Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1774 E. 2023/2082 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıl', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk geçici 7. madde↗ münfesih şirket↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ öğrenme tarihi↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ deniz ticareti↗ ihtar tebliği↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ geçici 7. madde↗ ihya davası↗ tapu iptali ve tescil↗ muhalefet şerhi↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ tebligat kanunu m.35↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ cy/cy şerhi↗ derdestlik↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ ihtar↗ limited şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 E., 2021/110 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinden daire aldığını, fakat tapuların tarafına devredilmediğini, şirketin İnegöl Ticaret Sicil Müdürlüğünce sicilden terkin edildiğini öğrendiğini, açılacak olan tapu iptali ve alacak davası nedeniyle şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 24.06.2014 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, anılan madde uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin ihyasının silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiği tarihinden itibaren başlayacağını, ihyası istenen şirketin tapu devrini gerçekleştirmediğini, şirket yetkililerinin kendisini devamlı surette oyaladığını, bu nedenle tapu iptal tescil davası açmaya karar verdiğini, terkinden 2020 yılında haberdar olduğunu, kaldı ki davada uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ihyası istenen şirketin sicil kaydının 24.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve bu kararın 27.06.2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre dava açabilmesi için gerekli olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin 27.06.2019 tarihinde dolduğu, davacının 28.02.2020 tarihinde dava açtığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin terkin edildiğini öğrendiği tarihte ihya davasını açtığını, öğrenme tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığını belirterek ve re'sen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1681 E. 2023/2147 K.
Ortak:resen terkin · re'sen terkin · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı dava dilekçesinde; İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinden daire aldığını, fakat tapuların tarafına devredilmediğini, şirketin İnegöl Ticaret Sicil Müdürlüğünce «sicilden terkin» edildiğini öğrendiğini, açılacak olan tapu iptali ve «alacak davası» nedeniyle «şirketin ihyası» gerektiğini ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon San.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 24.06.2014 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, anılan madde uyarınca ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirketin ihyasının silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiği tarihinden itibaren başlayacağını, «ihyası» istenen şirketin tapu devrini gerçekleştirmediğini, şirket yetkililerinin kendisini devamlı surette oyaladığını, bu nedenle «tapu iptal tescil» davası açmaya karar verdiğini, terkinden 2020 yılında haberdar olduğunu, kaldı ki davada uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu belirterek davanın kabulü …
Benzer bu kararda… mesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ihyasına karar verilmesi talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olup usulüne uygun terkin yapılmadığı iddiaları davanın, «hak düşürücü süre» içerisinde açılması durumunda incelenmesi gereken hususlardan olup 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden 24/06/2014 tarihinde re'«sen terkin» edilen şirket hakkında 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 02/06/2020 tarihinde «ihya davası» açıldığı anlaşılmakla, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin sicil «kaydının» 24.06.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak ihyası istenebileceğinden, davanın 24.06.2019 tarihinde 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · ticaret sicili tescili
Benzer bu kararda… mek Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin yönetici ve ortağı olduğunu, adı geçen şirketin faal olmasına rağmen davalı kurum tarafından İnegöl Vergi Dairesi'nin «terkin» talebine istinaden «ticaret sicilinden terkin» edildiğini ancak yapılan terkin işleminin usule aykırı olduğunu, öncelikle kanunda «resen terkin» sebepleri arasında vergi dairesinin terkin bildiriminin sayılmadığı gibi terkin işleminden önce hem şirkete hem de şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişinin adresine ayrı ayrı tebliğ yapılması gerektiğini, müvekkiline «usulüne uygun tebligat» yapılmadığını ileri sürerek terkin işleminin iptaline ve müvekkilinin yöneticisi olduğu Alkoçlar İnşaat Hafriyat Taahhüt Turizm Mobilya Orman Ürünleri Ekmek Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin «ticaret siciline tesciline» karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1773 E. 2023/2083 K.
Ortak:re'sen terkin · tapu iptali ve tescil · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hak düşürücü süre · alacak davası · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı dava dilekçesinde; İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinden daire aldığını, fakat tapuların tarafına devredilmediğini, şirketin İnegöl Ticaret Sicil Müdürlüğünce «sicilden terkin» edildiğini öğrendiğini, açılacak olan tapu iptali ve «alacak davası» nedeniyle «şirketin ihyası» gerektiğini ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon San.
İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiği tarihinden itibaren başlayacağını, «ihyası» istenen şirketin tapu devrini gerçekleştirmediğini, şirket yetkililerinin kendisini devamlı surette oyaladığını, bu nedenle «tapu iptal tescil» davası açmaya karar verdiğini, terkinden 2020 yılında haberdar olduğunu, kaldı ki davada uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu belirterek davanın kabulü …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 24.06.2014 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, anılan madde uyarınca ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirketin ihyasının silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı dava dilekçesinde; «ihyası» istenen İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden iki adet daireyi şirketin sahibi olan Erhan İlağa'dan satın aldığını ancak tapuda devir yapılmadığını, adı geçen şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiğini, açacağı tapu iptal ve tescil ile «alacak davası» nedeni ile şirketin ihyasını talep etme zarureti doğduğunu ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyas …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi kapsamında ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan sözleşme içeriği incelendiğinde sözleşmeye taraf olduğunun görüleceğini, «hak düşürücü süre» yönünden mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiği tarihte dava açtığını bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… a tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 inci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı, davacının iş akdi sözleşmesi başlıklı sözleşmenin tarafı olmadığı, bu suretle davacının şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğunu ispat edemediği, davanın hukuki yarar yokluğu ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedenleriyle dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/332 E. 2023/906 K.
Ortak:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · re'sen terkin · hukuki menfaat · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı dava dilekçesinde; İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinden daire aldığını, fakat tapuların tarafına devredilmediğini, şirketin İnegöl Ticaret Sicil Müdürlüğünce «sicilden terkin» edildiğini öğrendiğini, açılacak olan tapu iptali ve «alacak davası» nedeniyle «şirketin ihyası» gerektiğini ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon San.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 24.06.2014 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, anılan madde uyarınca ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirketin ihyasının silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» şirketin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiği tarihinden itibaren başlayacağını, «ihyası» istenen şirketin tapu devrini gerçekleştirmediğini, şirket yetkililerinin kendisini devamlı surette oyaladığını, bu nedenle «tapu iptal tescil» davası açmaya karar verdiğini, terkinden 2020 yılında haberdar olduğunu, kaldı ki davada uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu belirterek davanın kabulü …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'«sen terkin» kararının geçerli olabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce işlem yapılmış olması gerektiği, çıkartılan «tebligat» evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket «tüzel kişiliğine» tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden «geçersiz» olduğu, bu nedenle yapılan terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının da mümkün olmadığı, «şirketin ihyası» gerektiği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen siciliden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi hükmünden farklı olarak bu durumda «tasfiye memuru atanması» gerekmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf ta …
Değerlendirme 1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde «ihya» davasının 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği kabul edilmekte ise de açmış oldukları davanın hizmet tespit talebine ilişkin olduğunu, kamu davası niteliğinde olduğunu, davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği hususunun müvekkili tarafından bilinmesinin beklenemeyeceğini, açmış oldukları kamu davası niteliğindeki davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin «hakkaniyete» uygun bir karar olmadığını, «hizmet tespit davası» «kamu düzenine» ilişkin bir dava olup hak düşürücü bir süreye tabii olmadığını, «zamanaşımı» da uygulanmadığını, hal böyle olunca hizmet tespit davalarında müvekkilinin çalıştığı şirketin sicilden silinip silinmediğini bilmesinin beklenemeyeceğini, belirte …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · yasal hasım · tasfiye memuru atanması · hakkaniyet · tespit davası · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · tasfiye memuru
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde «ihya» davasının 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği kabul edilmekte ise de açmış oldukları davanın hizmet tespit talebine ilişkin olduğunu, kamu davası niteliğinde olduğunu, davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği hususunun müvekkili tarafından bilinmesinin beklenemeyeceğini, açmış oldukları kamu davası niteliğindeki davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin «hakkaniyete» uygun bir karar olmadığını, «hizmet tespit davası» «kamu düzenine» ilişkin bir dava olup hak düşürücü bir süreye tabii olmadığını, «zamanaşımı» da uygulanmadığını, hal böyle olunca hizmet tespit davalarında müvekkilinin çalıştığı şirketin sicilden silinip silinmediğini bilmesinin beklenemeyeceğini, belirte …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'«sen terkin» kararının geçerli olabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce işlem yapılmış olması gerektiği, çıkartılan «tebligat» evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket «tüzel kişiliğine» tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden «geçersiz» olduğu, bu nedenle yapılan terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının da mümkün olmadığı, «şirketin ihyası» gerektiği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen siciliden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi hükmünden farklı olarak bu durumda «tasfiye memuru atanması» gerekmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf ta …
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 04.11.2015 tarihinde şirketin sicilden silindiğini, beş yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «resen terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalının «yasal hasım» olduğunu ve müdürlüğün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle, yasada düzenlenen «ihya» sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15527 E. 2013/19657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · ihtiyati hacze itiraz · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · yetki · haciz · kredi sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, «ihtiyati hacze itirazın» süresinde olduğu, her ne kadar «genel kredi sözleşmesi»'nin 45/1 maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkisi benimsenmiş ise de, «ihtiyati haciz» kararının 6100 Sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra verilmiş olduğu, HMK'nın 17. maddesine göre «yetki sözleşmesinin» «tacirler» veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceği, buna göre HMK'nın 6. maddesi kapsamında itiraz eden gerçek kişi borçluların yerleşim yerlerinin İnegöl olduğu ger …
Talep, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile talebin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece itiraz edenler yönünden sadece «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması ile yetinilmeyerek, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1774 E. , 2023/2082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1658 Esas, 2022/1858 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/54 E., 2021/110 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinden daire aldığını, fakat tapuların tarafına devredilmediğini, şirketin İnegöl Ticaret Sicil Müdürlüğünce sicilden terkin edildiğini öğrendiğini, açılacak olan tapu iptali ve alacak davası nedeniyle şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek İlağa Harita İnşaat Turizm Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 24.06.2014 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiği, davanın yasal dayanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi olduğu, anılan madde uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin ihyasının silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebileceği, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiği tarihinden itibaren başlayacağını, ihyası istenen şirketin tapu devrini gerçekleştirmediğini, şirket yetkililerinin kendisini devamlı surette oyaladığını, bu nedenle tapu iptal tescil davası açmaya karar verdiğini, terkinden 2020 yılında haberdar olduğunu, kaldı ki davada uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ihyası istenen şirketin sicil kaydının 24.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve bu kararın 27.06.2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre dava açabilmesi için gerekli olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin 27.06.2019 tarihinde dolduğu, davacının 28.02.2020 tarihinde dava açtığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin terkin edildiğini öğrendiği tarihte ihya davasını açtığını, öğrenme tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığını belirterek ve re'sen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(M)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun geçici 7 inci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesi (İDM)’nce şirketin sicilden terkininden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine, bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD) nce de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ticaret sicilinden resen terkin edilmeleri TTK’ın geçici 7 inci maddesi ile düzenlenmiş olup bu madenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere davacı ve davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hariç olmak üzere, maddenin ikinci fıkrasında beş bent halinde gösterilen sebeplerden birinin bulunması halinde, tespit edilen terkin sebebini oluşturan eksikliğin/eksikliklerin giderilmesi için ticaret sicil müdürlüklerince maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket veya kooperatiflerin ticaret sicilinde kayıtlı son adresine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderilir ve söz konusu ihtar aynı gün ilan edilmek üzere TSG’ya gönderilir.
İhtarın ilgililere ulaşmadığı durumlarda ise ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibariyle söz konusu ihtar Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde de aynen yayınlanmak durumundadır. Maddenin (b) bendi uyarınca sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere gönderilecek ihtarda yönetici, denetçi veya müdürlerin tebliğden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunu bildirmeleri, aksi takdirde unvanın sicil kayıtlarından silineceği, kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra şirket mal varlığının Hazineye intikal edeceği ve bu durumun kesin olduğu açıkça belirtilir.
Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dahilindeki şirket veya kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etmek isteğinde olmaları halinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat belgelerinin bildirilmesi istenmek durumundadır.
Bu maddenin 11 inci fıkrasında ise, maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca yapılan ilan ve ihtara rağmen, ön görülen iki aylık süre içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kayıtları ile birlikte bildirmeyen şirket veya kooperatifin unvanının ticaret sicilinden resen silineceği ve durumun TSG ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edileceği açıkça düzenlenmiştir.
Ticaret sicilinden unvanı terkin edilen şirket veya kooperatifin ihyasının terkinden itibaren 5 yıl içinde alacaklılar veya hukuki menfaatı bulunanlar tarafından istenebileceği maddenin 15 inci fıkrasının son cümlesi ile hüküm altına alınmıştır.
TTK’nın bu hükmünde açıkça belirtildiği üzere, şirket veya kooperatiflerin ticaret sicilinden terkin edilebilmesi, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için hem Tebligat Kanunu hükümlerine uygun gönderilen ve ilgililerine tebliği gereken süreli ihtar, hem de ihtarın TSG ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilmesi ile birlikte söz konusu eksikliğin süresinde yerine getirilmemesi şartları ile birlikte ilgili şirket ya da kooperatifin tarafı olduğu derdest dava olmaması şartının bulunmasına bağlıdır. Hal böyle olunca, söz konusu süreli ihtarın tebliği ve ilanlar şirket veya kooperatif unvanının sicilden terkin edilmesi işleminin esaslı noktadaki kurucu unsurlarıdır. Esaslı noktadaki kurucu unsurlar gerçekleşmeden yapılan terkin işleminin yok hükmünde olduğu düşünülmelidir.
Diğer bir ifade ile TTK geçici madde 7’de ön görülen usul işlemleri terkin işleminin temel dayanağı olup, söz konusu usul işlemleri tam ve eksiksiz yerine getirilmeden ticaret sicili müdürlüğünce yapılan resen terkin işlemi yok hükmündedir. Yok hükmünde olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanamayacağından, maddenin 15 inci fıkrası ile getirilen hak düşürücü sürenin işlemeye başlaması düşünülemez.
Burada belirtmek gerekirse, terkin işlemi yok hükmünde olduğu durumlarda ilgililere söz konusu hak düşürücü süre engeline takılmadan ihya davası açma hakkı tanınması hak ihlallerine engel olmak için de bir zorunluluktur.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, ihyası istenen şirket unvanın ticaret sicilinden terkin edilebilmesi için davalı ... Sicil Müdürlüğü TTK geçici m. 7’de ön görülen usul işlemlerini yerine getirmeden şirketi ticaret sicilinden resen terkin ettiği dosya dan anlaşılmaktadır. Terkin işlemi için Kanunun öngördüğü esaslı noktadaki kurucu usul işlemleri yapılmadığından terkin işleminin yok hükmünde olduğu düşünülmelidir. Yokluğa hiçbir hukuki sonuç bağlanamayacağı ilkesinden hareketle söz konusu 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığından ve dolayısıyla sürenin dolduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca mahkemece terkin işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O nedenle BAM HD’nce verilen kararın BOZULARAK kaldırılması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın ONANMASI yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932740500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz