Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/177 E. 2018/7189 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ ba beyannamesi↗ zayi↗ ilan↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya 274.137,75 TL ödeme yaptığı, davacıya ait ürünler yangından önce 23,89 TL’den alınmasına rağmen yangında zarar görmesi nedeniyle aynı ürünlerin davacı tarafından piyasadan 25,91 TL 'den temin edildiği, davacının ürünleri yangında zarar görmeseydi davacının fiyat farkı ödemek zorunda kalmayacağından davacının fiyat farkından kaynaklanan zararının da davalı tarafından karşılanması gerektiği, KDV sirkülerine göre Maliye Bakanlığı’nca yangın sebebi ile mücbir sebep ilan edilmediği sürece yangın sonucu zayi olan mal nedeni ile yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı, KDV Kanunu, KDV tebliği ve KDV sirküleri gereği yangın sonucu zayi olan ürünlerin indirim konusu yapılan KDV'sinin indirim konusundan çıkarılması gerektiği, davacı şirketin ürünleri aldığı ayda indirim konusu yaptığı zayi ürünlerin 21.931,02 TL'sını Eylül/2012 KDV beyannamesi ile Gelir İdaresine ilave edilerek ve KDV konumunda beyan ederek indirim konusundan çıkardığı, davacının ürün maliyeti 21.931,02 TL arttığından davalı şirketin davacının bu zararını da karşılaması
gerektiği, yangın 29/08/2012 tarihinde meydana gelmesine rağmen davalının makul sayılamayacak bir süreden sonra davacının zararına karşılık ödediği 274.137,75 TL’nin yangın tarihinden ödeme tarihine kadar birikmiş faizi olan 20.509,63 TL'yi de davacının talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.931,02 TL KDV alacağı, 23.179,50 TL fark bedeli, 20.509,63 TL faiz olmak üzere toplam 65.620,15 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2068 E. 2021/2229 K.
Ortak:ba beyannamesi · zayi
İncelediğiniz kararda… orunda kalmayacağından davacının fiyat farkından kaynaklanan zararının da davalı tarafından karşılanması gerektiği, KDV sirkülerine göre Maliye Bakanlığı’nca yangın «sebebi» ile «mücbir sebep» «ilan» edilmediği sürece yangın sonucu «zayi» olan mal nedeni ile yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı, KDV Kanunu, KDV tebliği ve KDV sirküleri gereği yangın sonucu zayi olan ürünlerin indirim konusu yapılan KDV'sinin indirim konusundan çıkarılması gerektiği, davacı şirketin ürünleri aldığı ayda indirim konusu yaptığı zayi ürünlerin 21.931,02 TL'sını Eylül/2012 KDV «beyannamesi» ile Gelir İdaresine ilave edilerek ve KDV konumunda beyan ederek indirim konusundan çıkardığı, davacının ürün maliyeti 21.931,02 TL arttığından davalı şirketin dav …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin «zayi» olan ürünleri «birim fiyatı» + KDV den aldığı, davacı şirketin yangın sonrasında aynı özellikteki ürünleri birim fiyatı + KDV’den aldığı, davacı şirketin zayi olan ürünleri satın alırken 21.931,02 TL KDV ödediği, bu KDV’yi de ürünlerin satışından tahsil ettiği/edeceği KDV’ye «mahsup» etmesi ile, üzerinde KDV yükü kalmadığı/kalmayacağı, KDV indiriminden faydalandığı ancak davalı şirketin deposunda çıkan yangından zayi olan ürünlerin 21.931,02 TL …
… KDV Beyannamesi ile Gelir İdaresine beyan ederek ödediği, iki kez KDV ödemek zorunda kaldığı, ilkini ürünleri satın alırken dava dışı firmaya, ikincisini ürünlerin «zayi» olması ile Gelir İdaresine ödediği, davacı şirketin ikinci kez almış olduğu ürünlerden ödediği KDV’nin, birinci kez almış olduğu ve zayi olan ürünlerin KDV’si ile «illiyet bağı» kurulamayacağı, her bir işlemin birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirketin kasasından çıkan toplam KDV’ye bakmak gerektiği, davacı şirketin üç kez KDV ödediği, birinci sefer zayi olan ürünler alırken tedarikçiye, ikinci sefer ürünler zayi olduğundan Gelir İdaresine, üçüncü sefer zayi olan ve bedelli aldığı ürünler için KDV ödediği, davalı şirketin deposunda çıkan yangından ürünler zayi olmamış olsaydı, Gelir İdaresine 21.931,02 TL ödemeyeceği, Gelirler Genel Müdürlüğünden alınmış B.07.0.GEL., 0.53/5330-102 sayılı özelgede de, zayi olan ürünlerin KDV’sinin indirim konusu yapılamayacağının yani satıştan tahsil ettiği KDV’ye «mahsup» edilemeyeceğinin, daha önce indirim konusu yapılan KDV’nin Beyanname ile ilave KDV olarak beyan edilerek ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.931, …
2- Mahkemece bozmaya uyulduğu ve bozma ilamında öngörülen şekilde ikame olarak alınan mallar için davacının KDV indiriminden yararlanabileceği tespit edildiği halde bu kalem istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmakla davalı yararına oluşan müktesep hakkı ihlal edecek şekilde önceki kararının tekrarı niteliğinde «zayi» olunan mallara ilişkin KDV tutarı kadar tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · illiyet bağı · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin «zayi» olan ürünleri «birim fiyatı» + KDV den aldığı, davacı şirketin yangın sonrasında aynı özellikteki ürünleri birim fiyatı + KDV’den aldığı, davacı şirketin zayi olan ürünleri satın alırken 21.931,02 TL KDV ödediği, bu KDV’yi de ürünlerin satışından tahsil ettiği/edeceği KDV’ye «mahsup» etmesi ile, üzerinde KDV yükü kalmadığı/kalmayacağı, KDV indiriminden faydalandığı ancak davalı şirketin deposunda çıkan yangından zayi olan ürünlerin 21.931,02 TL …
… KDV Beyannamesi ile Gelir İdaresine beyan ederek ödediği, iki kez KDV ödemek zorunda kaldığı, ilkini ürünleri satın alırken dava dışı firmaya, ikincisini ürünlerin «zayi» olması ile Gelir İdaresine ödediği, davacı şirketin ikinci kez almış olduğu ürünlerden ödediği KDV’nin, birinci kez almış olduğu ve zayi olan ürünlerin KDV’si ile «illiyet bağı» kurulamayacağı, her bir işlemin birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirketin kasasından çıkan toplam KDV’ye bakmak gerektiği, davacı şirketin üç kez KDV ödediği, birinci sefer zayi olan ürünler alırken tedarikçiye, ikinci sefer ürünler zayi olduğundan Gelir İdaresine, üçüncü sefer zayi olan ve bedelli aldığı ürünler için KDV ödediği, davalı şirketin deposunda çıkan yangından ürünler zayi olmamış olsaydı, Gelir İdaresine 21.931,02 TL ödemeyeceği, Gelirler Genel Müdürlüğünden alınmış B.07.0.GEL., 0.53/5330-102 sayılı özelgede de, zayi olan ürünlerin KDV’sinin indirim konusu yapılamayacağının yani satıştan tahsil ettiği KDV’ye «mahsup» edilemeyeceğinin, daha önce indirim konusu yapılan KDV’nin Beyanname ile ilave KDV olarak beyan edilerek ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.931, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/177 E. , 2018/7189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06/04/2015 gün ve 2013/123 - 2015/232 sayılı kararı bozan Daire'nin 22/09/2016 gün ve 2015/15252 - 2016/7423 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait malların davalıya ait soğuk hava deposunda saklanmakta iken 29/08/2012 tarihinde meydana gelen yangında zayi olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın bir kısmının davalı şirket tarafından ödendiğini, davalı tarafından yapılan ödemenin zayi olan mallara ilişkin KDV’yi, yangın tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faizi ve malların uğradığı fiyat artışını karşılamadığını, müvekkilinin aynı malları daha fazla bedel ödeyerek satın aldığını, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 29. ve 30. maddeleri gereğince yangında zayi olan mallara ait KDV'nin indirim konusu yapılamaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, söz konusu yangının meydana geldiği 29/08/2012 tarihinden zararı tazmin amacıyla ödeme yapıldığı güne kadar işlemiş olan 176 günlük faizin de ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin, ıslah dilekçesi ile 65.620,15 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya 274.137,75 TL ödeme yaptığı, davacıya ait ürünler yangından önce 23,89 TL’den alınmasına rağmen yangında zarar görmesi nedeniyle aynı ürünlerin davacı tarafından piyasadan 25,91 TL 'den temin edildiği, davacının ürünleri yangında zarar görmeseydi davacının fiyat farkı ödemek zorunda kalmayacağından davacının fiyat farkından kaynaklanan zararının da davalı tarafından karşılanması gerektiği, KDV sirkülerine göre Maliye Bakanlığı’nca yangın sebebi ile mücbir sebep ilan edilmediği sürece yangın sonucu zayi olan mal nedeni ile yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı, KDV Kanunu, KDV tebliği ve KDV sirküleri gereği yangın sonucu zayi olan ürünlerin indirim konusu yapılan KDV'sinin indirim konusundan çıkarılması gerektiği, davacı şirketin ürünleri aldığı ayda indirim konusu yaptığı zayi ürünlerin 21.931,02 TL'sını Eylül/2012 KDV beyannamesi ile Gelir İdaresine ilave edilerek ve KDV konumunda beyan ederek indirim konusundan çıkardığı, davacının ürün maliyeti 21.931,02 TL arttığından davalı şirketin davacının bu zararını da karşılaması
gerektiği, yangın 29/08/2012 tarihinde meydana gelmesine rağmen davalının makul sayılamayacak bir süreden sonra davacının zararına karşılık ödediği 274.137,75 TL’nin yangın tarihinden ödeme tarihine kadar birikmiş faizi olan 20.509,63 TL'yi de davacının talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.931,02 TL KDV alacağı, 23.179,50 TL fark bedeli, 20.509,63 TL faiz olmak üzere toplam 65.620,15 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464106700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz