretiyle elde edilen tahsilat sonucu asıl borç kapanmayla, asıl borç sona ermekle feri hak niteliğindeki «rehin hakkının» da «son» bulduğu, ayrıca müşterinin kredi borcunun aracı kuruma karşı olup müşterilerin doğrudan Tekstil Banka borçlarının bulunmadığı, müşterilerin sermaye piyasası araçlarının kendi borçları için değil aracı kurumun borcu için rehnedildiği gerekçesiyle asıl davada, davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı Merkez Menkul Değerler A.Ş.'yi «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu hakkında açılan davanın reddine, birleşen İstanbul 6.
… Esas sayılı dosyasında, davalı ICBC Turkey Bank A.Ş. (eski unvanı Tekstil Bankası A.Ş.) hakkındaki davanın kabulüne, anılan davalıya rehinli olan 20.850 adet GARAN «hisse senedi» ve bu hisse senedine işleyen 1.160,30 TL temeddü bedeli ile, 49.869,42 adet TKFEN hisse senedinin, dava tarihinden sonra işleyecek temettüleri, bedelli ve «bedelsiz» «sermaye artırımları» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 13.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zilyetlik · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · temsil · husumet
Benzer bu kararda… rkişi raporları, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, aracı kurum nezdinde hiç kredi kullanmadığı halde hisse senetleri aracı kurum menfaatine, bankalara «rehin» verilen müşterilerin yanında, aracı kurumdan kredi kullanan ancak kullanmış olduğu kredi tutarına göre bankalara «teminat» verilmesi gereken «hisse senedi» miktarından daha fazla hisse senedini bankalara rehin verilen müşteriler olduğunun tespit edildiği, Tekstilbank A.Ş.’nin kullandırdığı kredinin tutarını bir kaç katı değere sahip hisse senedini teminat olarak rehin olarak tutmak istediği, 26 adet müşterinin hisse senetlerini, müşterilerinin hiç bir kredi borcu olmamasına rağmen bankalara kullanılan krediyi teminat olarak gönderildiği, bilirkişi ek raporunda bu 26 müşteriden çoğunu hiç kredi kullanmadığı geri kalan kısmının ise kredi kullanmakla birlikte daha sonradan ödemesi sonucu ya da takastan satış bedellerinin dönüşü ile borçlarının kapandığı, hatta alacaklı duruma geçtiklerinin tespit edildiği, nakit ödeme ya da hisse senetlerinin satışı suretiyle elde edilen tahsilat sonucu asıl borç kapanmayla, asıl borç sona ermekle feri hak niteliğindeki «rehin hakkının» da «son» bulduğu, ayrıca müşterinin kredi borcunun aracı kuruma karşı olup müşterilerin doğrudan Tekstil Banka borçlarının bulunmadığı, müşterilerin sermaye piyasası araçlarının kendi borçları için değil aracı kurumun borcu için rehnedildiği gerekçesiyle asıl davada, davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı Merkez Menkul Değerler A.Ş.'yi «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu hakkında açılan davanın reddine, birleşen İstanbul 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/478 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulüne, hükümde sayılan Merkez Menkul Değerler A.Ş. müşterilerine ait hisse senetleri üzerindeki davalının «zilyetliğe» saldırısının önlenmesine, birleşen İstanbul 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/87 Esas sayılı dosyasında, Tekstil Bankası A.Ş.’ye rehinli olan 11.954 adet İSCTR «hisse senedi», 3125 adet PRKME hisse senedi, 3250 adet TTKOM hisse senetlerinin dava tarihinden itibaren işleyen bedelli ve «bedelsiz» «sermaye artırımları» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İSTCR için işleyen 545,70 TL, TTKOM için işleyen 609 TL olmak üzere toplam 1.154,70 TL temettünün dava tarihi itibari ile işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının temettü ile ilgili fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen İstanbul 4.
… 2009/772 Esas sayılı dosyasında, ICBC Turkey Bank A.Ş. (eski unvanı Tekstil Bankası A.Ş.) hakkındaki davanın kabulüne, anılan davalıya rehinli olan 1325 adet ÜLKER «hisse senedi» ve 12,63 TL temettü bedelinin, bu hisse senedine dava tarihinden sonra işleyecek temettü bedelli ve «bedelsiz» «sermaye artırımları» ile birlikte Tekstil Bankası A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Takas Bank A.Ş. hakkındaki davanın konusunun kalmaması nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/304 E. , 2023/4409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/716 Esas, 2022/653 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki hisse senedi iadesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacılar ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... ile davalılar vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aracı kurumun 4306 numaralı hesabındaki hisse senetlerinin rıza ve talimat dışında diğer davalının 2 numaralı hesabına virmanlandığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/519 E., 2018/18 K. sayılı kararı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve anılan dosyaya ibraz edilen üç adet bilirkişi raporunda davalıların virman işleminin ve rehin iddialarının usulsüz ve geçersiz olduğunun belirlendiğini, virmanın yapıldığı gün sabah erken saatte zaten müvekkilinin eş ve çocukları ile yurt dışına çıktığını, davalıların vedia hükümlerini ihlal ettiklerini, bilgi vermekten kaçındıklarını, sözleşmeye de aykırı davranan aracı kurumun vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek şimdilik toplam 1.607 Lot muhtelif şirketler hisse senetlerinin 06.03.2003 tarihinden itibaren tüm semereleri ile birlikte iadesini talep etmiştir.
Davacı, bir kısım hisse senetlerini temlik etmiştir. Davacı vekili ile temlik alan vekili ıslah dilekçesi vermiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Anadolubank A.Ş. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının vekili de olan eşinin müşterek borçlu- müteselsil kefil olduğunu, davacının Anadolu Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’deki hesabında bulunan hisse senetlerinin teminat verildiğini, kredi borcunun bulunduğunu, hisse senetlerinin zaten kullanılan kredi ile alındığını, maddi vakıadan 5 yıl sonra kötü niyetle davanın açıldığını, davacının hisse senetlerinin müvekkili Anadolubank A.Ş.’nin talimatı ile bankanın Anadolu Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’deki hesabına kredi borcuna mahsup için aktarıldığını, ardından özel emirle hisse senetlerinin satıldığını, müvekkillerinin alacağa mahsuben talimatsız hisse senetlerini satabileceğini, işlemlerin sözleşme ve tebliğ hükümleri gereği yapıldığını, davacının da 04.11.2003 tarihli ihtarname ile kredi borcunu kabul edip hisse senetlerinin borcuna mahsubunu istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 06.12.2018 tarih, 2018/227 E., 2018/1219 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2019 tarih, 2019/927 E., 6572 K. sayılı kararıyla dava konusu hisse senetlerinin semerelerinden muradın ne olduğu, hangi senedin ne miktar sermayesi olduğu, kaç lota tekabül edeceği belirlenmediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin son fıkrasının uygulanma imkanı olmadığı, hükmün infaza elverişliliğinin de bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinden sonraki dönemleri de kapsayacak, infaza elverişli olmayan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının ıslah hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen takas ve ödemezlik defiine davacının muvafakat vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen rehin sözleşmesinin belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir rehin hakkının bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına rızası olmaksızın virmanlamasının lexcommisoria yasağının ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 8.291 Lot Akbank hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 27.938,80 Lot Akbank hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 160 Lot ALRK H hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 2.147,98 Lot ALRK H hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.413 Lot AEFES hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 21.645,24 Lot AEFES hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.126.166 Lot DOHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 7.048.448,73 Lot DOHOL hissesinin, 06/03/2003 başlangıç tarihinde 126 Lot DYHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 319,54 Lot DYHOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 401 Lot EREĞLİ hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 7.631,03 Lot EREĞLİ hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 48.166 Lot GARANTİ hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 127.759,95 Lot GARANTİ hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 3.841 Lot İSCTR hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 13.059,68 Lot İSCTR hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 143.544 Lot KOÇ HOL hissesinin dava tarihi 04/03/2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 1.290.050,06 Lot KOÇ HOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 23.711 Lot KRDMD hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 279.395,17 Lot KRDMD hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 7 Lot MİGROS hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 17,67 Lot MİGROS hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 455 Lot PETKİM hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 455 Lot PETKİM hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 2.000 Lot PTOFS hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle emereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 3.898 Lot TOFS hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 135.294 Lot SAHOL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 243.529,20 Lot SAHOL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 33.797 Lot ŞİŞECAM hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 112.586,33 Lot ŞİŞECAM hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 4.756 Lot TCELL hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 20.928,02 Lot TCELL hissesinin, 06.03.2003 başlangıç tarihinde 73.492 Lot YKBNK hissesinin dava tarihi 04.03.2008 itibariyle semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemelisermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 185.588,75 Lot YKBNK hissesinin davacı ...
Paşalar'a aynen iadesine, temlik alan ...'in hisse senetleri ve bu senetlerin 06.03.2003 başlangıç tarihinden dava tarihi olan 04.03.2008 tarihinde 120.000 Lot, DOHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü +bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 397.800,48 Lot DOHOL hissesinin 04.03.2008 tarihinde 50.000 Lot, KCHOL hissesinin, semereleri ile birlikte (temettü + bedelsiz ödemeli sermaye artışı ile ulaştığı miktar olan) 381.215,33 Lot KCHOL hissesinin davacı temlik alan ...'e aynen iadesine, hisse senetlerinin aynen iadesinin mümkün olmaması durumunda 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
28. 04.2008 tarihli cevap dilekçesinde hisse senetlerinin satışının yapılarak kredi borcuna mahsup edildiğinin belirtildiğini, davacı vekilinin 04.11.2003 tarihli ihtarnamesi ile kredi borcunun kabul ve ikrarıyla kredinin kat’ini, hisse senetlerinin de borca mahsubunu talep ettiğini, bu nedenle mahsup işleminin yapıldığını, takas- mahsup definin yapıldığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/519 E., 2008/18 K. sayılı dosyasının işbu dava için emsal teşkil etmeyeceğini, müvekkili bankanın davacı aleyhine başlattığı icra takibine itiraz üzerine açtıkları itirazın iptali davası önce işbu dava ile birleştirilmişse de Mahkemenin tefrik kararının yerinde olmadığını, takas- mahsup defilerinin 04.03.2008 olan dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmelere göre bankanın davacıya açtığı kredinin diğer davalıda bulunan davacıya ait hesaba geçtiği ve oradan da davacı adına hisse senedi alındığını, SPK’nın da uygun bulduğu işlemle davacıya ait hisse senetlerinin borsada satılıp bedelinin borçtan mahsup edildiğini, halen bakiye alacaklarının bulunduğunu, İstanbul 6.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, ıslah ile ileri sürülen alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ve temlik alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta takas- mahsup, ödemezlik defilerini ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere itirazın iptali davası açtığını, rehin hakkının geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni hapis hakkını kullandığını, lex commissoria yasağına aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının geçersizliğinin yıllar sonra ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli sermaye artırımına katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla hisse senedi hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Düzenlenen kredi sözleşmelerine dayanan rehin sözleşmelerinde, menkul kıymetlerin hangi hesapta bulunduğu, türü, hesap numarası, menkul kıymet tevdi bordrosu düzenlenmediği için menkul rehninin geçersiz kabul edilmesinde bir usulsüzlük olmaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.05.2010 tarihli ve 2010/1881 E., 2010/4939 K. sayılı kararı)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/934745000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz