Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7783 E. 2023/2132 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ cayma hakkı↗ ayıplı mal↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ delil tespiti↗ ba formu↗ ticari faiz↗ ihbar↗ ihtar↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 12.04.2016 tarihli, 2014/1223 E. ve 2016/235 K. sayılı kararı ile otomasyon kaynak makinasının ayıplı olduğu, ayıbın kaynak torcunun ayıplı olmasından kaynaklandığı, bunun imalat hatası olduğu, ayıbın giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli, 2017/5391 E. ve 2018/5915 K. sayılı ilamıyla, bilirkişi raporu alınarak ayıbın hemen fark edilebilecek açık ayıp mı yoksa belli bir süre kullanımdan sonra ortaya çıkan gizli ayıp mı olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususlarının incelenmesi gerektiği işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 03.03.2021 tarihli 2019/474 E. ve 2021/93 K. sayılı kararı ile; dava konusu malda mevcut olan ayıbın imalat hatasından kaynaklı gizli ayıp olduğu, makinanın kullanımını mümkün kılmadığı, bu ayıbın davalı tarafa usulüne uygun olarak ihbar edildiği ve hatta bu konuda delil tespiti ile rapor alındığı ve raporun davalı tarafa tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından 28.10.2013 tarihinde ihtarname ile ayıplı maldan kaynaklanan zararın ödenmesi ve malın iade alınmasının talep edildiği, buna göre, taraflar arasında mevcut satım akdinin feshi ile davacı tarafından davalı tarafa ödenen 24.000 euro satış bedelinin dava tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıya ödenmesine ve sözleşmeye konu olan malın davalıya teslimine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makinenin davacıya sorunsuz teslim edildiğini, bu husustaki tutanakların mahkemece incelenmediğini, davacının makinelerden verim alamadığını beyan etmesi üzerine kullanımdan kaynaklı sorunların giderildiğini, servis formlarının da incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, itirazlarını sunarak yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, rapor incelendiğinde sorunların ayar hatası, yanlış parça hazırlıkları ile otomasyon sorunlarından kaynaklandığının görüleceğini, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğunu, otomasyon sisteminin de incelenmesi gerektiğini, makinenin 2013 yılında satın alındığını, makine incelemesinin ise 2020 yılında yapıldığını, davacının cayma hakkını süresi içinde yasalara uygun biçimde kullanmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, gerekçeli kararın somut ve net olmadığını, eğitim hizmeti ve montaj ücretinin düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel kaynak makinasının ayıplı olduğu iddiası ile malın iadesi karşılığında bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 03.03.2021 tarihli 2019/474 E. ve 2021/93 K. sayılı kararı ile; dava konusu malda mevcut olan ayıbın imalat hatasından kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, makinanın kullanımını mümkün kılmadığı, bu ayıbın davalı tarafa usulüne uygun olarak «ihbar» edildiği ve hatta bu konuda «delil tespiti» ile rapor alındığı ve raporun davalı tarafa tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından 28.10.2013 tarihinde «ihtarname» ile ayıplı maldan kaynaklanan zararın ödenmesi ve malın iade alınmasının talep edildiği, buna göre, taraflar arasında mevcut satım akdinin feshi ile davacı tarafından davalı tarafa ödenen 24.000 euro satış bedelinin dava tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıya ödenmesine ve sözleşmeye konu olan malın davalıya «teslimine» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli, 2017/5391 E. ve 2018/5915 K. sayılı ilamıyla, bilirkişi raporu alınarak ayıbın hemen fark edilebilecek «açık ayıp» mı yoksa belli bir süre kullanımdan sonra ortaya çıkan «gizli ayıp» mı olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususlarının incelenmesi gerektiği işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makinenin davacıya sorunsuz «teslim» edildiğini, bu husustaki tutanakların mahkemece incelenmediğini, davacının makinelerden verim alamadığını beyan etmesi üzerine kullanımdan kaynaklı sorunların giderildiğini, servis «formlarının» da incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, itirazlarını sunarak yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, rapor incelendiğinde sorunların ayar hatası, yanlış parça hazırlıkları ile otomasyon sorunlarından kaynaklandığının görüleceğini, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğunu, otomasyon sisteminin de incelenmesi gerektiğini, makinenin 2013 yılında satın alındığını, makine incelemesinin ise 2020 yılında yapıldığını, davacının «cayma hakkını» süresi içinde yasalara uygun biçimde kullanmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, gerekçeli kararın somut ve net olmadığını, eğitim hizmeti ve montaj ücre …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · fatura · çek · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3702 E. 2021/2490 K.
Ortak:ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 03.03.2021 tarihli 2019/474 E. ve 2021/93 K. sayılı kararı ile; dava konusu malda mevcut olan ayıbın imalat hatasından kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, makinanın kullanımını mümkün kılmadığı, bu ayıbın davalı tarafa usulüne uygun olarak «ihbar» edildiği ve hatta bu konuda «delil tespiti» ile rapor alındığı ve raporun davalı tarafa tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından 28.10.2013 tarihinde «ihtarname» ile ayıplı maldan kaynaklanan zararın ödenmesi ve malın iade alınmasının talep edildiği, buna göre, taraflar arasında mevcut satım akdinin feshi ile davacı tarafından davalı tarafa ödenen 24.000 euro satış bedelinin dava tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıya ödenmesine ve sözleşmeye konu olan malın davalıya «teslimine» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli, 2017/5391 E. ve 2018/5915 K. sayılı ilamıyla, bilirkişi raporu alınarak ayıbın hemen fark edilebilecek «açık ayıp» mı yoksa belli bir süre kullanımdan sonra ortaya çıkan «gizli ayıp» mı olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususlarının incelenmesi gerektiği işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makinenin davacıya sorunsuz «teslim» edildiğini, bu husustaki tutanakların mahkemece incelenmediğini, davacının makinelerden verim alamadığını beyan etmesi üzerine kullanımdan kaynaklı sorunların giderildiğini, servis «formlarının» da incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, itirazlarını sunarak yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, rapor incelendiğinde sorunların ayar hatası, yanlış parça hazırlıkları ile otomasyon sorunlarından kaynaklandığının görüleceğini, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğunu, otomasyon sisteminin de incelenmesi gerektiğini, makinenin 2013 yılında satın alındığını, makine incelemesinin ise 2020 yılında yapıldığını, davacının «cayma hakkını» süresi içinde yasalara uygun biçimde kullanmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, gerekçeli kararın somut ve net olmadığını, eğitim hizmeti ve montaj ücre …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı satışa konu malın davalı işyerinde «hasara» uğradığını iddia ederken davalı da kendisine «teslim» edildiği esnada bu hasarın mevcut olduğunu keza buna ilişkin tespit tutanağı düzenlediklerini belirtmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · birlikte ifa kuralı · birlikte ifa · ihbar süresi · bildirim yükümlülüğü · ayıp ihbarı · faiz başlangıç tarihi · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7783 E. , 2023/2132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/474 Esas, 2021/93 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıdan satın aldığı kaynak makinasının ayıplı olduğunu, bu makinayla yapılan kaynakların kullanılamaz durumda olduğunu, davacı tarafça yapılan bildirim üzerine davalı tarafından gönderilen teknik servisin arızayı gideremediğini, davacının başka bir kaynak makinası almak zorunda kaldığını, ayıplı kaynak makinası bedeli olan 30.000 euronun 24.000 euroluk kısmının davacı tarafından davalıya ödendiğini ileri sürerek ayıplı mal nedeniyle satımın feshi talebinin kabulüne, davalıya ödenen 24.000 euro satış bedelinin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının cayma hakkını süresi içinde ve yasalara uygun biçimde kullanmadığını, makinaların sorunsuz bir şekilde davalıya teslim edildiğini, cihazdan kaynaklı bir sorun olmadığını, sorunun kullanıcı kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.04.2016 tarihli, 2014/1223 E. ve 2016/235 K. sayılı kararı ile otomasyon kaynak makinasının ayıplı olduğu, ayıbın kaynak torcunun ayıplı olmasından kaynaklandığı, bunun imalat hatası olduğu, ayıbın giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli, 2017/5391 E. ve 2018/5915 K. sayılı ilamıyla, bilirkişi raporu alınarak ayıbın hemen fark edilebilecek açık ayıp mı yoksa belli bir süre kullanımdan sonra ortaya çıkan gizli ayıp mı olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususlarının incelenmesi gerektiği işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 03.03.2021 tarihli 2019/474 E. ve 2021/93 K. sayılı kararı ile; dava konusu malda mevcut olan ayıbın imalat hatasından kaynaklı gizli ayıp olduğu, makinanın kullanımını mümkün kılmadığı, bu ayıbın davalı tarafa usulüne uygun olarak ihbar edildiği ve hatta bu konuda delil tespiti ile rapor alındığı ve raporun davalı tarafa tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından 28.10.2013 tarihinde ihtarname ile ayıplı maldan kaynaklanan zararın ödenmesi ve malın iade alınmasının talep edildiği, buna göre, taraflar arasında mevcut satım akdinin feshi ile davacı tarafından davalı tarafa ödenen 24.000 euro satış bedelinin dava tarihi olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıya ödenmesine ve sözleşmeye konu olan malın davalıya teslimine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makinenin davacıya sorunsuz teslim edildiğini, bu husustaki tutanakların mahkemece incelenmediğini, davacının makinelerden verim alamadığını beyan etmesi üzerine kullanımdan kaynaklı sorunların giderildiğini, servis formlarının da incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, itirazlarını sunarak yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, rapor incelendiğinde sorunların ayar hatası, yanlış parça hazırlıkları ile otomasyon sorunlarından kaynaklandığının görüleceğini, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğunu, otomasyon sisteminin de incelenmesi gerektiğini, makinenin 2013 yılında satın alındığını, makine incelemesinin ise 2020 yılında yapıldığını, davacının cayma hakkını süresi içinde yasalara uygun biçimde kullanmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, gerekçeli kararın somut ve net olmadığını, eğitim hizmeti ve montaj ücretinin düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel kaynak makinasının ayıplı olduğu iddiası ile malın iadesi karşılığında bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932778700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz