Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6003 E. 2024/2184 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/44 E., 2022/92 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 17.07.2012 tarihli 2012/04912 no.lu endüstriyel tasarımının daha önce kamuya sunulmuş olan tabureler karşısında yeni ve ayrıt edici olmadığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/163 E. sayılı tasarım hakkına tecavüzün tespiti istemli dosyada kapsamlı beyan dilekçesi sunulduğunu, özgün olmayan ve harcıalem olan tescilden önceki bir yıl içinde halka arz edilen bir ürün hakkında tekelleşme hakkını doğuracak şeklide koruma sağlanamayacağını ve bu koruma ile hak talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek 2012/04912 no.lu tasarım başvurusunun hükümsüzlüğü ile iptaline ve tasarım sicilinden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu web sayfalarındaki görsellerin internete ne zaman yüklendiğinin belli olmadığını, ayrıca bu görsellerin tarihi belirlense dahi müvekkilinin tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kişilere ait internet sitelerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında davalıya ait dava konusu tasarımın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında ayırt edici niteliğe haiz olduğu davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olduğunu, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmamasına rağmen haklı davanın reddedildiğini, tasarım incelendiğinde rahatlıkla anlaşılacağı üzere; ''plastik tabure'' denildiği zaman akla ilk gelen, zihinlerde ilk canlanan, uzun yıllardır ülkemizde dükkanların önünde çay içilip tavla oynanırken kullanılması nedeniyle esnaflarla özdeşleşen bir tabure tasarımı, davacı tarafça sistemin zafiyetinden istifade edilerek koruma altına aldırıldığını, davaya konu tasarım belgesinin verildiği 2012 yılından önce Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşamış ve dükkanların bulunduğu herhangi bir caddede bir kez olsun yürümüş herhangi bir insanın davaya konu tasarımın 2012 yılından önce kamuya arz edilmiş ve harcıalem nitelikte bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini, hal böyle iken, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için esasında bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, bu husus defalarca yerel mahkemeye de izah edilmesine karşın, yerel mahkemenin baştan aşağı hatalı raporu hükme esas alarak hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine , yerleşik içtihatlara, istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarım tescilleri, “ürünü” değil, ürüne uygulanmış olan “tasarımı” koruduğu, tasarım ise 6769 sayılı Kanun'un 55 inci maddede “ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü” şeklinde tanımlandığı, bir başka anlatımla, işbu davaya konu unsur plastik tabure ürünü değil, plastik bir tabureye uygulanmış bir tasarım olduğu, tasarımlar, yeni olmaları ve ayırt edici niteliğe sahip olmaları koşulu ile korunabildiği, yeniliğin, o tasarımın aynısının daha önce dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına geldiği, ayırt edici nitelikte ise kıyaslanan tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimin farklılık arz etmesinin esas olduğu İlk Derece Mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yeni ve ayırt edici olduğu anlaşılan tasarım yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı bilirkişi heyet raporu ile anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükmüne aykırı olduğunu, raporun gerekli incelemenin yapılmaması ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, hükme esas teşkil eden raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine, yerleşik içtihatlara, dosya kapsamında verilen ilk istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşılabildiğini, delillerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2645 E. 2022/4516 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · Tasarım hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… zetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olduğunu, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için «bilirkişi incelemesine» bile gerek olmamasına rağmen haklı davanın reddedildiğini, tasarım incelendiğinde rahatlıkla anlaşılacağı üzere; ''plastik tabure'' denildiği zaman akla ilk gelen, zihinlerde ilk canlanan, uzun yıllardır ülkemizde dükkanların önünde çay içilip tavla oynanırken kullanılması nedeniyle esnaflarla özdeşleşen bir tabure tasarımı, davacı tarafça sistemin zafiyetinden istifade edilerek koruma altına aldırıldığını, davaya konu tasarım belgesinin verildiği 2012 yılından önce Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşamış ve dükkanların bulunduğu herhangi bir caddede bir kez olsun yürümüş herhangi bir insanın davaya konu tasarımın 2012 yılından önce kamuya arz edilmiş ve harcıalem nitelikte bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini, hal böyle iken, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için esasında bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, bu husus defalarca yerel mahkemeye de izah edilmesine karşın, yerel mahkemenin baştan aşağı hatalı raporu hükme esas alarak «hakkaniyete» aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine , yerleşik içtihatlara, istinaf ilamına ve hakkaniyete …
… u, raporun gerekli incelemenin yapılmaması ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için «bilirkişi incelemesine» bile gerek olmadığını, hükme esas teşkil eden raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine, yerleşik içtihatlara, dosya kapsamında verilen ilk istinaf ilamına ve «hakkaniyete» aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayı …
Benzer bu karardaTic.Ltd.Şti.nin tecavüz fiilini gerçekleştirdiği; 2014 04578/1,3,6 nolu tasarımlara tecavüz yönünden yapılan değerlendirme de ise, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 D.iş dosyasındaki tasarımların benzer görünüm özelliğine sahip olduğu ancak, davalı/karşı davacıya ait bu «tescilli tasarımların» yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, bu nedenle tecavüz fiilinin gerçekleşmediği, davalı/karşı davacı Fatih Plastik San.Tic.Ltd.Şti.nin üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve imhasına ilişkin talebinin, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15.11.2017 tarih ve 2016/3891 Esas 2017/6206 Karar sayılı ilamına göre, tecavüze uğrayan, tasarım hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasını talep edebileceğinden somut olayda bununla ilgili davalı işyerinde bu aşamaya kadar herhangi bir tespit yapılmadığından ve mahkemece de bunun tespiti bu aşamada söz konusu olmadığından reddine, her ne kadar davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasının tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, anılan değişik iş dosyasının 04/04/2016 tarihli değişik iş kararı incelendiğinde; işbu davanın dosyasında dava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · terkin · ayırt edicilik · dosya masrafı · ilan · dahili dava
Benzer bu kararda… espiti için yapılacak benzerlik testinde, aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma olasılığının incelenmediği, bunların yenilik vasfı incelemesi yapıldıktan sonra «ayırt edicilik» vasfının incelenmesinde dikkate alınacağı, yeniliği yoktur diyebilmek için hükümsüzlüğü istenilen tasarımın önceden kamuya sunulan tasarım belgelerinden tasarımlar ile aynı olmasının şart olduğu, «terkini» talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, yeniliğin önceki tasarıma göre belirleneceği, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme yani mevcut tasarıma ek onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık mevcut tasarım esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçük, bunun dışında ise büyük olduğu, yeniliğin ne özgürlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağı olmadığı, bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunmasının, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması olduğu, kıyaslamanın, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesi olduğu, 554 sayılı KHK'nın 7/3 maddesine göre ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verildiği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alındığı, seçenek özgürlüğü ibaresi ile kastedilenin, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunması olduğu, bunun değerlendirilmesinin de nesnel olduğu, davacı tarafından 2014/04578- 1,3,6 ve 2012 07491/1 sayılı tescilin hükümsüzlüğünün talep edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan «tescilli tasarımların» karşılaştırması sonucu kıyaslaması yapılan taburelerin davaya konu 2012 /07491 sayılı tasarımlardan farklı görünüm özelliklerine sahip olduğu, bu nedenle davalıya …
… eddine; davalı adına tescilli 2012 07491/1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulü ile, davalı adına tescilli 2014 04578/1,3,6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalı/ karşı davacı Fatih Plastik San.
Tic.Ltd.Şti.nin tecavüz fiilini gerçekleştirdiği; 2014 04578/1,3,6 nolu tasarımlara tecavüz yönünden yapılan değerlendirme de ise, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 D.iş dosyasındaki tasarımların benzer görünüm özelliğine sahip olduğu ancak, davalı/karşı davacıya ait bu «tescilli tasarımların» yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, bu nedenle tecavüz fiilinin gerçekleşmediği, davalı/karşı davacı Fatih Plastik San.Tic.Ltd.Şti.nin üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve imhasına ilişkin talebinin, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15.11.2017 tarih ve 2016/3891 Esas 2017/6206 Karar sayılı ilamına göre, tecavüze uğrayan, tasarım hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasını talep edebileceğinden somut olayda bununla ilgili davalı işyerinde bu aşamaya kadar herhangi bir tespit yapılmadığından ve mahkemece de bunun tespiti bu aşamada söz konusu olmadığından reddine, her ne kadar davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasının tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, anılan değişik iş dosyasının 04/04/2016 tarihli değişik iş kararı incelendiğinde; işbu davanın dosyasında dava …
Şti. yönünden «delil tespiti» yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/51 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi «masrafları» ile tespit «vekalet ücretinin» iş bu dosyada nazara alınmadığı gerekçesiyle, davacı/karşı davalı Sönmez Hammadde Plastik San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/688 E. 2023/7442 K.
Ortak:Tasarım hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · sicilden terkin · kazanılmış hak · terkin · dosya masrafı · ilan · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ildiğinin belirlendiği, ancak, asıl davanın endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, mevzuatta bu dava sonucunda kurulacak hükmün «ilanına» dair bir düzenleme olmamasına rağmen Mahkemece asıl davaya yönelik hükmün ilanına dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği, Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı karşı davalının açtığı asıl davanın kısmen kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kısmen kabulüyle, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarıma karşı, davacı karşı davalı tarafından yapılan tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu tasarımlara bulundukları yerde el konulmasına ve imhasına, internet üzerinden «dahil» olmak üzere satışlarının durdurulmasına, satış için icatta bulunulmasının durdurulmasına, reklamlarının durdurulmasına, bu ürünlerin içinde bulunduğu katalogların toplatılmasına ve imhasına, bu ürünlerin ihracatlarının durdurulmasına, davalı karşı davacının 2014/04578-1, 3 ve 6 nolu tasarımlar açısından açtığı davanın reddine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davacı karşı davalıdan karşılanmak suretiyle kararın tirajı 50.000 üzerinde yayınlanan ulusal gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
… ilsiz tabure tasarımında ayaklar arasında oluşturulan dört adet üçgen boşluk şeklindeki görünümü ile taburenin üstünün görünümü itibarıyla davalı karşı davacıya ait «tescilli tasarıma» nazaran seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi itibarıyla farklılık arz ettiği, köşebentli tabure ayaklarının işlevsellikle ilgili olduğu ve tasarım korumasının dışında tutulması gerektiği, tasarımlar arasında ... ortak nokta olan hasır görünümlü desenin ise sektörde öteden beri bilinen genel bir desen olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalı karşı davacı adına tescilli 2012/07491-1 sayılı tasarım açısından açılan davanın reddine, davalı karşı davacı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı tasarımlar yönünden açılan «sicilden terkin» ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2014/04578-1, 3, 6 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya i …
… en tescilsiz tabure tasarımında ayaklar arasında oluşturulan dört adet üçgen boşluk şeklindeki görünümü ile taburenin üstünün görünümü itibarıyla karşı davacıya ait «tescilli tasarıma» nazaran seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi itibarıyla farklılık arz ettiği, köşebentli tabure ayaklarının işlevsellikle ilgili olduğu ve …
… sunulduğunu, “harcı-alem” bir biçimsel dile dönüştüğünün görüldüğü ve netice olarak ... ve ayırt edici özellik taşımadığını, her bir talepleri bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ... vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bozma ile sınırlı inc …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/963 E. 2023/4011 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ayırt edicilik · husumet
Benzer bu kararda… ığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, dava konusu YİDK kararı davacının tasarım başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi uyarınca reddi kararına karşı davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin olduğu, bu kararların iptali için açılacak davalarda redde mesnet tasarımın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilmesi doğru değil ise de somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… urulduğunu, müvekkilinin tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarıma konu ürünün tabure olması nedeniyle oturma alanındaki farklılıkların esaslı bir yenilik ve «ayırt edicilik» teşkil ettiğini, tasarımdaki diğer farklıların bilirkişiler tarafından göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6003 E. , 2024/2184 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1326 Esas, 2022/1382 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/44 E., 2022/92 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 17.07.2012 tarihli 2012/04912 no.lu endüstriyel tasarımının daha önce kamuya sunulmuş olan tabureler karşısında yeni ve ayrıt edici olmadığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/163 E. sayılı tasarım hakkına tecavüzün tespiti istemli dosyada kapsamlı beyan dilekçesi sunulduğunu, özgün olmayan ve harcıalem olan tescilden önceki bir yıl içinde halka arz edilen bir ürün hakkında tekelleşme hakkını doğuracak şeklide koruma sağlanamayacağını ve bu koruma ile hak talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek 2012/04912 no.lu tasarım başvurusunun hükümsüzlüğü ile iptaline ve tasarım sicilinden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu web sayfalarındaki görsellerin internete ne zaman yüklendiğinin belli olmadığını, ayrıca bu görsellerin tarihi belirlense dahi müvekkilinin tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kişilere ait internet sitelerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında davalıya ait dava konusu tasarımın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında ayırt edici niteliğe haiz olduğu davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olduğunu, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmamasına rağmen haklı davanın reddedildiğini, tasarım incelendiğinde rahatlıkla anlaşılacağı üzere; ''plastik tabure'' denildiği zaman akla ilk gelen, zihinlerde ilk canlanan, uzun yıllardır ülkemizde dükkanların önünde çay içilip tavla oynanırken kullanılması nedeniyle esnaflarla özdeşleşen bir tabure tasarımı, davacı tarafça sistemin zafiyetinden istifade edilerek koruma altına aldırıldığını, davaya konu tasarım belgesinin verildiği 2012 yılından önce Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşamış ve dükkanların bulunduğu herhangi bir caddede bir kez olsun yürümüş herhangi bir insanın davaya konu tasarımın 2012 yılından önce kamuya arz edilmiş ve harcıalem nitelikte bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini, hal böyle iken, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için esasında bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, bu husus defalarca yerel mahkemeye de izah edilmesine karşın, yerel mahkemenin baştan aşağı hatalı raporu hükme esas alarak hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine , yerleşik içtihatlara, istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarım tescilleri, “ürünü” değil, ürüne uygulanmış olan “tasarımı” koruduğu, tasarım ise 6769 sayılı Kanun'un 55 inci maddede “ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü” şeklinde tanımlandığı, bir başka anlatımla, işbu davaya konu unsur plastik tabure ürünü değil, plastik bir tabureye uygulanmış bir tasarım olduğu, tasarımlar, yeni olmaları ve ayırt edici niteliğe sahip olmaları koşulu ile korunabildiği, yeniliğin, o tasarımın aynısının daha önce dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına geldiği, ayırt edici nitelikte ise kıyaslanan tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimin farklılık arz etmesinin esas olduğu İlk Derece Mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yeni ve ayırt edici olduğu anlaşılan tasarım yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı bilirkişi heyet raporu ile anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükmüne aykırı olduğunu, raporun gerekli incelemenin yapılmaması ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, hükme esas teşkil eden raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine, yerleşik içtihatlara, dosya kapsamında verilen ilk istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşılabildiğini, delillerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124707900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz