Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5154 E. 2024/6927 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/64 E., 2019/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “sütaş ...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markaları ile "SÜTAŞ" tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” markasının ilk kez 2005 yılında müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının “...” markasının “...” ve “...” ibaresi içeren seri markalarına iltibas ettiğini, iki markanın da altı harften oluştuğunu ve okunuş ve yazılışlarının tüketici nezdinde karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, aralarında sadece “N” ve “Y” harflerinin farklı olduğunu, “...” markasının 32. sınıfa ait “içecekleri” kapsadığını, müvekkiline ait markanın da 29, 30 ve 32. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında bağlantı olduğunun anlaşılması halinde karıştırılacağını, tüketicilerin davalı markası ile müvekkilinin markaları arasında işletmesel bağ kuracağını, davalının marka başvurusunu kötü niyet ile yaptığını ileri sürerek 2017-M-11340 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, markaların bütünsel algı itibariyle birbirlerinden farklı ve uzak marka işaretleri olduğu, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
Yedi harften oluşan ve sadece baş harflerinin farklı olduğu dava konusu markalar, beyaz zemin üzerine düz siyah yazı ile yazılmış olup ayırt edici nitelik katacak görsel bir unsur içermemektedir. Aralarında görsel benzerlik bulunan dava konusu markaların "ovita" ibarelerinin işitsel ortaklık kurması nedeni ile markalar arasında telaffuz açısından da benzerlik bulunmaktadır. Ayrıca davacı markasının bilinen yaygın bir anlamı olmayıp davalı başvurusu İtalyanca bir kelimedir. Türkçe içinde kullanılmayan İtalyanca ibare, ortalama tüketici algısında anlamlandırılamayacağından taraf markaları birbirinden anlamsal olarak da ayırt edilemeyecektir. O halde mahkemece 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava konusu markaların iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/108 E. 2020/2616 K.
Ortak:kötüniyet
İncelediğiniz kararda… i olduğu, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Benzer bu kararda… ralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötüniyet» iddialarını ispatlayamadığı ve TPMK YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14718 E. 2018/5701 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… i olduğu, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
… lının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” markasının ilk kez 2005 yılında müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının “...” markasının “...” ve “...” ibaresi içeren seri markalarına «iltibas» ettiğini, iki markanın da altı harften oluştuğunu ve okunuş ve yazılışlarının tüketici nezdinde karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, aralarında sadece “N” ve “Y” harflerinin farklı olduğunu, “...” markasının 32. sınıfa ait “içecekleri” kapsadığını, müvekkiline ait markanın da 29, 30 ve 32. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında bağlantı olduğunun anlaşılması halinde karıştırılacağını, tüketicilerin davalı markası ile müvekkilinin markaları arasında işletmesel bağ kuracağını, davalının marka başvurusunu «kötü niyet» ile yaptığını ileri sürerek 2017-M-11340 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar …
O halde mahkemece 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava konusu markaların «iltibasa» yol açacak derecede benzer olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraf markalarından birinin iki harften diğerinin iki kelimeden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak aralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötüniyet» iddialarını ispatlayamadığı ve ... ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
8/1-b bendi uyarınca işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini içerecek derecede «iltibas» tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5154 E. , 2024/6927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/985 Esas, 2023/924 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/64 E., 2019/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “sütaş ...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markaları ile "SÜTAŞ" tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” markasının ilk kez 2005 yılında müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının “...” markasının “...” ve “...” ibaresi içeren seri markalarına iltibas ettiğini, iki markanın da altı harften oluştuğunu ve okunuş ve yazılışlarının tüketici nezdinde karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, aralarında sadece “N” ve “Y” harflerinin farklı olduğunu, “...” markasının 32.
sınıfa ait “içecekleri” kapsadığını, müvekkiline ait markanın da 29, 30 ve 32. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında bağlantı olduğunun anlaşılması halinde karıştırılacağını, tüketicilerin davalı markası ile müvekkilinin markaları arasında işletmesel bağ kuracağını, davalının marka başvurusunu kötü niyet ile yaptığını ileri sürerek 2017-M-11340 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, markaların bütünsel algı itibariyle birbirlerinden farklı ve uzak marka işaretleri olduğu, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
Yedi harften oluşan ve sadece baş harflerinin farklı olduğu dava konusu markalar, beyaz zemin üzerine düz siyah yazı ile yazılmış olup ayırt edici nitelik katacak görsel bir unsur içermemektedir. Aralarında görsel benzerlik bulunan dava konusu markaların "ovita" ibarelerinin işitsel ortaklık kurması nedeni ile markalar arasında telaffuz açısından da benzerlik bulunmaktadır. Ayrıca davacı markasının bilinen yaygın bir anlamı olmayıp davalı başvurusu İtalyanca bir kelimedir. Türkçe içinde kullanılmayan İtalyanca ibare, ortalama tüketici algısında anlamlandırılamayacağından taraf markaları birbirinden anlamsal olarak da ayırt edilemeyecektir. O halde mahkemece 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava konusu markaların iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080575600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz