Telafisi imkansız zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3101 E. 2019/4685 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
telafisi imkansız zarar↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ tbk 99↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yapıların FSEK'nun 4. maddesi kapsamında mimari eser olduğu, davacı yapıların kullanımı için gerekli ve zorunlu olan ilaveleri mimari projede olmamasına rağmen yaptığı ve sonradan davalı mimardan bunun için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle telafisi imkansız zarara neden olacağı ve bu hususun devam edeceği anlaşıldığından, davalının tadilat projesi yapmaması TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğundan BK 97 ve TBK 113 maddesi gereği davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının müellifi olduğu mimari projelere uygun olarak inşa edilen iki ayrı binada (fabrika ve otel binaları) davacı tarafça gerçekleştirilen ve onaylı asıl projede mevcut olmayan izinsiz imalatlarla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idari mercilere sunulmak istenilen tadilat projesi düzenlemeyi reddeden davalı yerine TBK 113. madddesi uyarınca başka bir mimarla anlaşmak üzere davacıya izin verilmesine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalıya ait mimari projelerin 5486 FSEK 2/1. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, ancak bu projelere uygun olarak inşa edilen fabrika ve otel binalarının (yapıların) ise aynı Kanun’un 4/3. maddesi anlamında mimari eser vasfında olmadığı mütalaa edilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde binalarda onaylı mimari projeye aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların idari ya da teknik zorunluluklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve bu durumun tadilat projesine bağlanmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.
Söz konusu imalatların zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde, davalı onaylı mimari projede bulunmayan bu değişikliklere yönelik bir tadilat projesi çizimine muvafakat vermemesi MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturur. Ancak bu halde dahi yapılacak tadilat projesinin herhalükarda 5486 sayılı FSEK 16. maddesi uyarınca davalının müellifi olduğu asıl mimari projelerin bütünlüğü bozucu nitelikte olup olmayacaklarının da her bir proje için ayrı ayrı tespiti gereklidir. Çünkü, düzenlenecek olan tadilat porjelerinin 5486 sayılı FSEK 16. maddesine aykırılık oluşturacağının saptanması halinde bu projelerin çizimini reddeden davalının eyleminin MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturacağından söz edilemeyecektir. Öte yandan TBK’nın 113. maddesine dayalı olarak açılan davada, onaylı mimarı tadilat projeleri hakkında yapılacak değerlendirmelerin, söz konusu izinsiz imalatların 3194 sayılı Yasa'ya aykırılık oluşturması nedeniyle tadilat projesine bağlanması suretiyle yasal hale getirilmiş sayılıp sayılmayacağı hususu ile bağlantısı bulunmayıp, bu hususun takdiri işlemi davanın dışında idari makamlara ait olacağından, uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması da mümkün bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen ilkeleri de gözönüne alacak şekilde mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin uzunca bir süredir askıda kalmasının telafisi imkansız zarara neden olacağı bu durumun da MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu şeklindeki yetersiz, eksik incelemeye dayalı bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2217 E. 2023/2104 K.
Ortak:telafisi imkansız zarar · dürüstlük kuralı · muvafakat
İncelediğiniz kararda… un için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle «telafisi imkansız zarara» neden olacağı ve bu hususun devam edeceği anlaşıldığından, davalının tadilat projesi yapmaması TMK 2. maddesindeki «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan BK 97 ve TBK 113 maddesi gereği davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Söz konusu imalatların zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde, davalı onaylı mimari projede bulunmayan bu değişikliklere yönelik bir tadilat projesi çizimine «muvafakat» vermemesi MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturur.
… ilkeleri de gözönüne alacak şekilde mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin uzunca bir süredir askıda kalmasının «telafisi imkansız zarara» neden olacağı bu durumun da MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu şeklindeki yetersiz, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… si gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı «bölümlerinin» kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine «muvafakat» vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iş bölümü
Benzer bu kararda… si gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı «bölümlerinin» kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine «muvafakat» vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
-
Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3063 E. 2020/1090 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · taraf ehliyeti · ihtar · ihtarname · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
… ili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma «yetkisinin», FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3101 E. , 2019/4685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2017/157-2017/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, mülkiyeti tarafına ait olan .... ... cd. N.29 .../... adresindeki taşınmaz ile ... mah. Organize Sanayi Bölgesi, 1498 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı tarafından mimari proje çizildiğini, ... Noterliğinin 29/08/2012 tarih 1961 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile .... ... Cd. N.29 .../... adresinde bulunan yapının mimari projesinde değişiklik yapma gereksinimi hasıl olduğundan davalıya bedelinin ödenmesi koşulu ile ihtar gönderdiklerini, daha sonra ... mah. Organize San. Bölgesi 1498 ada, 5 parseldeki yapının mimari projesinde zorunlu unsur olan kapının projede olmaması sebebiyle bedeli ödenmek koşulu ile projede değişiklik yapılması için ... Noterliğinin 17/04/2014 tarih 4753 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtar gönderdiğini, ihtarların tebliği gerçekleşmesine rağmen davalının cevap vermediğini, projelerin tamamlanması için başka bir mimarla anlaşmak üzere 6098 sayılı TBK'nın 113.
maddesi gereği nama ifaya izin verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Borçlar Kanunun 113. maddesinin "yapma ve yapmama borçları" başlığını taşıdığını, iş bu madde de "yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği alacaklı ..." hususunu kapsadığını, davaya konu taşınmazlar üzerindeki bina ve fabrikanın kullanım amacına uygun olarak tasarlanarak mimari projesinin müvekkili tarafından çizildiğini, ilgili idareden gerekli ruhsatların alındığını, tarafına düşen edimlerin yerine getirildiğini, .... ... Cd. N.29 .../... adresindeki binada projelere aykırı imalatlar yapıldığı için bu binanın mimari projeye uygun hale getirilmesi tarafınca talep edilmesine rağmen, davacı tarafından bu taleplerinin karşılanmadığını, bu hususta ilgili kurumlara şikayette bulunduğunu, ...
mah. Organize San. Bölgesi 1498 ada, 5 parselde bulunan fabrikanın projeye uygun olarak yapıldığını, akabinde bu binaya bitişik tarafınca yapılan fabrika binasının mimari projesine müdahale edecek şekilde ilave kaçak bina yapmak suretiyle tarafına ait yasal hakların ihlal edildiğini, yasaya aykırı davranıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yapıların FSEK'nun 4. maddesi kapsamında mimari eser olduğu, davacı yapıların kullanımı için gerekli ve zorunlu olan ilaveleri mimari projede olmamasına rağmen yaptığı ve sonradan davalı mimardan bunun için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle telafisi imkansız zarara neden olacağı ve bu hususun devam edeceği anlaşıldığından, davalının tadilat projesi yapmaması TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğundan BK 97 ve TBK 113 maddesi gereği davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının müellifi olduğu mimari projelere uygun olarak inşa edilen iki ayrı binada (fabrika ve otel binaları) davacı tarafça gerçekleştirilen ve onaylı asıl projede mevcut olmayan izinsiz imalatlarla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idari mercilere sunulmak istenilen tadilat projesi düzenlemeyi reddeden davalı yerine TBK 113. madddesi uyarınca başka bir mimarla anlaşmak üzere davacıya izin verilmesine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalıya ait mimari projelerin 5486 FSEK 2/1. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, ancak bu projelere uygun olarak inşa edilen fabrika ve otel binalarının (yapıların) ise aynı Kanun’un 4/3.
maddesi anlamında mimari eser vasfında olmadığı mütalaa edilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde binalarda onaylı mimari projeye aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların idari ya da teknik zorunluluklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve bu durumun tadilat projesine bağlanmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.
Söz konusu imalatların zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde, davalı onaylı mimari projede bulunmayan bu değişikliklere yönelik bir tadilat projesi çizimine muvafakat vermemesi MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturur. Ancak bu halde dahi yapılacak tadilat projesinin herhalükarda 5486 sayılı FSEK 16. maddesi uyarınca davalının müellifi olduğu asıl mimari projelerin bütünlüğü bozucu nitelikte olup olmayacaklarının da her bir proje için ayrı ayrı tespiti gereklidir. Çünkü, düzenlenecek olan tadilat porjelerinin 5486 sayılı FSEK 16. maddesine aykırılık oluşturacağının saptanması halinde bu projelerin çizimini reddeden davalının eyleminin MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturacağından söz edilemeyecektir.
Öte yandan TBK’nın 113. maddesine dayalı olarak açılan davada, onaylı mimarı tadilat projeleri hakkında yapılacak değerlendirmelerin, söz konusu izinsiz imalatların 3194 sayılı Yasa'ya aykırılık oluşturması nedeniyle tadilat projesine bağlanması suretiyle yasal hale getirilmiş sayılıp sayılmayacağı hususu ile bağlantısı bulunmayıp, bu hususun takdiri işlemi davanın dışında idari makamlara ait olacağından, uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması da mümkün bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen ilkeleri de gözönüne alacak şekilde mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin uzunca bir süredir askıda kalmasının telafisi imkansız zarara neden olacağı bu durumun da MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu şeklindeki yetersiz, eksik incelemeye dayalı bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/518141100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz