YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/963 E. 2023/4011 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/363 E., 2019/504 K.
Taraflar arasındaki tasarım ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/00945 sayılı tabure tasarımın başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yeni olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu karara karşı itirazlarının da Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkiline ait tasarımın yeni olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/T-709 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tabure tasarımı ile başvuru tarihinden önce üçüncü kişilerce internet üzerinden kamuya sunulan redde gerekçe gösterilen ürünlerin oturma kısmındaki desenler hariç aynı olduğunu, kıyaslanan tasarımlar arasında sadece desenle sınırlı olan farklılıkların tasarımlara yenilik vasfı kazandırmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Novussi Fatih Plas. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, anonim bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2018/00945/1-2-3-4 sıra no.lu “tabure” tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nazarında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan tespitlere hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan aynen iştirak edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, müvekkilinin tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarıma konu ürünün tabure olması nedeniyle oturma alanındaki farklılıkların esaslı bir yenilik ve ayırt edicilik teşkil ettiğini, tasarımdaki diğer farklıların bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait “tabure” tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun 56 ve 64 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12373 E. 2012/18642 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · feragat · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… a kapsamına göre, davacı vekilinin davalı tasarımının hükümsüzlüğü yönünde dava açacağını beyan etmesi kapsamında uyuşmazlığın yanlızca davacı tasarımına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ve men'ine yönelik olduğu, davalının ürettiği tabure ürününün, kendi adına tescilli bulunan 2010/00177 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesi kapsamında olması ve ürünün tescil belgesinden farklı olduğu yönünde bir iddianın bulunmamasına göre, «tescilli tasarım» hakkına dayalı üretim, satış ve pazarlamanın davacıya ait tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalıya ait endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü, davacı endüstriyel tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturan eylemlerin tespiti, durdurulması, men'i vs. istemine ilişkin olup, dava dilekçesi kapsamında açıkça davalıya ait endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, yargılama aşamasında davacı vekilinin imzasız beyanı ile davalı endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğü yönünde dava açılacağı belirtilmiş ise de, bu beyanın usulüne uygun bir «feragat» beyanı olmadığı anlaşılmaktadır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/688 E. 2023/7442 K.
Ortak:ayırt edicilik · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… urulduğunu, müvekkilinin tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarıma konu ürünün tabure olması nedeniyle oturma alanındaki farklılıkların esaslı bir yenilik ve «ayırt edicilik» teşkil ettiğini, tasarımdaki diğer farklıların bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne …
… ığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · sicilden terkin · kazanılmış hak · terkin · dosya masrafı · ilan · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ildiğinin belirlendiği, ancak, asıl davanın endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, mevzuatta bu dava sonucunda kurulacak hükmün «ilanına» dair bir düzenleme olmamasına rağmen Mahkemece asıl davaya yönelik hükmün ilanına dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği, Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı karşı davalının açtığı asıl davanın kısmen kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kısmen kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarıma karşı, davacı karşı davalı tarafından yapılan tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu tasarımlara bulundukları yerde el konulmasına ve imhasına, internet üzerinden «dahil» olmak üzere satışlarının durdurulmasına, satış için icatta bulunulmasının durdurulmasına, reklamlarının durdurulmasına, bu ürünlerin içinde bulunduğu katalogların toplatılmasına ve imhasına, bu ürünlerin ihracatlarının durdurulmasına, davalı karşı davacının 2014/04578-1, 3 ve 6 nolu tasarımlar açısından açtığı davanın reddine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davacı karşı davalıdan karşılanmak suretiyle kararın tirajı 50.000 üzerinde yayınlanan ulusal gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
… ilsiz tabure tasarımında ayaklar arasında oluşturulan dört adet üçgen boşluk şeklindeki görünümü ile taburenin üstünün görünümü itibarıyla davalı karşı davacıya ait «tescilli tasarıma» nazaran seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi itibarıyla farklılık arz ettiği, köşebentli tabure ayaklarının işlevsellikle ilgili olduğu ve tasarım korumasının dışında tutulması gerektiği, tasarımlar arasında ... ortak nokta olan hasır görünümlü desenin ise sektörde öteden beri bilinen genel bir desen olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya i …
… en tescilsiz tabure tasarımında ayaklar arasında oluşturulan dört adet üçgen boşluk şeklindeki görünümü ile taburenin üstünün görünümü itibarıyla karşı davacıya ait «tescilli tasarıma» nazaran seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi itibarıyla farklılık arz ettiği, köşebentli tabure ayaklarının işlevsellikle ilgili olduğu ve …
… sunulduğunu, “harcı-alem” bir biçimsel dile dönüştüğünün görüldüğü ve netice olarak ... ve ayırt edici özellik taşımadığını, her bir talepleri bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ... vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bozma ile sınırlı inc …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2645 E. 2022/4516 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… urulduğunu, müvekkilinin tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarıma konu ürünün tabure olması nedeniyle oturma alanındaki farklılıkların esaslı bir yenilik ve «ayırt edicilik» teşkil ettiğini, tasarımdaki diğer farklıların bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne …
Benzer bu kararda… espiti için yapılacak benzerlik testinde, aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma olasılığının incelenmediği, bunların yenilik vasfı incelemesi yapıldıktan sonra «ayırt edicilik» vasfının incelenmesinde dikkate alınacağı, yeniliği yoktur diyebilmek için hükümsüzlüğü istenilen tasarımın önceden kamuya sunulan tasarım belgelerinden tasarımlar ile aynı olmasının şart olduğu, «terkini» talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, yeniliğin önceki tasarıma göre belirleneceği, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme yani mevcut tasarıma ek onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık mevcut tasarım esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçük, bunun dışında ise büyük olduğu, yeniliğin ne özgürlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağı olmadığı, bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunmasının, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması olduğu, kıyaslamanın, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesi olduğu, 554 sayılı KHK'nın 7/3 maddesine göre ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verildiği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alındığı, seçenek özgürlüğü ibaresi ile kastedilenin, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunması olduğu, bunun değerlendirilmesinin de nesnel olduğu, davacı tarafından 2014/04578- 1,3,6 ve 2012 07491/1 sayılı tescilin hükümsüzlüğünün talep edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan «tescilli tasarımların» karşılaştırması sonucu kıyaslaması yapılan taburelerin davaya konu 2012 /07491 sayılı tasarımlardan farklı görünüm özelliklerine sahip olduğu, bu nedenle davalıya …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · bilirkişi incelemesi · terkin · dosya masrafı · ilan · dahili dava
Benzer bu karardaTic.Ltd.Şti.nin tecavüz fiilini gerçekleştirdiği; 2014 04578/1,3,6 nolu tasarımlara tecavüz yönünden yapılan değerlendirme de ise, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 D.iş dosyasındaki tasarımların benzer görünüm özelliğine sahip olduğu ancak, davalı/karşı davacıya ait bu «tescilli tasarımların» yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, bu nedenle tecavüz fiilinin gerçekleşmediği, davalı/karşı davacı Fatih Plastik San.Tic.Ltd.Şti.nin üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve imhasına ilişkin talebinin, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15.11.2017 tarih ve 2016/3891 Esas 2017/6206 Karar sayılı ilamına göre, tecavüze uğrayan, tasarım hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasını talep edebileceğinden somut olayda bununla ilgili davalı işyerinde bu aşamaya kadar herhangi bir tespit yapılmadığından ve mahkemece de bunun tespiti bu aşamada söz konusu olmadığından reddine, her ne kadar davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasının tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, anılan değişik iş dosyasının 04/04/2016 tarihli değişik iş kararı incelendiğinde; işbu davanın dosyasında dava …
… eddine; davalı adına tescilli 2012 07491/1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulü ile, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalı/ karşı davacı Fatih Plastik San.
… espiti için yapılacak benzerlik testinde, aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma olasılığının incelenmediği, bunların yenilik vasfı incelemesi yapıldıktan sonra «ayırt edicilik» vasfının incelenmesinde dikkate alınacağı, yeniliği yoktur diyebilmek için hükümsüzlüğü istenilen tasarımın önceden kamuya sunulan tasarım belgelerinden tasarımlar ile aynı olmasının şart olduğu, «terkini» talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, yeniliğin önceki tasarıma göre belirleneceği, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme yani mevcut tasarıma ek onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık mevcut tasarım esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçük, bunun dışında ise büyük olduğu, yeniliğin ne özgürlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağı olmadığı, bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunmasının, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması olduğu, kıyaslamanın, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesi olduğu, 554 sayılı KHK'nın 7/3 maddesine göre ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verildiği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alındığı, seçenek özgürlüğü ibaresi ile kastedilenin, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunması olduğu, bunun değerlendirilmesinin de nesnel olduğu, davacı tarafından 2014/04578- 1,3,6 ve 2012 07491/1 sayılı tescilin hükümsüzlüğünün talep edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan «tescilli tasarımların» karşılaştırması sonucu kıyaslaması yapılan taburelerin davaya konu 2012 /07491 sayılı tasarımlardan farklı görünüm özelliklerine sahip olduğu, bu nedenle davalıya …
Şti. yönünden «delil tespiti» yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» iş bu dosyada nazara alınmadığı gerekçesiyle, davacı/karşı davalı Sönmez Hammadde Plastik San. ve Tic.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6003 E. 2024/2184 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… zetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olduğunu, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için «bilirkişi incelemesine» bile gerek olmamasına rağmen haklı davanın reddedildiğini, tasarım incelendiğinde rahatlıkla anlaşılacağı üzere; ''plastik tabure'' denildiği zaman akla ilk gelen, zihinlerde ilk canlanan, uzun yıllardır ülkemizde dükkanların önünde çay içilip tavla oynanırken kullanılması nedeniyle esnaflarla özdeşleşen bir tabure tasarımı, davacı tarafça sistemin zafiyetinden istifade edilerek koruma altına aldırıldığını, davaya konu tasarım belgesinin verildiği 2012 yılından önce Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşamış ve dükkanların bulunduğu herhangi bir caddede bir kez olsun yürümüş herhangi bir insanın davaya konu tasarımın 2012 yılından önce kamuya arz edilmiş ve harcıalem nitelikte bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini, hal böyle iken, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için esasında bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, bu husus defalarca yerel mahkemeye de izah edilmesine karşın, yerel mahkemenin baştan aşağı hatalı raporu hükme esas alarak «hakkaniyete» aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine , yerleşik içtihatlara, istinaf ilamına ve hakkaniyete …
… u, raporun gerekli incelemenin yapılmaması ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için «bilirkişi incelemesine» bile gerek olmadığını, hükme esas teşkil eden raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine, yerleşik içtihatlara, dosya kapsamında verilen ilk istinaf ilamına ve «hakkaniyete» aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/963 E. , 2023/4011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/294 Esas, 2021/1362 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/363 E., 2019/504 K.
Taraflar arasındaki tasarım ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/00945 sayılı tabure tasarımın başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yeni olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu karara karşı itirazlarının da Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkiline ait tasarımın yeni olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/T-709 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tabure tasarımı ile başvuru tarihinden önce üçüncü kişilerce internet üzerinden kamuya sunulan redde gerekçe gösterilen ürünlerin oturma kısmındaki desenler hariç aynı olduğunu, kıyaslanan tasarımlar arasında sadece desenle sınırlı olan farklılıkların tasarımlara yenilik vasfı kazandırmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Novussi Fatih Plas. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, anonim bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2018/00945/1-2-3-4 sıra no.lu “tabure” tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nazarında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan tespitlere hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan aynen iştirak edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, müvekkilinin tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarıma konu ürünün tabure olması nedeniyle oturma alanındaki farklılıkların esaslı bir yenilik ve ayırt edicilik teşkil ettiğini, tasarımdaki diğer farklıların bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait “tabure” tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun 56 ve 64 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933571200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz