Haksız rekabetin tespiti | Taşınır mülkiyetinin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8140 E. 2023/2300 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kelepçeleme sözleşmesi↗ geçici kabul↗ sözleşme özgürlüğü↗ genel işlem koşulları↗ iflas erteleme↗ itirazın kaldırılması↗ genel işlem şartı↗ yediemin↗ genel işlem koşulu↗ hakediş↗ borca itiraz↗ eda davası↗ nispi vekalet ücreti↗ irsaliye↗ kamu düzenine aykırılık↗ bloke↗ maktu vekalet ücreti↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ dürüstlük kuralı↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/132 E., 2016/763 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve taşınır mülkiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında Ora İstanbul Kentsel Eğlence Merkezi Projesi Otel Ekipmanları adı altında 09.03.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede davalı şirketin "işveren", müvekkili şirketin "yüklenici", olduğunu, sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi olduğunu, hakkedişlerin yapılmaması nedeniyle bazı envanterlerin davalının mülkiyetine geçmediğini, iflas erteleme davasının haksız rekabetin tespiti davasına engel olmadığını, taraflar arasında önceden düzenlenen işlem koşulları yönünden davalının haksız rekabette bulunduğunu, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 54, 55 ve 56 ncı maddeleri uyarınca, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmede önceden düzenlenen genel işlem koşullarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2013/5255 E. sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisine yediemin olarak teslim edilmiş olup davalının haksız rekabet eylemine konu olan sözleşme kapsamındaki bir kısım taşınır malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun tespitine ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 09.03.2011 tarihinde imzalandığını, hakların aranma süresinin bir yıl olduğunu ve zaman aşımına uğradığını, 09.03.2011 tarihinde imzalanan sözleşme için 6090 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını, davaya konu malların mülkiyetinin davacıya ait olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu ve irsaliye ve faturaların envanter defteri ile karşılaştırıldığında gerçeğin ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin, 818 sayılı Borçlar Kanunu ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı, davacının haksız rekabet olarak nitelendirdiği sözleşme hükümleri, davacı aleyhine genel işlem şartı olarak kabul edilse dahi bir anonim şirket olan davacının sözleşme özgürlüğü çerçevesinde davacı ile ticari ilişkiye girdiği, bu kapsamda davalının sözleşmede güçlü taraf konumunda olmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında davacı aleyhine bir takım dayatma hükümler belirleme yetkisinin bulunmadığı, sözleşmenin akit serbestisi kapsamında düzenlendiği, sözleşmede yer alan hükümler itibariyle haksız rekabetin oluşmadığı, mülkiyetin tespiti talebi ile ilgili olarak; taraflar arasında Otel-Mutfak Ekipmanları Tedariki konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının bir kısım ekipmanları teslim ettiği, buna bağlı olarak ödemeler yapıldığı, taraflar arasında ödemeler konusunda anlaşmazlık çıkması üzerine davacı tarafından dava açıldığı, sözleşme gereğince davalıya teslim edildiği anlaşılan malların bedeli, sözü edilen davada talep edilmiş olup o davada eda hükmü tesisi için, malların mevcudiyeti, teslimi gibi olguların tartışılacağı, bu nedennle açılan dava ile söz konusu malların mülkiyetinin tespitinin talep edilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mahkemenin gerekçe olarak gösterdiği alacak davasının aslında eda davası olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 156 ncı maddesi dairesinde borca itirazın kaldırılması ve iflas talepli bir dava olduğunu, haksız rekabetin tespiti taleplerinin genel işlem koşulları çerçevesinde değerlendirildiğini, 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin hükümlerinin değerlendirilmediğini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sözleşmenin yürürlük aşamasında ortaya çıktığını, davalının dava konusu sözleşmedeki işlem şartlarını gerekçe göstererek davacının hakedişlerini dürüstlük kuralına aykırı olarak bloke ettiğini, davaya konu malların davalının elinde olan, sabit kıymetler başlıklı listede yer almayan, davalının mülkiyetine girmeyen, geçici kabulü yapılmaksızın haksız rekabet eylemi kapsamında davalının haksız olarak elinde tuttuğu mallar olduğunu, davanın reddinin hatalı hukuki gerekçelere dayalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretine ilişkin bölümünün kaldırılarak, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, hükmün bu suretle düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde kanun ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile davalı elinde bulunan malların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2013/5255 E. sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisine «yediemin» olarak «teslim» edilmiş olup davalının «haksız rekabet» eylemine konu olan sözleşme kapsamındaki bir kısım taşınır malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun tespitine ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… rtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin, 818 sayılı Borçlar Kanunu ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı, davacının «haksız rekabet» olarak nitelendirdiği sözleşme hükümleri, davacı aleyhine «genel işlem şartı» olarak kabul edilse dahi bir «anonim şirket» olan davacının «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde davacı ile ticari ilişkiye girdiği, bu kapsamda davalının sözleşmede güçlü taraf konumunda olmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında davacı aleyhine bir takım dayatma hükümler belirleme «yetkisinin» bulunmadığı, sözleşmenin akit serbestisi kapsamında düzenlendiği, sözleşmede yer alan hükümler itibariyle haksız rekabetin oluşmadığı, mülkiyetin tespiti talebi ile ilgili olarak; taraflar arasında Otel-Mutfak Ekipmanları Tedariki konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının bir kısım ekipmanları «teslim» ettiği, buna bağlı olarak ödemeler yapıldığı, taraflar arasında ödemeler konusunda anlaşmazlık çıkması üzerine davacı tarafından dava açıldığı, sözleşme gereğince davalıya teslim edildiği anlaşılan malların bedeli, sözü edilen davada talep edilmiş olup o davada eda hükmü tesisi için, malların mevcudiyeti, teslimi gibi olguların tartışılacağı, bu nedennle açılan dava ile söz konusu malların mülkiyetinin tespitinin talep edilmesinde davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11344 E. 2016/8411 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda… eşme için 6090 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını, davaya konu malların mülkiyetinin davacıya ait olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu ve «irsaliye» ve faturaların envanter «defteri» ile karşılaştırıldığında gerçeğin ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… si uyarınca sermayesini asgari sermaye limiti olan 10.000 TL'ne yasal süre içerisinde çıkarmadığından sicilden silindiği, davacı tarafından dosyaya sunulan envanter «defterinde» şirkete ait makina ve ekipmanların bulunduğu, vergi dairesinden gelen yazıdan şirketin halen faal olduğunun anlaşıldığı, davacının şirket ortağı olup, dava açmakta …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · sermaye artırımı · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK 7/15. maddesi uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «ihya» kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı ...'nce «sicilden terkin» işlemi 6102 sayılı TTK 7/1 - (a) bendine göre gerçekleştirilmiştir.
Terkin işleminin yapıldığı 09.07.2014 tarihi itibariyle öngörülen «sermaye artırımı» koşulu yerine getirilmediğine ve aynı Kanunun Geçici 10. maddesi uyarınca sermaye artırımı için başvuruda bulunulduğu hususu da ileri sürülmediğine göre, davalı tarafça gerçekleştirilen «terkin» işlemi yasaya uygundur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8140 E. , 2023/2300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/108 Esas, 2021/1075 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2013/132 E., 2016/763 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve taşınır mülkiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında Ora İstanbul Kentsel Eğlence Merkezi Projesi Otel Ekipmanları adı altında 09.03.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede davalı şirketin "işveren", müvekkili şirketin "yüklenici", olduğunu, sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi olduğunu, hakkedişlerin yapılmaması nedeniyle bazı envanterlerin davalının mülkiyetine geçmediğini, iflas erteleme davasının haksız rekabetin tespiti davasına engel olmadığını, taraflar arasında önceden düzenlenen işlem koşulları yönünden davalının haksız rekabette bulunduğunu, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 54, 55 ve 56 ncı maddeleri uyarınca, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmede önceden düzenlenen genel işlem koşullarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda İstanbul 25.
İcra Müdürlüğünün 2013/5255 E. sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisine yediemin olarak teslim edilmiş olup davalının haksız rekabet eylemine konu olan sözleşme kapsamındaki bir kısım taşınır malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun tespitine ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 09.03.2011 tarihinde imzalandığını, hakların aranma süresinin bir yıl olduğunu ve zaman aşımına uğradığını, 09.03.2011 tarihinde imzalanan sözleşme için 6090 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını, davaya konu malların mülkiyetinin davacıya ait olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu ve irsaliye ve faturaların envanter defteri ile karşılaştırıldığında gerçeğin ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin, 818 sayılı Borçlar Kanunu ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı, davacının haksız rekabet olarak nitelendirdiği sözleşme hükümleri, davacı aleyhine genel işlem şartı olarak kabul edilse dahi bir anonim şirket olan davacının sözleşme özgürlüğü çerçevesinde davacı ile ticari ilişkiye girdiği, bu kapsamda davalının sözleşmede güçlü taraf konumunda olmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında davacı aleyhine bir takım dayatma hükümler belirleme yetkisinin bulunmadığı, sözleşmenin akit serbestisi kapsamında düzenlendiği, sözleşmede yer alan hükümler itibariyle haksız rekabetin oluşmadığı, mülkiyetin tespiti talebi ile ilgili olarak;
taraflar arasında Otel-Mutfak Ekipmanları Tedariki konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının bir kısım ekipmanları teslim ettiği, buna bağlı olarak ödemeler yapıldığı, taraflar arasında ödemeler konusunda anlaşmazlık çıkması üzerine davacı tarafından dava açıldığı, sözleşme gereğince davalıya teslim edildiği anlaşılan malların bedeli, sözü edilen davada talep edilmiş olup o davada eda hükmü tesisi için, malların mevcudiyeti, teslimi gibi olguların tartışılacağı, bu nedennle açılan dava ile söz konusu malların mülkiyetinin tespitinin talep edilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mahkemenin gerekçe olarak gösterdiği alacak davasının aslında eda davası olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 156 ncı maddesi dairesinde borca itirazın kaldırılması ve iflas talepli bir dava olduğunu, haksız rekabetin tespiti taleplerinin genel işlem koşulları çerçevesinde değerlendirildiğini, 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin hükümlerinin değerlendirilmediğini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sözleşmenin yürürlük aşamasında ortaya çıktığını, davalının dava konusu sözleşmedeki işlem şartlarını gerekçe göstererek davacının hakedişlerini dürüstlük kuralına aykırı olarak bloke ettiğini, davaya konu malların davalının elinde olan, sabit kıymetler başlıklı listede yer almayan, davalının mülkiyetine girmeyen, geçici kabulü yapılmaksızın haksız rekabet eylemi kapsamında davalının haksız olarak elinde tuttuğu mallar olduğunu, davanın reddinin hatalı hukuki gerekçelere dayalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretine ilişkin bölümünün kaldırılarak, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, hükmün bu suretle düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde kanun ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile davalı elinde bulunan malların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932636900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz