Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2075 E. 2022/4111 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh ve ibra protokolü↗ vekalet ücreti takdiri↗ ibra↗ protokol↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tarafların anlaştığı, buna ilişkin protokolü sunduğu, 06/06/2018 tarihli sulh ve ibra protokölü doğrultusunda tarafların yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili ile davalı ... Vatan Hastanesi ... arasında yapılan sulh ve ibra protokolü doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de protokole taraf olmayan davalı ... yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca mahkemenin önceki kararında davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz gerekçesi ve bozma nedeni yapılmayarak kesinleştiği göz önüne alındığında anılan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı ... lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4118 E. 2019/5422 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · kazanılmış hak · cy/cy kaydı · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… der markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin «münhasır» veya asli unsur olduğu, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacının «kazanılmış hak» iddiasının dayandığı markaların "BİZİM" ya da "VATAN" esas unsurlu olduğu, anılan önceki tarihli markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi suretiyle ol …
… rlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olduğu ve dava konusu reddedilen mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, sunulan delillerin dava konusu markanın tanınmışlığına ilişkin iddiayı tevsike elverişli olmadığı ve somut uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nın 8 …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
A.Ş. olarak değiştiği, anılan markanın devrine ilişkin «kaydın» 16.01.2018 tarihinde ilgili sisteme kaydedildiği anlaşılmaktadır.
-
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2510 E. 2023/2057 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · münhasırlık · kazanılmış hak · iltibas
Benzer bu kararda… der markası olan "BİZİM" ibaresinin, hem de "VATAN" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davalı şirketin itirazında dayandığı markalarda da "VATAN" ibaresinin «münhasır» veya asli unsur olduğu, dolayısıyla davacının marka başvurusundaki asli unsurlardan bir tanesinin, davalının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur olması nedeniyle, ibareler yönünden benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu TPMK YİDK kararı ile reddedilen mallar yönünden de, tarafların markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, buna karşılık davacının «kazanılmış hak» iddiasının dayandığı markaların ya sadece "BİZİM" ya da sadece "VATAN" esas unsurlu olduğu, önceki tarihli bu markalara, diğer ibarenin esas unsur olarak eklenmesi …
… lınan bilirkişi raporundaki bu hususa ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu, mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "Vatan" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… eddedilen mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer almadığını, müvekkili adına tescilli "Bizim" ve "Vatan" ibareli markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2075 E. , 2022/4111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.12.2020 tarih ve 2020/266 E. - 2020/879 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin annesi ..., kardeşi ... ve yengesi ...'ın elektrik çarpması sonucu ağır yaralandıklarını, aynı gün durumu kritik olan hastaları için yer arayan ailenin Vatan Hastanesine başvurduğunu, hastaları kabul eden davalı hastanenin SSK ve Emekli sandığı ile anlaşmalarının olduğunu ve ... ve ...'ı sevkli olarak, ...'ı sevksiz olarak yoğun bakım ünitesine yatırdıklarını, İstanbul Vatan Hastanesi yetkilileri hastaları kabul etmeden önce hastaların yakınlarından birisinin senet imzalamak zorunda olduğunu aksi halde hastaları kabul etmeyeceklerini söylediklerini, ...’ın boş olan üç adet senedi imzalamak mecburiyetinde kaldığını, senetlerin imzalandığında tamamen boş olduğunu, toplamda davalıya 19.527,00 TL ödeme yaptığını, davalının hukuken geçerli olmayan senetlerle takibe geçtiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine ve boş olarak imzalatılan senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vatan Hastanesi-Dr. ... vekili, kayıtsız ve şartsız bir borç taahhüdünde bulunulmuş olması ve kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince işbu dava ile ortaya atılan iddiaların dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı borçlu tarafın %40 tan aşağı olmayacak surette icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tarafların anlaştığı, buna ilişkin protokolü sunduğu, 06/06/2018 tarihli sulh ve ibra protokölü doğrultusunda tarafların yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili ile davalı ... Vatan Hastanesi ... arasında yapılan sulh ve ibra protokolü doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de protokole taraf olmayan davalı ... yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca mahkemenin önceki kararında davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz gerekçesi ve bozma nedeni yapılmayarak kesinleştiği göz önüne alındığında anılan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı ... lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790178500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz