İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2538 E. 2023/2479 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ihtarı↗ rücu hakkı↗ icra inkâr tazminatı↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ rücuen tahsil↗ sözleşmeden doğan dava↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ muacceliyet↗ kefalet↗ rücu↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden dolayı ödenen borcun rücuen tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
(Mülga) 818 sayılı Kanun'un 488 inci madde ve 6098 sayılı Kanun'un 586 ve 587 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10154 E. 2015/13193 K.
Ortak:rücuen tahsil · muacceliyet · kefalet · kefil · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «kredi sözleşmesinden» dolayı ödenen borcun «rücuen tahsiline» yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı vekili, müvekkili tarafından asıl borç için ödeme yapıldığını, asıl borçlu tarafından borca «teminat» olarak gösterilen teminatın davacı tarafından «temlik» alındığını, satışa çıkartıldığını ve satılarak asıl borcun ödendiğini, ayrıca davacının ödeme yaptığı banka elinde bulunan ve asıl borçluya ait olan senetleri de temlik almak suretiyle takibe koyarak tahsil ettiğini savunmuş olduğuna göre, banka kayıtları ve davalı vekili tarafından bildirilen takip ve dava dosyaları üzerinde inceleme yapılarak, davacı «kefilin» «kefaleti kapsamında» alacaklıya ödeme yapılan tarih itibariyle asıl borcun halen devam edip etmediği, «muaccel» ve ödenmemiş bir borç bulunup bulunmadığı ve bu borcun kapsamı tayin edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması d …
Dava, dava dışı şirketin kredi borcuna «kefil» olan davacı tarafından yapılan ödemenin, diğer kefil davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Kefaletin feri niteliği itibariyle, «kefilin» sorumluluğu için öncelikle asıl borçlunun «muaccel» olmuş ve sorumlu olduğu bir borcun bulunması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefaletin kapsamı · teminat mektubu komisyonu · teminat mektubu · komisyon · temlik · kâr payı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ödemelerinin müflis MGH A.Ş.'nin bankadan kullandığı kredi kapsamında verilen «teminat mektubu ,komisyon» ve «masraf» ödemesi olduğu, davacının kendi «payı» dışındaki ödemelerini davalının 1/6 payı kadar talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 22.285,81 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalı vekili, müvekkili tarafından asıl borç için ödeme yapıldığını, asıl borçlu tarafından borca «teminat» olarak gösterilen teminatın davacı tarafından «temlik» alındığını, satışa çıkartıldığını ve satılarak asıl borcun ödendiğini, ayrıca davacının ödeme yaptığı banka elinde bulunan ve asıl borçluya ait olan senetleri de temlik almak suretiyle takibe koyarak tahsil ettiğini savunmuş olduğuna göre, banka kayıtları ve davalı vekili tarafından bildirilen takip ve dava dosyaları üzerinde inceleme yapılarak, davacı «kefilin» «kefaleti kapsamında» alacaklıya ödeme yapılan tarih itibariyle asıl borcun halen devam edip etmediği, «muaccel» ve ödenmemiş bir borç bulunup bulunmadığı ve bu borcun kapsamı tayin edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2083 E. 2023/1714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik defi · senede karşı senetle ispat · senetle ispat kuralı · ikinci alacaklılar toplantısı · satış vaadi sözleşmesi · senetle ispat · i̇i̇k 194 · delillerin toplanmaması
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 26.02.2019 tarih, 2017/1141E. ve 2019/1229 K. sayılı kararı ile ''..«bedelsizlik defi» «lehtara» karşı «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği ispat edildikten sonra «hamile» karşı dermeyan edilmesi için hamilin lehtarla «keşideci» arasındaki bedelsizliği bile bile başka bir deyişle keşidecinin borçlu olmadığını bildiği halde kötü niyetle «temlik» aldığının ispatına bağlıdır.
Diğer yandan dava açıldıktan sonra davalılardan MGH Proje ve İnşaat A.Ş.’nin «iflas» ettiği görülmüştür.Bu durumda mahkemece 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) «194»'üncü maddesi gereğince bu davalı yönünden davanın «ikinci alacaklılar toplantısını» takip eden 10'uncu günün sonuna kadar durdurulması ve davaya müflis şirket iflas idaresinin katılması sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken kanun «emredici» hükmüne uyulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece 24.02.2016 tarih, 2013/110 E. ve 2016/170 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı ...Ş. arasında 23.01.2007 tarihinde imzalanan «satış vaadi sözleşmesine» ilişkin bu davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmenin «geçersiz» olduğu, dava konusu senetlerin müflis şirket «defterlerinde» kayıtlı olduğu, 15.06.2009 ve 15.07.2009 tarihli bonoların MGH Proje A.Ş tarafından «ciro» edilerek Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.'ye verildiği, bu bonoların verilmesinde davacının bir sorumluluğunun bulunmadığı, Türkiye Ekonomi Bankasının kendinden önceki «cirantaya» başvurarak «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre tahsil etmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece anılan ilkeler çerçevesinde taraf «delilleri toplanarak» uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14020 E. 2011/3719 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2538 E. , 2023/2479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/60 Esas, 2019/566 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının temsilcisi bulunduğu dava dışı şirketin Akbank’a olan genel kredi sözleşmesinden doğan borçlarına davacı ve dava dışı E. K.’nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından kefil sıfatı ile müvekkiline başvurulduğunu, müvekkili ile diğer kefilin borçları yarı oranında eşit paylaşıp ödediğini, rücu hakkı kapsamında müvekkilinin yaptığı ödemenin 1/3 miktarına ilişkin alacak için 3 üncü kefil davalı aleyhine icra takibi yaptığını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; borcun muhatabı ve borçlusunun Marmara Güçbirliği Holding A.Ş ve MGH Proje ve İnş. A.Ş. hissedarı olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin müvekkilinden talep edilmesinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 14.12.2015 tarih, 2014/511 E. ve 2015/1021 K. sayılı kararı ile davacının asıl borçlu müflis şirketin artı para kredisinden kaynaklanan kredi borcunu ödediği, ödeme tarihi ile temerrüdün gerçekleştiği ayrıca temerrüt ihtarı gerekmediği, müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla ödeme yapan davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalıdan icra takip tarihi itibariyle toplam 29.863,63 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.06.2017 tarih, 2017/195 E. ve 2017/4527 K. sayılı kararıyla bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, bankaya yazılan müzekkereye verilen 27.12.2010 tarihli banka cevabi yazısında, asıl borçlu dava dışı firmanın iki adet kredi taahhütnamesi ile güncel kredi riski bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunda bankanın cevabi yazısı irdelenmediği, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadan dosya üzerinden inceleme yapılmak suretiyle tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının ödeme yaptığı tarihte kredi borcunun muaccel olup olmadığı, böylelikle kefilin sorumluluğunu gerektirecek bir borç bulunup bulunmadığı ve davacının ödemeyi neye istinaden yaptığı hususlarının araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ve dava dışı kefil ile dava dışı MGH Proje ve İnş. A.Ş.'nin banka ile olan genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kuruluna banka şubesine gidilerek kayıtlar üzerinde inceleme yetkisi verildiği, inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda davacının ödeme yaptığı tarihte davadışı şirketin muaccel olmuş borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı vekilince de banka tarafından davaya konu ödemeye yönelik olarak müvekkili aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunmadığının, müvekkili aleyhine MGH şirketine olan başkaca şahsi kefaletleri nedeniyle birçok icra takibi başlatıldığının ve icra takipleri sonrasında icra masraflarının çok artması nedeniyle müvekkilinin kendisine herhangi bir ihtar olmadan ödeme yaptığının, en nihayetinde müvekkiline yöneleceklerini bildiği için müvekkilinin ödeme yaptığının beyan edildiği, davacı kefilin muaccel olmayan bir borç için kendi isteği ile ödeme yaptığı bu anlamda diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefile rücuda bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; (Mülga) 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 488 inci maddeleri gereği diğer kefillerin davacının ödediği miktar nedeniyle sorumlu olduğunu, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesi uyarınca asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması nedeniyle kefilin ödeme de bulunabileceğini, borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunu bankaların ve davacının bildiğini bu nedenle şahsi kefaleti nedeniyle ödeme yapıldığını, icra takibi yapılması halinde borçlunun oldukça yüksek rakamlar ödemek zorunda kalacağını, davacının şahsi kefaleti nedeniyle ödeme yapmasında menfaatinin bulunduğunu, er ya da geç icra tehditi altında olduğundan ödemenin yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden dolayı ödenen borcun rücuen tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
(Mülga) 818 sayılı Kanun'un 488 inci madde ve 6098 sayılı Kanun'un 586 ve 587 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932703800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz