Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/291 E. 2023/3946 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 6 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usul ekonomisi↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/490 E., 2018/195 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli aynı ibareli marka bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin “AYAS DEVEKUŞU” ibareli 2010/60398 sayı ile tescilli markasının olduğunu, bu markanın tescilinden önce "AYAS ASPRİTAÖR" markası için 23.09.2010 tarihinde 2010/60392 sayı ile başvuru yaptığını, bu başvurunun davalı markasından dolayı red edildiğini, müvekkilinin "Ayas" markası üzerinde 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında öncelik hakkı bulunduğunu, davalının 2009/71170 sayılı markasını anılan emtiada 5 yıldır kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2009/7170 sayılı markanın 11. sınıfta yer alan "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiası yönünden 556 sayılı Markalar Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 14 üncü maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve iptaline, 2010/64147 sayılı markanın ise aynı emtia bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkra hükmü nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "AYAS ASPİRATÖR" ibaresinin tescil başvurusunda bulunup reddinden yaklaşık 6 yıl geçtikten sonra bu davayı açtığını, zamanaşımının dolduğunu, davacının müvekkilinin "AYAS" markasının hükümsüzlüğü talebinde hukuki dayanağının ve yararının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu markalarını tescil tarihinden bu yana kesintisiz kullandığını, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edildiğini, davacının iddiasındaki gibi babası adına eski marka tescili bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağını teşkil eden 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edilmiş olması nedeniyle anılan maddeye dayalı talep yönünden davanın konusunun kalmadığı, ayrıca dava konusu 2009/71170 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren, dava tarihi itibariyle 5 yıllık dava açma süresinin geçmiş olduğu, 2010/44147 sayılı marka yönünden ise 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bir kullanımın davacı tarafça ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle usul ekonomisine aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2009/7170 sayılı markanın 05.09.2011 tarihinde tescil edildiği, anılan markanın 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı hükümsüzlüğü istemi yönünden 5 yıllık dava açma süresinin 28/12/2016 dava tarihi itibariyle geçtiği, dava konusu 2010/64147 sayılı marka yönünden ise davacının öncelik hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı, davacı tarafça sunulan ve dava konusu markanın başvuru tarihinden öncesine ait olduğu anlaşılan, 3 tanesi 2007 yılına, 3 tanesi 2008 yılına, 3 tanesi 2009 yılına ve 1 tanesi 2010 yılına ait olan toplam 12 adet faturanın belirtilen şekilde kullanımı ispatlamadığı, 07.06.2018 karar tarihinden önce, 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 E. ve 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama masrafları ile vekalet ücretine ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını uyuşmazlık konusu 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemlerinin reddine, 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, kullanıma ilişkin bir delil sunulmadığını, öncelik haklarının bulunduğunu, iptale ilişkin aynı yaptırımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile de düzenlendiğini, usul hukukunda lehe hükmün değişiklik nedeniyle uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının açılan davada haksız çıktığını, davaya müvekkilinin sebebiyet vermediğini, davacının davasını ispat edemediğini, somut olayın iptal edilen mevzuat ile alakalı olmadığını, kararda benimsenen kabul ret oranının hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli bulunan 2010/64147 sayılı ve 2009/71170 sayılı markaların önceye dayalı kullanım nedeniyle hükümsüzlüğü, aynı zamanda 2009/71170 sayılı markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci ve mülga 14 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4503 E. 2024/649 K.
Ortak:dahili dava · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… avacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli ayn …
… cı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle «usul ekonomisine» aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
… ılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını «uyuşmazlık konusu» 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemle …
Benzer bu kararda… na tescilli olduğunu, davalı tarafından noter aracılığıyla, "java" markasının kendisi lehine tescilli olduğunu, müvekkilinin ürünlerinde "JAVA" ibaresini kullanarak «marka hakkına tecavüz» etmesi sebebiyle müvekkilinin bir ay içerisinde ürünleri toplatması gerektiği, aksi halde hukuki yollara başvurulacağının «ihtar» ettiğini, müvekkilinin tüm ürünlerinde "SANİCA" markasının kullanıldığını, bazı ürünlerde müvekkili markasının yanında model isimleri kullanıldığını ve müvekkiline ait seri markaların kullanıldığını, ürünler üzerindeki ... markanın "SANİCA" olduğunu, müvekkilinin "SANİCA" ibareli markasını kullandığı bir kombinin modeli olarak "JAVA 3500" ibaresini kullandığını, ayrıca müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2019/128385 numaralı "SANICA JAVA" ibareli marka başvurusunun mevcut olduğunu, davalının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" mal ve hizmetleri yönünden «son» 5 yıl içinde herhangi bir yerde "JAVA" markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, davalının kötü niyetli bir şekilde kullanmadığı "JAVA" markasının tescilini sağlaması ve markayı piyasada kullanabilecek kimselerin kullanmasını engellenmesinin «hakkın kötüye kullanılmasının» açık bir örneği olduğunu ileri sürerek davalı adına 2014/66383 no. ile tescilli olan "JAVA" markasının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları" için 5 yıldan ... süredir kullanmama «sebebi» ile iptalini talep etmiştir.
… rası ile kayıtlı "JAVA" markasının tescilinin 11 ... sınıfta "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil»). iklimlendirme ve havalandırma cihazları." için, 5 yıldan ... süredir kullanmama sebebiyle ve iptal hallerinin 16.08.2019 tarihi itibariyle doğmuş olması «sebebi» ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 16.08.2019 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptaline karar verilmesi yönünde davayı «ıslah» etmiştir.
"ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" kategorisinde başvuru tarihinden beri halen hiçbir işlem, faaliyet, düzenleme vs. yapılmadığını, davalının java markasının kendi tescilli markası üzerinde marka başvuru tarihi olan15.08.2014 tarihinden itibaren markası için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, markanın faaliyete geçmesine herhangi bir engel bulunmamasına rağmen «kayda» değer bir delil veya emare ile kanıtlayabileceği somut bir ürün üretmediğini, davalının marka tescilinde samimi olmadığını ve markayı hiçbir zaman kullanmadığını, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · ara karar · marka hakkına tecavüz · ihtar · ıslah · dava sebebi · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… na tescilli olduğunu, davalı tarafından noter aracılığıyla, "java" markasının kendisi lehine tescilli olduğunu, müvekkilinin ürünlerinde "JAVA" ibaresini kullanarak «marka hakkına tecavüz» etmesi sebebiyle müvekkilinin bir ay içerisinde ürünleri toplatması gerektiği, aksi halde hukuki yollara başvurulacağının «ihtar» ettiğini, müvekkilinin tüm ürünlerinde "SANİCA" markasının kullanıldığını, bazı ürünlerde müvekkili markasının yanında model isimleri kullanıldığını ve müvekkiline ait seri markaların kullanıldığını, ürünler üzerindeki ... markanın "SANİCA" olduğunu, müvekkilinin "SANİCA" ibareli markasını kullandığı bir kombinin modeli olarak "JAVA 3500" ibaresini kullandığını, ayrıca müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2019/128385 numaralı "SANICA JAVA" ibareli marka başvurusunun mevcut olduğunu, davalının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" mal ve hizmetleri yönünden «son» 5 yıl içinde herhangi bir yerde "JAVA" markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, davalının kötü niyetli bir şekilde kullanmadığı "JAVA" markasının tescilini sağlaması ve markayı piyasada kullanabilecek kimselerin kullanmasını engellenmesinin «hakkın kötüye kullanılmasının» açık bir örneği olduğunu ileri sürerek davalı adına 2014/66383 no. ile tescilli olan "JAVA" markasının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları" için 5 yıldan ... süredir kullanmama «sebebi» ile iptalini talep etmiştir.
… rası ile kayıtlı "JAVA" markasının tescilinin 11 ... sınıfta "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil»). iklimlendirme ve havalandırma cihazları." için, 5 yıldan ... süredir kullanmama sebebiyle ve iptal hallerinin 16.08.2019 tarihi itibariyle doğmuş olması «sebebi» ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 16.08.2019 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptaline karar verilmesi yönünde davayı «ıslah» etmiştir.
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, TÜRKPATENT'ten gelen kayıtlardan dava konusu markanın tescil başvurusunun 15.08.2014 tarihinde yapılmış …
"ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" kategorisinde başvuru tarihinden beri halen hiçbir işlem, faaliyet, düzenleme vs. yapılmadığını, davalının java markasının kendi tescilli markası üzerinde marka başvuru tarihi olan15.08.2014 tarihinden itibaren markası için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, markanın faaliyete geçmesine herhangi bir engel bulunmamasına rağmen «kayda» değer bir delil veya emare ile kanıtlayabileceği somut bir ürün üretmediğini, davalının marka tescilinde samimi olmadığını ve markayı hiçbir zaman kullanmadığını, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10749 E. 2018/5587 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… avacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli ayn …
… cı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle «usul ekonomisine» aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
… ılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını «uyuşmazlık konusu» 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına kayıtlı 2012/71670 tescil numaralı “....” markasının 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») emtialar yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan
Benzer bu kararda… eddi gerekir. ...- Ancak, 556 sayılı KHK 62. maddesinin f fıkrası gereğince mahkeme kararının yayın yoluyla kamuya duyurulması hali sadece anılan maddede belirtilen «marka hakkına tecavüz» ile sınırlı olup, 42. maddedeki hükümsüzlük hallerinde kararın «ilan» yoluyla kamuya duyurulmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
O halde, hükümsüzlük kararının «ilanına» ilişkin davacı talebinin reddi gerekirken kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışın giderilmesi yeninden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16965 E. 2015/3767 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… avacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli ayn …
… cı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle «usul ekonomisine» aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
… ılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını «uyuşmazlık konusu» 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemle …
Benzer bu kararda… e dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil» ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · sicilden terkin · terkin · kötüniyet · ilan
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Isı” markasını tescil ederek koruma altına alması nedeniyle «kötüniyetli» olduğu, “...
Isı” ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkı olduğu, Yargıtay HGK'nın 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamına uyarınca «kötüniyetli» tescil edilen markanın tüm hizmet alanları yönünden hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2010/ 52309 no'lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya sunulan belgeler ve «tanık beyanlarına» göre, ''...'' ibaresinin kardeş olan tarafların babaları tarafından ilk kez oluşturulup, kullanılmaya başlandığı ve tarafların babalarıyla birlikte faaliyette bulundukları, daha sonra davacının iş yerini ayırarak aynı ibare ile başka bir iş yerinde faaliyete başladığı, davalının ise babasından iş yerini devralmak suretiyle söz konusu ibareyi tescilsiz olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/291 E. , 2023/3946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/126 Esas, 2021/1135 Karar
HÜKÜM/KARAR Ret-Karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/490 E., 2018/195 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli aynı ibareli marka bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin “AYAS DEVEKUŞU” ibareli 2010/60398 sayı ile tescilli markasının olduğunu, bu markanın tescilinden önce "AYAS ASPRİTAÖR" markası için 23.09.2010 tarihinde 2010/60392 sayı ile başvuru yaptığını, bu başvurunun davalı markasından dolayı red edildiğini, müvekkilinin "Ayas" markası üzerinde 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında öncelik hakkı bulunduğunu, davalının 2009/71170 sayılı markasını anılan emtiada 5 yıldır kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2009/7170 sayılı markanın 11.
sınıfta yer alan "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiası yönünden 556 sayılı Markalar Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 14 üncü maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve iptaline, 2010/64147 sayılı markanın ise aynı emtia bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkra hükmü nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "AYAS ASPİRATÖR" ibaresinin tescil başvurusunda bulunup reddinden yaklaşık 6 yıl geçtikten sonra bu davayı açtığını, zamanaşımının dolduğunu, davacının müvekkilinin "AYAS" markasının hükümsüzlüğü talebinde hukuki dayanağının ve yararının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu markalarını tescil tarihinden bu yana kesintisiz kullandığını, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edildiğini, davacının iddiasındaki gibi babası adına eski marka tescili bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağını teşkil eden 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptal edilmiş olması nedeniyle anılan maddeye dayalı talep yönünden davanın konusunun kalmadığı, ayrıca dava konusu 2009/71170 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren, dava tarihi itibariyle 5 yıllık dava açma süresinin geçmiş olduğu, 2010/44147 sayılı marka yönünden ise 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bir kullanımın davacı tarafça ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle usul ekonomisine aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2009/7170 sayılı markanın 05.09.2011 tarihinde tescil edildiği, anılan markanın 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı hükümsüzlüğü istemi yönünden 5 yıllık dava açma süresinin 28/12/2016 dava tarihi itibariyle geçtiği, dava konusu 2010/64147 sayılı marka yönünden ise davacının öncelik hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı, davacı tarafça sunulan ve dava konusu markanın başvuru tarihinden öncesine ait olduğu anlaşılan, 3 tanesi 2007 yılına, 3 tanesi 2008 yılına, 3 tanesi 2009 yılına ve 1 tanesi 2010 yılına ait olan toplam 12 adet faturanın belirtilen şekilde kullanımı ispatlamadığı, 07.06.2018 karar tarihinden önce, 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 E.
ve 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama masrafları ile vekalet ücretine ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını uyuşmazlık konusu 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemlerinin reddine, 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, kullanıma ilişkin bir delil sunulmadığını, öncelik haklarının bulunduğunu, iptale ilişkin aynı yaptırımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile de düzenlendiğini, usul hukukunda lehe hükmün değişiklik nedeniyle uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının açılan davada haksız çıktığını, davaya müvekkilinin sebebiyet vermediğini, davacının davasını ispat edemediğini, somut olayın iptal edilen mevzuat ile alakalı olmadığını, kararda benimsenen kabul ret oranının hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli bulunan 2010/64147 sayılı ve 2009/71170 sayılı markaların önceye dayalı kullanım nedeniyle hükümsüzlüğü, aynı zamanda 2009/71170 sayılı markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci ve mülga 14 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933666500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz