6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temlik alanın feragate rağmen takibi sürdürmesinde menfi tespitte hukuki yarar bulunur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8302 E. 2023/2453 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Alacağı temlik eden takipten feragat edip ibraname düzenlese dahi, temlik alan alacaklı borçlu yönünden takipte yenileme yapıp takibe devam ediyorsa, icra tehdidi altında kalan borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında hukuki yarar (dava şartı) → kabul

İddia: Davacı: temlik alanın yaptığı yenileme işleminin alacağın tahsiline yönelik olduğu, davalının kötüniyetli olduğu, dava devam ederken bile alacağın talep edilmeye devam edildiği.

Gerekçe: Takip dosyasında temlik eden banka feragat ve ibraname sunmasına rağmen, temlik alan alacaklı, davacı yönünden takipte yenileme yapıp takibe devam etmiştir. Bu durumda icra tehdidi altında kalan davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmaktadır; davacı hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temlik alanın feragate rağmen takibi sürdürmesi halinde borçlunun menfi tespit davasında hukuki yararının bulunduğu yönünden bağlayıcı bozma emsali.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit hukuki yarar dava şartı alacağın temliki icra takibinde yenileme

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8302 E. 2023/2453 K.

    Ortak: · dava şartı · Menfi tespit

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra tehdidi altındaki borçlunun menfi tespitte hukuki yararı vardır

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/450 E. 2024/6026 K.

    Ortak: · dava şartı · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8302 E.  ,  2023/2453 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1134 Esas, 2021/1332 Karar

HÜKÜM/KARAR Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/584 E., 2019/284 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı banka bakımından reddine, davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2018/20155 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ... Yön. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağı T. Garanti Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, kefil Hüseyin Dönmez ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil Hüseyin Dönmez yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2-Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2015/33701 Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01/06/2016 tarihli ibraname gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, imza itirazının kefaletten azil nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı temlik alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyasında 25.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06.01.2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı Hayat Varlık Yön. A.Ş.'ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise temlik alan tarafından yapılan yenileme işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı Dünya Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin yaptığı yenileme işleminin alacağın tahsiline yönelik olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, dava devam ederken bile davalı tarafça mesaj yoluyla alacağın talep edilmeye devam edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

Dava konusu takip dosyasında, temlik eden davalı bankaca feragat ve ibraname sunulmasına rağmen temlik alan davalı ... şirketinin, davacı için takipte yenileme yapması ve takibe devam etmesi nedeniyle; icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932388800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1134 E. 2021/1332 K.

Feragat edilen takipte hukuki yarar yokluğundan menfi tespit davasının reddi

Gerekçe özeti

Alacaklı tarafından borçlu yönünden takipten feragat edilmiş ve bu feragat icra dairesince işleme alınmışsa, feragat hukuken geçerliliğini devam ettirir; alacağı temlik alan kişinin sonradan icra dosyasını yenileyerek borçluya yeniden ödeme emri göndermesi maddi hukuka dayalı bir işlem olmadığından, borçlunun bu duruma dayanarak açtığı menfi tespit davasında hukuki yararı bulunmaz ve dava dava şartı yokluğundan reddedilir; bununla birlikte feragate rağmen yenileme yapan davalı, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaz.

Emsal değeri

Alacaklının icra takibinden feragat ettikten sonra alacağı temlik alan kişinin dosyayı yenilemesinin maddi hukuka dayalı olmadığı ve bu durumun borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararını ortadan kaldırdığı yönündeki tespit, benzer feragat-yenileme uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: menfi tespit davası hukuki yarar feragat temlik taraf sıfatı dava şartı ibraname

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1134

KARAR NO 2021/1332

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/03/2019

NUMARASI 2018/584 Esas-2019/284 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı/temlik alan ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek ... sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini beyan ederek müvekkilinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... A.Ş. vekili; ... Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... Ltd. Şti. Ve dava dışı kefil ... ile davacı ...yönünden esas takibe geçildiğini, davacının borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imza koyan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil ... yönünden devam ettiğini, davacıya sehven yenileme emrinin gönderildiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini beyanla, davacının hukuki yararı bulunmadığından ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... Bankası A.Ş. vekili; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01/06/2016 tarihli ibraname gereği davacının müvekkilİ bankayı ibra ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, alacaklı ... hakkında İst. ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 25/11/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06/01/2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07/06/2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı ... A.Ş ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... A.Ş. vekili; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı temlik eden banka tarafından hakkındaki icra takibinden feragat edilmesine ve borçtan ibra edilmesine rağmen, temlik alan tarafından icra dosyasının yenilerek hakkındaki takibe devam edildiğini ileri sürerek temlik eden bankaya ve temlik alan varlık yönetimi şirketine karşı açtığı iş bu davada borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece ise temlik eden davalı bankanın icra dosyasında ve davada taraf sıfatı kalmadığından davalı banka yönünden davanın reddine, temlik alan davalı varlık yönetim şirketi bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabul edilebilmesi için ancak maddi hukuk bakımından ödemekle yükümlü olmadığı bir alacak talebiyle karşılaşması gerekir.

Menfi tespit davasında borçlunun hukuki durumu tehlikede ise veya taraflar arasındaki hukuki ilişki belirsizlik içeriyorsa ve açılacak dava sonucunda verilecek kararla belirsizlik ortadan kalkacaksa hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilmelidir. (Görgün L. Şanal, İcra Hukukunda Menfi Tespit Davası, Ankara 1977, s 62) Somut olayda; İstanbul ... İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasında, ... Bankası tarafından ...Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibinden alacaklı banka vekilinin 07/06/2016 havale tarihli dilekçesi ile davacı borçlu ... yönünden 06/01/2016 tarihli ibraname doğrultusunda feragat edilmiştir. 14/12/2017 tarihli temlik sözleşmesi ile alacak davalı ...

A.Ş.'ye temlik edilmiş, temlik alan vekilince 05/06/2018 havale tarihli dilekçe ile dosyanın yenilenerek davacı-borçlu ...'a ödeme emrinin tebliğe çıkarılmıştır. Davalı temlik eden banka tarafından davacı yönünden takipten feragate ilişkin dilekçe icra dairesince işleme alınması ve takipten feragatin hukuken geçerliliğini devam ettirmesi karşısında davalı alacaklı tarafından yapılan yenileme işlemi maddi hukuka dayalı olmadığından iş bu menfi tespit davasının açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece açıklanan bu hususlar dikkate alınarak, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı varlık yönetimi şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine yönelik karar verilmiştir.

Buna karşılık, somut olayda da, davacı yönünden icra takibinden feragat edilmesine rağmen sonradan davalı varlık yönetimi şirketi vekilinin talebi üzerine icra dosyasının yenilendiği dikkate alındığında davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmasa da feragate rağmen yenileme işlemi yapan davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Yargılama giderlerine re'sen hükmedileceğinden HMK 327/2 maddesi uyarınca davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davalı ... Bankası A.Ş. yönünden, istinaf edilmeksizin kesinleşen 14/03/2019 tarihli 2018/584 E. 2019/284 K. sayılı kararı tekrar edilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı/temlik alan ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2019 Tarih 2018/584 Esas 2019/284 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı/temlik alan ... Anonim Şirketi yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE Davalı/temlik eden ... Bankası A.Ş. Yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 7.112,46-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 7.053,16‬‬-TL harcın davacıya iadesine, HMK.'nın 327/2 maddesi gereği davalı/temlik alan ... Anonim Şirketi yararına vekalet ücreti ve yargı gideri takdirine yer olmadığına, Davalı ...

Bankası A.Ş. Vekili için takdir olunan 2.725-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... Bankası A.Ş.'ne verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davalı/temlik alan ... AŞ tarafından yatırılan 7.112,45-TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.