Ayıplı mal iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1715 E. 2023/5437 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıptan sorumluluk↗ ayıp iddiası↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ ihbar süresi↗ misli ile değiştirme↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ihbar yükümlülüğü↗ ihtirazi kayıt↗ ayıp↗ özen yükümlülüğü↗ keşif↗ kamu düzenine aykırılık↗ şikayet↗ ifa↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ iflas↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/208 E., 2018/1069 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın kısa bir süre sonra çeşitli arızalar vermeye başladığını, defalarca servis hizmetinden yararlanılmasına rağmen arızaların giderilemediğini, davalıya 26.10.2017 tarihli ihtarname gönderilerek araç bedelinin iadesinin talep edildiğini davalının cevabi ihtarnamesi ile talebi reddettiğini, aracın gizli ayıplı olduğu ileri sürülerek ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic. A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü şikayetinin dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin aracı teslim aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve hasarlar nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/gizli ayıp olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, keşif ve bilirkişi incelemeleri ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının ayıptan sorumluluğunun bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça teslim alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen ifa mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu aracın ayıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü şikayetinin davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve özen yükümlülüğü yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen ihbar sürelerine riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, ayıp iddialarının bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybının dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, ayıp ihbarının süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili
olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 219 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5634 E. 2023/360 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · ihbar
İncelediğiniz kararda… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «garanti süresi» geçtikten sonra açıldığını, «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını aracın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, bu nedenle «zamanaşımı» süresinin söz konusu olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan «ayıp» olup olmadığı, ayıp var ise süresinde «ihbarda» bulunulup yine süresinde davanın açılıp açılmadığı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti süresi · garantörlük · ihtar · zamanaşımı
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «garanti süresi» geçtikten sonra açıldığını, «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını aracın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… aracılığı ile tespit yaptırdığı, davanın 14.07.2015 tarihinde açıldığı, araçtaki arızanın davaya konu aracın su birikintisine girmesi sonucunda oluştuğu bu konudaki «ihtarın» kullanım kılavuzu ile davacıya yapıldığı, davalıların ağır kusurunun olmadığı, davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, bu nedenle «zamanaşımı» süresinin söz konusu olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/496 E. 2023/3184 K.
Ortak:değer kaybı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ayıp · kâr kaybı · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · esnaf · bedel iadesi · depo kararı · sözleşmenin feshi · hakkaniyet · garantörlük · mahsup
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «görevsizlik» nedeniyle reddedilmesi gerekirken itirazlarının dikkate alınmadan ve görev yönünden bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı «tacir» ile davalı tacir arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin «görevli» olduğunu, araç ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye tabi tutulmadan varsayıma dayanarak aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davaya konu aracın davacı tarafından 4 yıla yakın ve 118.904 km kullanıldığının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, mahkemece dava konusu araçtaki «değer kaybının» davalı tarafa ödenmesine karar verilmişse de hükmedilen miktarın piyasa şartlarının çok altında olduğunu, davacı tarafın 4 yıla yakın bir süre ile aracını kullandığı dikkate alındığında araca ilişkin menfaatlerinin «mahsup» edilmesinin «hakkaniyete» ve hukuka uygun olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, aracın misliye değişim şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde «sözleşmenin feshi» ile «bedel iadesi» talebine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:değer kaybı · ayıp · kâr kaybı · ihbar · bilirkişi incelemesi · teslim · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · bedel iadesi · kâr mahrumiyeti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1715 E. , 2023/5437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/102 Esas, 2022/20 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/208 E., 2018/1069 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın kısa bir süre sonra çeşitli arızalar vermeye başladığını, defalarca servis hizmetinden yararlanılmasına rağmen arızaların giderilemediğini, davalıya 26.10.2017 tarihli ihtarname gönderilerek araç bedelinin iadesinin talep edildiğini davalının cevabi ihtarnamesi ile talebi reddettiğini, aracın gizli ayıplı olduğu ileri sürülerek ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic. A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü şikayetinin dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin aracı teslim aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve hasarlar nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/gizli ayıp olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, keşif ve bilirkişi incelemeleri ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının ayıptan sorumluluğunun bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça teslim alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen ifa mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu aracın ayıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü şikayetinin davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve özen yükümlülüğü yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen ihbar sürelerine riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, ayıp iddialarının bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybının dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, ayıp ihbarının süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili
olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 219 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003608100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz