6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabette ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat şartı aranır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2124 E. 2022/1547 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Haksız Rekabet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir talebinde, davanın esası yönünden yaklaşık ispat şartının (HMK 390/3) sağlanması gerekir. Eski çalışanların yeni bir şirket kurmuş olmaları veya davacının bazı müşterilerinin bu yeni şirketle çalışmaya başlamış olmaları, tek başına haksız rekabetin gerçekleştiğini ve yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını göstermez; haksız rekabetin varlığı tahkikatı gerektiren bir husus olup bu tür olgularla yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı → ret

İddia: İstinaf eden vekili, davalı şirket ortaklarının müvekkili şirkette üç ay çalıştıklarını ve bu suretle ticari sırları ele geçirdiklerini, ayrıca müvekkilin iki müşterisinin davalı ile çalışmaya başladığını, bu hususların yazılı belgelerle açık biçimde ispatlandığını, ilgili şirketlere müzekkere yazılarak fatura bilgilerinin sorulması suretiyle zararın da ispatına ulaşılabileceğini, mahkemenin bu hususları değerlendirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: TTK 61/1 uyarınca haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi hakimin takdirine bağlı olmakla birlikte, bu yetki HMK 389 vd. hükümlerine uygun kullanılmalıdır. HMK 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı, imkansız hale geleceği veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunmalı; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Somut olayda, davalı şirket ortaklarının davacı şirkette üç ay çalışmış olmaları veya davacının bir kısım müşterilerinin davacı ile çalışmayı bırakıp davalı ile çalışmaya başlamış olmaları, tek başına haksız rekabetin gerçekleştiğini kabule yeterli değildir. Davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, toplanacak deliller kapsamında yapılacak tahkikatla belirlenecek bir husustur. Mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı kabul edilmelidir; bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararında usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Eski çalışanların rakip şirket kurması ve müşteri kaybı gibi olguların, haksız rekabete dayalı ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat koşulunu tek başına karşılamayacağına ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet ihtiyati tedbir yaklaşık ispat TTK 61 HMK 389 HMK 390/3

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 54TTK 55TTK 61/1TTK 56/1-bTTK 56/1-c · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2124

KARAR NO 2022/1547

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/09/2022 (D.İş Karar)

NUMARASI 2022/251 D. İş - 2022/247 Karar

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/11/2022

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirketin Uluslararası gözetim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket bünyesinde çalışan ..., ... ve ...'in müvekkil şirkette çalışırkan davalı şirketi kurduklarını, devam eden süreçte Ticaret Bakanlığı'ndan ... Şirketi Statüsü aldıklarını ve müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiklerini, bu hususun tespiti akabinde iş sözleşmelerinin feshedildiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, bu kişilerin müvekkili işverene karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiklerini, görevlerini kötüye kullandıklarını, kurdukları şirkete haksız menfaat sağladıklarını belirterek TTK 54. ve 55. maddeleri kapsamında davalı şirketin haksız rekabet oluşturan fiil ve eylemlerinin, gözetim yetkisinin tedbiren durdurulmasını ve şirketin tüm defter ve kayıtlarının muhafaza altına alınmasını talep etmiştir.

D.İŞ KARARI

Mahkemece, somut olaydaki haksız rekabet koşullarının mevcudiyeti ve talep dilekçesinde ileri sürülen vakıalar ispata muhtaç durumda olup, söz konusu iddiaların yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat koşullarının sağlanmamış olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı yan şirket müdür ve ortaklarının 3 ay boyunca müvekkili şirkette çalıştıkları ve bu suretle müvekkil şirketin ticari sırları ve operasyon bilgilerini ele geçirdiklerini; şirketin tüm ortaklarının müvekkili şirkette çalıştıkları tüm belgeleriyle ortaya konulmuşken haksız rekabet yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, doğması muhtemel ciddi zarar bakımından ise müvekkil şirketin müşterilerinin davalı tarafından müvekkil şirketle çalışmayı bıraktırıp kendileriyle çalışmasının sağlanması ve bu suretle müvekkil şirketin iflasa sürüklenmesi olduğunu, davalı ile çalışmaya başlayan iki şirketin ünvan ve adreslerini dosyaya sunduklarını ,bu şirketlere yazılacak müzekkere ile müvekkil şirket ve hakkında ihtiyati tedbir istenen şirket tarafından kendilerine kesilen fatura bilgileri sorularak ihtimal bir yana müvekkilin ciddi bir zarara uğradığının ispatına dahi ulaşılabilecek iken mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığını, haksız rekabet koşullarının oluştuğu tamamen yazılı belgelerle belki de emsal taleplerde çok nadir görülecek açıklıkta ispatlandığnı, kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, ilgili şirket faaliyetinin, gözetim yetkisinin tedbiren durdurulmasını, tüm defter ve kayıtlarının tedbiren altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi istemine ilişkindir. Haksız rekabet davasında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. İhtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağına dair kuralın istisnasını teşkil etmektedir.

TTK’nun 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK 389 vd. maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır.HMK'nın 389/1. maddesi ise, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda; davacı vekili müvekkili şirketin bir kısım çalışanlarının üç ay çalıştıktan sonra davalı şirketi kurduklarını, müvekkili şirketin müşterisi bulunan iki ayrı şirketin müvekkili şirketle çalışmayı bırakıp davalı şirket ile çalışmaya başladığını, davalı şirketin müvekkili şirkette çalışması ve iki ayrı müşterinin de müvekkili şirket çalışmayı bırakıp davalı ile çalışmadığı vakıalarının haksız rekabetin ve zarar doğma ihtimalinin varlığını yaklaşık ispat düzeyinde ispat ettiğini ileri sürerek davalı şirketin ticari faaliyetinin durdurulması yolunda ihtiyati tedbir talep etmekte ise de, sırf davalı şirketin ortaklarının davacı şirkette çalışmış olması veya bir kısım müşterilerin davacı ile çalışmaktan vaz geçmesi haksız rekabetin gerçekleştiğini kabule yeterli değildir.

Bu haliyle davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, toplanacak deliller kapsamında yapılacak tahkikat ile belirlenecektir. Mevcut delillere göre yaklaşık ispatın sağlanamadığının kabulü gerektiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, sonucu itibariyle ara kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/93408 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.