Ayıplı Mal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1054 E. 2023/4294 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üretim ayıbı↗ kullanım hatası↗ garanti kapsamı↗ ayıplı mal↗ kazanç kaybı↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ delil değerlendirmesi↗ husumet itirazı↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ takas↗ kamu düzenine aykırılık↗ kâr mahrumiyeti↗ satış sözleşmesi↗ şikayet↗ ticari faiz↗ dürüstlük kuralı↗ garantörlük↗ yenileme↗ kamu düzeni↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr kaybı↗ esastan ret↗ sulh↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/741 E., 2018/524 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının bayisi arasında 08.10.2015 tarihli sözleşme ile davacı işletmeye ait otobüslerin davalılardan Temsa Global'in bayisi olan davalı ... ... Ltd. Şti'ne takasa verildiğini, karşılığında Temsa marka 2015 model Prestif City tipi...plakalı otobüs ile yine Temsa marka 2015 Prestij City tipi ... plakalı otobüsün alındığını, 0 km olarak satın alınan bu iki otobüsün çalıştırmaya başlandığından itibaren arıza vermeye başladığını, üretiminin hatalı olduğu ve dolayısıyla ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, işletmeye koyulduğu tarihten itibaren verim alınamadığını, arıza nedeniyle servise götürüldüğünü, 20 gün üzerinden serviste alıkonulduğunu, 20 günlük kazanç kaybının müvekkiline ödendiğini, kısa süre sonra yine arızalanan aracın tekrar servise götürüldüğünü, 20 gün süreli serviste tamir nedeniyle alıkoyulduğunu kazanç mahrumiyetinin ödendiğini, davalı üretici Temsa Global A.Ş.'nin bu iki aracın da üretim özürlü olduğunu bildiği halde her seferinde müvekkilini, tamirat sonucu arızayı giderdiği gerekçesiyle ve kötü niyetle müvekkilini oyaladığını ve araçların garanti süresini doldurmasını sağladığını, alındığı tarihten itibaren yaklaşık her ay ve hatta 1 ayda birden çok sayıda tamire geden araçların üretim özürlüsü olduğunun tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirterek davanın kabulü ile ayıplı her iki aracın aynı özellikte olan yenileri ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı taktirde her iki araç için yapılan toplam 328.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Temsa Global A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ; davacının araçların üretim hatası/ayıplı olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, tavandan su alma şikayetinin ... plakalı araçta 15.01.2016 tarihinde 50.121 km'de iken...plakalı araçta ise 23.01.2016 tarihinde araç 54.446 km'de iken servise iletildiğini, tavandan su alma arızasına serviste müdahelede bulunarak arızanın giderildiğini ve davacıya teslim edildiğini, akabinde arızanın tekrar ettiği şikayetinin geldiğini, müşteri memnuniyet adına araçların tüm masrafları Temsa tarafından karşılandığını, yapılan incelemede taban gövde profillerinde çatlaklar ve kırılmalar tespit edildiğini, profil çatlamalarının, araçların istiap haddi üzerinde insan ve yük taşıması, aşırı yüklü kullanılması kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun müşteriye iletildiğini, müşteri memnuniyetini sağlamak adına tüm tamirat masraflarının Temsa tarafından karşılandığını, arızaların kullanım hatasından ve servis el kitabında bildirilen kurallara uymamaktan kaynaklandığını, arızaların kullanıcı hatası olup garanti kapsamında olmadığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin araç üreticisi ya da ithalatçısı olmadığını kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin bayi olarak onlarca testten geçtikten sonra uygunluk belgesi alan araçları sattığını, davacının muhtelif zamanlarda bakım ve tamir amacıyla aracı getirdiğini ve gereken bakım ve onarımı yapılarak teslim edildiğini her teslim sonrası bir çekince konulmaksızın evrakın imzalandığını, davacının araçları özel halk otobüsü olarak kullandığından gerek işin konumu gereği gerekse kullanımından kaynaklı nedenlerle yıpranma sürelerinin diğer araçlardan daha önceki zamanda olduğunu, davacının araçlarda gizli ayıba yönelik bir tespitin bulunmadığını, araçların amaca uygun faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçların 08.10.2015 tarihinde davalı bayi ... Ltd. Şti.'nden alındığı, 03.09.2015 tarihinde trafiğe çıkış yaptığı, çıkış tarihlerinden 20.04.2018 tarihine kadar yaklaşık 2,5 yıl içerisinde 360.815 km ve 365.525 km yol aldıkları, toplu taşımada kullanıldıkları, araçların çalışır durumda olduğu halen yolcu taşımada kullanıldıkları, özürlü rampalarının otobüslerden sökülmüş olduğu, tavandan su sızdığına ilişkin otobüs tavanına yakın yan yüzeylerde bazı izlerin bulunduğu, özürlü rampası dışında oluşan diğer arızaların araçların yılda 150.000 km'yi bulan toplu taşımada kullanımları sonucu oluştuğu, serviste yapılan periyodik bakım, parça değiştirme ve onarımlarla giderildiği, özürlü rampasındaki sorunla ilgili olarak, rampaları üreten firmaya başvurmasının belirtildiği, ancak davacı tarafça kabul edilmediği, özürlü rampası tamiratının bu durumda gerçekleşmediği, araçta oluşan arızaların tamirat ve bakımlarla giderildiği, araçların çalışır durumda olduğu, arızaların esasa etkili ayıp niteliğinde olmadığı birbirini teyit eden her iki bilirkişi raporu ile belirlenmekle, ayıplı olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki iddiaları tekrarla aracın tavanı ve özürlü rampası birden fazla servisten geçtiği halde hala düzelmemişse bunu aracın kullanım şekline veya şehrin yollarına mal etmek dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu, bu süre içerisinde araçlara satış sözleşmesinde biçilen garanti süresinde de oynama yapıldığını, vaat edilen de yine davalı tarafça çeşitli aykırılıklar ve kusurlar doğduğu, alıcı ayıplı mal ile karşılaştığında derhal malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasını iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta tamamen serbest olduğunu, üretim hatasından kaynaklanan ayıpla karşılaşır karşılaşmaz derhal ve ilk talepte ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değişimini veya ayıplı malı iade ile ödenen satış bedelinin iadesinin sağlanması gerektiğini belirten bir çok Yargıtay Kararı bulunmasına rağmen, bu hakkın kullanılamadığı, davacı tarafından alınan araçlar sıfır alınmasına karşılık teşhir ürünü niteliğinde olduğunu, 06FS1869 plakalı aracın 2.500 km de, ... plakalı aracın 1.300 km. de teslim edildiğini, birinin 17 kez diğerinin 34 kez servise gitmesi durumu, ne yetkili servisce ne söz konusu araçların firması olan Temsa Global A.Ş. ce ne de inceleme yapan iki farklı bilirkişi tarafından bir türlü makul bir insanı tatmin edecek çözümler veya cevaplar sunamadığını, alınan raporların yetersiz eksik olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle arızaların esasa etkili ayıp niteliğinde olmadığı birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile belirlenmekle, araçların ayıplı olduğu kanıtlanamadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek dava konusu araçta üretim ayıbı olduğunun sabit olduğunu, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/186 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, eksik inceleme sonucu verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, bedel iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1715 E. 2023/5437 K.
Ortak:ayıp · kamu düzenine aykırılık · şikayet · kamu düzeni · kâr kaybı · teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı Temsa Global A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ; davacının araçların üretim hatası/ayıplı olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, tavandan su alma «şikayetinin» ... plakalı araçta 15.01.2016 tarihinde 50.121 km'de iken...plakalı araçta ise 23.01.2016 tarihinde araç 54.446 km'de iken servise iletildiğini, tavandan su alma arızasına serviste müdahelede bulunarak arızanın giderildiğini ve davacıya «teslim» edildiğini, akabinde arızanın tekrar ettiği şikayetinin geldiğini, müşteri memnuniyet adına araçların tüm «masrafları» Temsa tarafından karşılandığını, yapılan incelemede taban gövde profillerinde çatlaklar ve kırılmalar tespit edildiğini, profil çatlamalarının, araçların istiap haddi üzerinde insan ve yük taşıması, aşırı yüklü kullanılması kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun müşteriye iletildiğini, müşteri memnuniyetini sağlamak adına tüm tamirat masraflarının Temsa tarafından karşılandığını, arızaların kullanım hatasından ve servis el kitabında bildirilen kurallara uymamaktan kaynaklandığını, arızaların «kullanıcı hatası» olup «garanti kapsamında» olmadığını, davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle arızaların esasa etkili «ayıp» niteliğinde olmadığı birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile belirlenmekle, araçların ayıplı olduğu kanıtlanamadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate a …
Şti'ne «takasa» verildiğini, karşılığında Temsa marka 2015 model Prestif City tipi...plakalı otobüs ile yine Temsa marka 2015 Prestij City tipi ... plakalı otobüsün alındığını, 0 km olarak satın alınan bu iki otobüsün çalıştırmaya başlandığından itibaren arıza vermeye başladığını, üretiminin hatalı olduğu ve dolayısıyla ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, işletmeye koyulduğu tarihten itibaren verim alınamadığını, arıza nedeniyle servise götürüldüğünü, 20 gün üzerinden serviste alıkonulduğunu, 20 günlük «kazanç kaybının» müvekkiline ödendiğini, kısa süre sonra yine arızalanan aracın tekrar servise götürüldüğünü, 20 gün süreli serviste tamir nedeniyle alıkoyulduğunu kazanç «mahrumiyetinin» ödendiğini, davalı üretici Temsa Global A.Ş.'nin bu iki aracın da üretim özürlü olduğunu bildiği halde her seferinde müvekkilini, tamirat sonucu arızayı giderdiği gerekçesiyle ve kötü niyetle müvekkilini oyaladığını ve araçların «garanti» süresini doldurmasını sağladığını, alındığı tarihten itibaren yaklaşık her ay ve hatta 1 ayda birden çok sayıda tamire geden araçların üretim özürlüsü olduğunun tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirterek davanın kabulü ile ayıplı her iki aracın aynı özellikte olan «yenileri» ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı taktirde her iki araç için yapılan toplam 328.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · ayıp iddiası · ihbar süresi · değer kaybı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ihtirazi kayıt
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E. 2023/2313 K.
Ortak:garanti kapsamı · kazanç kaybı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı · teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı Temsa Global A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ; davacının araçların üretim hatası/ayıplı olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, tavandan su alma «şikayetinin» ... plakalı araçta 15.01.2016 tarihinde 50.121 km'de iken...plakalı araçta ise 23.01.2016 tarihinde araç 54.446 km'de iken servise iletildiğini, tavandan su alma arızasına serviste müdahelede bulunarak arızanın giderildiğini ve davacıya «teslim» edildiğini, akabinde arızanın tekrar ettiği şikayetinin geldiğini, müşteri memnuniyet adına araçların tüm «masrafları» Temsa tarafından karşılandığını, yapılan incelemede taban gövde profillerinde çatlaklar ve kırılmalar tespit edildiğini, profil çatlamalarının, araçların istiap haddi üzerinde insan ve yük taşıması, aşırı yüklü kullanılması kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun müşteriye iletildiğini, müşteri memnuniyetini sağlamak adına tüm tamirat masraflarının Temsa tarafından karşılandığını, arızaların kullanım hatasından ve servis el kitabında bildirilen kurallara uymamaktan kaynaklandığını, arızaların «kullanıcı hatası» olup «garanti kapsamında» olmadığını, davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Şti'ne «takasa» verildiğini, karşılığında Temsa marka 2015 model Prestif City tipi...plakalı otobüs ile yine Temsa marka 2015 Prestij City tipi ... plakalı otobüsün alındığını, 0 km olarak satın alınan bu iki otobüsün çalıştırmaya başlandığından itibaren arıza vermeye başladığını, üretiminin hatalı olduğu ve dolayısıyla ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, işletmeye koyulduğu tarihten itibaren verim alınamadığını, arıza nedeniyle servise götürüldüğünü, 20 gün üzerinden serviste alıkonulduğunu, 20 günlük «kazanç kaybının» müvekkiline ödendiğini, kısa süre sonra yine arızalanan aracın tekrar servise götürüldüğünü, 20 gün süreli serviste tamir nedeniyle alıkoyulduğunu kazanç «mahrumiyetinin» ödendiğini, davalı üretici Temsa Global A.Ş.'nin bu iki aracın da üretim özürlü olduğunu bildiği halde her seferinde müvekkilini, tamirat sonucu arızayı giderdiği gerekçesiyle ve kötü niyetle müvekkilini oyaladığını ve araçların «garanti» süresini doldurmasını sağladığını, alındığı tarihten itibaren yaklaşık her ay ve hatta 1 ayda birden çok sayıda tamire geden araçların üretim özürlüsü olduğunun tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirterek davanın kabulü ile ayıplı her iki aracın aynı özellikte olan «yenileri» ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı taktirde her iki araç için yapılan toplam 328.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… diaları tekrarla aracın tavanı ve özürlü rampası birden fazla servisten geçtiği halde hala düzelmemişse bunu aracın kullanım şekline veya şehrin yollarına mal etmek «dürüstlük kuralına» açıkça aykırı olduğu, bu süre içerisinde araçlara «satış sözleşmesinde» biçilen «garanti» süresinde de oynama yapıldığını, vaat edilen de yine davalı tarafça çeşitli aykırılıklar ve «kusurlar» doğduğu, alıcı «ayıplı mal» ile karşılaştığında derhal malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasını iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta tamamen serbest olduğunu, üretim hatasından kaynaklanan ayıpla karşılaşır karşılaşmaz derhal ve ilk talepte ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değişimini veya ayıplı malı iade ile ödenen satış bedelinin iadesinin sağlanması gerektiğini belirten bir çok Yargıtay Kararı bulunmasına rağmen, bu hakkın kullanılamadığı, davacı tarafından alınan araçlar sıfır alınmasına karşılık teşhir ürünü niteliğinde olduğunu, 06FS1869 plakalı aracın 2.500 km de, ... plakalı aracın 1.300 km. de «teslim» edildiğini, birinin 17 kez diğerinin 34 kez servise gitmesi durumu, ne yetkili servisce ne söz konusu araçların firması olan Temsa Global A.Ş. ce ne de inceleme ya …
Benzer bu kararda… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «bedelin iadesi», ticari «kazanç kaybı» ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… m alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari «kazanç kaybı» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ayıp · delillerin toplanmaması · bedelsizlik · bilirkişi incelemesi · dava sebebi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının «ayıp» ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak «teslim» edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve «gizli ayıp» da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, arızanın sürekli devam eden, gizli bir «ayıp» olduğunu bu durumda dava konusu taleplerinin «zamanaşımına» uğrayan talepler olmadığını, deliller toplanmadan, aracın arızasının gerçek mahiyeti tespit edilmeden ve bunun için araçta inceleme yapılmadan verilen bilirkişi raporuna göre, arızanın olağan arıza kapsamında değerlendirilerek davanın zamanaşımı hukuki «sebebi» ile reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1054 E. , 2023/4294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3008 Esas, 2021/1592 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/741 E., 2018/524 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının bayisi arasında 08.10.2015 tarihli sözleşme ile davacı işletmeye ait otobüslerin davalılardan Temsa Global'in bayisi olan davalı ... ... Ltd. Şti'ne takasa verildiğini, karşılığında Temsa marka 2015 model Prestif City tipi...plakalı otobüs ile yine Temsa marka 2015 Prestij City tipi ... plakalı otobüsün alındığını, 0 km olarak satın alınan bu iki otobüsün çalıştırmaya başlandığından itibaren arıza vermeye başladığını, üretiminin hatalı olduğu ve dolayısıyla ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, işletmeye koyulduğu tarihten itibaren verim alınamadığını, arıza nedeniyle servise götürüldüğünü, 20 gün üzerinden serviste alıkonulduğunu, 20 günlük kazanç kaybının müvekkiline ödendiğini, kısa süre sonra yine arızalanan aracın tekrar servise götürüldüğünü, 20 gün süreli serviste tamir nedeniyle alıkoyulduğunu kazanç mahrumiyetinin ödendiğini, davalı üretici Temsa Global A.Ş.'nin bu iki aracın da üretim özürlü olduğunu bildiği halde her seferinde müvekkilini, tamirat sonucu arızayı giderdiği gerekçesiyle ve kötü niyetle müvekkilini oyaladığını ve araçların garanti süresini doldurmasını sağladığını, alındığı tarihten itibaren yaklaşık her ay ve hatta 1 ayda birden çok sayıda tamire geden araçların üretim özürlüsü olduğunun tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirterek davanın kabulü ile ayıplı her iki aracın aynı özellikte olan yenileri ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı taktirde her iki araç için yapılan toplam 328.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Temsa Global A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ; davacının araçların üretim hatası/ayıplı olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, tavandan su alma şikayetinin ... plakalı araçta 15.01.2016 tarihinde 50.121 km'de iken...plakalı araçta ise 23.01.2016 tarihinde araç 54.446 km'de iken servise iletildiğini, tavandan su alma arızasına serviste müdahelede bulunarak arızanın giderildiğini ve davacıya teslim edildiğini, akabinde arızanın tekrar ettiği şikayetinin geldiğini, müşteri memnuniyet adına araçların tüm masrafları Temsa tarafından karşılandığını, yapılan incelemede taban gövde profillerinde çatlaklar ve kırılmalar tespit edildiğini, profil çatlamalarının, araçların istiap haddi üzerinde insan ve yük taşıması, aşırı yüklü kullanılması kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun müşteriye iletildiğini, müşteri memnuniyetini sağlamak adına tüm tamirat masraflarının Temsa tarafından karşılandığını, arızaların kullanım hatasından ve servis el kitabında bildirilen kurallara uymamaktan kaynaklandığını, arızaların kullanıcı hatası olup garanti kapsamında olmadığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin araç üreticisi ya da ithalatçısı olmadığını kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin bayi olarak onlarca testten geçtikten sonra uygunluk belgesi alan araçları sattığını, davacının muhtelif zamanlarda bakım ve tamir amacıyla aracı getirdiğini ve gereken bakım ve onarımı yapılarak teslim edildiğini her teslim sonrası bir çekince konulmaksızın evrakın imzalandığını, davacının araçları özel halk otobüsü olarak kullandığından gerek işin konumu gereği gerekse kullanımından kaynaklı nedenlerle yıpranma sürelerinin diğer araçlardan daha önceki zamanda olduğunu, davacının araçlarda gizli ayıba yönelik bir tespitin bulunmadığını, araçların amaca uygun faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçların 08.10.2015 tarihinde davalı bayi ... Ltd. Şti.'nden alındığı, 03.09.2015 tarihinde trafiğe çıkış yaptığı, çıkış tarihlerinden 20.04.2018 tarihine kadar yaklaşık 2,5 yıl içerisinde 360.815 km ve 365.525 km yol aldıkları, toplu taşımada kullanıldıkları, araçların çalışır durumda olduğu halen yolcu taşımada kullanıldıkları, özürlü rampalarının otobüslerden sökülmüş olduğu, tavandan su sızdığına ilişkin otobüs tavanına yakın yan yüzeylerde bazı izlerin bulunduğu, özürlü rampası dışında oluşan diğer arızaların araçların yılda 150.000 km'yi bulan toplu taşımada kullanımları sonucu oluştuğu, serviste yapılan periyodik bakım, parça değiştirme ve onarımlarla giderildiği, özürlü rampasındaki sorunla ilgili olarak, rampaları üreten firmaya başvurmasının belirtildiği, ancak davacı tarafça kabul edilmediği, özürlü rampası tamiratının bu durumda gerçekleşmediği, araçta oluşan arızaların tamirat ve bakımlarla giderildiği, araçların çalışır durumda olduğu, arızaların esasa etkili ayıp niteliğinde olmadığı birbirini teyit eden her iki bilirkişi raporu ile belirlenmekle, ayıplı olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki iddiaları tekrarla aracın tavanı ve özürlü rampası birden fazla servisten geçtiği halde hala düzelmemişse bunu aracın kullanım şekline veya şehrin yollarına mal etmek dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu, bu süre içerisinde araçlara satış sözleşmesinde biçilen garanti süresinde de oynama yapıldığını, vaat edilen de yine davalı tarafça çeşitli aykırılıklar ve kusurlar doğduğu, alıcı ayıplı mal ile karşılaştığında derhal malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasını iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta tamamen serbest olduğunu, üretim hatasından kaynaklanan ayıpla karşılaşır karşılaşmaz derhal ve ilk talepte ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değişimini veya ayıplı malı iade ile ödenen satış bedelinin iadesinin sağlanması gerektiğini belirten bir çok Yargıtay Kararı bulunmasına rağmen, bu hakkın kullanılamadığı, davacı tarafından alınan araçlar sıfır alınmasına karşılık teşhir ürünü niteliğinde olduğunu, 06FS1869 plakalı aracın 2.500 km de, ...
plakalı aracın 1.300 km. de teslim edildiğini, birinin 17 kez diğerinin 34 kez servise gitmesi durumu, ne yetkili servisce ne söz konusu araçların firması olan Temsa Global A.Ş. ce ne de inceleme yapan iki farklı bilirkişi tarafından bir türlü makul bir insanı tatmin edecek çözümler veya cevaplar sunamadığını, alınan raporların yetersiz eksik olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle arızaların esasa etkili ayıp niteliğinde olmadığı birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile belirlenmekle, araçların ayıplı olduğu kanıtlanamadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek dava konusu araçta üretim ayıbı olduğunun sabit olduğunu, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/186 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, eksik inceleme sonucu verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, bedel iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933692300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz