Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8511 E. 2023/4136 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk son tutanağı↗ tamamlanabilir dava şartı↗ son tutanak↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ zorunlu arabuluculuk↗ arabuluculuk dava şartı↗ arabuluculuk başvurusu↗ gizli ayıp↗ arabuluculuk↗ ayıp↗ kâr mahrumiyeti↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/183 E., 2021/15 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2018 tarihinde davalıdan satın aldığını Mercedes marka 2012 model çekicinin ilk günlerden itibaren sürekli olarak arızalanmaya başladığını, müvekkilinin aracı servise götürdüğünü ve araç için sürekli masraf yaptığını, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve aracın satın alınmadan önce meydana gelmiş hasarlardan kaynaklandığı ve aracın onarılması için gerekli bedelin 21.705,95 TL olduğunun tespit edildiğini, araç mahrumiyetinden dolayı da zararının 1.000,00 TL olduğunu ileri sürerek aracın davalıya iade edilmesi karşılığı, satış bedelinin ve satışa konu vasıtanın onarılması için davacının sarf ettiği masraflar ile satışa konu vasıtanın ayıplı olup olmadığının tespiti için sarf edilen giderlerinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, aksi kanaat halinde onarım masrafları ve ayıpsız hale getirme masraflarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve sebepsiz iddialarda bulunduğunu, aracın davacı tarafından servis kontrolleri yaptırılarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabulucuya başvuru şartının tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olmadığı, sonradan yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtıklarını, yargılamanın başından beri Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması için herhangi bir ara karar oluşturulmadan 11.06.2019 tarihli celsede arabulucuya başvurmak için kesin süre verildiğini, verilen süre içerisinde arabulucuya başvurduklarını ve arabuluculuk son tutanağının mahkemeye verilmesine rağmen mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava şartı olarak getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, dava açılmadan önce tarafların başvurup tüketmesi gereken usuli bir yol olduğu, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının anlaşıldığı, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı ve arabuluculuk dava şartı eksiliğinin tamamlanabilir bir eksiklik olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1529 E. 2023/5106 K.
Ortak:son tutanak · zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · usulden reddi · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… uk Mahkemesi'ne açtıklarını, yargılamanın başından beri Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması için herhangi bir «ara» karar oluşturulmadan 11.06.2019 tarihli celsede «arabulucuya başvurmak» için «kesin süre» verildiğini, verilen süre içerisinde arabulucuya başvurduklarını ve «arabuluculuk son tutanağının» mahkemeye verilmesine rağmen mahkemece dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «arabulucuya başvuru» şartının tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olmadığı, sonradan yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça «arabuluculuk» dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve sebepsiz iddialarda bulunduğunu, aracın davacı tarafından servis kontrolleri yaptırılarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yargılama aşamasında «arabuluculuğa başvurulduğu» bildirilmesine rağmen «son tutanağın» sunulmadığı, dava tarihi itibari ile arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanmadığı, buna ilişkin son tutanağın bulunmadığı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun (6325 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin A fıkrası gereğince mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmesinde hukuki yönden isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bir miktar alacağa ilişkin olduğu ve özü itibari ile «arabuluculuğa» tabi olması gerektiği, davacı tarafça arabuluculuk yoluna 30.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ancak henüz sonuçlanmadan işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4029 E. 2022/8478 K.
Ortak:arabuluculuk son tutanağı · son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… uk Mahkemesi'ne açtıklarını, yargılamanın başından beri Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması için herhangi bir «ara» karar oluşturulmadan 11.06.2019 tarihli celsede «arabulucuya başvurmak» için «kesin süre» verildiğini, verilen süre içerisinde arabulucuya başvurduklarını ve «arabuluculuk son tutanağının» mahkemeye verilmesine rağmen mahkemece dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «arabulucuya başvuru» şartının tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olmadığı, sonradan yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça «arabuluculuk» dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve sebepsiz iddialarda bulunduğunu, aracın davacı tarafından servis kontrolleri yaptırılarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8511 E. , 2023/4136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/985 Esas, 2021/1423 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/183 E., 2021/15 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2018 tarihinde davalıdan satın aldığını Mercedes marka 2012 model çekicinin ilk günlerden itibaren sürekli olarak arızalanmaya başladığını, müvekkilinin aracı servise götürdüğünü ve araç için sürekli masraf yaptığını, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve aracın satın alınmadan önce meydana gelmiş hasarlardan kaynaklandığı ve aracın onarılması için gerekli bedelin 21.705,95 TL olduğunun tespit edildiğini, araç mahrumiyetinden dolayı da zararının 1.000,00 TL olduğunu ileri sürerek aracın davalıya iade edilmesi karşılığı, satış bedelinin ve satışa konu vasıtanın onarılması için davacının sarf ettiği masraflar ile satışa konu vasıtanın ayıplı olup olmadığının tespiti için sarf edilen giderlerinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, aksi kanaat halinde onarım masrafları ve ayıpsız hale getirme masraflarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve sebepsiz iddialarda bulunduğunu, aracın davacı tarafından servis kontrolleri yaptırılarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabulucuya başvuru şartının tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olmadığı, sonradan yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtıklarını, yargılamanın başından beri Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması için herhangi bir ara karar oluşturulmadan 11.06.2019 tarihli celsede arabulucuya başvurmak için kesin süre verildiğini, verilen süre içerisinde arabulucuya başvurduklarını ve arabuluculuk son tutanağının mahkemeye verilmesine rağmen mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava şartı olarak getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, dava açılmadan önce tarafların başvurup tüketmesi gereken usuli bir yol olduğu, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının anlaşıldığı, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı ve arabuluculuk dava şartı eksiliğinin tamamlanabilir bir eksiklik olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933340900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz