Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6506 E. 2023/3286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil sorumluluk↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ infaz↗ garantörlük↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 03.03.2016 tarih, 2015/747 E., ve 2016/246 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.11.2020 tarih, 2020/785 E. ve 2020/4599 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketlerin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde hükmün kapsamı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre hükümde tarafların kimlikleri yer almalı ve davadaki taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Asıl davada davacı ..., birleşen davada ise davacılar ... ve ...'dır. Asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., birleşen davada ise davalı ... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. dir. Taraflar bu şekilde olmasına rağmen mahkeme kararında davanın tarafı olan ... yer almamakta buna karşın davada taraf olmayan Yimpaş Holding A.Ş. davalı olarak yer almaktadır. Dosya kapsamında asıl ve birleşen dava bulunmakta olup karar başlığında hangi tarafın hangi davanın tarafı olduğu da yer almamaktadır. Hüküm kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların neler olduğu anlaşılmamaktadır. Her davada bir davalı varken hükmedilen alacakların müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup gerek karar başlığı gerekse hüküm kısmındaki eksiklikler ve fazlalıklar nedeniyle kararın infazı mümkün değildir. Bu itibarla Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde yer alan unsurlara uygun bir karar verilmesi için kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2251 E. 2011/6418 K.
Ortak:husumet · dava şartı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Yimpaş Holding A.Ş. «hisse senedi» almaması ve davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir durumun olmaması nedeniyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, TTK 405. madde gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ...
Yozgat İht.Mad.Paz.ve Tic.A.Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · hisse senedi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Yimpaş Holding A.Ş. «hisse senedi» almaması ve davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir durumun olmaması nedeniyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, TTK 405. madde gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1239 E. 2024/3804 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «anonim şirket» ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, «hak düşürücü süre» ve «zamanaşımı» sürelerinin dolduğunu, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın «zamanaşımı» süresinde açılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar kötü niyetli olduğundan «zamanaşımı definin» ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce Yargıtay tarafından verilen bozma kararlarından sonra davanın zamanaşımından reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar kötü niyetli olduğundan «zamanaşımı definin» ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce Yargıtay tarafından verilen bozma kararlarından sonra davanın zamanaşımından reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2287 E. 2011/6397 K.
Ortak:husumet · dava şartı
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.12.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaA.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacıların isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacıların davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2065 E. 2019/7217 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar Yimpaş Yozgat İht.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/783 E. 2023/3470 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · hak düşürücü süre · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · husumet · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak, Tahsil
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «anonim şirket» ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, «hak düşürücü süre» ve «zamanaşımı» sürelerinin dolduğunu, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketlerin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluğunun» bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; «anonim şirket» ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, «hak düşürücü süre» ve «zamanaşımı» sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın «uyuşmazlık konusu» olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluğunun» bulunduğu, davalı ...
A.Ş.'nin «pasif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar Yimpaş Holding A.Ş., Yimpaş Yozgat İht.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · müktesep hak · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · dahili dava
Benzer bu karardaA.Ş yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden de Dairemizin 10.06.2016 tarihli bozma ilamındaki usuli müktesep haklar gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 10.06.2016 tarihli bozma kararı ile davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedildiğinden «zamanaşımı» ve «faiz başlangıç tarihi» yönünden usuli «müktesep hak» oluşmasına göre davalılar Yimpaş Holding A.Ş., Yimpaş Yozgat İht.
A.Ş.'nin «pasif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar Yimpaş Holding A.Ş., Yimpaş Yozgat İht.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6506 E. , 2023/3286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/14 Esas, 2022/304 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
BİRLEŞEN DAVA
Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/423 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.03.2016 tarih, 2015/747 E., ve 2016/246 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.11.2020 tarih, 2020/785 E. ve 2020/4599 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketlerin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde hükmün kapsamı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre hükümde tarafların kimlikleri yer almalı ve davadaki taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Asıl davada davacı ..., birleşen davada ise davacılar ... ve ...'dır. Asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., birleşen davada ise davalı ... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. dir. Taraflar bu şekilde olmasına rağmen mahkeme kararında davanın tarafı olan ... yer almamakta buna karşın davada taraf olmayan Yimpaş Holding A.Ş. davalı olarak yer almaktadır.
Dosya kapsamında asıl ve birleşen dava bulunmakta olup karar başlığında hangi tarafın hangi davanın tarafı olduğu da yer almamaktadır. Hüküm kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların neler olduğu anlaşılmamaktadır. Her davada bir davalı varken hükmedilen alacakların müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup gerek karar başlığı gerekse hüküm kısmındaki eksiklikler ve fazlalıklar nedeniyle kararın infazı mümkün değildir. Bu itibarla Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde yer alan unsurlara uygun bir karar verilmesi için kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının resen BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933064300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz