Finansal kiralama konusu malın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8794 E. 2023/2942 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6361 sayılı kanun 9/2↗ idari para cezası↗ harca esas değer↗ harcın ikmali↗ ödeme planı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ zilyetlik↗ finansal kiralama↗ yokluk↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ usulüne uygun tebliğ↗ mükerrerlik↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ kira sözleşmesi↗ şikayet↗ eş rızası↗ muacceliyet↗ ifa↗ fesih↗ vade↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ esastan ret↗ haciz↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/586 E., 2018/683 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (6361 sayılı Kanun) çerçevesinde Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, akabinde 30.12.2009 tarihli Tadil Sözleşmesinin imzalandığını, akdedilen sözleşmeler uyarınca malların davalıya teslim edildiğini, ancak davalının noter kanalıyla tebliğ edilen ödeme planlarına uygun olarak kira borcunu vadelerinde ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, müvekkilin 6361 sayılı Kanun ve finansal kiralama sözleşmesinin 61 ila 72 nci maddelerine göre 60 gün önelli ihtarının keşide edildiğini, keşide edilen ihtarla 60 gün içinde kira borcunun ödenmesi, aksi halde sözleşmenin fesih edileceği, vadesi gelmemiş borçların muaccel hale geleceği, sözleşmelere konu edilen malların 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara müracaat edileceği belirtilmesine rağmen kira borçları ödenmediği gibi malların da iade edilmediğini, finansal kiralama sözleşmeleri uyarınca malların mülkiyetinin müvekkile ait olduğunu, davalı kiracının edimlerini ifa etmediği için sözleşmenin fesih edilip kiralanan malların iadesi yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek malların aynen iadesi ile müvekkile teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü içine düştüğünü, buna rağmen davacı şirkete olan kira borcunun büyük bir kısmını ödediğini, keşide edilen ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilememesi nedeniyle olaydan haberdar olunamadığını, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet ile haberdar olduklarını, bu nedenle ihtarnamede verilen sürenin henüz dolmadığını, kaldı ki bir kısım finansal sözleşmesine konu malların büyük bir kısmının müvekkil şirketin zilyetliğinde bulunmadığını, öte yandan bir kısım finansal kiralama sözleşmesine konu malların ise banka hacizlerine muhatap olduğunu, bu durumun davacı şirkete iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğini, kiralanan malların büyük kısmının kiralanan aracın muhtelif ekipman ve aksesuarını oluşturduğunu, aracın 11.04.2011 tarihinde polis kontrolü sırasında bağlandığını, durumun davacıya bildirildiğini, o tarihten itibaren aracın müvekkili tarafından teslim alınmadığını ve kullanılmadığını, dolayısıyla 11.04.2011 tarihinden itibaren aracın alınıp kullanılmadığı, bu durumda bahse konu araçtan dolayı müvekkilinin kira bedellerinden ve sigorta borcundan sorumlu olmadığının davacıya açıkça bildirildiğini, müvekkilinin rıza ile kiralanan malları teslim etmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kiracı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği ödemelerini zamanında yapmamak sureti ile temerrüde düştüğü, davalıya ihtarname gönderildiği, ancak davalı tarafından ödeme süresinin sonunda ödeme yapılmadığı ve sözleşmenin fesih olduğu, 06960, 07057, 07229 ve 07453 numaralı düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmelerine istinaden dava konusu malların davacıya aynen iadesi koşullunun oluşmuş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki 07057, 06960, 07229 ve 07453 numaralı finansal kiralama sözleşmesine konu malların davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Davacı tarafından davadan önce gönderilen 'Sözleşmenin Feshi ve Kiralanan Malların İadesi'ne ilişkin ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini,
2.Davacı sözleşmeyi feshetmeden ve dava tarihinden önce kiralamaya konu malların çoğunu teslim aldığını, bu konudaki delillerin bilirkişiler tarafından ve mahkemece incelenmediğini,
3.Bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden hüküm yoluna gidildiğini,
4.Bilirkişi incelemesi saatinin kendilerine bildirilmediğini ve bu nedenle araç üzerindeki incelemenin yokluklarında yapıldığını,
5.Davacı tarafından aynı araç için mükerrer faturalar düzenlendiğini,
6.Sözleşme bedelleri dikkate alındığında davanın ticaret mahkemesi heyeti tarafından görülmesi gerekirken, tek hakim ile görüldüğünü,
7.Davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine itiraz ettiklerini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6361 sayılı Kanun uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin davacıya ait olduğu, sözleşmenin sona ermesiyle davacının malın iadesini isteme hakkının mevcut olduğu, davalının finansal kira sözleşmelerinden doğan borç taksitlerini ödemeyerek temerrüde düştüğü, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin davalıya tebliğ edildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile harca esas dava değerinin 85.000,00 TL olarak tespit edilerek eksik harcın ikmal edildiği, ayrıca bankacı bilirkişi raporuyla sözleşmelerin feshedilmiş olduğunun ve sözleşme konusu malların davacıya teslimine ilişkin koşulların oluştuğunun ayrıntılı olarak tespit edildiği, dava değeri itibariyle davanın ticaret mahkemelerinde tek hâkim ile görülecek dava sınırında olduğu ve belirtilen konulardaki davalı itirazların yerinde olmadığı, sözleşmeye konu araca 11.04.2011 tarihinde davalı kullanımındayken polis sireni, çakar lamba kullanımı, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının ve fenni muayenesinin bulunmaması nedenleriyle idari para cezası uygulandığı ve trafik otoparkına çekildiği, aracın uzun süre trafik otoparkında kalmasının ardından 06.03.2014 tarihinde davacı tarafından 8.500,00 TL otopark ücreti ödenmek suretiyle teslim alındığı, davalı tarafından yapılmış teslim veya iadenin sözkonusu olmadığı ve davalı tarafından belirtilen tarihlerde sözleşmenin sonlandırılması için bir girişimde de bulunulmadığı, bu nedenle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında bağıtlanan 07057, 06960, 07229 ve 07453 numaralı finansal kiralama sözleşmelerinin davacı tarafından usulüne uygun fesih edilip edilmediği, tebligatın davalıya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve bu sözleşmelere konu malların davacıya iadesine karar verilip verilemeyeceği, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5139 E. 2011/15984 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu kararda… valının sorumlu olacağının sözleşmede belirtildiği, davacıya 3.000 TL kaza nedeni ile ödeme yapıldığı ve aracın otoparka çekilmesi nedeni ile günlük 5,00 TL otopark «masrafının» olduğu, 23.12.2007 tarihli belgeye göre borcun tamamının kapatılmadığı, Ürgüp Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit ettiği zarar ve değer kaybından ödenen miktar çıkartılarak kalan miktarın ve dava tarihine kadar günlük 5,00 TL üzerinden otopark ücretinin davalıdan tahsili gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, 12.630,00 TL tazminatın olay tarihi olan 12.10.2007 tarihinden itibaren, 1.160 TL otopark ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 13.790 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3817 E. 2023/5964 K.
Ortak:ödeme planı · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · ihtar · ihtarname
İncelediğiniz kararda… nde Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, akabinde 30.12.2009 tarihli Tadil Sözleşmesinin imzalandığını, akdedilen sözleşmeler uyarınca malların davalıya «teslim» edildiğini, ancak davalının noter kanalıyla tebliğ edilen «ödeme planlarına» uygun olarak kira borcunu vadelerinde ödemediğini ve «temerrüde» düştüğünü, müvekkilin 6361 sayılı Kanun ve «finansal kiralama sözleşmesinin» 61 ila 72 nci maddelerine göre 60 gün önelli «ihtarının» keşide edildiğini, keşide edilen ihtarla 60 gün içinde kira borcunun ödenmesi, aksi halde sözleşmenin «fesih» edileceği, «vadesi» gelmemiş borçların «muaccel» hale geleceği, sözleşmelere konu edilen malların 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara müracaat edileceği belirtilmesine rağmen kira borçları ödenmediği gibi malların da iade edilmediğini, finansal kiralama sözleşmeleri uyarınca malların mülkiyetinin müvekkile ait olduğunu, davalı kiracının edimlerini «ifa» etmediği için sözleşmenin fesih edilip kiralanan malların iadesi yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek malların aynen iadesi ile müvekkile teslimine karar verilme …
… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kiracı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği ödemelerini zamanında yapmamak sureti ile «temerrüde» düştüğü, davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalı tarafından ödeme süresinin sonunda ödeme yapılmadığı ve sözleşmenin «fesih» olduğu, 06960, 07057, 07229 ve 07453 numaralı düzenleme şeklindeki «finansal kiralama sözleşmelerine» istinaden dava konusu malların davacıya aynen iadesi koşullunun oluşmuş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki 07057, 06960, 07229 ve 07453 n …
… esinde; müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü içine düştüğünü, buna rağmen davacı şirkete olan kira borcunun büyük bir kısmını ödediğini, keşide edilen «ihtarnamenin» «usulüne uygun tebliğ» edilememesi nedeniyle olaydan haberdar olunamadığını, Cumhuriyet Savcılığına yapılan «şikayet» ile haberdar olduklarını, bu nedenle ihtarnamede verilen sürenin henüz dolmadığını, kaldı ki bir kısım finansal sözleşmesine konu malların büyük bir kısmının müvekkil şirketin «zilyetliğinde» bulunmadığını, öte yandan bir kısım «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların ise banka «hacizlerine» muhatap olduğunu, bu durumun davacı şirkete iadeli «taahhütlü» mektupla bildirildiğini, kiralanan malların büyük kısmının kiralanan aracın muhtelif ekipman ve aksesuarını oluşturduğunu, aracın 11.04.2011 tarihinde polis kontrolü sırasında bağlandığını, durumun davacıya bildirildiğini, o tarihten itibaren aracın müvekkili tarafından «teslim» alınmadığını ve kullanılmadığını, dolayısıyla 11.04.2011 tarihinden itibaren aracın alınıp kullanılmadığı, bu durumda bahse konu araçtan dolayı müvekkilinin kira bedellerinden ve sigorta borcundan sorumlu olmadığının davacıya açıkça bildirildiğini, müvekkilinin «rıza» ile kiralanan malları teslim etmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarda» belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, «ihtarnamede» belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, «vadesi» gelmemiş «finansal kiralama» bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar v …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının «kesin» olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, borç tutarının «ödeme planı» ile uyuşmadığını, «ihtarın» fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, «ödeme planı» ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından «temerrüt» sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin «tebliğ tarihinin» 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini ist …
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın «kesin» olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının «kesin» olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, borç tutarının «ödeme planı» ile uyuşmadığını, «ihtarın» fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8794 E. , 2023/2942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3774 Esas, 2021/1704 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/586 E., 2018/683 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (6361 sayılı Kanun) çerçevesinde Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, akabinde 30.12.2009 tarihli Tadil Sözleşmesinin imzalandığını, akdedilen sözleşmeler uyarınca malların davalıya teslim edildiğini, ancak davalının noter kanalıyla tebliğ edilen ödeme planlarına uygun olarak kira borcunu vadelerinde ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, müvekkilin 6361 sayılı Kanun ve finansal kiralama sözleşmesinin 61 ila 72 nci maddelerine göre 60 gün önelli ihtarının keşide edildiğini, keşide edilen ihtarla 60 gün içinde kira borcunun ödenmesi, aksi halde sözleşmenin fesih edileceği, vadesi gelmemiş borçların muaccel hale geleceği, sözleşmelere konu edilen malların 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara müracaat edileceği belirtilmesine rağmen kira borçları ödenmediği gibi malların da iade edilmediğini, finansal kiralama sözleşmeleri uyarınca malların mülkiyetinin müvekkile ait olduğunu, davalı kiracının edimlerini ifa etmediği için sözleşmenin fesih edilip kiralanan malların iadesi yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek malların aynen iadesi ile müvekkile teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü içine düştüğünü, buna rağmen davacı şirkete olan kira borcunun büyük bir kısmını ödediğini, keşide edilen ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilememesi nedeniyle olaydan haberdar olunamadığını, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet ile haberdar olduklarını, bu nedenle ihtarnamede verilen sürenin henüz dolmadığını, kaldı ki bir kısım finansal sözleşmesine konu malların büyük bir kısmının müvekkil şirketin zilyetliğinde bulunmadığını, öte yandan bir kısım finansal kiralama sözleşmesine konu malların ise banka hacizlerine muhatap olduğunu, bu durumun davacı şirkete iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğini, kiralanan malların büyük kısmının kiralanan aracın muhtelif ekipman ve aksesuarını oluşturduğunu, aracın 11.04.2011 tarihinde polis kontrolü sırasında bağlandığını, durumun davacıya bildirildiğini, o tarihten itibaren aracın müvekkili tarafından teslim alınmadığını ve kullanılmadığını, dolayısıyla 11.04.2011 tarihinden itibaren aracın alınıp kullanılmadığı, bu durumda bahse konu araçtan dolayı müvekkilinin kira bedellerinden ve sigorta borcundan sorumlu olmadığının davacıya açıkça bildirildiğini, müvekkilinin rıza ile kiralanan malları teslim etmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kiracı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği ödemelerini zamanında yapmamak sureti ile temerrüde düştüğü, davalıya ihtarname gönderildiği, ancak davalı tarafından ödeme süresinin sonunda ödeme yapılmadığı ve sözleşmenin fesih olduğu, 06960, 07057, 07229 ve 07453 numaralı düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmelerine istinaden dava konusu malların davacıya aynen iadesi koşullunun oluşmuş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki 07057, 06960, 07229 ve 07453 numaralı finansal kiralama sözleşmesine konu malların davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Davacı tarafından davadan önce gönderilen 'Sözleşmenin Feshi ve Kiralanan Malların İadesi'ne ilişkin ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini,
2.Davacı sözleşmeyi feshetmeden ve dava tarihinden önce kiralamaya konu malların çoğunu teslim aldığını, bu konudaki delillerin bilirkişiler tarafından ve mahkemece incelenmediğini,
3.Bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden hüküm yoluna gidildiğini,
4.Bilirkişi incelemesi saatinin kendilerine bildirilmediğini ve bu nedenle araç üzerindeki incelemenin yokluklarında yapıldığını,
5.Davacı tarafından aynı araç için mükerrer faturalar düzenlendiğini,
6.Sözleşme bedelleri dikkate alındığında davanın ticaret mahkemesi heyeti tarafından görülmesi gerekirken, tek hakim ile görüldüğünü,
7.Davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine itiraz ettiklerini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6361 sayılı Kanun uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin davacıya ait olduğu, sözleşmenin sona ermesiyle davacının malın iadesini isteme hakkının mevcut olduğu, davalının finansal kira sözleşmelerinden doğan borç taksitlerini ödemeyerek temerrüde düştüğü, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin davalıya tebliğ edildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile harca esas dava değerinin 85.000,00 TL olarak tespit edilerek eksik harcın ikmal edildiği, ayrıca bankacı bilirkişi raporuyla sözleşmelerin feshedilmiş olduğunun ve sözleşme konusu malların davacıya teslimine ilişkin koşulların oluştuğunun ayrıntılı olarak tespit edildiği, dava değeri itibariyle davanın ticaret mahkemelerinde tek hâkim ile görülecek dava sınırında olduğu ve belirtilen konulardaki davalı itirazların yerinde olmadığı, sözleşmeye konu araca 11.04.2011 tarihinde davalı kullanımındayken polis sireni, çakar lamba kullanımı, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının ve fenni muayenesinin bulunmaması nedenleriyle idari para cezası uygulandığı ve trafik otoparkına çekildiği, aracın uzun süre trafik otoparkında kalmasının ardından 06.03.2014 tarihinde davacı tarafından 8.500,00 TL otopark ücreti ödenmek suretiyle teslim alındığı, davalı tarafından yapılmış teslim veya iadenin sözkonusu olmadığı ve davalı tarafından belirtilen tarihlerde sözleşmenin sonlandırılması için bir girişimde de bulunulmadığı, bu nedenle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında bağıtlanan 07057, 06960, 07229 ve 07453 numaralı finansal kiralama sözleşmelerinin davacı tarafından usulüne uygun fesih edilip edilmediği, tebligatın davalıya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve bu sözleşmelere konu malların davacıya iadesine karar verilip verilemeyeceği, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933038900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz