Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4118 E. 2019/5422 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ münhasırlık↗ kazanılmış hak↗ cy/cy kaydı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu olan 2013/13807 sayılı “BİZİM VATAN” ibareli başvuru ile redde mesnet davalının “VATAN” esas unsurlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olduğu ve dava konusu reddedilen mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, sunulan delillerin dava konusu markanın tanınmışlığına ilişkin iddiayı tevsike elverişli olmadığı ve somut uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı, davacının daha önce tescilli olan “BİZİM” ve “VATAN” markaları ile işbu davaya konu olan “BİZİM VATAN” markasının, görsel ve işitsel olarak farklı olması nedeniyle müktesep bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının marka tescil başvurusunda bulunduğu "BİZİM VATAN" ibaresinde, hem davacının lider markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin münhasır veya asli unsur olduğu, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının kazanılmış hak iddiasının dayandığı markaların "BİZİM" ya da "VATAN" esas unsurlu olduğu, anılan önceki tarihli markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle oluşturulan dava konusu "BİZİM VATAN" ibareli marka tescil başvurusu yönünden ise esas unsurda değişiklik yapılmış olduğundan önceki markalardan hiç birinin kazanılmış hak yaratamayacağı, davacının önceki markalarının dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hak yaratacak kadar eski tarihli olmadığı, başvuru markası ile aynı malları içermediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava, davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davalı kurumun internet sitesindeki kayıtlar üzerinden yapılan incelemede davacıya ait başvuru konusu 2013/13807 sayılı “BİZİM VATAN” ibareli markanın sahip bilgilerinin dava dışı Şok Marketler Tic. A.Ş. olarak değiştiği, anılan markanın devrine ilişkin kaydın 16.01.2018 tarihinde ilgili sisteme kaydedildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 125/2. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 125/2 maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2510 E. 2023/2057 K.
Ortak:münhasırlık · kazanılmış hak · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… der markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin «münhasır» veya asli unsur olduğu, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacının «kazanılmış hak» iddiasının dayandığı markaların "BİZİM" ya da "VATAN" esas unsurlu olduğu, anılan önceki tarihli markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle ol …
… rlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olduğu ve dava konusu reddedilen mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, sunulan delillerin dava konusu markanın tanınmışlığına ilişkin iddiayı tevsike elverişli olmadığı ve somut uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nın 8 …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda… der markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin «münhasır» veya asli unsur olduğu, dolayısıyla davacının marka başvurusundaki asli unsurlardan bir tanesinin, davalının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur olması nedeniyle, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu TPMK YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden de, tarafların markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, buna karşılık davacının «kazanılmış hak» iddiasının dayandığı markaların ya sadece "BİZİM" ya da sadece "VATAN" esas unsurlu olduğu, önceki tarihli bu markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi …
… lınan bilirkişi raporundaki bu hususa ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu, mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "Vatan" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak
Benzer bu kararda… eddedilen mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… lınan bilirkişi raporundaki bu hususa ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu, mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "Vatan" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2075 E. 2022/4111 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ibra · protokol · sulh · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tarafların anlaştığı, buna ilişkin «protokolü» sunduğu, 06/06/2018 tarihli «sulh» ve «ibra» protokölü doğrultusunda tarafların yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vatan Hastanesi ... arasında yapılan «sulh» ve «ibra» «protokolü» doğrultusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ise de protokole taraf olmayan davalı ... yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca mahkemenin önceki kararında davalı ... yönünden davanın «husumet» yönünden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz gerekçesi ve bozma nedeni yapılmayarak kesinleştiği göz önüne alındığında anılan davalı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı ... lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4118 E. , 2019/5422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/04/2017 tarih ve 2015/198 E- 2017/160 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 24/05/2018 tarih ve 2017/1708 E- 2018/591 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “BİZİM VATAN” ibareli 2013/13807 sayılı 29, 30, 31, 32, 40 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsayan başvurusunun davalı şirketin 163668, 2010/18456, 131131, 136213 numaralı ve "VATAN" ibareli markaları gerekçe göstererek yaptığı itiraz sonucunda bir kısım mallar yönünden reddedildiğini, anılan karara karşı yapılan itirazın ise diğer davalı TPMK YİDK’nın 2015-M-1729 sayılı kararı ile bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddedildiğini, kısmi redde mesnet olan markaların hiçbirinde “Et, balık, kümes ve av hayvanları etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, işlenmemiş, tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar, ormancılık” ürünlerinin tescilli olmadığını, müvekkiline ait “VATAN” ve “BİZİM” ibareli önceden tescilli markaların 29.
ve 40. sınıflarda kazanılmış hak teşkil ettiğini, dava dışı Vatan Konserve A.Ş.’nin 1970 yılından bu yana faal olduğunu, müvekkilince 2007 yılında devralındığını, “BİZİM” ibareli ve esas unsurlu yüzden fazla markanın sahibi olduğunu, anılan markaların, "VATAN" ibaresinin sonuna “GURME”, “KREMA”, “FIRIN”, “ENERJİ” gibi unsurlar getirilerek oluşturulduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, markada yer alan ve ayırt edicilik katan “BİZİM” ibaresinin yok sayıldığını, redde mesnet olan markalarda esas unsurun "VATAN" olduğunu, “VATAN” ibaresinin zayıf ibare olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'nın anılan kararının reddedilen mal ve hizmetler yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; taraf markalarının düz yazı ile yazıldığını, tek farkın herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan “BİZİM” ibaresi olduğunu, davaya konu başvurunun müvekkiline ait “VATAN” ibaresini birebir içerdiğini, müvekkiline ait “VATAN” ibareli markanın ayırt edici nitelikte olduğunu ve 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda herhangi bir tanımlayıcılığının bulunmadığını, markaların benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu olan 2013/13807 sayılı “BİZİM VATAN” ibareli başvuru ile redde mesnet davalının “VATAN” esas unsurlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olduğu ve dava konusu reddedilen mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, sunulan delillerin dava konusu markanın tanınmışlığına ilişkin iddiayı tevsike elverişli olmadığı ve somut uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı, davacının daha önce tescilli olan “BİZİM” ve “VATAN” markaları ile işbu davaya konu olan “BİZİM VATAN” markasının, görsel ve işitsel olarak farklı olması nedeniyle müktesep bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının marka tescil başvurusunda bulunduğu "BİZİM VATAN" ibaresinde, hem davacının lider markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin münhasır veya asli unsur olduğu, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının kazanılmış hak iddiasının dayandığı markaların "BİZİM" ya da "VATAN" esas unsurlu olduğu, anılan önceki tarihli markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle oluşturulan dava konusu "BİZİM VATAN" ibareli marka tescil başvurusu yönünden ise esas unsurda değişiklik yapılmış olduğundan önceki markalardan hiç birinin kazanılmış hak yaratamayacağı, davacının önceki markalarının dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hak yaratacak kadar eski tarihli olmadığı, başvuru markası ile aynı malları içermediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava, davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davalı kurumun internet sitesindeki kayıtlar üzerinden yapılan incelemede davacıya ait başvuru konusu 2013/13807 sayılı “BİZİM VATAN” ibareli markanın sahip bilgilerinin dava dışı Şok Marketler Tic. A.Ş. olarak değiştiği, anılan markanın devrine ilişkin kaydın 16.01.2018 tarihinde ilgili sisteme kaydedildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 125/2. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.
Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 125/2 maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542532800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz