6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2510 E. 2023/2057 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak münhasırlık istinaf incelemesi kazanılmış hak fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİZİM VATAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin, 2013/13807 kod numarasını alan başvuruya kendisi adına tescilli "Vatan" ibareli markaları mesnet göstermek suretiyle yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, anılan karara karşı yapmış oldukları itirazın YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım mal ve hizmetin başvuruya iadesine karar verildiğini ancak başvurunun tamamıyla tesciline karar verilmesi gerektiğini, zira tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler benzer olmadığı gibi reddedilen mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2015/198 E., 2017/160 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1708 E., 2018/591 K. sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 16.09.2019 tarih, 2018/4118 E., 2019/5422 K. sayılı kararı ile "başvuruya konu markanın 16.01.2018 tarihinde dava dışı Şok Marketler...A.Ş'ye devredildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markayı devralan Şok Marketler...A.Ş.'nin davaya davacı sıfatıyla devam etmek istediğini bildirdiği, davacının marka tescil başvurusunda bulunduğu "BİZİM VATAN" ibaresinde, hem davacının lider markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin münhasır veya asli unsur olduğu, dolayısıyla davacının marka başvurusundaki asli unsurlardan bir tanesinin, davalının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur olması nedeniyle, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu TPMK YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden de, tarafların markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, buna karşılık davacının kazanılmış hak iddiasının dayandığı markaların ya sadece "BİZİM" ya da sadece "VATAN" esas unsurlu olduğu, önceki tarihli bu markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle oluşturulan dava konusu "BİZİM VATAN" ibareli marka tescil başvurusu yönünden ise esas unsurda değişiklik yapılmış olduğundan, önceki markalardan hiçbirisinin kazanılmış hak yaratamayacağı, kaldı ki davacının önceki markalarının ya dava konusu başvuru yönünden, kazanılmış hak yaratacak kadar eski tarihli olmadığı ya da başvuru markası ile aynı malları içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf marka işaretleri benzer olmadığı gibi redde konu mal ve hizmetlerin aynı veya benzerinin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bu hususa ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil eder nitelikte olduğunu, mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "Vatan" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kurum kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4118 E. 2019/5422 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2075 E. 2022/4111 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2510 E.  ,  2023/2057 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/347 Esas, 2021/22 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Türk Patent ve Marka Kurumu ( TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİZİM VATAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin, 2013/13807 kod numarasını alan başvuruya kendisi adına tescilli "Vatan" ibareli markaları mesnet göstermek suretiyle yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, anılan karara karşı yapmış oldukları itirazın YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım mal ve hizmetin başvuruya iadesine karar verildiğini ancak başvurunun tamamıyla tesciline karar verilmesi gerektiğini, zira tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler benzer olmadığı gibi reddedilen mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2015/198 E., 2017/160 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1708 E., 2018/591 K. sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 16.09.2019 tarih, 2018/4118 E., 2019/5422 K. sayılı kararı ile "başvuruya konu markanın 16.01.2018 tarihinde dava dışı Şok Marketler...A.Ş'ye devredildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markayı devralan Şok Marketler...A.Ş.'nin davaya davacı sıfatıyla devam etmek istediğini bildirdiği, davacının marka tescil başvurusunda bulunduğu "BİZİM VATAN" ibaresinde, hem davacının lider markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin münhasır veya asli unsur olduğu, dolayısıyla davacının marka başvurusundaki asli unsurlardan bir tanesinin, davalının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur olması nedeniyle, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu TPMK YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden de, tarafların markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, buna karşılık davacının kazanılmış hak iddiasının dayandığı markaların ya sadece "BİZİM" ya da sadece "VATAN" esas unsurlu olduğu, önceki tarihli bu markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle oluşturulan dava konusu "BİZİM VATAN" ibareli marka tescil başvurusu yönünden ise esas unsurda değişiklik yapılmış olduğundan, önceki markalardan hiçbirisinin kazanılmış hak yaratamayacağı, kaldı ki davacının önceki markalarının ya dava konusu başvuru yönünden, kazanılmış hak yaratacak kadar eski tarihli olmadığı ya da başvuru markası ile aynı malları içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf marka işaretleri benzer olmadığı gibi redde konu mal ve hizmetlerin aynı veya benzerinin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bu hususa ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil eder nitelikte olduğunu, mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "Vatan" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932711800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.