Genel kurul kararının butlanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1052 E. 2023/3724 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ dava açma ehliyeti↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ yeniden tescil↗ yoklukla malul karar↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ ortaklıktan çıkarılma↗ butlan↗ yasal hasım↗ yokluk↗ pasif husumet ehliyeti↗ ticaret sicili tescili↗ sahtecilik↗ şirketin ihyası↗ genel kurul kararının iptali↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ mirasçılık↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilan↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/750 E., 2020/568 K.
BİRLEŞEN DAVALAR : 1.İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21019/1155 Esas sayılı dosyası
: 2.İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/226 Esas sayılı dosyası,
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve şirketin ihyası asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden şirketin ihyası talebi bakımından kabulüne, asıl davada butlan nedeniyle genel kurul kararlarının iptali için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının tüzel kişiliği sona eren tasfiye halinde Hoşyapı Adi Komandit. Şti. aleyhine açtığı şirketin ihyasına ilişkin davanın, davalının davalı olabilme ehliyetinin bulunmadığı ve taraf sıfatı olmayan şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hoş Yapı Adi Komandit Şirketi ... ve Ortakları şirketinin kurucusu ...'nın eşi olup eşinin vefatı nedeniyle şirket hisselerine mirasçı olduğunu, şirketin taşınmazlarının, şirketteki hak ve hisselerinin adına intikal ve tescillerinin yapılması hususunda noterde düzenlenen vekâletnameler ile dava dışı 3 üncü kişiyi yetkilendirdiğini, 29.08.2006 tarihinde noterlikte tanzim edilen ortaklar kurulu kararı ile şirket sermaye yapısı ile ilgili tadil tasarısı düzenlenerek bu işlem ile şirketin temsil ve ilzamı konusunda... ve haricen atanan ...'ın yetkilendirildiğini, bu işlemler sonrasında şirketin maliki olduğu arsanın şirketin aldığı kararla...'ün babasına devredildiğini, daha sonra ortaklar kurulu kararı ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, devamında şirket isminin Hoşyapı Adi Komandit Şirketi... ve Ortağı olarak değiştirildiğini, 22.06.2015 tarihinde ise şirketin tasfiye kararı alarak 26.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kapatıldığını, sicilden terkin edildiğini, 29.08.2006 tarihinde tanzim edilen ortaklar kurulu kararının sahtecilik nedeni ile mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek sahtecilik nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeni ile butlan ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin sicilden terkin edilmesi işlemi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gerekirse tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada şirketin tasfiye memuru olan ...' a davanın yöneltilmesi için süre verildiğini, bu nedenle birleştirme talepli olarak bu davayı açtıklarını ileri sürerek asıl davadaki beyanlarını tekrarla sahtecilik nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeni ile butlan ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin sicilden terkin edilmesi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gerekirse tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/226 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki beyan ve taleplerini tekrar etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32 nci ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davada yasal hasım olduğunu, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihya davalarında Ticaret Sicil Müdürlüğü ile tasfiye memurlarına birlikte husumet yöneltilerek ikame edilmesi şart olduğunu, zorunlu dava arkadaşlarının mahkemece davaya re'sen dahil edilmeli gerektiğini, derdest asıl dava varken ayrıca dava açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, davacının ortaklık çıkarılmasının kesinleştiğini, şirket ortağı olmaması sebebi ile ihya davası açma ehliyetinin de bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, asıl ve birleşen davaların zamanaşımına uğradıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
3-Birleşen davada davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirket tasfiye memuru ...'ın aleyhine açılan her iki dosyadaki genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin dava yönünden, davalıların davalı olabilme yani pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, tasfiye edilmiş "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin aleyhine açılan ihya davasının yine, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuru aleyhine açılması gerekirken şirket aleyhine açıldığı anlaşılmakla bu dosyadaki şirketin ihyasına ilişkin talebin, davalının pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının açtığı ve İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/819 E. sayılı dosyasındaki dava dışı "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin genel kurul kararlarının butlan sebebiyle yoklukta malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin açılan davanın yargılamasının tamamlanabilmesi bakımından davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden şirketin ihyası talebi bakımından kabulü ile; tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin 6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Mahkemenin 2020/819 E. sayılı dosyasındaki dava ve işbu davada verilecek kararın infazı için gerekli işlemleri yapmak üzere ve şirketin adına kayıtlı taşınmazlar yönünden açılacak davalar ile ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla ticaret siciline yeniden tescili ile ihyasına; ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için taraf vekillerine tasfiye memuru atanmasında aralarında uyuşamaması dikkate alınarak resen mali müşavir Barış Bedir'in tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, davacının asıl davada butlan nedeniyle genel kurul kararlarının iptali için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının şirketin ihyası için, tüzel kişiliği sona eren tasfiye halinde Hoşyapı ... Şti. aleyhine açtığı şirketin ihyasına ilişkin davanın, davalının davalı olabilme ehliyetinin bulunmadığı ve taraf sıfatının bu nedenle olmayan şirket yönünden, ihyası istenilen şirket aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle dava ehliyeti yönünden işbu şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada verilen birleştirme kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının asıl davada verilen karar ile birlikte istinaf yoluna başvurulabileceği gerekçesi ile reddedildiğini, ihya davalarında sicil memurluğu ile tasfiye memurlarına birlikte husumet yöneltilmesinin şart olduğunu, mahkemece tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi gerekirken ayrı dava açılıp birleştirilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu birleşen davada derdestlik itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca birleştirilen dosyada mahkeme masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, davacının ihya davasını alacaklı sıfatıyla değil şirketin ortağı sıfatıyla açtığını, davacının ortaklıktan çıkarılmaya itiraz etmeyip herhangi bir dava da açmadığını, 29.08.2006 tarihli tadil sözleşmesinin mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, yoklukla malul olduğunu, davalı şirket adına yapılan hiçbir işlem veya tasarruf olmadığını, hal böyle iken davacının asılsız iddialarına itibar edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davada ... için yapılan istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen komandit şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18803 E. 2015/3750 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · taraf ehliyeti · hukuki yarar · terkin · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirket «tasfiye memuru» ...'ın aleyhine açılan her iki dosyadaki genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespit ve iptaline ilişkin dava yönünden, davalıların davalı olabilme yani «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, tasfiye edilmiş "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin aleyhine açılan «ihya» davasının yine, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuru aleyhine açılması gerekirken şirket aleyhine açıldığı anlaşılmakla bu dosyadaki şirketin ihyasına ilişkin talebin, davalının pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının açtığı ve İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/819 E. sayılı dosyasındaki dava dışı "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin «genel kurul kararlarının butlan» sebebiyle yoklukta malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin açılan davanın yargılamasının tamamlanabilmesi bakımından davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden «şirketin ihyası» talebi bakımından kabulü ile; tasfiye sonucu «sicilden terkin» edilen ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ihya» davalarında Ticaret Sicil Müdürlüğü ile «tasfiye memurlarına» birlikte «husumet» yöneltilerek ikame edilmesi şart olduğunu, zorunlu dava arkadaşlarının mahkemece davaya re'sen «dahil» edilmeli gerektiğini, «derdest» asıl dava varken ayrıca dava açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, davacının «ortaklık çıkarılmasının» kesinleştiğini, şirket ortağı olmaması «sebebi» ile «ihya davası» «açma ehliyetinin» de bulunmadığını, davacının dava açmakta «hukuki yararı» olmadığını, asıl ve birleşen davaların «zamanaşımına» uğradıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
… ı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada verilen birleştirme kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının asıl davada verilen karar ile birlikte «istinaf yoluna başvurulabileceği» gerekçesi ile reddedildiğini, «ihya» davalarında sicil memurluğu ile «tasfiye memurlarına» birlikte «husumet» yöneltilmesinin şart olduğunu, mahkemece tasfiye memurunun davaya «dahil» edilmesi gerekirken ayrı dava açılıp birleştirilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu birleşen davada «derdestlik» itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca birleştirilen dosyada mahkeme «masrafı» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, davacının ihya davasını alacaklı sıfatıyla değil şirketin ortağı sıfatıyla açtığını, davacının «ortaklıktan çıkarılmaya» itiraz etmeyip herhangi bir dava da açmadığını, 29.08.2006 tarihli tadil sözleşmesinin mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, «yoklukla malul» olduğunu, davalı şirket adına yapılan hiçbir işlem veya tasarruf olmadığını, hal böyle iken davacının asılsız iddialarına itibar edilmek sureti ile davanın kabulün …
Benzer bu karardaMahkemece yazılı gerekçelerle davacıların taraf «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere iptali istenen sözleşmenin «yoklukla malul» bulunması halinde şirket ortaklarının da ilgili sıfatıyla böyle bir sözleşmenin yokluğunu talep etmekte «hukuki yararlarının» bulunduğunun kabulü gerekir.
Dava, 14.03.2013 tarihli şirket tadil sözleşmesi başlığı altında şirket ana sözleşmesinin bazı maddelerinde değişiklik yapılan belgedeki imzaların sahte olduğu, bu sözleşmenin «yoklukla malul» ve hükümsüz sayılması ile bu sözleşmeye dayalı olarak şirket taşınmazı üzerine konulan ipoteğin «terkini» istemine ilişkindir.
Ortakları ünvanlı şirket olup, ana sözleşmeye göre şirketi «temsile» yetkili ortakların ... ve ... olduğu, sahte olarak yapıldığı iddia edilen şirket tadil sözleşmesine göre ise münferiden ...'ın şirketi temsile yetkili olduğu, ancak davacı olabilecek şirket ile ... arasında «menfaat çatışması» bulunduğundan ancak şirkete «kayyım tayin» ettirilmek suretiyle şirketin davada taraf olarak yer alabileceği ve bu şekilde şirket adına dava açılabileceği, davacı sıfatının bu usule göre şirket olarak gösterilmesi gerektiği ancak davanın «ehliyeti» bulunan şirket adına açılmadığı gerekçesiyle davacıların taraf ehliyeti bulunmadığından davalarının reddine karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · kayyım tayini · kayyım · aktif husumet
Benzer bu karardaOrtakları ünvanlı şirket olup, ana sözleşmeye göre şirketi «temsile» yetkili ortakların ... ve ... olduğu, sahte olarak yapıldığı iddia edilen şirket tadil sözleşmesine göre ise münferiden ...'ın şirketi temsile yetkili olduğu, ancak davacı olabilecek şirket ile ... arasında «menfaat çatışması» bulunduğundan ancak şirkete «kayyım tayin» ettirilmek suretiyle şirketin davada taraf olarak yer alabileceği ve bu şekilde şirket adına dava açılabileceği, davacı sıfatının bu usule göre şirket olarak gösterilmesi gerektiği ancak davanın «ehliyeti» bulunan şirket adına açılmadığı gerekçesiyle davacıların taraf ehliyeti bulunmadığından davalarının reddine karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiş …
Bu durumda öncelikle dava konusu sözleşmenin yokluğu ve hükümsüzlüğü sonucunu doğuracak bir halin bulunup bulunmadığı belirlenerek, davacıların «aktif husumetinin» buna göre değerlendirilmesi gerekirken, bu husustaki istemin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7935 E. 2016/6276 K.
Ortak:butlan
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 21019/1155 Esas sayılı dosyası : 2.İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/226 Esas sayılı dosyası, Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» ve «şirketin ihyası» asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı «tasfiye memuru» ... yönünden şirketin ihyası talebi bakımından kabulüne, asıl davada «butlan» nedeniyle genel kurul kararlarının iptali için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine, davacının «tüzel kişiliği» sona eren tasfiye halinde Hoşyapı Adi Komandit.
… ekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hoş Yapı Adi Komandit Şirketi ... ve Ortakları şirketinin kurucusu ...'nın eşi olup eşinin vefatı nedeniyle şirket hisselerine «mirasçı» olduğunu, şirketin taşınmazlarının, şirketteki hak ve hisselerinin adına intikal ve tescillerinin yapılması hususunda noterde düzenlenen vekâletnameler ile dava dışı 3 üncü kişiyi yetkilendirdiğini, 29.08.2006 tarihinde noterlikte tanzim edilen «ortaklar kurulu» kararı ile şirket sermaye yapısı ile ilgili tadil tasarısı düzenlenerek bu işlem ile şirketin «temsil» ve ilzamı konusunda... ve haricen atanan ...'ın yetkilendirildiğini, bu işlemler sonrasında şirketin maliki olduğu arsanın şirketin aldığı kararla...'ün babasına devredildiğini, daha sonra ortaklar kurulu kararı ile davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verildiğini, devamında şirket isminin Hoşyapı Adi Komandit Şirketi... ve Ortağı olarak değiştirildiğini, 22.06.2015 tarihinde ise şirketin «tasfiye» kararı alarak 26.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kapatıldığını, «sicilden terkin» edildiğini, 29.08.2006 tarihinde tanzim edilen ortaklar kurulu kararının «sahtecilik» nedeni ile mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek sahtecilik nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve «dolandırıcılık» nedeni ile «butlan» ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin sicilden terkin edilmesi işlemi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gerekirse «tasfiye memuru» olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada şirketin «tasfiye memuru» olan ...' a davanın yöneltilmesi için süre verildiğini, bu nedenle birleştirme talepli olarak bu davayı açtıklarını ileri sürerek asıl davadaki beyanlarını tekrarla «sahtecilik» nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte «ortaklar kurulu» kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve «dolandırıcılık» nedeni ile «butlan» ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin «sicilden terkin» edilmesi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gereki …
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
-
Önceki davadan feragat, sonraki davada kesin hüküm oluşturur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6503 E. 2022/3785 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'ndeki yargılama neticesinde «feragat» doğrultusunda davanın reddine dair verilen kararın kesinleşmiş olduğu, feragatın «kesin» hüküm sonuçları doğurması nedeniyle de davacının davalıdan talep edebileceği şirket ortaklığından kaynaklanan, mirastan gelen payına isabet eden «alacak davası» yönünden mahkememizde görülmekte olan davanın, buna göre de daha önce İstanbul 11.
… n diğer ortaklarınca davacı murisinin vefatı nedeniyle davacıya o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca 27.10.2008 tarihli «ihtarname» ile, komandit veya komanditer olmayı isteyip istemediğine ilişkin «ihtara» davacı tarafça 27.11.2008 tarih cevabı ihtarnamesi ile komandite veya komanditer olmak istemediğini ve şirketin usulüne uygun yapılan bilançosuna göre hisse bedelinin ödenmesini talep ettiği, davacının komandite veya komanditer olmak istememesi nedeniyle geride talep edebileceği «mirasçılık» payından kaynaklanan hissesine düşecek «çıkma payı» bedelinin usulüne uygun ödenmemesi üzerine, çıkma payının tespiti ve tahsili için dava açmış olduğu, bu «davadan feragat» ettiği, davacı ile davalı arasında görülebilecek olan davanın tek başına şirket ortaklık payından kaynaklanan ortaklık payına isabet eden «alacak davası» olabileceği, bunun ise 11.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bahsi geçen kararı ile hükme bağlanmış olmasından dolayı davacı ile davalı arasında «kesin» hüküm bulunduğu, kesin hükmün HMK 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirket «tasfiye memuru» ...'ın aleyhine açılan her iki dosyadaki genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespit ve iptaline ilişkin dava yönünden, davalıların davalı olabilme yani «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, tasfiye edilmiş "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin aleyhine açılan «ihya» davasının yine, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuru aleyhine açılması gerekirken şirket aleyhine açıldığı anlaşılmakla bu dosyadaki şirketin ihyasına ilişkin talebin, davalının pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının açtığı ve İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/819 E. sayılı dosyasındaki dava dışı "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin «genel kurul kararlarının butlan» sebebiyle yoklukta malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin açılan davanın yargılamasının tamamlanabilmesi bakımından davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden «şirketin ihyası» talebi bakımından kabulü ile; tasfiye sonucu «sicilden terkin» edilen ...
… ı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada verilen birleştirme kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının asıl davada verilen karar ile birlikte «istinaf yoluna başvurulabileceği» gerekçesi ile reddedildiğini, «ihya» davalarında sicil memurluğu ile «tasfiye memurlarına» birlikte «husumet» yöneltilmesinin şart olduğunu, mahkemece tasfiye memurunun davaya «dahil» edilmesi gerekirken ayrı dava açılıp birleştirilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu birleşen davada «derdestlik» itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca birleştirilen dosyada mahkeme «masrafı» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, davacının ihya davasını alacaklı sıfatıyla değil şirketin ortağı sıfatıyla açtığını, davacının «ortaklıktan çıkarılmaya» itiraz etmeyip herhangi bir dava da açmadığını, 29.08.2006 tarihli tadil sözleşmesinin mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, «yoklukla malul» olduğunu, davalı şirket adına yapılan hiçbir işlem veya tasarruf olmadığını, hal böyle iken davacının asılsız iddialarına itibar edilmek sureti ile davanın kabulün …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1052 E. , 2023/3724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1128 Esas, 2022/1438 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/750 E., 2020/568 K.
BİRLEŞEN DAVALAR 1.İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21019/1155 Esas sayılı dosyası
:
2. İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/226 Esas sayılı dosyası,
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve şirketin ihyası asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden şirketin ihyası talebi bakımından kabulüne, asıl davada butlan nedeniyle genel kurul kararlarının iptali için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının tüzel kişiliği sona eren tasfiye halinde Hoşyapı Adi Komandit. Şti. aleyhine açtığı şirketin ihyasına ilişkin davanın, davalının davalı olabilme ehliyetinin bulunmadığı ve taraf sıfatı olmayan şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hoş Yapı Adi Komandit Şirketi ... ve Ortakları şirketinin kurucusu ...'nın eşi olup eşinin vefatı nedeniyle şirket hisselerine mirasçı olduğunu, şirketin taşınmazlarının, şirketteki hak ve hisselerinin adına intikal ve tescillerinin yapılması hususunda noterde düzenlenen vekâletnameler ile dava dışı 3 üncü kişiyi yetkilendirdiğini, 29.08.2006 tarihinde noterlikte tanzim edilen ortaklar kurulu kararı ile şirket sermaye yapısı ile ilgili tadil tasarısı düzenlenerek bu işlem ile şirketin temsil ve ilzamı konusunda... ve haricen atanan ...'ın yetkilendirildiğini, bu işlemler sonrasında şirketin maliki olduğu arsanın şirketin aldığı kararla...'ün babasına devredildiğini, daha sonra ortaklar kurulu kararı ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, devamında şirket isminin Hoşyapı Adi Komandit Şirketi...
ve Ortağı olarak değiştirildiğini, 22.06.2015 tarihinde ise şirketin tasfiye kararı alarak 26.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kapatıldığını, sicilden terkin edildiğini, 29.08.2006 tarihinde tanzim edilen ortaklar kurulu kararının sahtecilik nedeni ile mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek sahtecilik nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeni ile butlan ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin sicilden terkin edilmesi işlemi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gerekirse tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada şirketin tasfiye memuru olan ...' a davanın yöneltilmesi için süre verildiğini, bu nedenle birleştirme talepli olarak bu davayı açtıklarını ileri sürerek asıl davadaki beyanlarını tekrarla sahtecilik nedeniyle iptal edilen ve şirket yönetimini değiştiren 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış tüm kararların ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeni ile butlan ile malul olduğunun tespitine ve iptaline, şirketin sicilden terkin edilmesi de butlan ile sakat olduğundan Hoşyapı Adi Komandit Şirketi Mahmet Hüdai Süsoy ve Ortakları şirketinin bu isimle ihyasına ve faaliyetinin devamına, gerekirse tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/226 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki beyan ve taleplerini tekrar etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32 nci ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davada yasal hasım olduğunu, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihya davalarında Ticaret Sicil Müdürlüğü ile tasfiye memurlarına birlikte husumet yöneltilerek ikame edilmesi şart olduğunu, zorunlu dava arkadaşlarının mahkemece davaya re'sen dahil edilmeli gerektiğini, derdest asıl dava varken ayrıca dava açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, davacının ortaklık çıkarılmasının kesinleştiğini, şirket ortağı olmaması sebebi ile ihya davası açma ehliyetinin de bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, asıl ve birleşen davaların zamanaşımına uğradıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
3-Birleşen davada davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirket tasfiye memuru ...'ın aleyhine açılan her iki dosyadaki genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin dava yönünden, davalıların davalı olabilme yani pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, tasfiye edilmiş "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin aleyhine açılan ihya davasının yine, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuru aleyhine açılması gerekirken şirket aleyhine açıldığı anlaşılmakla bu dosyadaki şirketin ihyasına ilişkin talebin, davalının pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının açtığı ve İlk Derece Mahkemesi'nin 2020/819 E.
sayılı dosyasındaki dava dışı "Tasfiye Halinde Hoşyapı Ali Komandit Şirketi... ve Ortağı Şirketi"nin genel kurul kararlarının butlan sebebiyle yoklukta malul olduğunun tespit ve iptaline ilişkin açılan davanın yargılamasının tamamlanabilmesi bakımından davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen davada davalı tasfiye memuru ... yönünden şirketin ihyası talebi bakımından kabulü ile; tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin 6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Mahkemenin 2020/819 E.
sayılı dosyasındaki dava ve işbu davada verilecek kararın infazı için gerekli işlemleri yapmak üzere ve şirketin adına kayıtlı taşınmazlar yönünden açılacak davalar ile ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla ticaret siciline yeniden tescili ile ihyasına; ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için taraf vekillerine tasfiye memuru atanmasında aralarında uyuşamaması dikkate alınarak resen mali müşavir Barış Bedir'in tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, davacının asıl davada butlan nedeniyle genel kurul kararlarının iptali için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının şirketin ihyası için, tüzel kişiliği sona eren tasfiye halinde Hoşyapı ...
Şti. aleyhine açtığı şirketin ihyasına ilişkin davanın, davalının davalı olabilme ehliyetinin bulunmadığı ve taraf sıfatının bu nedenle olmayan şirket yönünden, ihyası istenilen şirket aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle dava ehliyeti yönünden işbu şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1155 E. sayılı davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada verilen birleştirme kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının asıl davada verilen karar ile birlikte istinaf yoluna başvurulabileceği gerekçesi ile reddedildiğini, ihya davalarında sicil memurluğu ile tasfiye memurlarına birlikte husumet yöneltilmesinin şart olduğunu, mahkemece tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi gerekirken ayrı dava açılıp birleştirilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu birleşen davada derdestlik itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca birleştirilen dosyada mahkeme masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, davacının ihya davasını alacaklı sıfatıyla değil şirketin ortağı sıfatıyla açtığını, davacının ortaklıktan çıkarılmaya itiraz etmeyip herhangi bir dava da açmadığını, 29.08.2006 tarihli tadil sözleşmesinin mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, yoklukla malul olduğunu, davalı şirket adına yapılan hiçbir işlem veya tasarruf olmadığını, hal böyle iken davacının asılsız iddialarına itibar edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davada ... için yapılan istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen komandit şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933606000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz