6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8179 E. 2023/2148 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo taahhüdü özel yetki protesto imza inkarı şahsi sorumluluk ciranta yetki itirazı kambiyo senedi icra takibine itiraz kötü niyet tazminatı taraf ehliyeti kötü niyet esastan ret yetki taahhütname çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) zamanaşımı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 678

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/377 E., 2018/114 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı aleyhine çekten kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan çek üzerinde dava dışı Alse İnş. Temizlik Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. cirosu altında bulunan imzanın şirket yetkilisinin vekaletname ile yetkilendirdiği davalı ...'a ait olduğunu, şirket adına çek düzenleme hususunda açıkça yetkili kılındığını, davalının çekten dolayı şahsi sorumluluğunun olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çek için takibin zamanaşımına uğradığını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin çekte taraf olmadığını, müvekkilinin çekte ciranta olan Alse İnş. Tem. Ltd. Şti. yetkilisi olarak çeki imzaladığını ve şirketin çekte ciranta durumunda olduğunu, çekin protesto edilmediğini alacaklının cirantaya müracaat edebilmesi için protesto ettirilmesinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yetkilendirildiği vekaletnamede “kambiyo senedi düzenlemek” üzere verilmiş özel bir yetki bulunmadığı anlaşıldığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 678 inci maddesi dikkate alındığında anılan çekteki dava dışı şirkete ait cirodaki imzası sebebiyle sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve icra takibine vaki itirazın iptali ile davalının anılan çeke imza atmasına sebep olan unsurun vekaletnamede çek imzalamaya şeklinde yetkilendirilmiş olduğu hususu dikkate alındığında davalının kötü niyetli olmadığı ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Karaman İcra Müdürlüğünün 2016/10234 E. sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, tarafın takip yönünden zamanaşımına uğradığını, dava konusu çekte taraf olmadığını, taraf ehliyeti bulunmadığını, Karaman mahkemelerinin yetkili olmadığını, davaya konu çeki davacının protesto ettirmediğini, dolayısıyla ciranta konumunda olan Alse İnş. Ltd. Şti.'ne karşı takip hakkının düştüğünü, dava konusu çekte asıl borçlu Özakın Ltd. Şti. hakkında icra takip işlemine dahi başlanmadığını, kötü niyetli olarak tarafını dava ettiğini asıl borçluyu takip hakkı bulunmakta iken ciranta konumunda olan şirketin temsilcisi sıfatıyla tarafına dava açılmasının bu nedenle hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekaletnamede kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmediğinden, takibe konu çekten imzayı inkar etmeyen davalının şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili takip yönünden zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ilgili çekte taraf olmadığını, bu nedenle hakkında açılan davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davaya konu çek yönünden işbu davaya bakmaya yetkili mahkemenin Karaman mahkemeleri olmadığını, davaya konu icra takip dosyasında borçlu şirket dava dışı Özakın Orman Ürünleri Ltd.Şti., ciranta ise Alse İnş. Ltd. Şti. olduğunu dolayısıyla müvekkilinin çekte taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu çekte davacı çeki protesto ettirmediğini, dolayısıyla ciranta konumunda olan Alse İnş. Ltd. Şti.'ne karşı takip hakkı düştüğünü, ayrıca davacı çekte asıl borçlu olan Özakın Ltd. Şti. hakkında ise icra takip işlemi dahi başlatmadığını, bu nedenle asıl borçludan alacağı tahsil etme imkanı var iken kötü niyetli olarak müvekkiline dava açtığını, davacının halen asıl borçluyu takip hakkı bulunmakta iken ciranta konumunda olan şirketin temsilcisi sıfatıyla müvekkili dava etmesi de bu nedenle hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1244 E. 2010/1775 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8179 E.  ,  2023/2148 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/2701 Esas, 2021/1232 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/377 E., 2018/114 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı aleyhine çekten kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan çek üzerinde dava dışı Alse İnş. Temizlik Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. cirosu altında bulunan imzanın şirket yetkilisinin vekaletname ile yetkilendirdiği davalı ...'a ait olduğunu, şirket adına çek düzenleme hususunda açıkça yetkili kılındığını, davalının çekten dolayı şahsi sorumluluğunun olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çek için takibin zamanaşımına uğradığını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin çekte taraf olmadığını, müvekkilinin çekte ciranta olan Alse İnş. Tem. Ltd. Şti. yetkilisi olarak çeki imzaladığını ve şirketin çekte ciranta durumunda olduğunu, çekin protesto edilmediğini alacaklının cirantaya müracaat edebilmesi için protesto ettirilmesinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yetkilendirildiği vekaletnamede “kambiyo senedi düzenlemek” üzere verilmiş özel bir yetki bulunmadığı anlaşıldığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 678 inci maddesi dikkate alındığında anılan çekteki dava dışı şirkete ait cirodaki imzası sebebiyle sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve icra takibine vaki itirazın iptali ile davalının anılan çeke imza atmasına sebep olan unsurun vekaletnamede çek imzalamaya şeklinde yetkilendirilmiş olduğu hususu dikkate alındığında davalının kötü niyetli olmadığı ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Karaman İcra Müdürlüğünün 2016/10234 E.

sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, tarafın takip yönünden zamanaşımına uğradığını, dava konusu çekte taraf olmadığını, taraf ehliyeti bulunmadığını, Karaman mahkemelerinin yetkili olmadığını, davaya konu çeki davacının protesto ettirmediğini, dolayısıyla ciranta konumunda olan Alse İnş. Ltd. Şti.'ne karşı takip hakkının düştüğünü, dava konusu çekte asıl borçlu Özakın Ltd. Şti. hakkında icra takip işlemine dahi başlanmadığını, kötü niyetli olarak tarafını dava ettiğini asıl borçluyu takip hakkı bulunmakta iken ciranta konumunda olan şirketin temsilcisi sıfatıyla tarafına dava açılmasının bu nedenle hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekaletnamede kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmediğinden, takibe konu çekten imzayı inkar etmeyen davalının şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili takip yönünden zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ilgili çekte taraf olmadığını, bu nedenle hakkında açılan davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davaya konu çek yönünden işbu davaya bakmaya yetkili mahkemenin Karaman mahkemeleri olmadığını, davaya konu icra takip dosyasında borçlu şirket dava dışı Özakın Orman Ürünleri Ltd.Şti., ciranta ise Alse İnş. Ltd. Şti. olduğunu dolayısıyla müvekkilinin çekte taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu çekte davacı çeki protesto ettirmediğini, dolayısıyla ciranta konumunda olan Alse İnş. Ltd. Şti.'ne karşı takip hakkı düştüğünü, ayrıca davacı çekte asıl borçlu olan Özakın Ltd. Şti. hakkında ise icra takip işlemi dahi başlatmadığını, bu nedenle asıl borçludan alacağı tahsil etme imkanı var iken kötü niyetli olarak müvekkiline dava açtığını, davacının halen asıl borçluyu takip hakkı bulunmakta iken ciranta konumunda olan şirketin temsilcisi sıfatıyla müvekkili dava etmesi de bu nedenle hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932696100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.