Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2217 E. 2023/2104 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
telafisi imkansız zarar↗ idari işlem↗ ihtisas mahkemesi↗ şikayet↗ eş rızası↗ iş bölümü↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ ifa↗ kamu düzeni↗ komisyon↗ ihtar↗ taahhütname↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre onaylı mimari projesine aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların teknik olarak zorunlu ve gerekli
olabileceği, davalı mimarın çizmiş olduğu onaylı mimari projesinin teknik olarak zorunlu tadilat gerektirebilecek değişikliklere yönelik bir tadilat projesinin eserin mahiyet ve
hususiyetlerini bozmayacağının belirlendiğini, davalı mimar tarafından çizilen projenin 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı bölümlerinin kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek
değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan
imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine muvafakat
vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, mahkemece davalının mimari çizimini sadece kağıt üzerindeki projeye olarak değerlendirdiğini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozduğunu, yapılan tadilatların, proje de yer almayan hususlar olduğu (yüzme havuzu gibi) dolayısıyla binanın kullanılamamasından kaynaklı tadilatlar olmadığını, tadilatların projede bulunan teknik hataların düzeltilmesi şeklinde olmadığını, yapılan tadilatların binanın yeniden başka amaçlı olarak kullanılması amaçlı olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının müellifi olduğu mimari projelere uygun olarak inşa edilen iki ayrı binada (fabrika ve otel binaları) davacı tarafça gerçekleştirilen ve onaylı asıl projede mevcut olmayan izinsiz imalatlarla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idari mercilere sunulmak istenilen tadilat projesi düzenlemeyi reddeden davalı yerine 6098 sayılı Kanun 113üncü maddesi uyarınca başka bir mimarla anlaşmak üzere davacıya izin verilmesine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 113 üncü maddesi ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3101 E. 2019/4685 K.
Ortak:telafisi imkansız zarar · dürüstlük kuralı · muvafakat
İncelediğiniz kararda… si gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı «bölümlerinin» kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine «muvafakat» vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… un için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle «telafisi imkansız zarara» neden olacağı ve bu hususun devam edeceği anlaşıldığından, davalının tadilat projesi yapmaması TMK 2. maddesindeki «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan BK 97 ve TBK 113 maddesi gereği davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Söz konusu imalatların zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde, davalı onaylı mimari projede bulunmayan bu değişikliklere yönelik bir tadilat projesi çizimine «muvafakat» vermemesi MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturur.
… ilkeleri de gözönüne alacak şekilde mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin uzunca bir süredir askıda kalmasının «telafisi imkansız zarara» neden olacağı bu durumun da MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu şeklindeki yetersiz, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… ilkeleri de gözönüne alacak şekilde mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin uzunca bir süredir askıda kalmasının «telafisi imkansız zarara» neden olacağı bu durumun da MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu şeklindeki yetersiz, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4057 E. 2014/11100 K.
Ortak:ihtar
Benzer bu kararda… ul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, «ihtarlarına» rağmen uygulama projesini «teslim» etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika bin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu kararda… ul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, «ihtarlarına» rağmen uygulama projesini «teslim» etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika bin …
2 benzer karar daha
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3814 E. 2019/5498 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… i, kanun maddesi gereğince mali hakları kullanma yetkisi eser sahibine ait olduğundan ihlal edilen çatı tadilat projesinden kaynaklı dava tarihi itibariyle mimarlık «hizmet bedeli» olarak tespit edilen bedelin üç katınındavacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davanın 4.950,00 TL miktar yönünden itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktar üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Bozma öncesi verilen tahsil hükmünde FSEK'nın 68/3 maddesi gereğince 3 kat tazminata hükmedildiği ve bu kararı davacının temyiz etmediği gözetildiğinde davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
3-Ayrıca davacının tazminat istemi yargılamayı gerektirip, alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3590 E. 2013/20085 K.
Ortak:idari işlem · muvafakat · ihtar
İncelediğiniz kararda… si gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı «bölümlerinin» kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine «muvafakat» vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari …
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
… anan projenin davalı ... tarafından esas proje müellifi mimarın onayının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini ileri sürmüş olup, belediye tarafından yapılan işlemin «idari işlem» mahiyetinde olduğu ve davalı belediyenin davaya konu tadilat projesine onay vermemesi sebebiyle açılan davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı değerlendi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · icazet · bloke · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Ada, ...Parselde inşa ettiği, ...«blok» hâlindeki mimarî yapıların mimarî projesine aykırı biçimde gerçekleştirilen yargılama konusu inşa uygulamaları için, imar mevzuat hükümlerini de nazara alınarak, ya mevcut hâli ile yahut imar mevzuatına göre gerekli değişiklikleri içerecek şekilde başka bir mimara tadilat projesi yaptırma yetkisi verilmesine, yargılama konusu projeye aykırı biçimde gerçekleşen inşa ve uygulamanın ilk projeyi yapan davalı mimar ve diğer davalı şirketin eserden doğan haklarını ihlâl etmediğinin tespiti ile bu hususta çıkarılan «muarazanın giderilmesine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ve onun ortağı ile yetkilisi olan ...'in «sözleşmeden doğan» borçlarına karşılık anılan mimarî yapının inşaasına esas mimari projeyi hazırladığı, mimarî projenin FSEK'nin 2. maddesi uyarınca eser mahiyetinde bulunduğu, hazırlanan bu mimarî projenin sahibinin davalı ... olduğu, ancak üzerindeki malî hakların ilk anda davalı ... ile birlikte davalı şirket uhdesinde doğduğu, bu nedenle her iki adı geçenin davaya katılımının zorunlu olduğu, kaldı ki davacı ile yapılan sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, davacı ve adı geçen davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin mimarı da bağlayacağı; çünkü, mimarın zaten adı geçen şirketin ortağı ve «temsilcisi» olduğu, şirketin de mimarî projeyi anılan mimara hazırlattığı; mimar ile ortağı olduğu davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin işbu dava bakımından e …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2217 E. , 2023/2104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)
SAYISI 2019/401Esas, 2021/161Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti tarafına ait olan belirtilen adreslerdeki taşınmazlar üzerine davalı tarafından mimari proje çizildiğini, taşınmazlardan birinin yapı mimari projesinde değişiklik yapma gereksinimi hasıl olunca davalıya bedelinin ödenmesi koşulu ile ihtar gönderdiklerini, ihtarın davalıya 12.09.2012 tarihinde tebliğ olunduğunu, daha sonra diğer taşınmaz yapının mimari projesinde zorunlu unsur olan kapının projede olmaması sebebiyle bedeli ödenmek koşulu ile projede değişiklik yapılması için ihtar gönderdiğini, bedelinin ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen mimar tarafından projedeki tadilatın yapılmadığını, menfi ya da müspet herhangi bir cevap da verilmediğini, bu nedenle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalarının kabulü ile başka bir mimarla anlaşmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 113 üncü maddesi gereği nama ifaya izin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Kanun 113 üncü maddesinin "yapma ve yapmama borçları" başlığını taşıdığını, iş bu madde de "yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği alacaklı ..." hususunu kapsadığını, davaya konu taşınmazlar üzerindeki bina ve fabrikanın kullanım amacına uygun olarak tasarlanarak mimari projesinin kendisi tarafından çizildiğini, ilgili idareden gerekli ruhsatların alındığını, tarafına düşen edimlerin yerine getirildiğini, Yeni Mh. Aşağı Cd. N.29 Bucak/Burdur adresindeki binada projelere aykırı imalatlar yapıldığı için bu binanın mimari projeye uygun hale getirilmesi tarafınca talep edilmesine rağmen, davacı tarafından bu taleplerinin karşılanmadığını, bu hususta ilgili kurumlara şikayette bulunduğunu, fabrikanın projeye uygun olarak yapıldığını, akabinde bu binaya bitişik tarafınca yapılan fabrika binasının mimari projesine müdahale edecek şekilde ilave kaçak bina yapmak suretiyle tarafına ait yasal hakların ihlal edildiğini, yasaya aykırı davranıldığını, davacının Burdur Valiliğine verdiği ifadede davaya konu iddiaların kendi ifadesi ile yersiz kıldığını, davacının davaya konu talepleri ile tarafının rızası olmaksızın yaptığı/yaptırdığı imalatları kullanabilmek ve bu kullanımı yasal hale getirebilmek için talepte bulunduğunu, bu taleplere olumlu yaklaşmasının imkan olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 24.02.2015 tarih, 2014/204 E. ve 2015/59 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2016 tarih, 2016/1745 E. ve 2016/2965 K. sayılı kararıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının çizdiği projeye göre alınan inşaat ruhsatı uyarınca yapılan imalatın tadilat projesiyle yasal hale getirilmesi gerektiğinden bahisle projenin tadili hususunda olduğu, çizilen proje eser niteliğinde olduğu ve eserin bütününe ilişkin müdahale istenildiğinden uyuşmazlığın bu niteliğine göre, görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'u (5846 sayılı Kanun) 76 ncı maddesi uyarınca bu kanundan kaynaklanan davalarda ihtisas mahkemesinin görevli olduğu, 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararı gereğince, 5846 sayılı Kanunu'ndan kaynaklanan davalar bakımından fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan ve adli yargı adalet komisyonunun bulunduğu merkezde yer alan asliye hukuk mahkemelerinde tek asliye hukuk mahkemesi varsa o mahkeme, iki asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı ve 2'den fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevli olduğunu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen nazara alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.11.2017 tarih, 2017/157 E. ve 2017/318 K. sayılı kararı ile davaya konu yapıların 5846 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında mimari eser olduğu, davacı yapıların kullanımı için gerekli ve zorunlu olan ilaveleri mimari projede olmamasına rağmen yaptığı ve sonradan davalı mimardan bunun için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle telafisi imkansız zarara neden olacağı ve bu hususun devam edeceği, davalının tadilat projesi yapmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.06.2019 tarih, 2018/3101 E. ve 2019/4685 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde binalarda onaylı mimari projeye aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların idari ya da teknik zorunluluklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve bu durumun tadilat projesine bağlanmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesinin gerekli olduğu, zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde de yapılacak tadilatların davalının müellifi olduğu asıl mimari projelerin bütünlüğü bozucu nitelikte olup olmayacaklarının da her bir proje için ayrı ayrı tespitinin gerektiği, belirtilen ilkeleri de gözönüne alacak şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre onaylı mimari projesine aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların teknik olarak zorunlu ve gerekli
olabileceği, davalı mimarın çizmiş olduğu onaylı mimari projesinin teknik olarak zorunlu tadilat gerektirebilecek değişikliklere yönelik bir tadilat projesinin eserin mahiyet ve
hususiyetlerini bozmayacağının belirlendiğini, davalı mimar tarafından çizilen projenin 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı bölümlerinin kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek
değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan
imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine muvafakat
vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, mahkemece davalının mimari çizimini sadece kağıt üzerindeki projeye olarak değerlendirdiğini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozduğunu, yapılan tadilatların, proje de yer almayan hususlar olduğu (yüzme havuzu gibi) dolayısıyla binanın kullanılamamasından kaynaklı tadilatlar olmadığını, tadilatların projede bulunan teknik hataların düzeltilmesi şeklinde olmadığını, yapılan tadilatların binanın yeniden başka amaçlı olarak kullanılması amaçlı olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının müellifi olduğu mimari projelere uygun olarak inşa edilen iki ayrı binada (fabrika ve otel binaları) davacı tarafça gerçekleştirilen ve onaylı asıl projede mevcut olmayan izinsiz imalatlarla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idari mercilere sunulmak istenilen tadilat projesi düzenlemeyi reddeden davalı yerine 6098 sayılı Kanun 113üncü maddesi uyarınca başka bir mimarla anlaşmak üzere davacıya izin verilmesine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 113 üncü maddesi ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932782000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz