Şirketin feshi davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9184 E. 2023/3979 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası↗ maktu vekâlet ücreti↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ ticari avans faizi↗ şirketin feshi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ fesih↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/219 E., 2021/108 K.
Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklık payından kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat İl Özel İdaresinin, davalı Anavatan Timtaş Tüm İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.'de olan şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin (ortaklıktan çıkma payının) 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın kanunda karşılığı olmadığını, dava konusu şirket adına 31 parça taşınmaz olduğunu, bu taşınmazlar tarım arazisi vasfında olduğunu ve şirket adına tarım yapılmakta olduğunu, yine hayvancılık hususunda da alt yapı işlemlerinin yapılmakta olduğunu, şirketin faal olmadığının davacı tarafça ileri sürülmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca anonim şirketlerde haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahiplerinin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık payının ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilemediği, hukukumuzda mezkur hüküm dışında anonim şirket ortaklığından ayrılma müessesi düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın şirketin feshi davası olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık payının tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini ancak davanın reddi ile birlikte müvekkil lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın şirketin feshi davası olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık payının tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara karşı sadece vekâlet ücreti bakımından nispi vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklık payının davalı şirketten tazmini ile ortaklıktan ayrılmaya izin verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4639 E. 2017/3180 K.
Ortak:çıkma payı · şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca «anonim şirketlerde» haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahiplerinin, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık «payının» ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde «ortaklıktan çıkma» şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekl …
… masına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin («ortaklıktan çıkma payının») 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı «şirketin feshini» talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da «anonim şirketlerin» haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde, «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şir …
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı «anonim şirketin» haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle «şirketin feshi» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davac …
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · pay sahipliği · ara karar · dava sebebi
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemenin “davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği,’’ne yönelik gerekçesi yerinde değil ise de, bu hususun taraflarca temyize konu edilmemesi nedeniyle bozma «sebebi» yapılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı «şirketin feshini» talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da «anonim şirketlerin» haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde, «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şir …
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı «anonim şirketin» haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle «şirketin feshi» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davac …
Anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden «pay sahipleri» ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebileceklerdir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/889 E. 2023/4758 K.
Ortak:çıkma payı · ortaklıktan çıkma · ticari avans faizi · şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca «anonim şirketlerde» haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahiplerinin, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık «payının» ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde «ortaklıktan çıkma» şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekl …
… masına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin («ortaklıktan çıkma payının») 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.' de olan ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL «ortaklıktan çıkma payının» (hisse bedeli) dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve «çıkma payının» tahsili talep edilmiş olup kural olarak «anonim şirket» ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi «limited şirketlere» ilişkin hükümlerin anonim şirketler bakımından uygulanma imkanı da bulunmadığından ve dava dilekçesi kapsamında da davacı tarafça davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin herhangi bir talep yer almadığından yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı veki …
Taraflar arasındaki «anonim şirket» ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve «çıkma payının» tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · husumet itirazı · delil tespiti · pay sahipliği · tespit davası · limited şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaA.Ş. den ayrılmasına, «çıkma payının» tespit ve tahsili hususunda yasal işlemlerin başlatılmasına karar verildiğini, İl Genel Meclisi kararı gereğince yasal işlemlere başlanıldığını ve idareleri adına «arabuluculuk başvurusunda» bulunulduğunu, arabuluculuk başvurusu ile birlikte, idarelerinin Menekşe Mermer ...San ve Tic.
CEVAP Davalı şirket «temsilcisi» cevap dilekçesinde; açılmış olan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin hissedarları bulunmakta olup, bu kişilerin davaya «dahil» edilmesinin gerektiğini, bu kapsamda şirkete karşı açılmış olan davaya yönelik «husumet itirazında» bulunduklarını, dava konusu şirket adına taşınmaz bulunduğunu, bu taşınmaz üzerinde çokça «haciz» bulunmakta olup, taşınmazın satışı hususunda karar verildiğini, yine şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve vergi borçlarının da bulunduğunu, davacı hissedarın bu borçlardan da sorumluluğunun söz konusu olduğunu, şirketi kendilerinin ayakta tutmaya ve canlandırmaya çalıştıklarını, davacının «hukuki yararı» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. de olan hissesinin bedelinin tespiti için Turhal 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/20 D.İş sayılı dosyası ile «delil tespiti» talebinde bulunulduğunu, tespit taleplerinin reddine karar verildiğini, şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, şirket kayıtları ile ilgili idare …
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” düzenlenmesine yer verildiğini, somut olayda; 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı idarenin davalı şirkette kayıtlı 3 hisse karşılığında 3.000,00 TL kayıtlı sermayesinin bulunduğu, bu hissenin de şirket toplam sermayesinin yüzde ikisine denk geldiğinin sabit hale geldiğini, 6102 sayılı Kanun’un 531 inci maddesi gereği haklı sebeplerin varlığı durumunda «şirketin feshini» talep etme hakkı, sermayenin en az onda birini «temsil» eden «pay sahiplerinde» olduğu, sermaye unsurunun ön planda olduğu «anonim şirketlerde» kural olarak çıkma müessesinin bulunmadığı, ( Yargıtay 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2387 E. 2015/8048 K.
Ortak:şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca «anonim şirketlerde» haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahiplerinin, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık «payının» ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde «ortaklıktan çıkma» şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekl …
Taraflar arasındaki «anonim şirket» ortaklık payından kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca, "haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir'' Davacı tarafça anılan yasal düzenleme karşısında evvelemirde «şirketin feshi», olmadığı takdirde çıkarılmaları veya «hakim ortak» olan davalıların çıkarılmaları talep edilmiş ve bu nedenle de hem şirkete hem de çıkarılmaları istenilen ortaklara «husumet» yöneltilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · husumet yokluğu · usulden reddi · feragat · havale · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.. tarafından da temyiz dilekçesinden daha sonraki bir tarihte, 14.01.2015 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Y.. dışındaki davacılar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, «anonim şirketin» haklı sebeple feshi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir'' Davacı tarafça anılan yasal düzenleme karşısında evvelemirde «şirketin feshi», olmadığı takdirde çıkarılmaları veya «hakim ortak» olan davalıların çıkarılmaları talep edilmiş ve bu nedenle de hem şirkete hem de çıkarılmaları istenilen ortaklara «husumet» yöneltilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9184 E. , 2023/3979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1232 Esas, 2021/1409 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/219 E., 2021/108 K.
Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklık payından kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat İl Özel İdaresinin, davalı Anavatan Timtaş Tüm İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.'de olan şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin (ortaklıktan çıkma payının) 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın kanunda karşılığı olmadığını, dava konusu şirket adına 31 parça taşınmaz olduğunu, bu taşınmazlar tarım arazisi vasfında olduğunu ve şirket adına tarım yapılmakta olduğunu, yine hayvancılık hususunda da alt yapı işlemlerinin yapılmakta olduğunu, şirketin faal olmadığının davacı tarafça ileri sürülmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca anonim şirketlerde haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahiplerinin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık payının ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilemediği, hukukumuzda mezkur hüküm dışında anonim şirket ortaklığından ayrılma müessesi düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın şirketin feshi davası olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık payının tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini ancak davanın reddi ile birlikte müvekkil lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın şirketin feshi davası olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık payının tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara karşı sadece vekâlet ücreti bakımından nispi vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklık payının davalı şirketten tazmini ile ortaklıktan ayrılmaya izin verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933450500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz