Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4639 E. 2017/3180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 531↗ çıkma payı↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ ara karar↗ fesih↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ dava sebebi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı şirketin feshini talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da anonim şirketlerin haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde, fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacı 2.287.566,66 TL, davacı ...'a 2.287.566,66 TL pay değerinin davalıdan tahsiline ve davacı pay sahiplerinin şirketten T.T.K. 531.maddesi gereğince çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./..
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davacıların şirketten çıkarılmalarına karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir” hükmünü havidir. Anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir.
TTK'nın 531. maddesi uyarınca şirketin haklı sebeplerle feshine veya fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının gerçek değerlerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına karar verilebilmesi için öncelikle haklı sebeplerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemenin “davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği,’’ne yönelik gerekçesi yerinde değil ise de, bu hususun taraflarca temyize konu edilmemesi nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Ne var ki, çıkma payının hesaplanmasında payın karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, hükme esas alınan 02.11.2015 tarihli ek raporda şirketin 31/12/2014 tarihi itibariyle öz kaynak tutarının 26.667.443,79 TL olduğunu, davacıların ortaklık pay değerinin ayrı ayrı 2.287.566,66 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili ek rapora itirazında, 30.09.2015 tarihli ara bilanço sunarak bu tarih itibariyle şirketin öz kaynak tutarında azalma olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece 20.01.2016 tarihli karar ile ek raporda belirtilen miktara hükmedilmişse de; davalının itirazları da değerlendirilmek suretiyle çıkma payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi ve bu bedele hükmedilmesi gerekirken, bu hususlarda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2387 E. 2015/8048 K.
Ortak:şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı «şirketin feshini» talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da «anonim şirketlerin» haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde, «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şir …
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı «anonim şirketin» haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle «şirketin feshi» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davac …
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca, "haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir'' Davacı tarafça anılan yasal düzenleme karşısında evvelemirde «şirketin feshi», olmadığı takdirde çıkarılmaları veya «hakim ortak» olan davalıların çıkarılmaları talep edilmiş ve bu nedenle de hem şirkete hem de çıkarılmaları istenilen ortaklara «husumet» yöneltilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · husumet yokluğu · usulden reddi · feragat · havale · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.. tarafından da temyiz dilekçesinden daha sonraki bir tarihte, 14.01.2015 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Y.. dışındaki davacılar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, «anonim şirketin» haklı sebeple feshi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir'' Davacı tarafça anılan yasal düzenleme karşısında evvelemirde «şirketin feshi», olmadığı takdirde çıkarılmaları veya «hakim ortak» olan davalıların çıkarılmaları talep edilmiş ve bu nedenle de hem şirkete hem de çıkarılmaları istenilen ortaklara «husumet» yöneltilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9184 E. 2023/3979 K.
Ortak:çıkma payı · şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı «şirketin feshini» talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da «anonim şirketlerin» haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde, «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şir …
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı «anonim şirketin» haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede «haklı sebep» olmaması halinde «fesih» isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle «şirketin feshi» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davac …
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Benzer bu kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi uyarınca «anonim şirketlerde» haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahiplerinin, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini düzenlediği, davacı kurumun, davalı şirkette %2 pay sahibi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini talep etme hakkının sermayenin en az onda birini temsil eden hak sahiplerinde olduğu, davacının şirketin feshini de talep etmediği, şirket ortaklık «payının» ödenerek şirket ortaklığından ayrılmayı talep ettiği, davacının, davalı şirketin feshini talep etmiş olması halinde «ortaklıktan çıkma» şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de değerlendirilebileceği ancak davacının şirketin feshi talebi olmadığından ortaklıktan çıkma şartının gerçekleşip gerçekl …
… masına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin («ortaklıktan çıkma payının») 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi davası · ortaklıktan çıkma · ticari avans faizi · yargılama giderleri · ihtiyati tedbir · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… masına izin verilmesini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 175.295,50 TL hisse bedelinin («ortaklıktan çıkma payının») 07.08.2020 tarihinden işleyecek en yüksek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, davalı şirkete ait olan taşınır ve taşınmazlar üzerine satış ve devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, açılmış olan davanın «şirketin feshi davası» olmadığını, dava dilekçesinde talebin davanın şirket ortaklığından ayrılma ve ortaklık «payının» tespit ve tahsiline ilişkin olduğunu, yerel Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… da alt yapı işlemlerinin yapılmakta olduğunu, şirketin faal olmadığının davacı tarafça ileri sürülmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini, «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4639 E. , 2017/3180 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 20/01/2016 tarih ve 2013/768-2016/11 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/05/2017 günü hazır bulunan davacılardan asil davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili inlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %17,16 azınlık hissesine sahip olduğunu, müvekkilleri dışındaki çoğunluk hisseye sahip bulunan diğer ortakların, yönetim kurulunun şirketi uzun zamandan beri ve hali hazırda kötü yönettiklerini, azınlık haklarını ihlal eden sürekli eylem ve işlemlerde bulunduklarını, müvekkillerinin şirket ile ilgili bilgi alma ve inceleme haklarının sürekli engellendiğini, belgelerin gizlendiğini, şirketi zarara uğratıcı eylem ve işlemlerin ısrarla devam ettirildiğini, yönetimin ortalık faaliyetinin devamını güçleştiren engelleri çözmekte yetersiz kaldığını, yönetimin yetersizliği nedeniyle bu yönetime müdahale edemeyen azınlık hisseye sahip müvekkillerinin menfaatlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek, T.T.K'nın 531.maddesi gereğince haklı sebepler nedeniyle şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın fesih talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, ayrıca davacıların fesih talebi yerinde olmadığından T.T.K'nın 531. maddesi son cümlesi kapsamında davacıların hisselerinin pay değerlerinin tespiti ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %17,16 pay sahibi olup muhik sebeplerden dolayı şirketin feshini talep ettiği, davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, T.T.K’da anonim şirketlerin haklı sebeple feshine ilişkin olarak feshe karar vermek yerine yada feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde, fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacı 2.287.566,66 TL, davacı ...'a 2.287.566,66 TL pay değerinin davalıdan tahsiline ve davacı pay sahiplerinin şirketten T.T.K.
531.maddesi gereğince çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./..
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemine ilişkin olup mahkemece davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği, bu nedenle şirketin feshi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacıların pay değerinin davalıdan tahsili ile davacıların şirketten çıkarılmalarına karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir” hükmünü havidir. Anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir.
TTK'nın 531. maddesi uyarınca şirketin haklı sebeplerle feshine veya fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının gerçek değerlerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına karar verilebilmesi için öncelikle haklı sebeplerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemenin “davacıların haklı sebeplerin mevcudiyetine dair somut olayları açıklamadığı, feshi gerektirecek derecede haklı sebep olmaması halinde fesih isteyen pay sahibinin çıkarılmasına karar verilebileceği,’’ne yönelik gerekçesi yerinde değil ise de, bu hususun taraflarca temyize konu edilmemesi nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Ne var ki, çıkma payının hesaplanmasında payın karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, hükme esas alınan 02.11.2015 tarihli ek raporda şirketin 31/12/2014 tarihi itibariyle öz kaynak tutarının 26.667.443,79 TL olduğunu, davacıların ortaklık pay değerinin ayrı ayrı 2.287.566,66 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili ek rapora itirazında, 30.09.2015 tarihli ara bilanço sunarak bu tarih itibariyle şirketin öz kaynak tutarında azalma olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece 20.01.2016 tarihli karar ile ek raporda belirtilen miktara hükmedilmişse de; davalının itirazları da değerlendirilmek suretiyle çıkma payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi ve bu bedele hükmedilmesi gerekirken, bu hususlarda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359218100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz