6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3668 E. 2023/3094 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katma değer vergisi (kdv) mücbir sebep faiz başlangıç tarihi depo kararı zayi fatura ıslah ilan dava sebebi yükleten (shipper) teslim

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 19.04.2013 tarih, 2018/1209 E. ve 2019/1162 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.03.2021 tarih, 2020/2068 E. ve 2021/2229 K. sayılı kararıyla öngörülen şekilde ikame olarak alınan mallar için davacının KDV indiriminden yararlanabileceği tespit edildiği halde bu kalem istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmakla davalı yararına oluşan müktesep hakkı ihlal edecek şekilde önceki kararının tekrarı niteliğinde zayi olunan mallara ilişkin KDV tutarı kadar tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.10.2021 tarih, 2021/362 E. ve 2021/708 K. sayılı kararı ile KDV isteminin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 23.179,50 TL fark bedeli, 20.509,63 TL faiz olmak üzere toplam 43.689,13 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zayi olan malların KDV'sinin indirim konusu yapılamayacağını, Hazineye iade edildiğini, mal bedeli ve KDV birlikte ödendiğini, gerekçeli kararda kabul edilen kısım için faizin başlangıç tarihinin yazılı olmadığını, faizin türünün belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıya ait malların davalının antredeposunda depolandığı sırada çıkan yangında yanması nedeniyle fiyat artışından kaynaklanan zararın, KDV indiriminden doğan zararın ve faiz zararının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3065 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9763 E. 2011/2615 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/177 E. 2018/7189 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3668 E.  ,  2023/3094 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/362 Esas, 2021/708 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44,020,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirkete ait malların davalı şirketin soğuk hava depolarında saklandığını, davalıya ait depolarda meydana gelen yangında müvekkili şirketin mallarının zayi olduğunu, müvekkili şirketin yangın sebebi ile uğramış olduğu zararın bir kısmı davalı şirket tarafından ödenmiş olsa da zararının tam olarak karşılanmadığını, yangın sebebi ile kullanılamayan bu süre içerisinde bedelleri de tazmin edilemeyen mallarda fiyat artışlarının olduğunu, müvekkilinin aynı malları daha fazla bedel ödeyerek satın aldığını, yine 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun (3065 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde "mükellefler yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak üzerlerine fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirim konusu yapabileceklerdir" hükmünün bulunduğunu, aynı Kanun'un 30 uncu maddesine göre deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı'nın yangın sebebi ile mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere zayi olan mallara ait KDV'nin indirim konusu yapılamayacağının hükme bağlandığını, bu durumda yangında zayi olan mallara ait KDV'nin indirim konusu yapılamaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca söz konusu yangının meydana geldiği tarihten zarar tazmin amacı ile ödeme yapıldığı güne kadar işlemiş olan 176 günlük faizin de ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2. Davacı vekili 16.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 65.620,15 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın müvekkili açısından önlenmesine imkan bulunmayan bir mücbir sebepten dolayı meydana geldiğini, davacının zararının karşılandığını, davacının bakiye taleplerinin dava konusu yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 19.04.2013 tarih, 2018/1209 E. ve 2019/1162 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.03.2021 tarih, 2020/2068 E. ve 2021/2229 K. sayılı kararıyla öngörülen şekilde ikame olarak alınan mallar için davacının KDV indiriminden yararlanabileceği tespit edildiği halde bu kalem istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmakla davalı yararına oluşan müktesep hakkı ihlal edecek şekilde önceki kararının tekrarı niteliğinde zayi olunan mallara ilişkin KDV tutarı kadar tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.10.2021 tarih, 2021/362 E. ve 2021/708 K. sayılı kararı ile KDV isteminin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 23.179,50 TL fark bedeli, 20.509,63 TL faiz olmak üzere toplam 43.689,13 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zayi olan malların KDV'sinin indirim konusu yapılamayacağını, Hazineye iade edildiğini, mal bedeli ve KDV birlikte ödendiğini, gerekçeli kararda kabul edilen kısım için faizin başlangıç tarihinin yazılı olmadığını, faizin türünün belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıya ait malların davalının antredeposunda depolandığı sırada çıkan yangında yanması nedeniyle fiyat artışından kaynaklanan zararın, KDV indiriminden doğan zararın ve faiz zararının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3065 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933182800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.