Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9000 E. 2023/3349 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma↗ şikayet↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/147 E., 2019/183 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Cenk" ana unsurlu 22 adet markanın yaratıcısı ve sahibi olduğunu, bu markalarla 1982'den bu yana eşarp ve yazma ürettiğini, sektöründe lider konumunda olduğunu, tüm kesimlerden tüketicinin cazibe noktası ve yüksek satış potansiyeline sahip olduğunu, ayrıca müvekkilinin tanınmış "Örenbayan" ve "Altınbaşak" markalarının da tescilli sahibi olduğunu, davalının ise bu sektörde kendi yaptığı ya da fason olarak ürettirdiği ürünlerin toptan ve perakende satışını yaptığını, müvekkilinin markalarını taklit ettiğini, bu konuda daha önce kendisi hakkında birçok yasal işlem yapıldığını, taklit markaların iptal edildiğini ve benzer marka başvurularının reddedildiğini, şikayetler üzerine yapılan ceza soruşturmaları neticesinde arama ve el koyma kararı ile birçok satışa hazır ürün yakalandığını, soruşturmalar aşamasında yapılan bilirkişi incelemeleri ile ürünlerin taklit olduğunun tespit edildiğini, soruşturmalar sonucu davalar açıldığını ve davalı hakkında cezalar verildiğini, davalı adına tescilli bir başka markasının da mahkeme kararı ile hükümsüz kılınarak sicildin terkinine karar verildiğini, davalının müvekkilinin markalarına çok benzer olan marka başvurularının da benzerlik gerekçesiyle reddedildiğini, bahsedilen ceza ve hukuk dosyaları ve reddedilen marka başvurularının da gösterdiği gibi davalının müvekkilinin markaları taklidini alışkanlık haline getirdiğini, davalının müvekkil markasının tanınırlığından faydalandığını ve kötü niyetli olduğunu, davalı adına tescilli olan "CEVK" markasının müvekkil şirketin "CENK" markası ile benzer olduğunu, bu nedenle "CEVK" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markanın davacının markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, davacının iddia etmiş olduğu hususları kabul etmediğini, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin rakip şirketlerin markalaşmasını engellemeye çalışıp sektörde lider olmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaların aynı sektörde kullanıldığı, markalar arasında gerek görünüş ve gerekse sessel olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı ve 25 inci maddesinin (b) bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, ortalama algıya sahip tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2017/40763 tescil numaralı "CEVK" markasının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "CEVK" markası için yapılan başvuruya yapılan ilan neticesinde itiraz gelmeyerek markanın müvekkili adına kayıt ve tescilinin yapıldığını, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan hüküm kurulduğunu, davacının markasının "Cenk Dilekçi" olduğunu, davacı taraf adına bu marka dışında da markalar olup, bizzat davacı tarafın gerçek ve asıl markası olan "Cenk Dilekçi" markasını koruyabilmek için alınmış bir marka olduğunu, davacı tarafın yaklaşık 25 adet markayı daha adına tescil ettirerek piyasada haksız rekabete yol açtığını, davacı tarafından tescil ettirdiği bu markalarla piyasada ürün üretilmediğini, bu nedenle gerekli incelemenin "CEVK" markası ile "Cenk Dilekçi" markalar arasında yapılması gerektiğini, iki markanın yazım karakterlerinin farklı olduğunu, bu sektörün ortalama müşterisi olan ayırt etme gücü olan bir kişinin yazım karakterleri farklı olan bu markaları ayırt edememesinin mümkün olmadığını, ilgili markalara ve şekillerine bakıldığında, markaların farklı markalar olduklarının açıkça anlaşıldığını, şekillerin ise birbirlerine hiç benzemediğini, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka başvurusunun reddini gerektiren sebeplerin varlığı halinde markanın hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olduğu, dava konusu taraf markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunun Dairece usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmakla ayrıca yargılama sırasında taleplerinin hiçbirinin değerlendirilmeden ve araştırılmadan eksik ve hatalı şekilde hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf markaları arasında benzerlik olduğu iddiası ile açılan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat | Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9144 E. 2023/3687 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… Sınai Mülkiyet Kanunu' nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı ve 25 inci maddesinin (b) bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, ortalama algıya sahip tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2017/40763 tescil numaralı "CEVK" markasının hükümsüzlüğüne …
… ile marka başvurusunun reddini gerektiren sebeplerin varlığı halinde markanın hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olduğu, dava konusu taraf markaları arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunun Dairece usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile davalı adı …
Benzer bu kararda… ekci" markasının dışında kalan markalarını ise fiilen kullanmadığını, davacı tarafça 20 adet marka ile üretim yapılıyormuş gibi iddia ile tazminat talep edilmesinin «kötüniyetli» olduğunu, somut olaydaki uyuşmazlığın davacı tarafın "cenk dilekci" markası ile müvekkiline ait "İncecik Orijinal" markası arasındaki uyuşmazlık olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen savcılık dosyalarının davacı tarafın iddiasının ispata elverişsiz olduğunu, soruşturma dosyalarında ele geçirilen ürünlerin, müvekkiline ait "İncecik Orijinal" markası ile üretilen ürünler olduğunu, müvekkilinin bu marka ile ürün üretmesinde usul ve hukuka aykırı olan hiçbir durumun olmadığını, dava dilekçesinde ele geçirilen ürünlerin sanki "cenk dilekçi" markalı ürünlermiş gibi iddiada bulunduğunu ve kötüniyeti devam ettiğini, davalı markası olan İncecik Orijinal markası ile davacının esas markası olan "cenk dilekci" markası arasında «iltibasa» neden olacak bir durum olup olmadığı ve müvekkili markasının iptal edilip edilmeyeceği hususunun mahkemenin 2016/82 sayılı dosyası ile «tahkik» edildiğini, bu davanın halen «derdest» olduğunu iş bu davanın karara bağlanabilmesi için de mutlaka Mahkemenin 2016/82 E. sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine …
Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/367 E. sırasında kayıtlı ceza davalarının açıldığı, 07.04.2017 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalının davacının tescilli markalarını aynen taklit ederek piyasaya sunduğu, davalının ürettiği ürünlerinde davacının tescilli markasına benzer olduğu, benzerlik koşulunun gerçekleştiği, davalının eylemlerinin 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinin belirtildiği, somut olayda davalının ceza davalarına konu olan davacı şirketin tescilli markalarının izinsiz kullanması ve piyasaya sürmesi eyleminin davacının markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait " 2012/112038 tescil numaralı Cenk Dilekçi, 2010/83890 Cenk +Şekil " markalarının «iltibas» yaratan ürünlerin davalı tarafından satışı ve üretiminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, 30.807,65 TL «maddi tazminat», 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · ticari faiz · hakkaniyet · derdestlik · kamu düzeni · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · havale
Benzer bu kararda… olmakla birlikte dava konusu ürünlerde kendi markasını tescil edildiği şekilde kullanmayıp davacı adına tescilli markayı taklit ederek kullanmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin sabit olduğu, bu nedenle davacının markaya tecavüzün önlenmesini, markaya tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazminini talep edebileceği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve «hakkaniyete» uygun olduğu, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.'ye ait fabrikada yapılan aramada müvekkiline ait markalar adı altında üretilmiş onbinlerce metre yazma, baskı kalıbı ve kartela «dahil» toplam 56.893 adet bulunduğunu, İnegöl Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/445 D.İş sayılı arama kararıyla Üç Hilal Tekstil isimli işyerinde yapılan aramada müvekkiline ait markalar adı altında satışa hazır 29.212 adet ürün bulunduğunu, davalı ...'ın müvekkiline ait markaları taklit ederek üretip sattığını, müvekkilinin tecavüz nedeniyle uğradığı zararının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre " «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanını kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" hesaplanmasını talep ettiğini belirterek davacının marka haklarına tecavüzünün tespitini, durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi zararının en yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.01.2019 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 38.784,72 TL'ye yükseltmiştir.
… ekci" markasının dışında kalan markalarını ise fiilen kullanmadığını, davacı tarafça 20 adet marka ile üretim yapılıyormuş gibi iddia ile tazminat talep edilmesinin «kötüniyetli» olduğunu, somut olaydaki uyuşmazlığın davacı tarafın "cenk dilekci" markası ile müvekkiline ait "İncecik Orijinal" markası arasındaki uyuşmazlık olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen savcılık dosyalarının davacı tarafın iddiasının ispata elverişsiz olduğunu, soruşturma dosyalarında ele geçirilen ürünlerin, müvekkiline ait "İncecik Orijinal" markası ile üretilen ürünler olduğunu, müvekkilinin bu marka ile ürün üretmesinde usul ve hukuka aykırı olan hiçbir durumun olmadığını, dava dilekçesinde ele geçirilen ürünlerin sanki "cenk dilekçi" markalı ürünlermiş gibi iddiada bulunduğunu ve kötüniyeti devam ettiğini, davalı markası olan İncecik Orijinal markası ile davacının esas markası olan "cenk dilekci" markası arasında «iltibasa» neden olacak bir durum olup olmadığı ve müvekkili markasının iptal edilip edilmeyeceği hususunun mahkemenin 2016/82 sayılı dosyası ile «tahkik» edildiğini, bu davanın halen «derdest» olduğunu iş bu davanın karara bağlanabilmesi için de mutlaka Mahkemenin 2016/82 E. sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine …
Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/367 E. sırasında kayıtlı ceza davalarının açıldığı, 07.04.2017 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davalının davacının tescilli markalarını aynen taklit ederek piyasaya sunduğu, davalının ürettiği ürünlerinde davacının tescilli markasına benzer olduğu, benzerlik koşulunun gerçekleştiği, davalının eylemlerinin 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinin belirtildiği, somut olayda davalının ceza davalarına konu olan davacı şirketin tescilli markalarının izinsiz kullanması ve piyasaya sürmesi eyleminin davacının markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait " 2012/112038 tescil numaralı Cenk Dilekçi, 2010/83890 Cenk +Şekil " markalarının «iltibas» yaratan ürünlerin davalı tarafından satışı ve üretiminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, 30.807,65 TL «maddi tazminat», 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3489 E. 2024/5651 K.
Ortak:Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · davanın konusu · ara karar · ispat yükü · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · yetki
Benzer bu kararda… ni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edileceği, anılan Kanun'un 26 ncı maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme «yetkisinin» TÜRKPATENT'e ait olduğu düzenlendiği, ancak bu hükmün 6769 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için 6769 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine göre, anılan Kanun'un 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılacağı, somut olayda, davacı tarafından, davalıya ait, 04.10.2004 tescil tarihli, 2004/32203 nolu CENK SPOR ibareli markanın 25.sınıf yönünden, 5 yıldan fazla süre ile kullanılmadığının iddia edildiği, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, bu madde gereğince davalının markasını kullanım külfetinin bulunduğu, davacının da, tescilli markanın kapsamıyla aynı alanda ticari faaliyette bulunması nedeniyle, bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunup, kullanmama nedenine dayalı işbu davada, «dava konusu» markayı kullandığını «ispat yükünün» davalı tarafa ait olduğu, davalıya ait markanın 2004 yılında tescil edildiği ve 2014 yılında 10 yıl süreyle «yenilendiği», davalı tarafından adına tescilli olan markanın internet üzerinden yapılan reklam ve satışlar ile kesintisiz olarak kullanıldığı savunulmuş ise de, buna ilişkin olarak sunulan belgelerin, markanın fiilen kullanıldığının ispatına elverişli olmadığı, dava tarihinden geriye doğru beş yıl boyunca markanın, ülke çapında kesintisiz olarak kullanıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, markanın yenilenmiş olmasının 5 yıl boyunca kesintisiz kullanım yönünden süreye etkisi bulunmadığı, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı adına TÜRKPATENT 2004/32203 sayılı "Cenk Spor" ibareli markanın, tescil ettirilmiş olduğu 25 inci sınıftaki emtiaları …
… iz dilekçesinde özetle; müvekkilin markasını aralıksız ve kesintisiz kullandığını, davacının davaya açmaya yetkili ilgililerden olmadığını, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığını, müvekkilinin markasını 10 yıl süre ile «yenilediğini», bunun da davacının markasını kullanma ve geliştirme amacında olduğunun göstergesi olduğunu, reklam ve satışlarını internette yasal bir şekilde yaptığını belirtere …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 ve 26 ncı maddeleri gereğince markaların iptal «yetkisinin» Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) verildiği, ancak anılı Kanun'un 191/3, 192/1-a ve geçici 4 üncü maddesi gereğince 26 ncı madde yürürlüğe girene kadar iptal davalarında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) uygulanmasına devam edileceğinden somut olaya (mülga) 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/1-c maddesin uygulanmasının gerektiği, 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin ise yasanın yayımı tarihinden (10.01.2017) 7 yıl sonra, yani 10.01.2024 tarihinde yürürlüğe gireceğini, 24.07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 E. ve 2014/75 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 42/1-c maddesinin iptaline; ve yine 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli 2016/148 E. ve 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiğini, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davalarında 26 ncı madde yürürlüğe girmediği için bu «yetkinin» TÜRKPATENT tarafından kullanılamadığını, yine, 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/1-c maddesi de Anayasa Mahkemesince iptal edildiği için iptal yetkisinin artık mahkeme t …
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9000 E. , 2023/3349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2252 E., 2021/1507 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/147 E., 2019/183 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Cenk" ana unsurlu 22 adet markanın yaratıcısı ve sahibi olduğunu, bu markalarla 1982'den bu yana eşarp ve yazma ürettiğini, sektöründe lider konumunda olduğunu, tüm kesimlerden tüketicinin cazibe noktası ve yüksek satış potansiyeline sahip olduğunu, ayrıca müvekkilinin tanınmış "Örenbayan" ve "Altınbaşak" markalarının da tescilli sahibi olduğunu, davalının ise bu sektörde kendi yaptığı ya da fason olarak ürettirdiği ürünlerin toptan ve perakende satışını yaptığını, müvekkilinin markalarını taklit ettiğini, bu konuda daha önce kendisi hakkında birçok yasal işlem yapıldığını, taklit markaların iptal edildiğini ve benzer marka başvurularının reddedildiğini, şikayetler üzerine yapılan ceza soruşturmaları neticesinde arama ve el koyma kararı ile birçok satışa hazır ürün yakalandığını, soruşturmalar aşamasında yapılan bilirkişi incelemeleri ile ürünlerin taklit olduğunun tespit edildiğini, soruşturmalar sonucu davalar açıldığını ve davalı hakkında cezalar verildiğini, davalı adına tescilli bir başka markasının da mahkeme kararı ile hükümsüz kılınarak sicildin terkinine karar verildiğini, davalının müvekkilinin markalarına çok benzer olan marka başvurularının da benzerlik gerekçesiyle reddedildiğini, bahsedilen ceza ve hukuk dosyaları ve reddedilen marka başvurularının da gösterdiği gibi davalının müvekkilinin markaları taklidini alışkanlık haline getirdiğini, davalının müvekkil markasının tanınırlığından faydalandığını ve kötü niyetli olduğunu, davalı adına tescilli olan "CEVK" markasının müvekkil şirketin "CENK" markası ile benzer olduğunu, bu nedenle "CEVK" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markanın davacının markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, davacının iddia etmiş olduğu hususları kabul etmediğini, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin rakip şirketlerin markalaşmasını engellemeye çalışıp sektörde lider olmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaların aynı sektörde kullanıldığı, markalar arasında gerek görünüş ve gerekse sessel olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı ve 25 inci maddesinin (b) bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, ortalama algıya sahip tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2017/40763 tescil numaralı "CEVK" markasının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "CEVK" markası için yapılan başvuruya yapılan ilan neticesinde itiraz gelmeyerek markanın müvekkili adına kayıt ve tescilinin yapıldığını, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan hüküm kurulduğunu, davacının markasının "Cenk Dilekçi" olduğunu, davacı taraf adına bu marka dışında da markalar olup, bizzat davacı tarafın gerçek ve asıl markası olan "Cenk Dilekçi" markasını koruyabilmek için alınmış bir marka olduğunu, davacı tarafın yaklaşık 25 adet markayı daha adına tescil ettirerek piyasada haksız rekabete yol açtığını, davacı tarafından tescil ettirdiği bu markalarla piyasada ürün üretilmediğini, bu nedenle gerekli incelemenin "CEVK" markası ile "Cenk Dilekçi" markalar arasında yapılması gerektiğini, iki markanın yazım karakterlerinin farklı olduğunu, bu sektörün ortalama müşterisi olan ayırt etme gücü olan bir kişinin yazım karakterleri farklı olan bu markaları ayırt edememesinin mümkün olmadığını, ilgili markalara ve şekillerine bakıldığında, markaların farklı markalar olduklarının açıkça anlaşıldığını, şekillerin ise birbirlerine hiç benzemediğini, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka başvurusunun reddini gerektiren sebeplerin varlığı halinde markanın hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olduğu, dava konusu taraf markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunun Dairece usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmakla ayrıca yargılama sırasında taleplerinin hiçbirinin değerlendirilmeden ve araştırılmadan eksik ve hatalı şekilde hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf markaları arasında benzerlik olduğu iddiası ile açılan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933257600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz