Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5630 E. 2023/2498 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
culpa in contrahendo↗ alt yüklenici sözleşmesi↗ üçüncü kişi yararına sözleşme↗ haklı güven↗ alt yüklenici↗ taşeron sözleşmesi↗ ba/bs formları↗ sorumluluktan kurtulma↗ müteselsil sorumluluk↗ üçüncü kişi↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ ifa↗ garantörlük↗ ticari defter↗ esastan ret↗ ıslah↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/923 E., 2019/285 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Devlet Su İşlerinin DSİ’nin düzenlediği içme suyu arıtma tesisi inşaatı ihalesini davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş.’nin (...) asıl yüklenici sıfatıyla aldığını, davalının önde gelen bir holdinge bağlı olması sebebiyle üçüncü kişiler açısından güven verdiğini, davalı asıl yüklenicinin elektromanyetik işleri ve ekipmanlarının imalat ve montajı işleri için MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. (MTS) ile anlaştığını, asıl işveren ...’un DSİ’ye hitaben yazdığı yazı ile elektromanyetik işleri ve ekipmanlarının imalat ve montajının müvekkilince yapılması hususunda onay istediğini, onaydan sonra alt taşerona ekipmanların davacıdan alınması için talimat verdiğini, alt taşeron MTS ile müvekkili arasında genel satın alım sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmenin imzalanmasında müvekkilinin ...’a duyduğu güven ve ...’un telkinlerinin etkili olduğunu, aksi halde müvekkilinin bu sözleşmeyi imzalamayacağını, üretimin her aşamasında asıl yüklenici ...’un ekipmanları kontrol ederek bizzat onay verdiğini, bu onaydan sonra davacının da ekipmanları asıl yükleniciye teslim edip montajı gerçekleştirdiğini, davalı ...’un üretim, sevkiyat, teslimat, montaj dahil her aşamada eylemli olarak bulunduğunu, asıl muhatap olduğunu, asıl yüklenicinin sözleşmede imzası yoksa da tüm aşamalarda asıl muhatap olduğundan, sözleşmeye eylemli şekilde katıldığından, alt taşeron ile yapılan sözleşmeyi üzerine aldığından müvekkilinin alacağından sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin alacağı alt taşeronca ödenmeyince ve durum asıl muhatap ...'a bildirilince asıl yüklenici ...’un davacı ile yeniden sözleşme imzaladığını, müvekkilinin de tüm elektromanyetik işlerin ekipmanlarını yapıp teslim ettiğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 1.271.000,00 TL'ye çıkarıp dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yüklendiği proje kapsamında yer alan elektromekanik işlerin gerçekleştirilmesi amacıyla diğer davalı MTS ile alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamdaki işlerini ifa ve ikmalini teminen gerekli malzeme ve ekipmanın tedariki için davacı ile davalı MTS arasında satın alma sözleşmesi aktedildiğini, bu sözleşmede müvekkilinin imzasının ve taraf sıfatının bulunmadığı gibi aktedilmesine olumlu olumsuz katkı vermediğini, satın alma sözleşmeleri kapsamındaki kontrollerin müvekkilince değil MTS ve idare tarafından yapıldığını, satın alma sözleşmesinin “Test ve Kabul İşlemleri” başlıklı hükmü karşısında davacının iddialarının bir an için gerçek olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin davacıya karşı hukuken sorumlu olduğu sonucuna varılamayacağını, davacı ile 08.09.2015 tarihli bir alt yüklenici sözleşmesi imzalanmışsa da bu sözleşmenin hüküm ve koşullarının belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticari defterlerine göre davalı MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’den 1.079.300,70 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı ile davalı MTS arasında birden fazla satın alma sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmelerde davalı ... İnşaat A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde satıcı tarafından teslim edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ...) kontrolörü tarafından yapılacağının kabul edildiği, dolayısıyla davalı ... İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işleri her aşamada denetleyip, kontrol ederek onay vermesinin sözleşmesinin 8 inci maddesi hükmü gereği olduğu, ... İnşaat A.Ş.’nin asıl yüklenici konumu dolayısıyla ihale makamı olan DSİ'ye davacı ile çalışılacağını bildirip onay almasının ihale makamının muhatabının ... İnşaat A.Ş. olması karşısında hayatın olağan akışına ve sözleşme hükümlerine uygun görüldüğü, davacının hazırladığı temin formları ve imalat projelerinin onayının davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından istendiği, satın alma sözleşmelerinin 6 ncı maddesinde de DSİ onayından bahsedildiği, satın alma sözleşmelerinin 13 üncü maddesinde denetim konusunun düzenlendiği, MTS ile DSİ ve ... İnşaatın, davacının imalat ve depolama tesislerine her zaman girebileceği, imalatta kullandığı makine cihaz ve emtiayı kontrol edebileceği, satıcının da bu konuda her tür kolaylığı sağlayacağının kabul edildiği, bu düzenlemelerin davalı ... İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işlerin her aşamasında denetim, kontrol ve onay işlemlerini yapmasını açıkladığı, davacının ... İnşaat A.Ş.'ye güven duymasına sebep olabilecek unsurlar olarak görülmediği, davacının davalılardan ... İnş. A.Ş. yönünden güven sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunamayacağı, dava sebebinin ancak ıslah yoluyla değiştirilebileceği, bir davada birden fazla ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın davalılardan MTS Elmek Elektrik Otom. Enerji ve İnş. Ticaret Ltd. Şti. yönünden ıslah edilen hali ile kısmen kabulüne, 1.079.300,70 TL'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla talebin reddine, davanın davalılardan ... İnş. ve Tic. A.Ş. yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sözleşmenin kurulmasında öncülük ettiğini, müvekkilinin davalı MTS ile sözleşme yapması aşamasında yoğun gayretleri ve telkinleri olduğunu, sözleşmenin kurulması ve öncesi akabinde sözleşmenin kurulduktan sonra yürütülmesinde aktif rol oynadığını, gerek sözleşme öncesi görüşmelerde gerekse sözleşme yapıldıktan sonraki esnada müvekkiline açıkça güven verdiğini, güven veren davranışları, sözleri, telkinleri yönlendirmesi olmasaydı müvekkilinin MTS ile sözleşme yapmayacağını, müvekkilinin de bu güvene dayanarak diğer davalı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, haklı bir güven oluşturanların sözleşmede imzası olmasa da, bu haklı güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı ... İnşaat A.Ş.’nin hem Culpa İn Contrahendo sorumluluğu hem de güven sorumluluğu esasları çerçevesinde müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin davalılar arasındaki sözleşmeye katıldığını, davalılar arasındaki sözleşmenin üçüncü kişi konumundaki müvekkili yararına hususlar içerdiğini, üçüncü kişi yararına sözleşme hükümleri gereği davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, hakimin Türk Hukukunu resen uygulayacağını, davalıların müteselsil sorumlu olduğu yönündeki iddialarının davanın genişletilmesi yasağı kapsamına girmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı MTS arasında imzalanan satın alma sözleşmelerinde davalı ... İnşaat A.Ş.nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde, satıcı tarafından teslim edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ... İnşaat A.Ş.) kontrolörü tarafından yapılacağının kabul edildiği, dolayısıyla davalı ... İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işleri her aşamada denetleyip, kontrol ederek onay vermesinin sözleşmesinin 8 inci maddesi hükmü gereği olduğu, sözleşmeler imzalanmadan önce de davalı ... İnşaat A.Ş.’nin davacının diğer davalı ile sözleşme yapması hususunda telkin ve tavsiyede bulunduğu veya edimlerini garanti ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, dolayısıyla ileri sürülen hususlara binaen davacı tarafça, davalı ... İnşaat A.Ş. yönünden güven sorumluluğu veya Culpa İn Contrahendo sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunulamayacağı, davalı tarafça, davada dayanılan maddi vakıanın ve dava sebebinin değiştirilmesine, genişletilmesine muvafakat edilmediğinin beyan edildiği, iddianın ileri sürülüş tarihi itibarı ile yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alındığında, davada dayanılan dava sebebinin ancak ıslah yoluyla değiştirilebilmesinin mümkün olduğu, ibraz edilen ıslah dilekçesinde bu yönde bir beyan bulunmadığından, iddianın genişletilmesi kapsamında olan yeni bildirilen dava sebebine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalılar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesinin 24 üncü maddesinin ikinci bendindeki hükmün amir hüküm olmayıp, yükleniciye tanınmış bir hak olduğu, zorunluluk içermediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat A.Ş.’nin her ne kadar borcun doğumuna neden olan sözleşmenin tarafı olmasa da sözleşmenin kurulmasında öncülük ettiğini, müvekkili şirketin davalı MTS ile sözleşme yapması aşamasında yoğun gayretleri ve telkinleri olduğunu, sözleşmenin kurulması ve öncesi akabinde sözleşmenin kurulmasından sonra yürütülmesinde aktif rol oynadığını, gerek sözleşme öncesi görüşmelerde gerekse sözleşme yapıldıktan sonraki esnada müvekkiline açıkça güven verdiğini, güven veren davranışları, sözleri, telkinleri yönlendirmesi olmasaydı müvekkilinin daha önceden bilmediği MTS ile sözleşme yapmayacağını, müvekkilinin de bu güvene dayanarak diğer davalı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, davalı ... İnşaat A.Ş.’nin DSİ’ye müracaatı üzerine müvekkilinin asıl tedarikçi olduğunu, davanın anılan şirket yönünden reddinin hukuka aykırılık taşıdığını, güven sorumluluğu uyarınca bir sözleşmenin taraflarından birisi üzerinde haklı bir güven oluşturanların sözleşmede imzası olmasa da, bu haklı güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı ... İnşaat A.Ş.’nin hem Culpa İn Contrahendo sorumluluğu hem de güven sorumluluğu esasları çerçevesinde müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin davalılar arasındaki sözleşmeye davalı MTS yanında katıldığını, 27.11.2014 tarihli belgenin bu hususu ispatladığını, davalılar arasındaki sözleşmenin üçüncü kişi konumundaki müvekkili yararına hususlar içerdiğini, bu sözleşmedeki 24 üncü madde gözetildiğinde asıl yüklenicinin sorumluluktan kurtulamayacağını, üçüncü kişi yararına sözleşme hükümleri gereği davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, hakimin Türk Hukukunu resen uygulayacağını, davanın genişletilmediğini, davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 129 uncu maddesi, 206 ncı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3389 E. 2021/2281 K.
Ortak:muvafakat
İncelediğiniz kararda… güven sorumluluğu veya Culpa İn Contrahendo sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunulamayacağı, davalı tarafça, davada dayanılan maddi vakıanın ve dava «sebebinin» değiştirilmesine, genişletilmesine «muvafakat» edilmediğinin beyan edildiği, iddianın ileri sürülüş tarihi itibarı ile yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alındığında, davada dayanılan dava sebebinin ancak «ıslah» yoluyla değiştirilebilmesinin mümkün olduğu, «ibraz» edilen ıslah dilekçesinde bu yönde bir beyan bulunmadığından, iddianın genişletilmesi kapsamında olan yeni bildirilen dava sebebine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalılar arasında imzalanan «alt yüklenici sözleşmesinin» 24 üncü maddesinin ikinci bendindeki hükmün amir hüküm olmayıp, yükleniciye tanınmış bir hak olduğu, zorunluluk içermediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu …
Benzer bu karardaŞti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki «lehdar» klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, verilen cevapların «muvafakat» hususunda yeterli olmadığı belirtilerek yazılan müzekkere ise 15.02.2019 tarihinde “Söz konusu «lehdar» klozuna istinaden muvafakatamız yoktur” şeklinde cevaplanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · lehdar · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · depo kararı · aktif husumet · husumet yokluğu · hasar
Benzer bu kararda2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Şti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki «lehdar» klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Yüklenicinin «hasarı» gidermesine rağmen poliçedeki «lehdar» klozuna istinaden DSİ'nin «sigorta tazminatının» davacılara ödenmesi hususunda «muvafakat» vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Sunulan 72337191 sayılı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde DSİ Genel Müdürlüğü sigortalı, davacılar Anılcan- Demars İş Ortaklığı «sigorta ettiren» olarak gösterilmiş, Açıklamalar ve Özel Koşullar başlığı altında yeniden sigortalı sayımı yapılmış, hem işveren sıfatı ile DSİ Genel Müdürlüğü, hem de müteahhit sıfatı ile davacılar sigortalı olarak belirtilmiş, Lehdar Klozunda ise poliçede «lehdarın» işveren (idare) olduğu, hasarların idarenin (işverenin) yazılı onayı ile müteahhide ödeneceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4048 E. 2012/4467 K.
Ortak:muvafakat
İncelediğiniz kararda… güven sorumluluğu veya Culpa İn Contrahendo sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunulamayacağı, davalı tarafça, davada dayanılan maddi vakıanın ve dava «sebebinin» değiştirilmesine, genişletilmesine «muvafakat» edilmediğinin beyan edildiği, iddianın ileri sürülüş tarihi itibarı ile yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alındığında, davada dayanılan dava sebebinin ancak «ıslah» yoluyla değiştirilebilmesinin mümkün olduğu, «ibraz» edilen ıslah dilekçesinde bu yönde bir beyan bulunmadığından, iddianın genişletilmesi kapsamında olan yeni bildirilen dava sebebine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalılar arasında imzalanan «alt yüklenici sözleşmesinin» 24 üncü maddesinin ikinci bendindeki hükmün amir hüküm olmayıp, yükleniciye tanınmış bir hak olduğu, zorunluluk içermediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 09.10.2007 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu «sigorta sözleşmesinde» davacının «sigorta ettiren», dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü'nün sigortalı konumunda olup, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde «sigortadan tazminat» isteme hakkının sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne ait bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü'nün de işbu davaya «muvafakat» edilmediğini bildirdiği, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü’nün davaya «muvafakatinin» olup olmadığı araştırılmış ise de, yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
Zira TTK.’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 09.10.2007 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu «sigorta sözleşmesinde» davacının «sigorta ettiren», dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü'nün sigortalı konumunda olup, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde «sigortadan tazminat» isteme hakkının sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne ait bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü'nün de işbu davaya «muvafakat» edilmediğini bildirdiği, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira TTK.’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda her ne kadar Dairemiz bozması sonrasında ihale makamının «muvafakati» sağlanamamış ise de, poliçe elinde bulunmak koşuluyla «sigorta ettiren» davacının da aktif dava «ehliyetinin» olduğu kabul edilmelidir.
TTK.’nun 1446/3. maddesine göre sigortacı, «sigorta poliçesi» elinde değilse «sigorta ettirene», ancak sigortalının «muvafakati» ile ödeme yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… yacağını, üretimin her aşamasında asıl yüklenici ...’un ekipmanları kontrol ederek bizzat onay verdiğini, bu onaydan sonra davacının da ekipmanları asıl yükleniciye «teslim» edip montajı gerçekleştirdiğini, davalı ...’un üretim, sevkiyat, teslimat, montaj «dahil» her aşamada eylemli olarak bulunduğunu, asıl muhatap olduğunu, asıl yüklenicinin sözleşmede imzası yoksa da tüm aşamalarda asıl muhatap olduğundan, sözleşmeye eyle …
İnşaat A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde satıcı tarafından «teslim» edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ...) kontrolörü tarafından yapılacağının kabul edildiği, dolayısıyla davalı ...
İnşaat A.Ş.nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde, satıcı tarafından «teslim» edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ...
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5630 E. , 2023/2498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1240 Esas, 2021/670 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/923 E., 2019/285 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Devlet Su İşlerinin DSİ’nin düzenlediği içme suyu arıtma tesisi inşaatı ihalesini davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş.’nin (...) asıl yüklenici sıfatıyla aldığını, davalının önde gelen bir holdinge bağlı olması sebebiyle üçüncü kişiler açısından güven verdiğini, davalı asıl yüklenicinin elektromanyetik işleri ve ekipmanlarının imalat ve montajı işleri için MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. (MTS) ile anlaştığını, asıl işveren ...’un DSİ’ye hitaben yazdığı yazı ile elektromanyetik işleri ve ekipmanlarının imalat ve montajının müvekkilince yapılması hususunda onay istediğini, onaydan sonra alt taşerona ekipmanların davacıdan alınması için talimat verdiğini, alt taşeron MTS ile müvekkili arasında genel satın alım sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmenin imzalanmasında müvekkilinin ...’a duyduğu güven ve ...’un telkinlerinin etkili olduğunu, aksi halde müvekkilinin bu sözleşmeyi imzalamayacağını, üretimin her aşamasında asıl yüklenici ...’un ekipmanları kontrol ederek bizzat onay verdiğini, bu onaydan sonra davacının da ekipmanları asıl yükleniciye teslim edip montajı gerçekleştirdiğini, davalı ...’un üretim, sevkiyat, teslimat, montaj dahil her aşamada eylemli olarak bulunduğunu, asıl muhatap olduğunu, asıl yüklenicinin sözleşmede imzası yoksa da tüm aşamalarda asıl muhatap olduğundan, sözleşmeye eylemli şekilde katıldığından, alt taşeron ile yapılan sözleşmeyi üzerine aldığından müvekkilinin alacağından sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin alacağı alt taşeronca ödenmeyince ve durum asıl muhatap ...'a bildirilince asıl yüklenici ...’un davacı ile yeniden sözleşme imzaladığını, müvekkilinin de tüm elektromanyetik işlerin ekipmanlarını yapıp teslim ettiğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 1.271.000,00 TL'ye çıkarıp dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yüklendiği proje kapsamında yer alan elektromekanik işlerin gerçekleştirilmesi amacıyla diğer davalı MTS ile alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamdaki işlerini ifa ve ikmalini teminen gerekli malzeme ve ekipmanın tedariki için davacı ile davalı MTS arasında satın alma sözleşmesi aktedildiğini, bu sözleşmede müvekkilinin imzasının ve taraf sıfatının bulunmadığı gibi aktedilmesine olumlu olumsuz katkı vermediğini, satın alma sözleşmeleri kapsamındaki kontrollerin müvekkilince değil MTS ve idare tarafından yapıldığını, satın alma sözleşmesinin “Test ve Kabul İşlemleri” başlıklı hükmü karşısında davacının iddialarının bir an için gerçek olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin davacıya karşı hukuken sorumlu olduğu sonucuna varılamayacağını, davacı ile 08.09.2015 tarihli bir alt yüklenici sözleşmesi imzalanmışsa da bu sözleşmenin hüküm ve koşullarının belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticari defterlerine göre davalı MTS Elmek Elektromekanik Otomasyon Enerji ve Madencilik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’den 1.079.300,70 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı ile davalı MTS arasında birden fazla satın alma sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmelerde davalı ... İnşaat A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde satıcı tarafından teslim edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ...) kontrolörü tarafından yapılacağının kabul edildiği, dolayısıyla davalı ... İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işleri her aşamada denetleyip, kontrol ederek onay vermesinin sözleşmesinin 8 inci maddesi hükmü gereği olduğu, ...
İnşaat A.Ş.’nin asıl yüklenici konumu dolayısıyla ihale makamı olan DSİ'ye davacı ile çalışılacağını bildirip onay almasının ihale makamının muhatabının ... İnşaat A.Ş. olması karşısında hayatın olağan akışına ve sözleşme hükümlerine uygun görüldüğü, davacının hazırladığı temin formları ve imalat projelerinin onayının davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından istendiği, satın alma sözleşmelerinin 6 ncı maddesinde de DSİ onayından bahsedildiği, satın alma sözleşmelerinin 13 üncü maddesinde denetim konusunun düzenlendiği, MTS ile DSİ ve ... İnşaatın, davacının imalat ve depolama tesislerine her zaman girebileceği, imalatta kullandığı makine cihaz ve emtiayı kontrol edebileceği, satıcının da bu konuda her tür kolaylığı sağlayacağının kabul edildiği, bu düzenlemelerin davalı ...
İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işlerin her aşamasında denetim, kontrol ve onay işlemlerini yapmasını açıkladığı, davacının ... İnşaat A.Ş.'ye güven duymasına sebep olabilecek unsurlar olarak görülmediği, davacının davalılardan ... İnş. A.Ş. yönünden güven sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunamayacağı, dava sebebinin ancak ıslah yoluyla değiştirilebileceği, bir davada birden fazla ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın davalılardan MTS Elmek Elektrik Otom. Enerji ve İnş. Ticaret Ltd. Şti. yönünden ıslah edilen hali ile kısmen kabulüne, 1.079.300,70 TL'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla talebin reddine, davanın davalılardan ...
İnş. ve Tic. A.Ş. yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sözleşmenin kurulmasında öncülük ettiğini, müvekkilinin davalı MTS ile sözleşme yapması aşamasında yoğun gayretleri ve telkinleri olduğunu, sözleşmenin kurulması ve öncesi akabinde sözleşmenin kurulduktan sonra yürütülmesinde aktif rol oynadığını, gerek sözleşme öncesi görüşmelerde gerekse sözleşme yapıldıktan sonraki esnada müvekkiline açıkça güven verdiğini, güven veren davranışları, sözleri, telkinleri yönlendirmesi olmasaydı müvekkilinin MTS ile sözleşme yapmayacağını, müvekkilinin de bu güvene dayanarak diğer davalı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, haklı bir güven oluşturanların sözleşmede imzası olmasa da, bu haklı güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı ...
İnşaat A.Ş.’nin hem Culpa İn Contrahendo sorumluluğu hem de güven sorumluluğu esasları çerçevesinde müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin davalılar arasındaki sözleşmeye katıldığını, davalılar arasındaki sözleşmenin üçüncü kişi konumundaki müvekkili yararına hususlar içerdiğini, üçüncü kişi yararına sözleşme hükümleri gereği davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, hakimin Türk Hukukunu resen uygulayacağını, davalıların müteselsil sorumlu olduğu yönündeki iddialarının davanın genişletilmesi yasağı kapsamına girmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı MTS arasında imzalanan satın alma sözleşmelerinde davalı ... İnşaat A.Ş.nin imzasının bulunmadığı, bu sözleşmelerin test ve kabul işlemlerini düzenleyen 8 inci maddesinde, satıcı tarafından teslim edilen işin kalite kontrolü, teknik muayenesi ve kabulünün MTS ya da MTS'nin iş yaptığı kurumun (DSİ, ... İnşaat A.Ş.) kontrolörü tarafından yapılacağının kabul edildiği, dolayısıyla davalı ... İnşaat A.Ş.'nin davacının yaptığı işleri her aşamada denetleyip, kontrol ederek onay vermesinin sözleşmesinin 8 inci maddesi hükmü gereği olduğu, sözleşmeler imzalanmadan önce de davalı ... İnşaat A.Ş.’nin davacının diğer davalı ile sözleşme yapması hususunda telkin ve tavsiyede bulunduğu veya edimlerini garanti ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, dolayısıyla ileri sürülen hususlara binaen davacı tarafça, davalı ...
İnşaat A.Ş. yönünden güven sorumluluğu veya Culpa İn Contrahendo sorumluluğu çerçevesinde herhangi bir talepte bulunulamayacağı, davalı tarafça, davada dayanılan maddi vakıanın ve dava sebebinin değiştirilmesine, genişletilmesine muvafakat edilmediğinin beyan edildiği, iddianın ileri sürülüş tarihi itibarı ile yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alındığında, davada dayanılan dava sebebinin ancak ıslah yoluyla değiştirilebilmesinin mümkün olduğu, ibraz edilen ıslah dilekçesinde bu yönde bir beyan bulunmadığından, iddianın genişletilmesi kapsamında olan yeni bildirilen dava sebebine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalılar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesinin 24 üncü maddesinin ikinci bendindeki hükmün amir hüküm olmayıp, yükleniciye tanınmış bir hak olduğu, zorunluluk içermediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat A.Ş.’nin her ne kadar borcun doğumuna neden olan sözleşmenin tarafı olmasa da sözleşmenin kurulmasında öncülük ettiğini, müvekkili şirketin davalı MTS ile sözleşme yapması aşamasında yoğun gayretleri ve telkinleri olduğunu, sözleşmenin kurulması ve öncesi akabinde sözleşmenin kurulmasından sonra yürütülmesinde aktif rol oynadığını, gerek sözleşme öncesi görüşmelerde gerekse sözleşme yapıldıktan sonraki esnada müvekkiline açıkça güven verdiğini, güven veren davranışları, sözleri, telkinleri yönlendirmesi olmasaydı müvekkilinin daha önceden bilmediği MTS ile sözleşme yapmayacağını, müvekkilinin de bu güvene dayanarak diğer davalı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, davalı ...
İnşaat A.Ş.’nin DSİ’ye müracaatı üzerine müvekkilinin asıl tedarikçi olduğunu, davanın anılan şirket yönünden reddinin hukuka aykırılık taşıdığını, güven sorumluluğu uyarınca bir sözleşmenin taraflarından birisi üzerinde haklı bir güven oluşturanların sözleşmede imzası olmasa da, bu haklı güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı ... İnşaat A.Ş.’nin hem Culpa İn Contrahendo sorumluluğu hem de güven sorumluluğu esasları çerçevesinde müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin davalılar arasındaki sözleşmeye davalı MTS yanında katıldığını, 27.11.2014 tarihli belgenin bu hususu ispatladığını, davalılar arasındaki sözleşmenin üçüncü kişi konumundaki müvekkili yararına hususlar içerdiğini, bu sözleşmedeki 24 üncü madde gözetildiğinde asıl yüklenicinin sorumluluktan kurtulamayacağını, üçüncü kişi yararına sözleşme hükümleri gereği davalı ...
İnşaat A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, hakimin Türk Hukukunu resen uygulayacağını, davanın genişletilmediğini, davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 129 uncu maddesi, 206 ncı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932765900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz