Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/519 E. 2023/3827 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/104 E., 2017/113 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince Yargıtayca duruşma istemli, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2004/12412 başvuru nolu "Ant Yapı" ibareli markanın tescil edildiğini, ayrıca "ANT" esas ibareli tescilli markalarının mevcut olduğunu, ticaret unvanındaki "Ant Yapı" ibaresinin de 2000 yılından bu yana ticaret sicilinde kayıtlı unvan olarak kullanıldığını, davalı tarafından müvekkili şirketin faaliyet alanına benzer nitelikteki alanda davacının ticaret unvanı ile karıştırılabilecek ticaret unvanının tescil edildiğini ileri sürerek ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz nedeniyle tecavüzün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından "ANT" ibaresinin markasal olarak kullanılmadığını, bu nedenle marka hakkına tecavüz bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirketin faaliyet alanları farklı olduğu gibi ticari sınıfların da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının ticaret unvanlarındaki ayırt edici çekirdek unsur "ANT" kelimesi olup, davacının 1991 tarihinden beri ticaret sicilinde kayıtlı olarak kullandığı ve marka olarak tescil edilen bu ibareye ilişkin yatırımlar yaparak bilinirlik kazandırdığı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" kelimesi ile ticaret unvanını 2016 tarihinde tescil ettirdiğini, her iki tarafın da iştigal konusunun inşaata ilişkin olduğunu, davalının ve davacının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinden faydalanma kastının bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davacıdan davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturacağı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin delil ibraz edilmediği, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının marka hakkında tecavüz sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin sicilden terkinine, marka hakkına tecavüze ilişkin davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markasına tanınmışlık kazandırdığını, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlandığını, ticaret unvanının her türlü kullanımının markasal kullanım olduğunu, davalının faaliyetlerinin marka hakkına tecavüz bulunduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticaret unvanını markasal olarak kullanmadığını, ticaret unvanının usulüne uygun şekilde tescil edildiğini, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, yurtdışında faaliyet gösterdiğini, karıştırılmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1581 E. 2023/5212 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… lduğunu, başvuruya konu işarette yer alan “FINANCIAL” ibaresinin başvuru kapsamından çıkarılan mallar ve hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı olup herhangi bir «ayırt ediciliği» bulunmadığını, başvuruya konu işarette esas unsur olarak yer alan “ANT” ibaresi ise redde mesnet markanın da esas unsurunu oluşturduğunu, bu itibarla başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
… ih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu "ANT FINANCIAL" ibareli başvuru ile redde mesnet "şekil+ANT" ibareli markalar arasında belirtilen anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya, anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 2 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvurunun reddedildiği 36 ncı sınıf yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «uyuşmazlık konusu» 36 ncı sınıf hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu ancak dava konusu "ANT FINANCIAL" ibareli başvuru ile "ANT" ibar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «ticaret unvanının terkini» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 00 yılından bu yana ticaret sicilinde kayıtlı unvan olarak kullanıldığını, davalı tarafından müvekkili şirketin faaliyet alanına benzer nitelikteki alanda davacının «ticaret unvanı» ile karıştırılabilecek ticaret unvanının tescil edildiğini ileri sürerek ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin terkinine, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle tecavüzün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
… ıtlı olarak kullandığı ve marka olarak tescil edilen bu ibareye ilişkin yatırımlar yaparak bilinirlik kazandırdığı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" kelimesi ile «ticaret unvanını» 2016 tarihinde tescil ettirdiğini, her iki tarafın da iştigal konusunun inşaata ilişkin olduğunu, davalının ve davacının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinden faydalanma kastının bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davacıdan davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturacağı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin delil «ibraz» edilmediği, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının marka hakkında tecavüz sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin sicilden terkinine, «marka hakkına tecavüze» ilişkin davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/519 E. , 2023/3827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/534 Esas, 2021/1313 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/104 E., 2017/113 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince Yargıtayca duruşma istemli, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2004/12412 başvuru nolu "Ant Yapı" ibareli markanın tescil edildiğini, ayrıca "ANT" esas ibareli tescilli markalarının mevcut olduğunu, ticaret unvanındaki "Ant Yapı" ibaresinin de 2000 yılından bu yana ticaret sicilinde kayıtlı unvan olarak kullanıldığını, davalı tarafından müvekkili şirketin faaliyet alanına benzer nitelikteki alanda davacının ticaret unvanı ile karıştırılabilecek ticaret unvanının tescil edildiğini ileri sürerek ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz nedeniyle tecavüzün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından "ANT" ibaresinin markasal olarak kullanılmadığını, bu nedenle marka hakkına tecavüz bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirketin faaliyet alanları farklı olduğu gibi ticari sınıfların da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının ticaret unvanlarındaki ayırt edici çekirdek unsur "ANT" kelimesi olup, davacının 1991 tarihinden beri ticaret sicilinde kayıtlı olarak kullandığı ve marka olarak tescil edilen bu ibareye ilişkin yatırımlar yaparak bilinirlik kazandırdığı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" kelimesi ile ticaret unvanını 2016 tarihinde tescil ettirdiğini, her iki tarafın da iştigal konusunun inşaata ilişkin olduğunu, davalının ve davacının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinden faydalanma kastının bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davacıdan davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturacağı, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin delil ibraz edilmediği, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının marka hakkında tecavüz sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "ANT" ibaresinin sicilden terkinine, marka hakkına tecavüze ilişkin davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markasına tanınmışlık kazandırdığını, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlandığını, ticaret unvanının her türlü kullanımının markasal kullanım olduğunu, davalının faaliyetlerinin marka hakkına tecavüz bulunduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticaret unvanını markasal olarak kullanmadığını, ticaret unvanının usulüne uygun şekilde tescil edildiğini, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, yurtdışında faaliyet gösterdiğini, karıştırılmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933634600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz