6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8302 E. 2023/2453 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinden feragat ödeme emri tebliği azil imzaya itiraz ödeme emri ibraname ilamsız icra takibi kötüniyet tazminatı pasif husumet yokluğu müteselsil kefil dava şartı yokluğu kefalet kötü niyet tazminatı genel kredi sözleşmesi garantörlük pasif husumet yenileme husumet yokluğu temlik kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket kefil protokol kötü niyet usulden reddi feragat hukuki yarar havale iflas kredi sözleşmesi kötüniyet menfi tespit dava sebebi istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/584 E., 2019/284 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı banka bakımından reddine, davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2018/20155 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ... Yön. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağı T. Garanti Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, kefil Hüseyin Dönmez ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil Hüseyin Dönmez yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2015/33701 Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01/06/2016 tarihli ibraname gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, imza itirazının kefaletten azil nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı temlik alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyasında 25.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06.01.2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı Hayat Varlık Yön. A.Ş.'ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise temlik alan tarafından yapılan yenileme işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin yaptığı yenileme işleminin alacağın tahsiline yönelik olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, dava devam ederken bile davalı tarafça mesaj yoluyla alacağın talep edilmeye devam edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

Dava konusu takip dosyasında, temlik eden davalı bankaca feragat ve ibraname sunulmasına rağmen temlik alan davalı ... şirketinin, davacı için takipte yenileme yapması ve takibe devam etmesi nedeniyle; icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Temlik alanın feragate rağmen takibi sürdürmesinde menfi tespitte hukuki yarar bulunur 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8302 E. 2023/2453 K.

    Ortak: · dava şartı · Menfi tespit

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İcra tehdidi altındaki borçlunun menfi tespitte hukuki yararı vardır

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/450 E. 2024/6026 K.

    Ortak: · dava şartı · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8302 E.  ,  2023/2453 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1134 Esas, 2021/1332 Karar

HÜKÜM/KARAR Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/584 E., 2019/284 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı banka bakımından reddine, davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2018/20155 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ... Yön. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağı T. Garanti Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, kefil Hüseyin Dönmez ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil Hüseyin Dönmez yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2015/33701 Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01/06/2016 tarihli ibraname gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, imza itirazının kefaletten azil nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı temlik alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyasında 25.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06.01.2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı Hayat Varlık Yön. A.Ş.'ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise temlik alan tarafından yapılan yenileme işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin yaptığı yenileme işleminin alacağın tahsiline yönelik olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, dava devam ederken bile davalı tarafça mesaj yoluyla alacağın talep edilmeye devam edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

Dava konusu takip dosyasında, temlik eden davalı bankaca feragat ve ibraname sunulmasına rağmen temlik alan davalı ... şirketinin, davacı için takipte yenileme yapması ve takibe devam etmesi nedeniyle; icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932394100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.