İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/660 E. 2023/3921 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yetkisi↗ yetkili icra dairesi↗ konkordato↗ yetki şartı↗ yetkisizlik itirazı↗ yetki sözleşmesi↗ kefalet sözleşmesi↗ hesap kat↗ itirazın iptali davası↗ yetki itirazı↗ ilamsız icra takibi↗ ticari dava niteliği↗ müteselsil kefil↗ kesin süre↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ kefil↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ yetki↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1117 E., 2019/1020 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, müvekkili bankanın Karşıyaka şubesi ile dava dışı EMC.. Ltd. Şti. arasında muhtelif tarihlerde akdedilen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkili bankanın, belirtilen genel kredi sözleşmelerine istinaden asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarını kat ederek davalılar aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, takibin, davalıların, İcra Müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine yaptıkları itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerin görevli olduğunu, asıl borçlu şirketin konkordato ilan ederek mahkeme kanalıyla ödemelerini tatil ettiğini, müvekkillerin kefaleti adi kefalet niteliğinde olduğundan söz konusu konkordato kararı sebebiyle kefalet sözleşmesinin hükümden düştüğünü ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca, icra takibinin İzmir'de başlatıldığı, davalılar vekilinin müvekkillerinin ikamet adresinin Çiğli/ İzmir olduğunu beyan edip İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz ederek yetkili İcra Müdürlüğünün Çiğli İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiği, davalıların takip talebinde gösterilen adreslerinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, Çiğli'de yargı teşkilatı bulunmadığı, bu ilçenin Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisinde kaldığı, her ne kadar yetki itirazında Çiğli İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilmiş ise de kastedilenin ikamet adresinin bulunduğu yer bakımından yetkili olan İcra Dairesi olduğu, bu nedenle yetki itirazının usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, davacı yanca, davaya konu genel kredi sözleşmelerinde yer alan yetki şartı gereğince İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de verilen kesin süreye rağmen genel kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmadığından sözleşmelerin bu yönüyle incelemediği ve davacının belirtilen iddiasının sübuta ermediği, davalıların takip talebinde gösterilen adresi Çiğli ilçesinde bulunduğundan ve bu ilçe Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisi içerisinde bulunduğundan somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince yetkili İcra Dairesi'nin Karşıyaka İcra Daireleri olduğu, itirazın iptali davalarının esastan incelenebilmesi için gerekli olan ön koşullarından birinin de yetkili İcra Dairesi nezdinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunması olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine, genel kredi sözleşmelerini temin edemediklerini belirtip sözleşmelerin ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerin kabul görmediğini, oysa 6100 sayılı Kanun'un 195 inci maddesine göre taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müstakar Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu sözleşmeler ticari iş niteliğinde olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre yetki sözleşmesi yapılmasının caiz olduğunu, nitekim taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde de yetki şartı bulunduğunu, bu şarta göre İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 6 ncı ve 17 nci maddeleri
2. 2004 sayılı Kanun'un 50 ve 67 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5154 E. 2014/11377 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… arı ile davacı yanca, icra takibinin İzmir'de başlatıldığı, davalılar vekilinin müvekkillerinin ikamet adresinin Çiğli/ İzmir olduğunu beyan edip İcra Müdürlüğü'nün «yetkisine itiraz» ederek yetkili İcra Müdürlüğünün Çiğli İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiği, davalıların takip talebinde gösterilen adreslerinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, Çiğli'de yargı teşkilatı bulunmadığı, bu ilçenin Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisinde kaldığı, her ne kadar «yetki itirazında» Çiğli İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilmiş ise de kastedilenin ikamet adresinin bulunduğu yer bakımından yetkili olan İcra Dairesi olduğu, bu nedenle yetki itirazının usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, davacı yanca, davaya konu «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan «yetki şartı» gereğince İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de verilen «kesin süreye» rağmen genel kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmadığından sözleşmelerin bu yönüyle incelemediği ve davacının belirtilen iddiasının sübuta ermediği, davalıların takip talebinde gösterilen adresi Çiğli ilçesinde bulunduğundan ve bu ilçe Karşıyaka ilçesinin «yargı yetkisi» içerisinde bulunduğundan somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince yetkili İcra Dairesi'nin Karşıyaka İcra Daireleri olduğu, «itirazın iptali davalarının» esastan incelenebilmesi için gerekli olan ön koşullarından birinin de yetkili İcra Dairesi nezdinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunması olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti. arasında muhtelif tarihlerde akdedilen «genel kredi sözleşmelerini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkili bankanın, belirtilen genel kredi sözleşmelerine istinaden asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredi «hesaplarını kat» ederek davalılar aleyhine «ilamsız icra takibine» giriştiğini, takibin, davalıların, İcra Müdürlüğünün «yetkisine», borca ve ferilerine yaptıkları itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… na veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin «kesin» yetkili olduğu yönünde düzenleme olduğu, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun dosyadaki yazı ve gazete suretlerinden, davalı R.
Karşıyaka İzmir olduğu, böylelikle davalı şirketin «ticaret sicil adresi» İzmir olmadığından HMK hükümlerine göre yetkili Mahkemenin İZMİR değil KARŞIYAKA olduğu gerekçesiyle, «yetkisizlik» sebebiyle dava dilekçesinin REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirket ile davalı gerçek kişinin adreslerinin Karşıyaka hudutlarında kaldığı gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilerek talep halinde dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de, dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında, davalı şir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili adresi · kayyım atanması · kayyım · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · ticaret sicili
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalı gerçek kişi arasında yapılan «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesinin» usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediği iddiasına dayalı, devir işleminin iptali ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
Karşıyaka İzmir olduğu, böylelikle davalı şirketin «ticaret sicil adresi» İzmir olmadığından HMK hükümlerine göre yetkili Mahkemenin İZMİR değil KARŞIYAKA olduğu gerekçesiyle, «yetkisizlik» sebebiyle dava dilekçesinin REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2421 E. 2012/4593 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… arı ile davacı yanca, icra takibinin İzmir'de başlatıldığı, davalılar vekilinin müvekkillerinin ikamet adresinin Çiğli/ İzmir olduğunu beyan edip İcra Müdürlüğü'nün «yetkisine itiraz» ederek yetkili İcra Müdürlüğünün Çiğli İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiği, davalıların takip talebinde gösterilen adreslerinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, Çiğli'de yargı teşkilatı bulunmadığı, bu ilçenin Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisinde kaldığı, her ne kadar «yetki itirazında» Çiğli İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilmiş ise de kastedilenin ikamet adresinin bulunduğu yer bakımından yetkili olan İcra Dairesi olduğu, bu nedenle yetki itirazının usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, davacı yanca, davaya konu «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan «yetki şartı» gereğince İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de verilen «kesin süreye» rağmen genel kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmadığından sözleşmelerin bu yönüyle incelemediği ve davacının belirtilen iddiasının sübuta ermediği, davalıların takip talebinde gösterilen adresi Çiğli ilçesinde bulunduğundan ve bu ilçe Karşıyaka ilçesinin «yargı yetkisi» içerisinde bulunduğundan somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince yetkili İcra Dairesi'nin Karşıyaka İcra Daireleri olduğu, «itirazın iptali davalarının» esastan incelenebilmesi için gerekli olan ön koşullarından birinin de yetkili İcra Dairesi nezdinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunması olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine, «genel kredi sözleşmelerini» temin edemediklerini belirtip sözleşmelerin ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerin kabul görmediğini, oysa 6100 sayılı Kanun'un 195 inci maddesine göre taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müstakar Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu sözleşmeler ticari iş niteliğinde olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre «yetki sözleşmesi» yapılmasının caiz olduğunu, nitekim taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde de «yetki şartı» bulunduğunu, bu şarta göre İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkeme …
Benzer bu karardaYetkinin «kamu düzenine» ilişkin olmadığı hallerde, «yetki itirazı» yalnız «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Buna karşılık «yetkinin» «kamu düzenine» ilişkin olduğu hallerde, «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» değildir ve davalı tarafından her zaman yetki itirazında bulunulabileceği gibi mahkeme de yargılamanın her aşamasında yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.
Davalı «tasfiye memuru» tarafından yapılan «yetki itirazı» ise süresinde olmadığı gibi HUMK’nun 9/2. maddesi hükmü ve diğer davalının ikametgahı gözetildiğinde yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki · re'sen gözetilme · ilk itiraz · ihya · tasfiye memuru · kamu düzeni · yargılama gideri · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, «ihyası» istenen şirketin faaliyet merkezinin Karşıyaka ilçesi dahilinde olması nedeni ile HUMK'nun 17. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 14/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «yetki» yönünden reddine ve dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına «vekalet ücreti» tayin ve takdirine hükmedilmiştir.
Yetkinin «kamu düzenine» ilişkin olmadığı hallerde, «yetki itirazı» yalnız «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Buna karşılık «yetkinin» «kamu düzenine» ilişkin olduğu hallerde, «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» değildir ve davalı tarafından her zaman yetki itirazında bulunulabileceği gibi mahkeme de yargılamanın her aşamasında yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.
Dolayısıyla olayda «genel yetki» kuralından ayrılmayı gerektirecek, bir diğer deyimle re’«sen gözetilecek» bir yetki kuralı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/660 E. , 2023/3921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/100 Esas-2021/1786 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1117 E., 2019/1020 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, müvekkili bankanın Karşıyaka şubesi ile dava dışı EMC.. Ltd. Şti. arasında muhtelif tarihlerde akdedilen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkili bankanın, belirtilen genel kredi sözleşmelerine istinaden asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarını kat ederek davalılar aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, takibin, davalıların, İcra Müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine yaptıkları itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerin görevli olduğunu, asıl borçlu şirketin konkordato ilan ederek mahkeme kanalıyla ödemelerini tatil ettiğini, müvekkillerin kefaleti adi kefalet niteliğinde olduğundan söz konusu konkordato kararı sebebiyle kefalet sözleşmesinin hükümden düştüğünü ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca, icra takibinin İzmir'de başlatıldığı, davalılar vekilinin müvekkillerinin ikamet adresinin Çiğli/ İzmir olduğunu beyan edip İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz ederek yetkili İcra Müdürlüğünün Çiğli İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiği, davalıların takip talebinde gösterilen adreslerinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, Çiğli'de yargı teşkilatı bulunmadığı, bu ilçenin Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisinde kaldığı, her ne kadar yetki itirazında Çiğli İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilmiş ise de kastedilenin ikamet adresinin bulunduğu yer bakımından yetkili olan İcra Dairesi olduğu, bu nedenle yetki itirazının usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, davacı yanca, davaya konu genel kredi sözleşmelerinde yer alan yetki şartı gereğince İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de verilen kesin süreye rağmen genel kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmadığından sözleşmelerin bu yönüyle incelemediği ve davacının belirtilen iddiasının sübuta ermediği, davalıların takip talebinde gösterilen adresi Çiğli ilçesinde bulunduğundan ve bu ilçe Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisi içerisinde bulunduğundan somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince yetkili İcra Dairesi'nin Karşıyaka İcra Daireleri olduğu, itirazın iptali davalarının esastan incelenebilmesi için gerekli olan ön koşullarından birinin de yetkili İcra Dairesi nezdinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunması olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine, genel kredi sözleşmelerini temin edemediklerini belirtip sözleşmelerin ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerin kabul görmediğini, oysa 6100 sayılı Kanun'un 195 inci maddesine göre taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müstakar Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu sözleşmeler ticari iş niteliğinde olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre yetki sözleşmesi yapılmasının caiz olduğunu, nitekim taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde de yetki şartı bulunduğunu, bu şarta göre İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 6 ncı ve 17 nci maddeleri
2. 2004 sayılı Kanun'un 50 ve 67 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933551600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz