Ticaret Unvanının Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16965 E. 2015/3767 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ sicilden terkin↗ terkin↗ kötüniyet↗ ilan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın davacı lehine eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 sayılı KHK'nın 42/1-b ve 8/3 maddeleri gereğince kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunun tanık beyanları ile fiş ve faturalardan anlaşıldığı, davalının ise 11.08.2010 tarihi itibariyle markayı koruma altına aldığı, davalının faaliyet alanının, ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar,iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular vs. tarzında aletlerin tesisatının kurulması, bakımı ve tamiri hizmetleri olduğu, tarafların yaptıkları hizmetlerin kısmen farklı olmakla birlikte kardeş olmaları, dükkanlarının karşılıklı olması dikkate alındığında davalının, davacının “... Isı” adıyla tanındığını bilmemesinin mümkün olmadığından davalının yıllardır davacı
tarafından tanıtılıp, kullanılan “... Isı” markasını tescil ederek koruma altına alması nedeniyle kötüniyetli olduğu, “... Isı” ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkı olduğu, Yargıtay HGK'nın 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamına uyarınca kötüniyetli tescil edilen markanın tüm hizmet alanları yönünden hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2010/ 52309 no'lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre, ''...'' ibaresinin kardeş olan tarafların babaları tarafından ilk kez oluşturulup, kullanılmaya başlandığı ve tarafların babalarıyla birlikte faaliyette bulundukları, daha sonra davacının iş yerini ayırarak aynı ibare ile başka bir iş yerinde faaliyete başladığı, davalının ise babasından iş yerini devralmak suretiyle söz konusu ibareyi tescilsiz olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün hakları bulunmamaktadır.
556 saylı KHK'nın 6. maddesi uyarınca bu KHK ile sağlanan marka hakkı koruması tescille elde edilir. Aynı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca da başvuru ve tescilde öncelik ve teklik ilkesi geçerlidir. Öte yandan, Dairemiz yerleşik içtihatlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi hükmü uyarınca sağlanan marka tescilinden doğan hakların aynı işaret üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkı bulunan kişiye karşı ileri sürülmesi de mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, az önce de ifade edildiği üzere her iki tarafında babaları tarafından ihdas edilerek kullanılan "..." ibaresini kullanmaktan doğan öncelik ve müşterek üstün haklarının mevcudiyeti nedeniyle, davalının daha önce yaptığı marka başvurusu sonucu TPE nezdinde gerçekleştirdiği marka tescilinden doğan öncelik hakkı karşısında dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü mümkün olamayacağı gibi, davalı tarafça da davacının bu ibareyi tescilsiz olarak kullanımına karşı tescilli markasına dayalı önleme hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4503 E. 2024/649 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… e dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil» ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 …
Benzer bu kararda… na tescilli olduğunu, davalı tarafından noter aracılığıyla, "java" markasının kendisi lehine tescilli olduğunu, müvekkilinin ürünlerinde "JAVA" ibaresini kullanarak «marka hakkına tecavüz» etmesi sebebiyle müvekkilinin bir ay içerisinde ürünleri toplatması gerektiği, aksi halde hukuki yollara başvurulacağının «ihtar» ettiğini, müvekkilinin tüm ürünlerinde "SANİCA" markasının kullanıldığını, bazı ürünlerde müvekkili markasının yanında model isimleri kullanıldığını ve müvekkiline ait seri markaların kullanıldığını, ürünler üzerindeki ... markanın "SANİCA" olduğunu, müvekkilinin "SANİCA" ibareli markasını kullandığı bir kombinin modeli olarak "JAVA 3500" ibaresini kullandığını, ayrıca müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2019/128385 numaralı "SANICA JAVA" ibareli marka başvurusunun mevcut olduğunu, davalının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" mal ve hizmetleri yönünden «son» 5 yıl içinde herhangi bir yerde "JAVA" markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, davalının kötü niyetli bir şekilde kullanmadığı "JAVA" markasının tescilini sağlaması ve markayı piyasada kullanabilecek kimselerin kullanmasını engellenmesinin «hakkın kötüye kullanılmasının» açık bir örneği olduğunu ileri sürerek davalı adına 2014/66383 no. ile tescilli olan "JAVA" markasının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları" için 5 yıldan ... süredir kullanmama «sebebi» ile iptalini talep etmiştir.
… rası ile kayıtlı "JAVA" markasının tescilinin 11 ... sınıfta "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil»). iklimlendirme ve havalandırma cihazları." için, 5 yıldan ... süredir kullanmama sebebiyle ve iptal hallerinin 16.08.2019 tarihi itibariyle doğmuş olması «sebebi» ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 16.08.2019 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptaline karar verilmesi yönünde davayı «ıslah» etmiştir.
"ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" kategorisinde başvuru tarihinden beri halen hiçbir işlem, faaliyet, düzenleme vs. yapılmadığını, davalının java markasının kendi tescilli markası üzerinde marka başvuru tarihi olan15.08.2014 tarihinden itibaren markası için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, markanın faaliyete geçmesine herhangi bir engel bulunmamasına rağmen «kayda» değer bir delil veya emare ile kanıtlayabileceği somut bir ürün üretmediğini, davalının marka tescilinde samimi olmadığını ve markayı hiçbir zaman kullanmadığını, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · ara karar · marka hakkına tecavüz · ihtar · ıslah · dava sebebi · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… na tescilli olduğunu, davalı tarafından noter aracılığıyla, "java" markasının kendisi lehine tescilli olduğunu, müvekkilinin ürünlerinde "JAVA" ibaresini kullanarak «marka hakkına tecavüz» etmesi sebebiyle müvekkilinin bir ay içerisinde ürünleri toplatması gerektiği, aksi halde hukuki yollara başvurulacağının «ihtar» ettiğini, müvekkilinin tüm ürünlerinde "SANİCA" markasının kullanıldığını, bazı ürünlerde müvekkili markasının yanında model isimleri kullanıldığını ve müvekkiline ait seri markaların kullanıldığını, ürünler üzerindeki ... markanın "SANİCA" olduğunu, müvekkilinin "SANİCA" ibareli markasını kullandığı bir kombinin modeli olarak "JAVA 3500" ibaresini kullandığını, ayrıca müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2019/128385 numaralı "SANICA JAVA" ibareli marka başvurusunun mevcut olduğunu, davalının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" mal ve hizmetleri yönünden «son» 5 yıl içinde herhangi bir yerde "JAVA" markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, davalının kötü niyetli bir şekilde kullanmadığı "JAVA" markasının tescilini sağlaması ve markayı piyasada kullanabilecek kimselerin kullanmasını engellenmesinin «hakkın kötüye kullanılmasının» açık bir örneği olduğunu ileri sürerek davalı adına 2014/66383 no. ile tescilli olan "JAVA" markasının 11 ... sınıfta "ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil) iklimlendirme ve havalandırma cihazları" için 5 yıldan ... süredir kullanmama «sebebi» ile iptalini talep etmiştir.
… rası ile kayıtlı "JAVA" markasının tescilinin 11 ... sınıfta "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (..., sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil»). iklimlendirme ve havalandırma cihazları." için, 5 yıldan ... süredir kullanmama sebebiyle ve iptal hallerinin 16.08.2019 tarihi itibariyle doğmuş olması «sebebi» ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 16.08.2019 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptaline karar verilmesi yönünde davayı «ıslah» etmiştir.
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, TÜRKPATENT'ten gelen kayıtlardan dava konusu markanın tescil başvurusunun 15.08.2014 tarihinde yapılmış …
"ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar, elektrikli sobalar, (kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları" kategorisinde başvuru tarihinden beri halen hiçbir işlem, faaliyet, düzenleme vs. yapılmadığını, davalının java markasının kendi tescilli markası üzerinde marka başvuru tarihi olan15.08.2014 tarihinden itibaren markası için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, markanın faaliyete geçmesine herhangi bir engel bulunmamasına rağmen «kayda» değer bir delil veya emare ile kanıtlayabileceği somut bir ürün üretmediğini, davalının marka tescilinde samimi olmadığını ve markayı hiçbir zaman kullanmadığını, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10749 E. 2018/5587 K.
Ortak:ilan · dahili dava
İncelediğiniz kararda… e dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil» ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 …
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına kayıtlı 2012/71670 tescil numaralı “....” markasının 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») emtialar yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
… eddi gerekir. ...- Ancak, 556 sayılı KHK 62. maddesinin f fıkrası gereğince mahkeme kararının yayın yoluyla kamuya duyurulması hali sadece anılan maddede belirtilen «marka hakkına tecavüz» ile sınırlı olup, 42. maddedeki hükümsüzlük hallerinde kararın «ilan» yoluyla kamuya duyurulmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
O halde, hükümsüzlük kararının «ilanına» ilişkin davacı talebinin reddi gerekirken kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışın giderilmesi yeninden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… eddi gerekir. ...- Ancak, 556 sayılı KHK 62. maddesinin f fıkrası gereğince mahkeme kararının yayın yoluyla kamuya duyurulması hali sadece anılan maddede belirtilen «marka hakkına tecavüz» ile sınırlı olup, 42. maddedeki hükümsüzlük hallerinde kararın «ilan» yoluyla kamuya duyurulmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/291 E. 2023/3946 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… e dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil» ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 …
Benzer bu kararda… avacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11. sınıfta yer alan ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular emtiasında 1956 yılından beri üretim yaptığını, şirket yetkilisinin babası adına tescilli ayn …
… cı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11. sınıftaki ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular alanın da 1956 yılından beri üretim yaptığını ve ürettiklerini satışa sunduğunu, müvekkilinin "AYAS" ibaresini ticari etki yaratacak şekilde eylemli olarak kullandığını ve markasal etki yaratılması sonucu ürünlere ilişkin satışlar gerçekleştirdiğini, söz konusu ürünün yeterince satılmamasının öncelik hakkını bertaraf etmeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunun belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesini iptal kararına dayanılarak huzurdaki davanın reddedilmesi'nin zarar görmesine neden olacağı, bunun dışında usul kurallarında davalı lehine hükümlerin uygulanmayacağını ve bu suretle «usul ekonomisine» aykırı hareket edileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemştir.
… ılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını «uyuşmazlık konusu» 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemle …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · dosya masrafı · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemecesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında, konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak, davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın 2009/71170 sayılı markasını «uyuşmazlık konusu» 11. sınıftaki "ısıtma ve buhar üretim tesisi için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı elektrikli sobalar, kuzineler «dahil») iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular" emtiasında kullandığını savunmakla birlikte bu kullanıma dair hiç bir delil sunmadığı, davacının 2009/71170 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca iptali istemi yönünden dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, 2009/71170 ve 2010/64147 sayılı markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına marka hükümsüzlüğü istemle …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının açılan davada haksız çıktığını, davaya müvekkilinin sebebiyet vermediğini, davacının davasını ispat edemediğini, somut olayın iptal edilen mevzuat ile alakalı olmadığını, kararda benimsenen kabul ret oranının hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… VAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "AYAS ASPİRATÖR" ibaresinin tescil başvurusunda bulunup reddinden yaklaşık 6 yıl geçtikten sonra bu davayı açtığını, «zamanaşımının» dolduğunu, davacının müvekkilinin "AYAS" markasının hükümsüzlüğü talebinde hukuki dayanağının ve yararının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu markalarını tesc …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16965 E. , 2015/3767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/06/2014 tarih ve 2013/81-2014/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25 yıldır “ ... ISI CİHAZLARI/...” adı ile faaliyetlerini yürüttüğünü ve 10.02.2012 tarihinde işletmesinin ticari ünvanını " ... ISI CİHAZLARI - ... " olarak tescil ettirdiğini, “ ... Isı Cihazları” ismini meşhur ve maruf hale getirenin müvekkili olduğunu, davalının da “... METAL” adıyla faaliyette bulunduğunu, davalının da ısınma gereçleri sattığını ve 25.11.2011 tarihinde " ... ISI + ŞEKİL " ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini oysa, " ... ISI " ve " ... ISI CİHAZLARI " ibareleri üzerinde kullanım önceliğinin müvekkiline ait olduğunu, davalının kötüniyetli olup, haksız çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek, “ ... Isı” ve “ ... Isı Cihazları” ibareleri üzerinde kullanım önceliği hakkının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile, davalı adına 2010/ 52309 no ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olmadığını, kötüniyet ve tanınmış marka iddiasının da yerinde olmadığını, müvekkilinin tescilli marka hakkının korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın davacı lehine eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği gerekçeleri ile " ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar ( katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil ) " ve bunlarla doğrudan ilişkili- benzer görülen " ısıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması ( tesis edilmesi ) bakımı ve tamiri hizmetleri" açısından, 556 sayılı KHK'nın 42/1-b ve 8/3 maddeleri gereğince kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunun tanık beyanları ile fiş ve faturalardan anlaşıldığı, davalının ise 11.08.2010 tarihi itibariyle markayı koruma altına aldığı, davalının faaliyet alanının, ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar,iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular vs.
tarzında aletlerin tesisatının kurulması, bakımı ve tamiri hizmetleri olduğu, tarafların yaptıkları hizmetlerin kısmen farklı olmakla birlikte kardeş olmaları, dükkanlarının karşılıklı olması dikkate alındığında davalının, davacının “... Isı” adıyla tanındığını bilmemesinin mümkün olmadığından davalının yıllardır davacı
tarafından tanıtılıp, kullanılan “... Isı” markasını tescil ederek koruma altına alması nedeniyle kötüniyetli olduğu, “... Isı” ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkı olduğu, Yargıtay HGK'nın 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamına uyarınca kötüniyetli tescil edilen markanın tüm hizmet alanları yönünden hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2010/ 52309 no'lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre, ''...'' ibaresinin kardeş olan tarafların babaları tarafından ilk kez oluşturulup, kullanılmaya başlandığı ve tarafların babalarıyla birlikte faaliyette bulundukları, daha sonra davacının iş yerini ayırarak aynı ibare ile başka bir iş yerinde faaliyete başladığı, davalının ise babasından iş yerini devralmak suretiyle söz konusu ibareyi tescilsiz olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün hakları bulunmamaktadır.
556 saylı KHK'nın 6. maddesi uyarınca bu KHK ile sağlanan marka hakkı koruması tescille elde edilir. Aynı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca da başvuru ve tescilde öncelik ve teklik ilkesi geçerlidir. Öte yandan, Dairemiz yerleşik içtihatlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi hükmü uyarınca sağlanan marka tescilinden doğan hakların aynı işaret üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkı bulunan kişiye karşı ileri sürülmesi de mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, az önce de ifade edildiği üzere her iki tarafında babaları tarafından ihdas edilerek kullanılan "..." ibaresini kullanmaktan doğan öncelik ve müşterek üstün haklarının mevcudiyeti nedeniyle, davalının daha önce yaptığı marka başvurusu sonucu TPE nezdinde gerçekleştirdiği marka tescilinden doğan öncelik hakkı karşısında dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 42.
maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü mümkün olamayacağı gibi, davalı tarafça da davacının bu ibareyi tescilsiz olarak kullanımına karşı tescilli markasına dayalı önleme hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170120400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz