Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3879 E. 2023/2809 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ delil tespiti↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ münhasırlık↗ pasif husumet↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ haksız fiil↗ esastan ret↗ ihtarname↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/328 E., 2019/92 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Adworks" markasının 1999 yılından beri davacının sahibi olduğu şirket tarafından kullanılan ve sektöründe bilinen bir marka olduğunu, davalılardan Google INC’in Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde reddedilen başvurular yaptığını, davacının Google Reklamcılık Ltd. Şti.'ne "Adwords" ve "Google Adwords" markalarının kullanımının sonlandırılması için ihtarname keşide ettiğini, davalıların kötü niyetle kullanıma ve marka tecavüzüne devam ettiğini, davalıların haksız fiillerini organik, ekonomik biçimde ve birlikte hareket ederek gerçekleştirdiğini, Google Reklamcılık Ltd. Şti.'nin, Google Inc’nin Türkiye ofisi olduğunu, davalılar arasında idari ve organik bağ olduğunu, davalıların kötü niyetli ve kusurlu bulunduğunu, zira marka başvurularının reddine rağmen davacıdan haberdar olarak kullanıma devam ettiklerini, davacı kullanımının davalılar kullanımlarından önce olduğunu, davalıların "Adwords" ve "Gooogle Adwords" ibareli markasal kullanımları ile Türkiye pazarında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, otellerde ve ofislerde toplantı yaparak Adwords sertifikalı yetkili pazarlama sistemi kurduğunu, Türkiye’de ilanlar verdiğini, "Google.com.tr" sayfası üzerinden "Google Adwords" markasal kullanımı yaptığını ve giriş sağlayarak reklamcılık hizmeti verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli "adworks" markasına tecavüz, haksız rekabet ve iltibas oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacının "Adwords" markasının kullanım hakkını davalıların bu markayı kullanmasına uzun süre sessiz kalarak kaybettiğini, davacının 2009 yılında "AdWords" markasının kullanımına karşı yaptığı itirazdan sonra uzun bir süre boyunca davaya konu markalara karşı herhangi bir dava ikame etmediğini, bu kapsamdaki dava açma hakkını da sessiz kalma yoluyla kaybettiğini, davaya konu markaların tescil başvurularında herhangi bir kötü niyet bulunmadığını, marka ihlalinin söz konusu olmadığını, hedef kitlenin dikkat seviyesinin iltibas ihtimalini ortadan kaldırdığını, bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimalinin vaki olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "ADWORKS" markası ile davalı kullanımlarında münhasır veya asli unsurlardan biri olan "ADWORDS" ibaresi dolayısıyla iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacı adına tescilli markanın kapsamında yer alan hizmetlerle davalıların sunduğu hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu, davalıların uyuşmazlık dışı "google.com.tr" alan adını 23.08.2001 tarihinde tescil edilmesine karşın, ihtilafla ilgili "adwords.com.tr" alan adının davacı marka başvurusundan sonra 27.03.2003 tarihinde tescil edildiği, davalıların önceki tarihli kullanımdan doğan hakları ile tanınmış markadan doğan haklarının bulunmadığı, davacının "Google AdWords" markasının tescil başvurusuna 11.12.2007' de itiraz ettiği, 13.11.2009' da ise "AdWords" markasının kullanımının durdurulmasını talep eden bir ihtarname gönderdiği, 08.05.2015' te ise Google Reklamcılık aleyhine, marka tecavüzüne ilişkin İstanbul’da bir dava ikame ettiği, davacının ihtarname gönderdikten sonra yaklaşık 5 yıl 6 ay, yayına itirazdan sonra ise yaklaşık 7 yıl 5 aylık süre boyunca davalıların kullanımlarını bilmesine rağmen bu kullanıma karşı çıkmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı açısından susma suretiyle hak kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının anılan markayı kullanmaya davalıdan bir buçuk yıl önce başladığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olması için başkasının hakkını ihlal eden kişinin iyi niyetli olmasının gerektiğini, oysa davalıların davacının "Adwords" markasının varlığını TPMK ret kararları ve ihtarname ile bildikleri halde, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak kullanımlarda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, ülkesellik prensibi gereğince davalıların yurt dışı kullanımlarının, işbu davada iyi niyetli sayılmalarını sağlamayacağını, kaldı ki davacının tescil başvurusuna itiraz, ihtarname, delil tespiti ve tecavüz davaları yollarına başvurarak sesiz kalmadığını, davalıların bunlara rağmen haksız fiillerine devam etmelerinin, davacının sessiz kaldığını değil, davalıların başkalarının hakkına saygı duymadıklarını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı ihtarname gönderdikten yaklaşık 7 yıl 9 ay, yayına itirazından ise yaklaşık 9 yıl 8 aylık süre geçtikten sonra, 17.08.2016 tarihinde açtığı, anılan süreler boyunca davalıların yoğun kullanımlarını bilmesine rağmen bu kullanımlara karşı çıkmadığı, dolayısıyla mahkemece somut uyuşmazlıkta davacı açısından sessiz kalma suretiyle hak kaybının koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, işbu kararı ise yalnızca davacı vekili istinaf ettiğinden, davalı ... Reklamcılık Ltd. Şti.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda bir incelemenin yapılamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3630 E. 2014/10378 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaŞti.'nin, Google Inc’nin Türkiye ofisi olduğunu, davalılar arasında idari ve «organik bağ» olduğunu, davalıların kötü niyetli ve kusurlu bulunduğunu, zira marka başvurularının reddine rağmen davacıdan haberdar olarak kullanıma devam ettiklerini, davacı kullanımının davalılar kullanımlarından önce olduğunu, davalıların "Adwords" ve "Gooogle Adwords" ibareli markasal kullanımları ile Türkiye pazarında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, otellerde ve ofislerde toplantı yaparak Adwords sertifikalı yetkili pazarlama sistemi kurduğunu, Türkiye’de «ilanlar» verdiğini, "Google.com.tr" sayfası üzerinden "Google Adwords" markasal kullanımı yaptığını ve giriş sağlayarak reklamcılık hizmeti verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli "adworks" markasına tecavüz, «haksız rekabet» ve «iltibas» oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının anılan markayı kullanmaya davalıdan bir buçuk yıl önce başladığını, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olması için başkasının hakkını ihlal eden kişinin iyi niyetli olmasının gerektiğini, oysa davalıların davacının "Adwords" markasının varlığını TPMK ret kararları ve «ihtarname» ile bildikleri halde, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacak kullanımlarda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, ülkesellik prensibi gereğince davalıların yurt dışı kullanımlarının, işbu davada iyi niyetli sayılmalarını sağlamayacağını, kaldı ki davacının tescil başvurusuna itiraz, ihtarname, «delil tespiti» ve tecavüz davaları yollarına başvurarak sesiz kalmadığını, davalıların bunlara rağmen «haksız fiillerine» devam etmelerinin, davacının sessiz kaldığını değil, davalıların başkalarının hakkına saygı duymadıklarını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istem …
Benzer bu kararda… ir kavramı veya kendi işiyle ilgili bir kavramı kullanmasının engellenmesinin mümkün olmadığı, ancak geniş özgürlüğün varlığına rağmen rakip şirketlerin markasının, «ticaret unvanlarının» veya tanınmış özelliklerinin anahtar kelime olarak kullanılması durumunda burada dürüstçe bir kullanımdan bahsetmenin mümkün olmayacağı, davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı marka hakkının ihlal edildiği, maddi ve manevi zararının belirlendiği gerekçesiyle davacı adına tescilli olan “cesceros” markasının davalı ta …
2-Ancak, davacı vekili 04.10.2012 tarihli «ıslah» dilekçesiyle hüküm özetinin «ilanına» da karar verilmesini istemiş olmasına rağmen hiç bir gerekçe gösterilmeden bu istemin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… avalının, davacı adına tescilli "C.." markasının Google Adwords reklamları ve kendilerine ait web adreslerinin kaynak kodlamalarında meta-taging yöntemi kullanılmak «kaydı» ile anahtar kelime olarak belirlendiği ve bu sayede davacıya ait "c.." markası ile google arama motoru üzerinden herhangi bir kişi tarafından arama yapıldığında ke …
… ir kavramı veya kendi işiyle ilgili bir kavramı kullanmasının engellenmesinin mümkün olmadığı, ancak geniş özgürlüğün varlığına rağmen rakip şirketlerin markasının, «ticaret unvanlarının» veya tanınmış özelliklerinin anahtar kelime olarak kullanılması durumunda burada dürüstçe bir kullanımdan bahsetmenin mümkün olmayacağı, davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı marka hakkının ihlal edildiği, maddi ve manevi zararının belirlendiği gerekçesiyle davacı adına tescilli olan “cesceros” markasının davalı ta …
2-Ancak, davacı vekili 04.10.2012 tarihli «ıslah» dilekçesiyle hüküm özetinin «ilanına» da karar verilmesini istemiş olmasına rağmen hiç bir gerekçe gösterilmeden bu istemin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E. 2024/4977 K.
Ortak:delil tespiti · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının anılan markayı kullanmaya davalıdan bir buçuk yıl önce başladığını, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olması için başkasının hakkını ihlal eden kişinin iyi niyetli olmasının gerektiğini, oysa davalıların davacının "Adwords" markasının varlığını TPMK ret kararları ve «ihtarname» ile bildikleri halde, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacak kullanımlarda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, ülkesellik prensibi gereğince davalıların yurt dışı kullanımlarının, işbu davada iyi niyetli sayılmalarını sağlamayacağını, kaldı ki davacının tescil başvurusuna itiraz, ihtarname, «delil tespiti» ve tecavüz davaları yollarına başvurarak sesiz kalmadığını, davalıların bunlara rağmen «haksız fiillerine» devam etmelerinin, davacının sessiz kaldığını değil, davalıların başkalarının hakkına saygı duymadıklarını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istem …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin, Google Inc’nin Türkiye ofisi olduğunu, davalılar arasında idari ve «organik bağ» olduğunu, davalıların kötü niyetli ve kusurlu bulunduğunu, zira marka başvurularının reddine rağmen davacıdan haberdar olarak kullanıma devam ettiklerini, davacı kullanımının davalılar kullanımlarından önce olduğunu, davalıların "Adwords" ve "Gooogle Adwords" ibareli markasal kullanımları ile Türkiye pazarında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, otellerde ve ofislerde toplantı yaparak Adwords sertifikalı yetkili pazarlama sistemi kurduğunu, Türkiye’de «ilanlar» verdiğini, "Google.com.tr" sayfası üzerinden "Google Adwords" markasal kullanımı yaptığını ve giriş sağlayarak reklamcılık hizmeti verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli "adworks" markasına tecavüz, «haksız rekabet» ve «iltibas» oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… rkete ait "trendyol" markasını reklam olarak kullandığını, bu suretle müvekkil şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği ve müvekkil şirket aleyhine «haksız rekabete» sebebiyet verdiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde sabit hale geldiğini, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa «tebligat» yapılmaksızın da «delil tespiti» yapılabileceğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda halihazırda kullanım tespit edilmemiş olması, davalının geçmiş zamanda, delil tespitinin yaptırıldığı ve haberleri olmadığı tarihte, izinsiz biçimde "trendyol" markasına reklam verdikleri gerçeğini değiştiremeyeceğini, somut olayda başkasına ait tescilli bir markayı anahtar kelime olarak kullanan kimsenin, kendi hak ettiği bir tanınmışlıktan ve çekicilikten değil, tam aksine bir başka markanın çekiciliğinden faydalanmakta olduğunu ve bu faydalanmayı haklı kılacak bir neden de bulunmadığını, bu şekilde başkasına ait markanın reklam sürecine bir şekilde «dahil» edilmesinin «marka hakkına tecavüz» olarak nitelendirileceğini, davalı "trendyol" kelimesini Google Adwords Sistemi'nde anahtar kelime olarak kullandığı için davalının internet sitesinin reklam alanı …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · hakkaniyet · tazminat davası · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · tebligat · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu kararda… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… nın tespit edildiği, dava açıldıktan sonra bu konuda geçmişe dönük araştırma yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davalının dava açıldıktan sonra kullanımına «son» verdiği, davalıya ait internet sitesinde giysi ürünlerinin satışının ve tanıtımının yapıldığı, davacının markalarının da bu ürünlerin yer aldığı 25. sınıfta tescilli ve elektronik satış hizmetleri için tanınmış marka olduğu, bu nedenle davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının bu tecavüzün tespitini, önlenmesini ve uygun bir manevi tazminat talep edebileceği, davalının mali durumuna, markanın kullanım şekline, eylemin özelliklerine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, yargılama sırasında davalının marka kullanımına son vermesi nedeniyle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'i ve ref'i taleplerinin konusuz kaldığı, ancak davacının bu konuda dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi talepleriyle ilgili «yargılama giderlerinin» de HMK'nun 331/1 inci maddesi uyarınca davalıya yüklenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ılama sırasında alınan rapor edilmeyecekse yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin Google Adwords panelindeki anahtar kelime dökümlerinin dosyaya «ibraz» edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanmadığının «kesin» bir şekilde tespit edildiğini, Google arama motoruna trendyol yazıldığında ortaya çıkan reklamlardaki her sitenin reklamlarda bu kelimenin kullanıldığı anlamına gelmediğini, gerekçeli kararda alınan rapora neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, karşı taraf lehine hükmedilen tazminatın maddi açıdan çöküntüde olan müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasına yol açacağını, karşı taraf lehine hem markaya tecavüz hemde «tazminat davası» yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5571 E. 2023/211 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin, Google Inc’nin Türkiye ofisi olduğunu, davalılar arasında idari ve «organik bağ» olduğunu, davalıların kötü niyetli ve kusurlu bulunduğunu, zira marka başvurularının reddine rağmen davacıdan haberdar olarak kullanıma devam ettiklerini, davacı kullanımının davalılar kullanımlarından önce olduğunu, davalıların "Adwords" ve "Gooogle Adwords" ibareli markasal kullanımları ile Türkiye pazarında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, otellerde ve ofislerde toplantı yaparak Adwords sertifikalı yetkili pazarlama sistemi kurduğunu, Türkiye’de «ilanlar» verdiğini, "Google.com.tr" sayfası üzerinden "Google Adwords" markasal kullanımı yaptığını ve giriş sağlayarak reklamcılık hizmeti verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli "adworks" markasına tecavüz, «haksız rekabet» ve «iltibas» oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının anılan markayı kullanmaya davalıdan bir buçuk yıl önce başladığını, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olması için başkasının hakkını ihlal eden kişinin iyi niyetli olmasının gerektiğini, oysa davalıların davacının "Adwords" markasının varlığını TPMK ret kararları ve «ihtarname» ile bildikleri halde, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacak kullanımlarda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, ülkesellik prensibi gereğince davalıların yurt dışı kullanımlarının, işbu davada iyi niyetli sayılmalarını sağlamayacağını, kaldı ki davacının tescil başvurusuna itiraz, ihtarname, «delil tespiti» ve tecavüz davaları yollarına başvurarak sesiz kalmadığını, davalıların bunlara rağmen «haksız fiillerine» devam etmelerinin, davacının sessiz kaldığını değil, davalıların başkalarının hakkına saygı duymadıklarını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istem …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça Google Adwords Reklam Sisteminde kullanıldığı iddia edilen anahtar sözcükler nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olup olmadığı, varsa davacının buna bağlı tazminat taleplerinin, tespit, durdurma, giderme, men, ortadan kaldırma ve «ilan» taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · maddi tazminat · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte, «ıslah» ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, hükmedilen tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Çiçeksepeti'' nin bir emtianın sunuş biçimi olduğunu, arama motorunda adword olarak kullanıldığı iddiasının bu nedenle yersiz olduğunu, tazminat ve tespit taleplerinin de dayanaksız olduğunu, mahkemece «ıslah» ile hükmedilen 6.101,00 TL'nin ıslah tarihinde «zamanaşımına» uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3879 E. , 2023/2809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/896 Esas, 2021/145 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/328 E., 2019/92 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Adworks" markasının 1999 yılından beri davacının sahibi olduğu şirket tarafından kullanılan ve sektöründe bilinen bir marka olduğunu, davalılardan Google INC’in Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde reddedilen başvurular yaptığını, davacının Google Reklamcılık Ltd. Şti.'ne "Adwords" ve "Google Adwords" markalarının kullanımının sonlandırılması için ihtarname keşide ettiğini, davalıların kötü niyetle kullanıma ve marka tecavüzüne devam ettiğini, davalıların haksız fiillerini organik, ekonomik biçimde ve birlikte hareket ederek gerçekleştirdiğini, Google Reklamcılık Ltd. Şti.'nin, Google Inc’nin Türkiye ofisi olduğunu, davalılar arasında idari ve organik bağ olduğunu, davalıların kötü niyetli ve kusurlu bulunduğunu, zira marka başvurularının reddine rağmen davacıdan haberdar olarak kullanıma devam ettiklerini, davacı kullanımının davalılar kullanımlarından önce olduğunu, davalıların "Adwords" ve "Gooogle Adwords" ibareli markasal kullanımları ile Türkiye pazarında reklamcılık faaliyeti yürüttüğünü, otellerde ve ofislerde toplantı yaparak Adwords sertifikalı yetkili pazarlama sistemi kurduğunu, Türkiye’de ilanlar verdiğini, "Google.com.tr" sayfası üzerinden "Google Adwords" markasal kullanımı yaptığını ve giriş sağlayarak reklamcılık hizmeti verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli "adworks" markasına tecavüz, haksız rekabet ve iltibas oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacının "Adwords" markasının kullanım hakkını davalıların bu markayı kullanmasına uzun süre sessiz kalarak kaybettiğini, davacının 2009 yılında "AdWords" markasının kullanımına karşı yaptığı itirazdan sonra uzun bir süre boyunca davaya konu markalara karşı herhangi bir dava ikame etmediğini, bu kapsamdaki dava açma hakkını da sessiz kalma yoluyla kaybettiğini, davaya konu markaların tescil başvurularında herhangi bir kötü niyet bulunmadığını, marka ihlalinin söz konusu olmadığını, hedef kitlenin dikkat seviyesinin iltibas ihtimalini ortadan kaldırdığını, bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimalinin vaki olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "ADWORKS" markası ile davalı kullanımlarında münhasır veya asli unsurlardan biri olan "ADWORDS" ibaresi dolayısıyla iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacı adına tescilli markanın kapsamında yer alan hizmetlerle davalıların sunduğu hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu, davalıların uyuşmazlık dışı "google.com.tr" alan adını 23.08.2001 tarihinde tescil edilmesine karşın, ihtilafla ilgili "adwords.com.tr" alan adının davacı marka başvurusundan sonra 27.03.2003 tarihinde tescil edildiği, davalıların önceki tarihli kullanımdan doğan hakları ile tanınmış markadan doğan haklarının bulunmadığı, davacının "Google AdWords" markasının tescil başvurusuna 11.12.2007' de itiraz ettiği, 13.11.2009' da ise "AdWords" markasının kullanımının durdurulmasını talep eden bir ihtarname gönderdiği, 08.05.2015' te ise Google Reklamcılık aleyhine, marka tecavüzüne ilişkin İstanbul’da bir dava ikame ettiği, davacının ihtarname gönderdikten sonra yaklaşık 5 yıl 6 ay, yayına itirazdan sonra ise yaklaşık 7 yıl 5 aylık süre boyunca davalıların kullanımlarını bilmesine rağmen bu kullanıma karşı çıkmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı açısından susma suretiyle hak kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının anılan markayı kullanmaya davalıdan bir buçuk yıl önce başladığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olması için başkasının hakkını ihlal eden kişinin iyi niyetli olmasının gerektiğini, oysa davalıların davacının "Adwords" markasının varlığını TPMK ret kararları ve ihtarname ile bildikleri halde, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak kullanımlarda bulunmalarının kötü niyetli olduğunu, ülkesellik prensibi gereğince davalıların yurt dışı kullanımlarının, işbu davada iyi niyetli sayılmalarını sağlamayacağını, kaldı ki davacının tescil başvurusuna itiraz, ihtarname, delil tespiti ve tecavüz davaları yollarına başvurarak sesiz kalmadığını, davalıların bunlara rağmen haksız fiillerine devam etmelerinin, davacının sessiz kaldığını değil, davalıların başkalarının hakkına saygı duymadıklarını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı ihtarname gönderdikten yaklaşık 7 yıl 9 ay, yayına itirazından ise yaklaşık 9 yıl 8 aylık süre geçtikten sonra, 17.08.2016 tarihinde açtığı, anılan süreler boyunca davalıların yoğun kullanımlarını bilmesine rağmen bu kullanımlara karşı çıkmadığı, dolayısıyla mahkemece somut uyuşmazlıkta davacı açısından sessiz kalma suretiyle hak kaybının koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, işbu kararı ise yalnızca davacı vekili istinaf ettiğinden, davalı ... Reklamcılık Ltd. Şti.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda bir incelemenin yapılamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933268800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz