İcra tehdidi altındaki borçlunun menfi tespitte hukuki yararı vardır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/450 E. 2024/6026 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Hakkındaki icra takibi yenilenerek ödeme emri tebliğ edilen ve böylece icra tehdidi altında kalan borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır; takipten feragat edilmiş olması tek başına hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Alacaklı, borçlu ile ibralaşıp takipten feragat etmişse alacağı isteyemez; alacağı temlik alan da feragat ve ibra ile sona eren alacak için takibi yenileyemez, yeniletmişse borçlunun borçlu olmadığının tespiti ile birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren temlik alan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilir. Bozma kararına uyulmakla karşı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumundaki yönler, sonraki temyiz incelemesinde yeniden ele alınamaz.
Ele alınan sorunlar
İcra tehdidi altında kalan davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunması → kabul
İddia: Davalı temlik alan, davacı yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatının kalmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlamayacağını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır; hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar bu nedenle bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın yeniden incelenememesi → ret
İddia: Davalı temlik alan, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Gerekçe: Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozmaya uygun olup kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukuken imkân yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takipten feragat ve ibraname sonrasında temlik alanın takibi yenilemesi hâlinde borçlu olunmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı → kabul
İddia: Davalı temlik alan, davacı yönünden borcun sona erdiğinin ve feragat edildiğinin kendisine bildirilmediğini, bu nedenle yenileme emri gönderildiğini, kötüniyetli olmadığını ve kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini savunmuştur.
Gerekçe: Alacaklı banka ile davacı borçlu arasında ibraname düzenlenmiş ve banka vekilince davacı hakkındaki takipten feragat edilmiştir; alacağın temlikinden sonra temlik alan vekilince icra dosyası yenilenerek borçlulara ödeme emri gönderilmesi talep edilmiştir. Takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik edenin alacağı isteyemeyeceği, dolayısıyla temlik alanın da bu alacağı takip edemeyeceği; icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve davanın açılmasına temlik alanın sebebiyet verdiği anlaşıldığından, temlik alan yönünden davanın kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Temlik eden banka yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi → ret
İddia: Temlik eden banka, icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Temlik eden banka takipten feragat edip alacağı temlik ettiğinden ve icra dosyasında taraf sıfatı kalmadığından, bu davalı yönünden dava 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İcra tehdidi altındaki borçlunun menfi tespitte hukuki yararının bulunması, feragat ve ibra sonrası temlik alanın yenilettiği takipte kötüniyet tazminatı sorumluluğu ve bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hakkın yeniden incelenemeyeceği bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar (icra tehdidi altındaki borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunur), HMK 114/1-d uyarınca aranan dava şartı (temlik eden banka yönünden yokluğu nedeniyle usulden ret)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ hukuki yarar↗ icra tehdidi↗ alacağın temliki↗ takipten feragat↗ ibraname↗ takibin yenilenmesi↗ kötüniyet tazminatı↗ usuli kazanılmış hak↗ bozmaya uyma↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Temlik alanın feragate rağmen takibi sürdürmesinde menfi tespitte hukuki yarar bulunur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8302 E. 2023/2453 K.
Ortak:menfi tespit · hukuki yarar · dava şartı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve «feragat» yapıldığı bildirilmediğinden «yenileme» emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada «hukuki yararı» bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının «menfi tespit» davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden «kötüniyet tazminatına» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise «temlik» alan tarafından yapılan «yenileme» işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, «menfi tespit» davasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen «menfi tespit» davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ...
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve «feragat» yapıldığı bildirilmediğinden «yenileme» emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada «hukuki yararı» bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının «menfi tespit» davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden «kötüniyet tazminatına» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise «temlik» alan tarafından yapılan «yenileme» işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, «menfi tespit» davasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı banka bakımından reddine, davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi bakımından kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8302 E. 2023/2453 K.
Ortak:ibraname · kötüniyet tazminatı · hukuki yarar · menfi tespit · dava şartı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye «temlik» ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının «yenilenerek» borçlulara «ödeme emrinin» gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten «feragat» edilmesi ve «ibraname» düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve «kötüniyet tazminatına» mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve «feragat» yapıldığı bildirilmediğinden «yenileme» emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada «hukuki yararı» bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının «menfi tespit» davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden «kötüniyet tazminatına» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise «temlik» alan tarafından yapılan «yenileme» işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, «menfi tespit» davasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'ye «temlik» ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının «yenilenerek» borçlulara «ödeme emrinin» gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten «feragat» edilmesi ve «ibraname» düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve «kötüniyet tazminatına» mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve «feragat» yapıldığı bildirilmediğinden «yenileme» emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada «hukuki yararı» bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının «menfi tespit» davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden «kötüniyet tazminatına» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise «temlik» alan tarafından yapılan «yenileme» işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, «menfi tespit» davasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinden feragat · ödeme emri tebliği · azil · imzaya itiraz · ödeme emri · ilamsız icra takibi · pasif husumet yokluğu · müteselsil kefil
Benzer bu kararda… ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden «icra takibinden feragat» edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01/06/2016 tarihli «ibraname» gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, «imza itirazının» «kefaletten» «azil» nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı «temlik» alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında «kredi sözleşmesi» nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili «protokol» imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten «feragat» edildiğini, anılan icra dosyasının «yenilerek» 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan «ödeme emri tebliğ» edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6.
İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, «kefil» Hüseyin Dönmez ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak «genel kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce «temlikli» dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven «yenileme» yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil Hüseyin Dönmez yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini, davacının «hukuki yararı» bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, İstanbul 6.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/450 E. , 2024/6026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1697 Esas, 2023/1873 Karar
HÜKÜM
Davalı ...Ş yönünden davanın kabulü/ davalı .... yönünden davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/584 E., 2019/284 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Anonim Şirketi yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2018/20155 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağı T. Garanti Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, kefil ... ... ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil ... ... yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2015/33701 Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01.06.2016 tarihli ibraname gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, imza itirazının kefaletten azil nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı temlik alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyasında 25.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06.01.2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı Hayat Varlık Yön. A.Ş.'ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise temlik alan tarafından yapılan yenileme işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2021/8302 Esas ve 2023/2543 Karar sayılı kararıyla icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamı gereği; davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmış olması nedeniyle davalı/temlik eden T.Garanti Bankası A.Ş. yönünden HMK 114/1-d maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı/temlik alan Dünya Varlık Yönetim AŞ (Hayat Varlık Yönetim AŞ) yönünden İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2018/20155 Esas (Eski 2015/33701 Esas) sayılı dosyasında davacı ...'ın borçlu olmadığının tespitine, 416.481,04 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 83.296,20 TL kötüniyet tazminatının davalı/temlik alan Dünya Varlık Yönetim A.Ş.
(Hayat Varlık Yönetim AŞ)'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
(Temlik alan) Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071692800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz