Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5639 E. 2023/2499 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin açığı↗ rehin açığı belgesi↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ hukuki ve fiili irtibat↗ tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ kayıt kabul davası↗ ihtarat↗ organik bağ↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahkikat↗ şirket merkezi mahkemesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ muvazaa↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 28.11.2012 tarih, 2007/532 E. ve 2012/276 K. sayılı kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/2724 E. ve 2014/9334 K. sayılı kararıyla mahkemece davalı şirketlere ait ticari defter ve belgeler celbedilip incelenerek davalı şirketler ile dava dışı Müflis Karayel Gıda A.Ş. arasında hesap hareketinin olup olmadığı, bir başka deyişle müflisin davacı bankadan kullandığı kredileri davalı şirketlere aktarıp aktarmadığı hususları incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sadece tüzel kişiliği oluşturan ortakların aynı kişilerden oluşmasının tüzel kişilik perdesinin kaldırılması açısından yeterli olmadığı, dava dışı müflis şirketin kullanmış olduğu kredinin davalı şirketlere aktarıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davalıların defterlerini ihtarata rağmen sunmadığını, Müflis Karayel Gıda A.Ş.’nin ve davalı şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin son fıkrasının dikkate alınmadığını, ispat yükümünün yer değiştirdiğini, davalıların organik bağ olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalılara ait defterlerin tespiti hususunda yeterli tahkikat yapılmadığını, asıl kredi borçlusu ile davalıların geri planda aynı kişilerce temsil ve idare edildiğini, farklı tüzel kişiliklerin kötüye kullanıldığını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının gerektiğini, davalı şirketlerin kurucusunun kredi borçlusuna kullandırılan krediyi nakten çekip davalı şirketlere aktardığını, muvazaalı taşınmaz devirlerinin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı şirketlerin kredi borçlusu şirketin kredi borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2724 E. 2014/9334 K.
Ortak:tüzel kişilik · kefil · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/2724 E. ve 2014/9334 K. sayılı kararıyla mahkemece davalı şirketlere ait «ticari defter» ve belgeler celbedilip incelenerek davalı şirketler ile dava dışı Müflis Karayel Gıda A.Ş. arasında hesap hareketinin olup olmadığı, bir başka deyişle müflisin dav …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davalıların «defterlerini» «ihtarata» rağmen sunmadığını, Müflis Karayel Gıda A.Ş.’nin ve davalı şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin «son» fıkrasının dikkate alınmadığını, ispat yükümünün yer değiştirdiğini, davalıların «organik bağ» olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalılara ait defterlerin tespiti hususunda yeterli «tahkikat» yapılmadığını, asıl kredi borçlusu ile davalıların geri planda aynı kişilerce «temsil» ve idare edildiğini, farklı «tüzel kişiliklerin» kötüye kullanıldığını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının» gerektiğini, davalı şirketlerin kurucusunun kredi borçlusuna kullandırılan krediyi nakten çekip davalı şirketlere aktardığını, «muvazaalı» taşınmaz devirlerinin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sadece «tüzel kişiliği» oluşturan ortakların aynı kişilerden oluşmasının «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» açısından yeterli olmadığı, dava dışı müflis şirketin kullanmış olduğu kredinin davalı şirketlere aktarıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirketi, .Gıda Şirketi gibi ortakların müşterek olduğu ve «tüzel kişilik perdesinin aralanmasının» istendiği tüm şirketlerin «defterlerinin» İstanbul 10.
Gıda A.Ş ile «kefiller» aleyhine yürüttüğü icra takiplerinde alacağını tahsil edemediğini, kredi borçlusu dava dışı müflis firma ile yine dava dışı kefilleri ile davalı şirketler arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğunu, hep aynı isimler etrafında farklı «tüzel kişilik» görüntüsü altında kredi borcunu ödemeyen borçluların faaliyetlerini devam ettirdiklerini ileri sürerek şimdilik 29/11/1999 tarihi itibariyle 5.117.476,35 TL banka …
Gıda A.Ş’nin «ticari defterleri incelenmiş» ve davalı şirketlere hiçbir aktif nakit aktarımının olmadığı tesbit edilmekle birlikte, davalı şirketlere ait defterler incelenmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · ticari defter incelemesi · karine · eksik inceleme
Benzer bu kararda… tesbit edildiği, davalı şirketlerin sadece ortaklarının müşterek olduğu, şirketler arasındaki hesap ve nakit aktarımının olmadığı, sadece ortakların müşterekliğinin «tüzel kişilik perdesinin aralanmasını», yani şirketler arasındaki organik bağın bulunduğuna «karine» teşkil etmeyeceği, yine .
Şirketi, .Gıda Şirketi gibi ortakların müşterek olduğu ve «tüzel kişilik perdesinin aralanmasının» istendiği tüm şirketlerin «defterlerinin» İstanbul 10.
Gıda A.Ş’nin «ticari defterleri incelenmiş» ve davalı şirketlere hiçbir aktif nakit aktarımının olmadığı tesbit edilmekle birlikte, davalı şirketlere ait defterler incelenmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı şirketlere ait «ticari defter» ve belgeler celbedilip incelenerek davalı şirketler ile dava dışı M..K..Gıda A.Ş arasında hesap hareketinin olup olmadığı, bir başka deyişle müflisin davacı bankadan kullandığı kredileri davalı şirketlere aktarıp aktarmadığı hususları incelenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9382 E. 2011/14880 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6024 E. 2021/6654 K.
Ortak:e-defter · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davalıların «defterlerini» «ihtarata» rağmen sunmadığını, Müflis Karayel Gıda A.Ş.’nin ve davalı şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin «son» fıkrasının dikkate alınmadığını, ispat yükümünün yer değiştirdiğini, davalıların «organik bağ» olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalılara ait defterlerin tespiti hususunda yeterli «tahkikat» yapılmadığını, asıl kredi borçlusu ile davalıların geri planda aynı kişilerce «temsil» ve idare edildiğini, farklı «tüzel kişiliklerin» kötüye kullanıldığını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının» gerektiğini, davalı şirketlerin kurucusunun kredi borçlusuna kullandırılan krediyi nakten çekip davalı şirketlere aktardığını, «muvazaalı» taşınmaz devirlerinin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/2724 E. ve 2014/9334 K. sayılı kararıyla mahkemece davalı şirketlere ait «ticari defter» ve belgeler celbedilip incelenerek davalı şirketler ile dava dışı Müflis Karayel Gıda A.Ş. arasında hesap hareketinin olup olmadığı, bir başka deyişle müflisin dav …
Benzer bu karardaŞu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak «pay defterine» kayıtla hüküm ifade eder.'' hükmü bulunmakta olup, 417. maddenin «son» fıkrasında ise ''Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' denilmektedir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı ...ve müdahil ...'nin taraflarca sunulan her iki «defterde» de pay sahibi oldukları hususunun sabit olduğu, ...’nin 31/12/2006-31/12/2007 tarihleri arasına denk gelen bir tarihte hissesini davacı ...'e sattığı, 31/12/2007 tarihli genel kurul toplantısında bu sebeple diğer davacı ...
… 08/2008 tarihinde davacı ...'a devrettiği, davacılar ...ve...'un bu tarihten sonra hisselerinin tamamını bir başkasına devrettikleri hususunda delil bulunmadığından «yoklukla malul» olduğu istenen genel kurulların yapıldığı tarihte davalı şirketlerde ortak oldukları, «son» bilirkişi ve bozmadan evvel alınan bilirkişi raporlarında, davacıların ortak olduklarının ispata muhtaç olduğu belirtilmişse de, bu somut durum karşısında davacıla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · nama yazılı pay · adi yazılı sözleşme · çağrısız genel kurul · yoklukla malul karar · yokluk · bilirkişi raporuna itiraz · alacağın temliki
Benzer bu karardaSomut olayda, 17.10.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacılar tarafından 18.10.2010 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçelerinde davalı şirketin «nama yazılı pay» senedi çıkarmadığı, bu nedenle eBK'nın 162 ve devamı madddelerine uygun olarak «alacağın temlikini» içeren sözleşmeler ile şirkette pay sahibi olduklarına dair bir takım yazılı sözleşmeleri dosyaya «ibraz» etmiş oldukları, davacı ... tarafından sunulan 05.09.2008 tarihli «pay defterinde» şirkette ortakları arasında davacıların hisse satın aldığını iddia ettikleri İsmail Karakılıç'a ait bir kayıt bulunmadığı, yine ...'nin ise 16.000.- TL ile hisseda …
… 08/2008 tarihinde davacı ...'a devrettiği, davacılar ...ve...'un bu tarihten sonra hisselerinin tamamını bir başkasına devrettikleri hususunda delil bulunmadığından «yoklukla malul» olduğu istenen genel kurulların yapıldığı tarihte davalı şirketlerde ortak oldukları, «son» bilirkişi ve bozmadan evvel alınan bilirkişi raporlarında, davacıların ortak olduklarının ispata muhtaç olduğu belirtilmişse de, bu somut durum karşısında davacıla …
Şti.’nin) 14.09.2009 tarihli genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptaline, birleşen davada Güneş Antrepo ve Gıda Tic.
Şti.’nin) 14.09.2009 tarihli genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3929 E. 2013/5149 K.
Ortak:iflas
Benzer bu kararda1- Davacının, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararına ilişkin olarak müflis sigorta şirketine karşı açtığı başka bir dava sonucunda, zararı, müflis şirketin «iflas» tarihine kadar olan faiziyle birlikte karşılanmış olup, davacının, müflis sigorta şirketinin iflas tarihinden zararın ödeme tarihine kadar olan zaman dilimine ait faiz alacağını alamadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · hasar · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu itibarla, Dairemizin önceki bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak, davalının taşımadan kaynaklanan «hasara» ilişkin olarak bir kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve sonucuna göre davalının söz konusu faiz alacağından sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazl …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın yargılama sırasında dava dışı müflis sigorta şirketi tarafından ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Davacının, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararına ilişkin olarak müflis sigorta şirketine karşı açtığı başka bir dava sonucunda, zararı, müflis şirketin «iflas» tarihine kadar olan faiziyle birlikte karşılanmış olup, davacının, müflis sigorta şirketinin iflas tarihinden zararın ödeme tarihine kadar olan zaman dilimine ait faiz alacağını alamadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1790 E. 2012/2958 K.
Ortak:iflas · temsil
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davalıların «defterlerini» «ihtarata» rağmen sunmadığını, Müflis Karayel Gıda A.Ş.’nin ve davalı şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin «son» fıkrasının dikkate alınmadığını, ispat yükümünün yer değiştirdiğini, davalıların «organik bağ» olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalılara ait defterlerin tespiti hususunda yeterli «tahkikat» yapılmadığını, asıl kredi borçlusu ile davalıların geri planda aynı kişilerce «temsil» ve idare edildiğini, farklı «tüzel kişiliklerin» kötüye kullanıldığını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının» gerektiğini, davalı şirketlerin kurucusunun kredi borçlusuna kullandırılan krediyi nakten çekip davalı şirketlere aktardığını, «muvazaalı» taşınmaz devirlerinin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5639 E. , 2023/2499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1213 Esas, 2020/535 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalıl Fisco Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredi borçlusu dava dışı Müflis Karayel Gıda A.Ş. ile borçlarına müteselsil kefil olan....., Karayel Dış Tic. A.Ş. aleyhine yürüttüğü icra takiplerinde alacağını tahsil edemediğini, kredi hesabının kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine çeşitli icra takipleri başlattıklarını, 27.09.2006 tarihinde 1.579.384,00 TL’lik rehin açığı belgesi alındığını, kredi borçlusu firmanın Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/297 E. sayılı dosyasında iflasına karar verildiğini, iflas tarihi itibariyle 43.152.168,00 TL olan alacaklarının masaya kayıt ve kabulünün talep edildiğini, bu miktarın 21.508.119,00 TL’lik kısmının kabulüne bakiye kısmın reddine karar verildiğini, bunun üzerine kayıt kabul davası açıldığını, Kadıköy 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/115-349 karar sayılı ilamı ile 10.414.549,35 TL daha alacakları olduğunun karara bağlandığını, iflas masasında borçluya ait herhangi bir mal varlığı bulunmadığına dair derkenar alındığını, ilk takip tarihi itibariyle 5.117.476,35 TL olan banka alacağının 02.11.2006 tarihi itibariyle 76.056.074,00 TL’ye çıktığını, alacağın borçlulardan tahsilinin mümkün olmadığını, kredi borçlusu dava dışı müflis firma ile yine dava dışı kefilleri ile davalı şirketler arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğunu, hep aynı isimler etrafında farklı tüzel kişilik görüntüsü altında kredi borcunu ödemeyen borçluların faaliyetlerini devam ettirdiklerini ileri sürerek müvekkili bankanın kredi borçlusu firma ile aralarındaki hukuki ve fiili irtibat, organik bağlantı sebebiyle davalılardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 29.11.1999 tarihi itibariyle 5.117.476,35 TL banka alacağının %160 temerrüt faizi ile %5 gider vergisi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kardalco Kabuklu Kuruyemiş Gıda Dahili ve Harici Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı bankaya kredi borcu bulunan Karayel Gıda A.Ş.'den ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, borçlu şirketle aralarında ticari ilişki kurulmadığını, müvekkili şirketin merkezi Giresun’da bulunan Sunmar A.Ş. ile merkezi Yunanistan’da bulunan Cardassılaris and […]A. arasında kurulan ayrı bir tüzel kişilik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Giresun Gıda Pazarlama ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nda kayıtlı bulunan şirketin, davacı bankaya kredi borcu bulunan Karayel Gıda A.Ş.'den ayrı bir tüzel kişiliği haiz şirket olduğunu, kuruluşlarından bugüne kadar müvekkil ile dava dışı Karayel Gıda A.Ş arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen 26.05.1997 gün ve 11.000.000,00 USD bedelli genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu veya müteselsil kefil yahut benzer bir sıfatla imza koymadığı, müvekkilin, taraf olmadığı, sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, Hasan Karayel’in müvekkili şirketin ortaklığından da ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.11.2012 tarih, 2007/532 E. ve 2012/276 K. sayılı kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/2724 E. ve 2014/9334 K. sayılı kararıyla mahkemece davalı şirketlere ait ticari defter ve belgeler celbedilip incelenerek davalı şirketler ile dava dışı Müflis Karayel Gıda A.Ş. arasında hesap hareketinin olup olmadığı, bir başka deyişle müflisin davacı bankadan kullandığı kredileri davalı şirketlere aktarıp aktarmadığı hususları incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sadece tüzel kişiliği oluşturan ortakların aynı kişilerden oluşmasının tüzel kişilik perdesinin kaldırılması açısından yeterli olmadığı, dava dışı müflis şirketin kullanmış olduğu kredinin davalı şirketlere aktarıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davalıların defterlerini ihtarata rağmen sunmadığını, Müflis Karayel Gıda A.Ş.’nin ve davalı şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin son fıkrasının dikkate alınmadığını, ispat yükümünün yer değiştirdiğini, davalıların organik bağ olmadığını ispatlaması gerektiğini, davalılara ait defterlerin tespiti hususunda yeterli tahkikat yapılmadığını, asıl kredi borçlusu ile davalıların geri planda aynı kişilerce temsil ve idare edildiğini, farklı tüzel kişiliklerin kötüye kullanıldığını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının gerektiğini, davalı şirketlerin kurucusunun kredi borçlusuna kullandırılan krediyi nakten çekip davalı şirketlere aktardığını, muvazaalı taşınmaz devirlerinin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı şirketlerin kredi borçlusu şirketin kredi borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,..Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932759400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz